Güneş de Doğar
Güneş de Doğar

Kitapyurdu Fiyatı: 300,44TL

Ürüne Git
61Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Güneş de Doğar
Gazeteci olarak başladığı yazı hayatını roman ve hikâyeyle sürdürecek olan yazar, festival günlerinin bitmesiyle birlikte ilk romanını yazmaya başlıyor. Kendisini dünyaya tanıtan romanlardan ilki, belki de yalınlığı açısından en önemlisi. Iceberg Theory diyorlar; Hemingway'in karakterleri, olayları vs. görünmeyen kısmın küçük bir yansıması sadece. Son derece yalın bir dille yazılmış metinlerin altında yatanlara buradan ulaşılabilir. I. Dünya Savaşı'nın getirdiği kayıp neslin romanı bu aslında, modernist bir perspektifle yazılması/okunması doğal. Çağın sağduyusu bombalar altında kalmışken geçmiş veya gelecek mümkün değil. Büyük bir bunalımdan çıkılmış, savaşa katılan, katılmayan herkes yeni bir dünyaya uyanmış ve bazıları bu yeni dünyayla mücadele ederken, bir şekilde hayatını sürdürmeye çalışırken bazılarıysa moratoryum ilan ederek sadece yaşamak istemiş. Bohemlik bir yana, belki de sadece yaşamanın ağırlığını biraz olsun duyumsamak ve derinlerde bir yerde bir anlam bulabilmek. Epigrafların biri Gertrude Stein'dan: "Sizler yitik bir kuşaksınız." Diğeri de Vaiz Kitabı'ndan; her yolculuk yine kendine döner temalı bir bölüm. Jake Barnes anlatıyor. I. Dünya Savaşı'ndan yaralanarak üreme fonksiyonunu kaybetmiş bir adam. Kayıp neslin bir sembolü; üretkenliği yok. Arkadaşı Robert Cohn'la birlikte Paris'te tenis oynuyor ve bol bol içiyor. Leydi Brett, Jake'le baş başa kaldıkları zaman gizlediği kişiliğini ortaya koyabilen, diğer zamanlarda primadonna kompleksinden mustarip bir kadın. "New Woman" deniyor; yaşamı tamamen kendi elinde, istediği gibi yönlendirebilir. Çok güzel, ihtişamlı ve mutsuz. Mike ve Bill gruba sonradan katılıyor. Mike ve Brett sevgili. Olabildikleri kadar tabii. Paris'in kafelerinde geçirdikleri zamanlarda mutlu oluyorlar gibi görünüyor, onun dışında hayatı ıskalama duygusu Cohn haricinde pek kimseye gelmiyor. O çağda yapabilecekleri daha iyi bir şey yok. Yapsalar dahi savaşın yıkıcılığında her şeyin bir anda toz olabileceğini görmüşler. Paris'te geçen bohem yaşam, İspanya'ya gitmeleriyle sürüyor. Boğa güreşlerini izleyecekler ve gezecekler. Hemingway ava ve boğa güreşlerine tutkun. Bukowski, Hemingway'in ilk metinlerini çok seviyor, tamamen yaşamak üzerine kurulu olanları. Güneş, İşte Burdayım'da diyor: "At yarışları bir şey yapıyor insana. İçmek gibi. Sıradanlığın dışına çıkarıyor insanı. Hemingway'in boğa güreşlerini kullandığı gibi kullanıyorum ben hipodromu. Tabii ki hipodroma her gün gidersen sıradanlığın dışına çıkmak söz konusu değildir; adamın anasını beller." (s. 98) Boğa güreşleri, hipodrom, mücadeleyle yüz yüze gelinen her şey yaşamı hissettiren bir olgu haline geliyor. Evlerinden çok uzakta, yaşamanın ne olduğunu hatırlamak isteyen insanlar için kurtarıcı haline geliyor bu tür olaylar. Gruptakileri anlatan şu bölümle birlikte anlaşılabilir hale geliyor bu: "Sürgünsün sen. Toprakla olan ilintiyi yitirmişsin. İnceliveriyorsun. Yapay Avrupa ölçüleri bitirmiş seni. İçkiden öleceksin.. Cinsellikten başka bir şey düşünmüyorsun. Bütün zamanını çalışacağına konuşmakla harcıyorsun. Sürgünsün çünkü, anlıyor musun? Ömrün kahve köşelerinde geçiyor." (s. 122) Jake'in cevabı başka bir sayfada: "(...) Belki insan gittikçe yeni şeyler öğreniyordu, gerçekten de. Niçin olduğu beni ilgilendirmiyordu. Bütün istediğim nasıl yaşanacağını öğrenmekti. Belki insan nasıl yaşanacağını öğrenebilirse niçinini de öğrenebilirdi." (s. 156) Buzdağının bir an için ortaya çıkan kısmı. Hasan Ali Toptaş'ın Haraptarlı Nafi'den aktardığı: "Hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum..." Herkes kendi yoluyla bu anlama ulaşmaya çalışıyor; kimi düşünerek. Bazılarıysa yaşayarak, yaşamadan bir şey düşünülmüyor, elde edilemiyor çünkü. Hemingway'den kayıp kuşağa armağan.
