49Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Al Midilli
Steinbeck'in en pastoral metinlerinden biri bu. Doğayla iç içe geçen yaşamlar, coğrafyalar, kültürler vs. ne kadar farklı olursa olsun birbirine benziyor. Aynı mücadele, aynı sağlam insanlar ve aynı mutluluklar, üzüntüler. Bizim yazarların öykü dünyasını görebiliyorsunuz bu metinde. Toprakla, hayvanla uğraşan insanların benzerlikleri bir ölçüde mutlu edici; onca farklılaştırılmaya, ayrılığa rağmen dünyanın bir ucundan öbür ucuna aynı şeyleri duyumsayan insanların var olduğunu düşünmek, insanların birbirinden o kadar da uzaklaşmadığını gösteriyor belki. Biz insanız ve bizi hiçbir devlet, hiçbir din, hiçbir şey ayıramaz. Dört hikâye var. Tiflin ailesi tatlı bir aile. Baba sorumluluklarının farkında olan, toprakla uğraşan insanlar gibi sert fakat şefkatli. Anne sevgi dolu bir arkadaş, Jody ise 10 yaşında, altın sarısı saçlı bir çocuk. Çiftlik ortamında büyüyen, hayvanları seven, meraklı bir velet. Bu dört hikâyeye çiftlik işlerine yardım eden Billy Buck da katılıyor ara ara. Başkaları da var, yeri geldikçe yazacağım. Armağan: Baba, Jody'ye bir midilli hediye ediyor. Çok güzel bir hayvan bu, Jody pek seviyor midillisini ve okulda bile hep midillisinden bahsediyor. Bir gün midilli yağmur altında kalıyor, biraz Billy Buck'ın ihmalkarlığı yüzünden. Adam normalde her işi pek ciddiye alır ama midillinin varlığına alışamadığı için unutuyor hayvancağızı. Midilli hasta oluyor, suçluluk duygusuyla kıvranan Buck, Jody'ye söz veriyor hayvanı kurtaracağına dair, lakin kurtaramıyor ne yazık ki. Jody midillinin cesedini buluyor, cesede tünemiş akbabayla boğuşuyor ve kuşu parçalıyor, üstü başı kan. Babasıyla Buck geliyor, baba çocuğa kızıyor bayağı, kuşu parçaladığı için. O an Buck, belki de hayatında ilk kez patronuna öfkeyle bakıp çocuğun neler hissettiğini anlayıp anlamadığını soruyor. Bir anlamda kendi suçunun yüküyle Jody ne hissediyorsa aynı şeyi hissediyor. Doğanın kazandırdığı tecrübe, verdiği ders de sert olur, hele hele küçük bir çocuk için: Sevdiğin şeyleri kaybedebilirsin, bunu aklından çıkarma. Ulu Dağlar: Bir gün yaşlı bir adam çıkageliyor çiftliğe. Kilometrelerce yol yürümüş, gençken ayrıldığı çiftliğe dönebilmek için gece gündüz yol almış. Adı Gitano. Tiflinlerin çiftliğine gelince görüyor ki eski çiftlik yıkılmış, yeni sahipleri tanımıyor fakat yine de geri döndüğünü, çalışabileceğini söylüyor durmadan. Adam çok yaşlı. Bir günlük misafir ediyorlar adamı, o bir gün iki güne çıkıyor, sonra bir süre kalıyor adam orada. Bir de yaşlı at var çiftlikte, Gitano hep bu atla ilgilenmeye başlıyor, arada Jody'le konuşuyor ve bir gün o yaşlı atı alıp dağlara gidiyor, kimseye haber vermeden. Yine Jody'nin sevdiği bir şey yitiyor. Vaat: Babası Jody'ye bir tay alıyor, Nellie. Midillinin ölümünden sonra çocuk biraz da gönül eğlesin diye. Tay büyüyor, hamile kalıyor ve Billy Buck, hayvanı öldürmeden yavruyu kurtaramayacağını söylüyor. Doğum sürecine şahit oluyor Jody, travmatik bir olay. Buck'ın üstü başı kan içindeyken hem de. Yazık be. İnsanların Önderi: Dede geliyor, annenin babası. İç savaş kahramanı, anlattığı hikâyeler babayı sıkmış artık, adam da biraz bunamış herhalde. Anne-baba çekişmesi, dedeye makul davranma ve bütün sıkıntılara rağmen sevgi çekiyor başı. Eh, insanın bin bir türlü hali var. Annemiz, babamız bir gün iyice yaşlanacak, bunayacak, altına kaçıracak çok affedersiniz. Onlara bakacağız. Annemle birlikte anneanneme yıllardan beri bakıyoruz. Sevgiyle. Sevgi olmasa vefa da olmaz, hiçbir şey olmaz. Neyse işte, böyle bir olay. Çocuk ve hayat, en kocamanından ve acılarla dolu, mutluluklarla da. Bir deneyin, çok şey katabilir.
