39Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Kardinal Napellus
Belki Çin anlatılarında olduğu gibi sokakta köşeyi dönerken bir hayalete çarpınca özür dileyip yolunuza devam etmezsiniz belki ama Meyrink'in öykülerindeki hayaletler, umacılar, olağanüstü olaylar da son derece gerçektir. Neden? Çünkü saçma. "Albert Soergel'in tahminine göre Meyrink, dünyanın absürt, dolayısıyla da gerçek dışı olduğunu hissetmekle başladı işe." (s. 8) Gerçek dışı da gerçek kadar gerçekse, eh, bunda Bavyera'da bir göl kıyısında, Alpler'in gölgesine yakın bir yerde gotik ortamların bir numaralı adamı olmanın rolü mutlaka var. Golem'in ve adını hatırlamadığım, Can'dan çıkan başka bir metnin yazarıdır, daha da yazmıştır ama basılma durumunu bilemiyorum. Neyse, Borges Almanca öğrenmeye çalışırken Meyrink'e rastlıyor ve iç içe geçmiş düşlerle kabuslara hayranlık duymaya başlıyor, ardından Meyrink'in bir öyküsünü çevirip yazara gönderiyor. Meyrink çeviriyi öven bir mektup gönderiyor, portresini de. Sonrasında Avusturya'nın kaynayan ortamında Meyrink unutulup gidiyor, tabii tamamen unutulmuyor. Hayaletleri hâlâ yaşıyor. Papini bir öyküsünde gelmiş geçmiş bütün öcüleri toplamaya çalışır, böylece insanoğlu için elle tutulur ve anında bırakılır korkular varlıklarını kanıtlar, sanki kanıtlanmaya ihtiyaçları varmış gibi. J. H. Obereit'ın Zaman Sülüklerini Ziyareti: Anlatıcının büyükbabası mezarlıkta yatıyor, mezarında vivo yazıyor, "yaşıyorum". Çok az mezar taşında bu yazı vardır, gizemli mevzu. Anlatıcı araştırmaya girişir ve büyükbabasının masasının gizli gözünde bir tomar kağıt bulur. Dede okültizme bulaşmıştır; Philadelphialı Biraderler nam bir teşkilatın üyesidir, bu teşkilat Antik Mısır'daki kadim büyüleri, unutulmuş şehirleri, kolektif bilinçaltı dahil her yerden silinmiş zamanı bir araya getirmiştir, öyle çılgın bir oluşumdur. Kağıtlarda Obereit adı vardır, anlatıcı dedesinin ve bu arkadaşın mezarını bulur, arkadaşın kendisini de bulur. Adam kendi torunu olarak bilinmektedir, yaşlanmadığı ortaya çıkmaz. Anlatır. Tasavvuf bilenler bunu daha iyi anlatır aslında; hiçliğe varmadan bir şey olunmayacağını, karanlığa bakılmadığı müddetçe bir şey görülemeyeceğini söyler Obereit. Her türlü umuttan, beklentiden vazgeçildiğinde gerçekten yaşandığını söyler. Ölüm alt edilmiştir, bir nevi zât makamı. İstenenle istenmeyen aynı şey olunca, boş bir levha olarak doldurulmayı bekler halimize dönersek... Mitolojiye bağlar Obereit; Kızıldeniz, Eski Ahit derken anlatıcı kendini paralel bir dünyada bulur. Herkesin ikizi mutlu mesut yaşamaktadır, bizim dünyamızdaki umutlardan doğan acılarla beslenmektedirler. Obereit olayı görür, yaşayan bir robot olur, duygularını öldürür ve kötü ikizini, kıskandığı kopyasını yok eder. Obereit ne yaşar ne yaşamaz. "Size şunu söyleyeyim; dünyada neleri başarmışsak başaralım, bunlar hep yeni bir bekleyiş, yeni umutlar doğurur; bir türlü doğamayan bir şimdiki zamanın cesedinin saçtığı pis kokuyla doludur bütün evren." (s. 25) Kardinal Napellus: Çürümüş ağaçların inlemeleri, sisli göl, puslu zemin, melankoli ve yalnızlık... Hieronymus Radspieller bir gün çıkageldi ve harap bir köşkün katlarından birini kiralayıp oraya yerleşiverdi. Gölde açılıp iskandiliyle derinliği ölçerdi. Tuhaf biriydi. Anlatıcı fazla bir şey söylemiyor, arkadaşlarıyla oturuyorlar ve sohbet ediyorlar ama mumlar gölgeleri koyurtuyor, sessizliğe meyil. Sonradan gelen botanikçi, son derece zehirli bir çiçeği pencerenin kenarına koyuyor, gölgeler maviye boyanıyor. Kapı hızla açılıyor, Radspieller giriyor. Dibi bulmuş. Kapandığı manastırdan kaçtıktan, büyülü ayinlerden kurtulduktan sonra reddettiği maneviyatının kontratağına maruz kalır ve ayinlerin en önemli parçası olan zehirli bitkiyle karşılaşır. Bir öykü kaldı, kalsın. Meyrink'in gnostik, kabalistik ritüelleri, ölüleri, dirileri ve başka dünyaları Borges'in sevdiği yüzeylerde doğuyor. Su ve ayna. Ölüm. Bekleyiş. Arayış. Uzak zamanların kendiliğinden beliren tekinsizliği.