Ömer KAŞ
Üstat
Kısa hikayeleriyle bilinen Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in roman türündeki ilk kitabıdır.Kitap I. Dünya Savaşı'nda savaşmış Jake'in savaş sonrası psikolojisini anlatmaktadır. Ernest Hemingway'in kendisi de I. Dünya Savaşı'nda ambulans şoförü olarak görev yapmış.Ağır bir şarapnel ile yaralanınca savaştan ayrıldı. Yazarın cümleleri kısa ama çok şey anlatıyor. Zaten buna 'Buzdağı Tekniği' deniliyor.Karakter savaşın insanlar üzerindeki yansımasını canlı olarak yaşıyor. En çok yakındığı nokta da kadınlarla normal bir iletişim kuramamak. Bu dönemde ayrıca Brett Ashley adlı bir kadına âşık olur. Kitap aslında insanlar arasındaki garip ilişkilere ışık tutuyor. Günümüzde de oldukça yaygın bir durum. Beraber eğlenip, yiyip, içip sonra da "Aramızda duygusal bir şey yok." diyen insanlar etrafta bolca var. 20. yüzyılın daha başında bile bu duygular yazarlara konu olmuş. Ruhların açlığını bedenler doyuramaz; sadece kısa bir süreliğine oyalar.
karamsisar
Kitapkurdu
yazarın diğer kitaplarını beğendiyseniz, bu kitabı daha da beğenirsiniz
Özgür
Kaşif
Hemingway'in en çok beğendiğim romanı...
boncuk mercan
Üstat
Diğer eserlerini severek okuyorum Bununda öyle olacağını düşünüyorum,neden olmasın.
Murat Islam
Kitapkurdu
Hemingway'in hayal kırıklığı yaratan bir kitabı beğendiğim söylenemez.
Dilan Özdemir
Normalde Hemingway okumayı sevmezdim. Güneş de Doğar'dan sonra öyle zannettiğimi anladım.
isabel
Bilge
güzel bir kitap filme uyarlanmış eski bir film ( 1957 yapım ).
Kitapkurduöğrtmn.
Hezarfen
Eşim için almıştım.çok beğendi.
tlpozturk
Üstat
Toplumunu anlatan sürükleyici bir kitap, tavsiye ederim..
Nurcan Ecevit
Nadide eserlerden biri
Edward De Vere
Kitapkurdu
Amerikan Edebiyatı dersinde okuyup, analiz etmiştik. Tavsiye ederim.
FALLAND
Ernest Hemingway diğer eserlerine göre sönük bir kitap.
b.kaya
Bilge
konusu güzeldi ama çeviriden kaynaklı kopukluklar yaşadım
Burcu Yaşar
Ernest Hemingway benim yazarım...Ne yazsa iyidir...
halilozel1903
Arkadaşıma hediye olarak aldığım, güzel bir eser.
KY-4202021
Bazen ağır ilerlese de bir şekilde okurken buluyorsunuz kendinizi. Sanırım filmi de varmış. İzlemeyi düşünüyorum.
Edebiyat Mutluluktur
Hemingway bana göre son derece sansasyonel bir yazar. "Yaşlı adam ve deniz" kitabı çok iyiydi. Araya "Güneş de doğar" kitabını aldıktan sonra "Çanlar kimin için çalıyor" eseriyle devam etmeyi düşünüyorum..
hatice altuntaş
Hemingway’in diğer pek çok eseri gibi bu da güzel. Ama çeviriyi beğenmedim. Daha sonra daha iyi bir çeviriden tekrar okumayı düşünüyorum.
bahar1986ayca
Kitapkurdu
Hemingway in okudugum 3.kitabi. canlar kimin icin caliyor u da tavsiye ediyorum