ssinemcc
Kaşif
27.12.2024
Hikaye çok özel olmayabilir, ancak Steinbeck, okuyucuya çok tanıdık gelen sahneler anlatma ve yaratma konusunda eşsiz bir yeteneğe sahip.
özge özcan
03.05.2024
yine yeniden iyi ki okumuşum dedirtecek bir eserdi
mavidpu
29.12.2022
JOHN STEİNBECK EN SEVDİĞİM YAZARLARDAN. ESERLERİNİN DİLİ ÇOK YALIN VE AKICI. EN SEVDİĞİM GAZAP ÜZÜMLERİ AMA BU ESERİDE YİNE BENİ İÇENE ÇEKTİ. KISA ÖZ SEVECEĞİNİZ BİR HİKAYE. TAVSİYE EDERİM.
Birsen Öğretmen
30.04.2021
Birbirine bağlı ama birbirinden ayrı da hükmünü süren kesitlerden oluşuyor. Doğayla iç içe geçmiş psikolojik tahliller oldukça başarılı.
beyaz gemim
30.04.2021
Bence herkes okumalı, hatta hediye etmeli
edanur büyüktuna
28.01.2021
güzel bir kitap bence sadece okumak için özellikle vakit ayırdığım bir kitap değil. boş zamanlar için ideal
şikesteesude
28.08.2020
Steinbeck sevmeyen yoktur zaten bu da harikaydı
gecesra
Kitapkurdu
09.06.2020
Çok güzeldi. Steinbeck duyguyu okura ilmek ilmek işleyen bir yazar.
nihal baysal
23.04.2020
Bazen tebessüm ettiren bazen de hüzünlendiren kısacık bir romandı. Bir çiftliğin günlük akışına tüm gerçekliğiyle yer verirken, doğaya ve insanların duygularına da derinlemesine bakmış Steinbeck.
Mukaddes Yılmaz
Kaşif
17.02.2020
John Steinbeck'in içinizi ısıtacak bir öyküsü. Herkes okumalı.
fbektas
Kitapkurdu
03.02.2020
Dinlenmek için çabucak okunabilecek bir kitap. Steinbeck sevdiğim bir yazar. tüm eserlerini okumak niyetiyle almıştım.
Ben ve kitaplar
27.01.2020
Yazarın kitaplarını severek okuyorum. Tavsiye ederim.
YASEMİN
Kitapkurdu
04.01.2020
Steinbeck yine iyiki okudum dedirtti
GÖKÇE KÖSE
08.11.2019
bir çocuğa babasının aldığı hediye ve geri kalanlar çok güzel
_SheQkeR_
Kitapkurdu
05.10.2019
Çiftlikte yaşayan Tiflin ailesi ve 10 yaşında ki oğul Jody... Umutları, beklentileri, sorumlulukları yanında hayal kırıklığı, kaygıları...Günlük ve çiftlik hayatındaki tüm zorluklar, üzüntüler...ve tüm bu duyguların toplandığı güzel üç hikaye...
lefrenc
21.09.2019
Favori yazarlarımdan. Okunmalı
Umut Sagiroglu
Bilge
21.09.2019
Favori yazarlarımdan Steinbeck’ten bir güzel kitap daha. Küçük Jody’nin öyküsünü çok beğendim.
*1925*
Kitapkurdu
20.09.2019
Bir çocuğun at sevgisi üzerine güzel bir eser.
Seher Yılmaz
Kitapkurdu
02.09.2019
bu yazarı çok seviyorum her kitabı çok güzel