Bir Çöküşün Öyküsü
Bir Çöküşün Öyküsü

Kitapyurdu Fiyatı: 54,34TL

Ürüne Git
2993Yorum
Şu sıralar Zweig hakkında haksız eleştirilere denk geliyorum. Aslında yazdığı bu konsantre eserlerle biz okurlara yapacağı en güzel şeylerden birini yapmış. Akıcı kitaplarla okuma alışkanlığı kazanmamızı ve vaktimizin kısıtlı olduğu zaman dahi zihnimizi doldurmamızı sağlamış. Özellikle gençler için güzel bir seçenek. Kitaba gelirsek, kitap bir yitişin öyküsünü her zaman yaptığı gibi yerinde psikolojik tespitlerle bizlere anlatıyor. "Kayıp gitmek nasıl hissettirir"in cevabını merak ederseniz bu kitabı okuyabilirsiniz :)
Gücü, iktidarı, şöhreti eline geçirmiş insanların, ellerindekini kaybettikten sonra içine düştükleri çukuru, buhranı, çöküşü anlatan şahane bir kitap. Stefan Zweig o kadar isabetli insan okumaları yapıyor ki şaşkınlık içinde kalıyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını -kadınlar dahi bilemezken- bu kadar detaylı bir şekilde anlatabilmesi ve o dünyaya bu kadar hakim olabilmesi hayranlık uyandırıyor. Yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi dupduru bir dille, gereken şeyleri gerektiği miktarda kullanarak, sıkmadan, boğmadan okuyucusuna ulaşmayı başarıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken yer kadın kahramanın ölümü bile kendi çıkarına uygun olacak şekilde kullanabilmesi oldu. Ancak bu planı sonuçta istediği gibi bir tesir oluşturmuyordu. Hikayenin bu tarzdaki gerçekçi çıkarımları, onunla bağ kurmayı kolaylaştıran dinamik unsurlar. Kurgusal yetkinliği, insan manzaraları ve gerçekçi üslubuyla Bir Çöküşünün Öyküsü, hacim olarak minik ama tesiri büyük güzel bir kitap…
Oldukça etkileyici bir eser olan Zweig'ın bu öyküsü, XV. Louis dönemi Fransa'sında sarayın oldukça etkili ve güçlü bir figürü olan aristokrat Madame de Prie'nin gözden düşmesi sonucu Normandiya'ya sürgün edilmesine karar verilmesiyle birlikte yaşadığı süreci anlatmaktadır. Oldukça hırslı ve iktidar sahibi olmaya kendini adamış bir kadının elindeki bu gücü kaybetmesi sonucunda yaşadığı içsel çatışmalar ve ruhsal çöküntü oldukça çarpıcı bir biçimde anlatılmıştır. Zweig'ın çoğu eserinde gördüğümüz gibi, ana karakterimizin psikolojik tahlili çok çarpıcı şekilde okuyuculara aktarılmıştır. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı." Herkese keyifli okumalar dilerim.
Stefan Zweig'in "Bir Çöküşün Öyküsü" adlı eseri, 19. yüzyıl Avrupa'sının entelektüel ve kültürel atmosferine dair çarpıcı bir portre sunar. Kitap, bir anlamda Avrupa'nın çöküşünü ve değişen toplumsal dinamikleri ele alırken, aynı zamanda kişisel hikayelerin ve karakterlerin içsel dünyasını inceler. Eser, özellikle 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa'da yaşanan toplumsal, siyasi ve kültürel değişimleri mercek altına alırken, bu dönemin getirdiği çalkantıları ve çatışmaları detaylı bir şekilde işler. Zweig, bu dönemin entelektüel ve sanatsal figürlerini ve onların yaşadığı trajedileri anlatırken, aynı zamanda dönemin toplumsal ve siyasi atmosferini de ustalıkla yansıtır. Kitap, okuyucuya 19. yüzyıl Avrupa'sının karmaşık ve çalkantılı atmosferine derinlemesine bir yolculuk sunarken, aynı zamanda insan doğasının kırılganlığını ve toplumsal değişimin etkilerini de vurgular.
Söylenecek söz yok çok çok güzel bşr kitap
Kısacık öyküler alın okuyun :)
bir günde hiç sıkılmadan okudugum kitaplar arasına koyarım bu kitapı
Bu kadar psikoloji temelli ve insanın sahip olduğu değerin elinden alınması sonucu nasıl bir çöküşe sürüklendiğini anlatan başka bir hikaye görmedim. Okuyun, zamanınız boşa gitmez. Bilakis kıymetlenmiş olur.
kahve içerken bir anda bitti
Sarsıcı bir Zweıg kitabı.
Stefan Zweig'ın bu eseri, bireysel çöküş üzerinden güç ve onur temalarını işleyen sarsıcı bir trajedidir.
Stefan Zweig’ın bu etkileyici eseri, XV. Louis döneminde gözden düşerek saraydan sürgün edilen bir markizin, kaybettiği gücü ve itibarını geri kazanma çabasındaki beyhudeliği merkeze alarak, insan ruhunun unutulmaya karşı duyduğu derin korkuyu ve kibrin yalnızlıkla imtihanını usta işi bir psikolojik tahlille sunar.
en sevdiğim novella olabilir. harika bir kitap.
kısa ama etkiledi
kısa ama yaşlanma üzerine düşündüren etkili bir kitap
Stefan Zweıg'ın her kitabı ayrı bir etki bırakıyor insanda. Kitaplarında kullandığı sade dili, akıcı anlatımı ile sürükleyici bir haz oluşturuyor. Özellikle kadın yaşamlarındaki duygusal hisleri bir erkek yazarın bu kadar ince detay verebilmesi mükemmel.
Hiç yalnız kalmamış,yalnızlıkla baş edemeyen bir kadının öyküsü..
zweig neden hep ölüm temasında sabitlemiş novellalarını ardarda okuduğum eserlerinin hepsinde var
Zamanımızın ve buna bağlı zihnimizin çok yoğun döneminde bir okunabilecek harika bir kitap. Gösterişli bir hayattan, yalnız ve sürgün bir hayata başlayan ve dikkatleri tekrar üzerine çekmek için çok şaşıracağımız bir plan yapan yalnız bir kadının iç dünyasına yolculuk yapacağız. Bu yolculuğu yazarın her kitabında olduğu gibi güçlü bir tasvirle okuyacağız.
Kısa bir kitap olmasına rağmen etkileyici, karakterindeki ve hayatındaki boşluk gerçekten rahatsız ediyor okurken