Tam metinle kuş haline getirileni karşılaştıracağım, 22/11/63'ten bir iki şey çorlayacağım, bir de mevzuyu anlatırım biraz, tamam.
Kallavi olanı 1200 sayfa, geçen ay çıktı. Bizim bildiğimiz 400 sayfaydı. Bazı bölümler direkt kesilmiş, bazıları daraltılmış. Yan hikâyeler yok mesela, Derry'nin yakın tarihinde yaşanan bazı facialar var, onlar minikte yoktu.
Epigraflar eksik bir kere. Seferis'ten, Neil Young'tan alıntılar yapılmış ve onlarsız eksik bir hikâye çıkıyor ortaya. Sonra Derry'yle ilgili bölümler, okurda fragmanlar halinde ilerlediği duygusunu uyandıran kurguyu genişletiyor. Bu bölümleri kütüphanecimiz, siyah çocuk Mike Hanlon yazıyor. Hanlon'ın günlüğünden bölümler halinde görüyoruz kasabada yaşanan faciaları. Yaşlılarla yapılan sohbetler esnasında öğreniliyor olaylar. Derry'nin, hatta King'in çoğu metninde yer alan kasabaların oluşumunda birçok parça mevcut, yaşlılar da bunlardan biri. King'in yarattığı çok boyutlu mekanlarda binalar, yaşlılar, çocuklar, coğrafya, tarih, hepsi iç içe geçmiş bir durumda. Zamanın sürerliği içinde devinimsiz bir şekilde var olmayı sürdürüyorlar. Adı geçen kişiler arasındaki akrabalığı da buna bağlıyorum biraz; kasabanın duygusunu aktarmada nesiller boyu devam eden bir döngü kuruyor King. O küçük kasaba işte; kimse ayrılmayı başaramayacak, başarabilenler bir süre sonra geri dönecek ve dışarıdan gelenler orayı terk edemeyecek.
1985'te Mike'ın herkesi sırayla aradığı bölümler vardı ya, çok geniş. Karakterleri kurdukları hayatların içinde görüyoruz, daha ayrıntılı bir şekilde. Böylece okurun girdiği hipnoz uzuyor, telefonun gelmesiyle birlikte tam bir uyanış gerçekleşiyor. Mike'ın arama kararını aldığını anlattığı bölümler de pek hoş, aslında anlatım teknikleri açısından çok başarılı bir metin bence. Konudan konuya atladım ama şimdi yazmazsam unuturum belki. İki çeviriyi karşılaştırdım da, tam metnin çevirisinde 1958'de ve 1985'te karakterlerin verdikleri mücadelelerin eş zamanlı anlatımında büyük bir fark var. Bu eş zamanlılık, ara başlıklar vasıtasıyla ayrılan bölümler üzerinden sürdürülüyor ve bu ara bölümler 1958-1985 arasında birbirini takip ediyor. Mevzu burada başlıyor; tam metinde bir bölümün sonundaki cümle bitirilmemiş, diğer bölümün başından devam ediyor ama cümlenin öznesi-nesnesi değişiyor, yıl-kişi-olay değiştiği için. Güzel bir teknik bence. Miniğin çevirisinde cümleler tamamlanmış ve bölümler müstakil hale getirilmiş. Çeviri farkı da olmayabilir gerçi, edisyondan kaynaklanmış olabilir.
Kara Kule'de O ve kaplumbağayla ilgili şeyler var, Dreamcatcher'da da vardı, şu duvarda yazan yazı. Ben 22/11/63'ü diyeceğim. Oradaki adamımız 1958'de, çocuklar yaratığı yaraladıktan az sonra Derry'ye gelir. Kasabadan daha ilk anda hoşlanmaz, çok kötü bir şeylerin döndüğünü anlar ve yerlilerden birkaçıyla konuşur, fikirleri kuvvetlenir. Sonra Bev ve Richie'yle karşılaşır. O çocukları tanıyoruz, kısa bir süre önce uzaydan gelen ve çağlar boyunca gizlenmiş bir kötülüğü fena yaraladılar. Tabii oradaki adamımız tanımıyor, biz de bu ikisinin bir yabancıyla konuşmaları sırasında, dışarıdan bir gözle neler hissettiklerini izliyoruz. Palyaço lafı geçince yerlerinden sıçrıyorlar mesela. Çok güzel.
Mevzuyu anlatmadım aslında, kalsın böyle. Tam metni okuyun tam metni. Olay bunda.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki palyaço fobisi olanlara tavsiye etmeyeceğim bir kitap. Ama okumak isteyenleri her sayfa içine çekecek bir kitap. 2017 yapımı filmle aynı şekilde gittiğini söyleyemem yani part 1 ve part 2 karışık olarak gitmekte ve belli başlı farklılıklar var.(1990 yapımını henüz izlemedim) Kitap bir cinayetle başlıyor ve ardından bir grup arkadaşın bu katili bulmaya çalışmasıyla devam ediyor. Polisiye ve gerilim türünü sevenlere oldukça iyi gelecek bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
korku gerilim konusunda yazılmış en güzel en sürükleyici kitap olabilir 1200 sayfa ama bir an bile sıkmayan bir eser ve ayrıca filmini ve dizisini seyretmiş birisi olarak kitabı bambaşka bir zevk veriyor
Uzun yıllar önce kapağında Tim Curry'nin canlandırdığı Pennywise karakteri olan kısaltılmış basımı okumuştum (2004 ya da 2005 sanırım). Sinemaya uyarlaması da son derece başarılı olan (1999 yapımı ve 2017'de yeniden çekim) bu kitap, türünün belki de en iyi örneği. Korku-gerilim seven okurların kütüphanesinde olmazsa olmaz denilecek bir eser... Bu romanı ve karakteri kendine özgün yapan bir önemli şey de "Pennywise". Kimdir Pennywise ve nereden gelmiştir? Bu hiç cevaplanamayan bir sorudur. Kitaba yönelik tek eleştirim ise 1216 sayfalık bir eserin karton kapaklı basılması. Sayfa sayısı o kadar çok ki böyle bir kitap ciltli basılmalıydı derim.
Kitabı okumaya yeni başladım, her iki filmini daha önce defalarca kez seyretmiş biri olarak kitabını okuma deneyiminin çok farklı olduğunu söylemek istiyorum. Kitapta beni en çok etkileyen şey yazarın korku duygusunu gerçekten okuyucuda oluşturabilmesi, yani okurken içiniz ürperiyor, korkuyorsunuz. Bir yazarın bunu başarabilmesi gerçekten muazzam, King gerçekten bu işin duayeni
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kalınlıkta bir kitabı en son ortaokulda okumuştum. hikayenin içine girdiğinizde sayfaların nasıl eriyip gittiğini hissetmiyorsunuz bile. bi baktım bitti. tecavüz sahnesi dışında her şeyiyle muhteşem bi hikayeydi. insan elinden çıkma bi kurgu diyorsunuz, korkmam diyorsunuz ama stephen king okurken gerçekten gerilip korkuyorsunuz. harika bir anlatıcı