aruzgarkesen
03.04.2025
Absürd hikayeler ama bir o kadar da sizi içine çekiyor, bitmesin istiyorsunuz.
Mehmet Yelken
Kitapkurdu
25.06.2021
keşke daha uzun olsa çok beğendim
GÖKTÜRK
Kaşif
04.06.2021
Babil seçkileri güzel bir seri şu ana kadar okuduklarım hep güzeldi bu kitapta yanıltmadı.
Lenito
12.01.2021
Borges seçkileri içerisinde en sevdiğim kitaplardan biri
DERYA KOÇAK
Kaşif
03.01.2021
farklı hikayeler ama kısa olması beni üzdü
azucar
Kitapkurdu
25.12.2020
Üç öykü var. Özellikle ay biraderleri öyküsü çok fantastikti. Bu seriye devam.
mk4881
Kitapkurdu
09.12.2020
Hiç benlik değilmiş. Bu kadar övgü ve güzel yorumdan dolayı bir de sesli dinleyeceğim belki başkasının sesinden daha anlaşılır ve anlamlı gelir.
kozmokitap
Kitapkurdu
05.09.2020
Hikaye okumayı sevsen de bu hikayeler bana çok hitap etmedi.
mussano
Kitapkurdu
17.06.2020
Gizemli ve mistik hikayeler. Herkes anlayamaz ve sevemez. Gece güzel okunuyor.
karbeyaz_kitap
Üstat
07.06.2020
Yine #jorgeluisborges in önsözüyle başlıyor kitap... Gustav Meyrink'i ilk defa duydum ve okudum. Bir kez daha bu muhteşem seçkiyi okuduğum için gurur duydum. Yoksa belki de bilmediğim bu yazarlarla tanışamayacaktım. Borges'e göre Meyrink fantastik, ütopik, psikolojik karanlık ve felsefi bir çok anlam barındıran öyküler yazmış, kitapta yer alan üç muhteşem öykü onun eşsiz eseri Golem'e hazırlıkmış, hemen sepete attım. Okurken her tür duyguyu yaşatan öyküler vardı ve çok sevdim. İncecik kitabın bir çok yerini çizdim. Kesinlikle okuyun tavsiyemdir.
pardonyani
Kitapkurdu
27.04.2020
Borges'in bu önemli seçkisinin her kitabı ayrı önem taşıyor. Edebiyat düşkünleri mutlaka okumalı.
birokur
13.04.2020
Babil Kitaplığı dolu dizgin gidiyor. Sırada Kardinal Napellus var. İçeriğinde barındırdığı mistisizm üzerine felsefi vurgular gerçekten çok başarılı. Gustav Meyrink'in günümüzden 100 sene önceyi anlatan öyküleri sanki bizleri Ortaçağ'in gotik havasına da sokmuyor değil. Borges'in gerçekten övdüğü kadar var olan bir yazar ve güzel bir eser...
İlunga
Kitapkurdu
23.03.2020
Gustav Meyrink’ten ilk Golem’i okuyacağımı düşünürken, Kardinal Napellus çıktı karşıma.Kitapta birbirinden ilginç üç öykü bulunuyor. Borges demiş ki:“ Bu seçkide yer alan üç öykü, en büyük yapıtı Golem’i haber verir niteliktedir.” Demek ki Golem öncesi okumak doğru seçimmiş. J.H.Obereit’ın Zaman Sülüklerini Ziyareti öyküsü öne çıkan öykü oldu, benim için.
Emre Karakuş
04.01.2020
Açıkçası beni zorladı ama bu seriyi tamamlamak istiyorum.
Zenci Forvet
Kitapkurdu
26.10.2019
Yazarın tarzı bana pek hitap etmiyormuş okuyunca anladım.
castiello
23.10.2019
borges'in seçimleri ne kadar kötü olabilir ki ? okuyun.
Arthaom
22.10.2019
Öykü okumayı seviyorsanız, Babil Kitaplığı'ndaki bütün eserleri okumalısınız.
*1925*
Kitapkurdu
20.09.2019
Güzel ve seçkin bir seri.
eserdrm
Kitapkurdu
12.09.2019
Hayal ile gerçek arasında ilginç öyküler
1 2