Tarihi Hoşça Kal Lokantası
Tarihi Hoşça Kal Lokantası

Kitapyurdu Fiyatı: 207,88TL

Ürüne Git
810Yorum
Üslubunu ve yazım tekniğini çok sevdiğim Türk yazarlardan Şermin Yaşar’ın bütün kitaplarını okumuşumdur. Sade, saf, akıcı ve samimi bir anlatımı ile çok kolayca okunan, 28 kısa hikâyeden oluşan bu kitabı da yine kitapseverlerin ilgisini çekecektir. Hikâyeler günümüzden ve öyle hayatın içinden ki okurken gülmekten ve bazen de hüzünlenmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız. Bu hikâyelerin ortak noktası ise: hepsi bir şekilde yarım kalmışlık hissi taşıyor. Karakterler çok sıradan insanlar; toplumda, çevremizde sürekli görebileceğimiz türden insanlar. Özlem, sevgi, pişmanlık, kırgınlık gibi insan duygularına dair çok gerçekçi ve samimi bir anlatım var. İyi okumalar diliyorum.
Burada anlatılanlar da bir mahalle var ve tüm olaylar orada cereyan etmiş gibi geldi. Küs ve kırgın kalpli, acılarına göğüs germeyi başaranların hikayesi. Acının tarifi, özlemim tarifi, aşkın tarifi, ayrılığın ve ölümün tarifi var bu lokantada açılış intiharla başlıyor, kapanış geçmişi acıları bir güzel temizlemekle bitiyor. Kusura bakma dağları, Olsun hırkası, Sıradan anlar fotoğrafçısı, 72 saniye, Bu son olsun yağmurları, Onuncu yıl, Gerisi hikaye ve Kendi geçmişinin gündelikçisi okuru kendine çeken hikayeler ve yaşantılar oldu. Üslup her öykü de kendine has ve güzeldi. Ben kitaba sıradan anlar fotoğrafçısını başlığını daha çok yakıştırdım çünkü sıradan gibi görünen anları es geçmemiş yazar. Sıradanlığı üstten sıyırmış hikayeleriyle.
Şermin Yaşar'ın sıcak samimi öykülerine kapımı açtım bu kitapla. Zaten dilini, öyküleme tarzını ve yaklaşımını çok beğendiğim bir yazar olur kendisi. 28 birbirinden farklı ama bir o kadar hayatın içinden öyküyle içimi ısıttı benim. İçerik hakkında tek tek bilgi veremesem de hayata dair gözler önüne serdiği tespitlerle ve basit anlaşılır ama bir o kadar düşündürücü yaklaşımlarıyla dolu kitap... 28 ayrı hikaye ve içinde barındırdığı karakterler ve karakterlerin hepsinin hüzünlü bir kaybedişi var. "Kaybetmek bizim işimiz" felsefesiyle bu kaybedilişler küçük hikayelere dönüşmüş.
Öyküleriyle insanı alıp başka yerlere götürüyor. iyi ki Şermin Yaşar var ve yazıyor ve de yazmaya devam etmeli
​Şermin Yaşar yine yapacağını yapmış ve kalbimizin en hassas tellerine dokunmuş. Kitaptaki her öykü, hayatın içinden çekip çıkarılmış birer fotoğraf karesi gibi. Yazarın akıcı, samimi ve duru dili sayesinde sayfalar su gibi akıp gitti. Bize hüznün de vedaların da hayatın bir parçası olduğunu en estetik şekilde hatırlatan nefis bir eser.
Şermin Hanım ne güzel cümleler, ne güzel olaylar böyle. Sıcacık; kendi evinizde, kendi mahallemizde olan kişileri okuyor gibi...
Şermin Yaşar çok sevdiğim bir yazar, bu kitabında da farklı farklı hikayelerle insanı düşündürmeyi başarıyor.
okunması kolay ve akıcı bir kitapp
Tren yolculuğu esnasında okudum. Bir türlü tamamlanamamış, yarım kalmışların, hayattan kâm alamamışların, hayal kırıklığına uğramışların hikayeleri... Kitap biraz karamsar, oh be sonunda deyip ,yüzümüze kocaman bir gülümseme kondurmuyor, ukde kalıyor hep karakterlerin içinde. Eee hayat bu , hep mutlu son beklemek beyhude. Bu da böyle bir eser. Ben sevdim. Tavsiye ediyorum.
Beş dakika gecikince, "Kusura bakma" dersin; birine kazara bir omuz geçirince dersin, üstüne yanlışlıkla çay dökünce dersin. Fakat insanın kalbini dağlayınca denir mi?
Öyküler insanın içindeki duyguları yakalayıp gözünüzün önüne seriyor.
Tanıdık arkadaş sohbeti gibi ne kadar güzel bir kitap ya ne kadar güzel
Şermin Yaşar severim, sevilmeli...okunmalı
çok güzel bir kitaptı biraz hüzün vardı olması gerektiği kadarıyla tavsiye ediyorum
Şermin hanımın kalemımı begenıyorum hem akıcı kösem hayatın içinden gerçek duyguları hissettirerek anlatıyor.tavsiye ederim
şermin yaşar çok derin bir yazar değil evet ama insanı rahatlatan, sıcak ve samimi gelen bir anlatımı var ve ben bunu seviyorum
Dilini sevdiğim yazarlarımızdan biridir. Akıcı hoş bir anlatımı vardır
KÜÇÜK ANLARIN KIYMETİNİ BİLENLERE... Kitabı okurken insan, bazen çocukluğundan silik bir hatıraya, bazen de zihninde adını koyamadığı bir boşluğa dokunulduğunu hissediyor. Hikâyeler kısa ama etkisi uzun süre kalıyor; tıpkı bir lokantadan çıkarken damağında kalan o son tat gibi… Her metin, okurun kalbine küçük bir sızı ya da sıcak bir tebessüm bırakmayı başarıyor.
Çocuklar için yazdığı tüm kitapları kızın ile birlikte okuduk hepsi de çok akıcı ve hepsi müthiş bir kurgu ile yazılmış. Yetişkinler için ise önce Söyleme Bilmesinler, Kalk yerine yat ve Altı Harfli Bir Tatlıdan sonra okuduğum için olsa gerek beklediğim tadı bulamadım. Kısa hikayeleri ile bir solukta biten bir kitap.
Günlük hayatın içinden, sade ama derin anlatımıyla insanı hem düşündüren hem de gülümseten bir eser. Toplumsal hafızaya dair küçük ayrıntıları yakalama konusunda oldukça başarılı. Akıcı dili sayesinde keyifle okunuyor.