“Çocuğunuzun saygıyı öğrenmesini istiyorsanız ona “Saygılı ol,”, “Büyüklerini say!” diye öğütlemek yerine saygı gösterin. Kendisi saygı görmeyen bir çocuk, bir başkasına saygı göstermeyi nasıl öğrenebilir.”
Nihan Kaya’nın kaleme aldığı “İyi Aile Yoktur”, uzun zamandır okumak için beklettiğim kitaplardan biriydi. Düşünmeye sevk eden, anılar arasında yolculuğa çıkaran, eleştiren, eleştirdiğiniz noktalar için bile farklı bir bakış ortaya atmaya çabalayan bir eser. Anne ya da baba olduğunda ister istemez geçmişin girdabında sürüklenmeyen yoktur. Kendi yaşadıklarıyla hareket ederek, karşılaştığı zorluklarda yine kendi deneyimleriyle yolunu bulmaya çalışan kişilerin sızılarına dair okumalar yapıyoruz. Yani farkında olsun olmasın, kendi çocukluğuna dair hisleri yaşayan farklı insanların, ortak kaderine odaklanıyoruz. Doğru iletişim ya da bağın aslında içimizdeki çocuğun yaralarını sarıp sarmalayarak veya onu tamir etmekle mümkün olduğunun altını çiziyor. İlk bakışta bir ebeveyn kitabı gibi görünse de, bağımsız okumalarda yüzleşme sağlayacağına inanıyorum. Zaman zaman tekrara düşen durumlar okumayı engellemiyor. Her söyleme katılmamakla birlikte altını çizdiğim cümlelerin de olduğu “İyi Aile Yoktur”un okunması gerektiğini düşünüyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
288 sayfa olan kitabın belki de 200 sayfası alıntılarla dolu. Yazarın veya derleyenin demek daha doğru olur sanırım, okuduğum ve çok büyük ihtimalle son kitabı olacaktır.
Beklentimi karşılamasını bir kenara bırakıyorum, yakınından bile geçmedi maalesef.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın eseri daha çok başka bir psikoloğun kitap incelemesi gibi olmuş. Kaynakça bu açıdan çok çok zayıf. Ayrıca bir psikolojik danışman olarak çoğu yeri gereksiz eleştirdiğini ve bazı noktalarda biraz abarttığını düşünüyorum. Her şeyi bu kadar teferruatlı düşünüp bir anlam atfetmeye çalışırsak ilerleyemeyiz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nihan Kaya, çok seviyorum ne yazarsa okur ne söylerse dinlerim. Cesur yüreği ve kalemine hayranım. Belki anlaması ve kabullenmesi zor olan gerçekleri söylüyoe ama iyi ki söylüyor ️
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nihan Kaya seviyorsanız bence en iyi kitabı diyebilirim. Üçleme olarak yazılmış kitabından ilki. Ardından iyi toplum yoktur ve bütün çocuklar iyidir; kitaplarını da okumanızı öneririm.
rezalet bir modernite algısı içerisinde, hiçbir şahsiyet ve özgünlük barındırmayan tamamen “batı” odaklı bir misyonla yazılmış ve Alice Miller’ın yüzde doksan kopyalarından oluşmuş bir kitap. Bize kültürümüze ve toplumumuza dair bir başkaldırı niteliğinde. Yallah amerikaya deme isteği uyandıran bir kitaptı benim için.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumaya başladım. Bakış açısını değiştirecek etkili bir kitap. İyi olmadığını kabul etmek ve buradan devam etme fikri farklı bir pencere açıyor. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben okurken beğenerek okudum. Çokça normalleştirdiğimiz şeyleri sorgulatması hoşuma gitti. Yalın bir dili var. Her insanın rahatlıkla okuyabileceği türden bir kitap. Bir eğitimci ve idareci olarak velilere de faydası olabileceğini düşündüğüm için okul kitaplığına da aldım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keyifle okuduğum, hatta inceleme yazısını yazdığım bir kitap. Meraklıları için yazının linki: https://medium.com/@sadiye-arsoy/nihan-kaya-i̇yi-aile-yoktur-kitap-i̇ncelemesi-29f9066ccf9c
Genel yorumum ise; Nihan Kaya, bu eseriyle okuyuculara aile kurumunun kutsallaştırılmış yapısını sorgulayan, ezber bozan ve derin bir psikanalitik perpektif sunuyor. Kaya, "mükemmel aile" mitine karşı çıkarak, her ailenin kendine özgü zorluklarla dolu olduğunu cesurca kaleme almış. Aynı zamanda ebeveynlerin "iyi niyet" adı altında çocuklarına miras bıraktığı, bireyselleşmeyi engelleyen davranış kalıplarını güçlü bir dille eleştirmiş. Kitap boyunca Alice Miller ve daha birçok uzmanın araştırmalarına dayanarak ebeveynliğin bir "ehliyet" gerektirdiği ve asıl görevin çocuğun sağlıklı bir birey olmasına izin vermek olduğu fikrini anlatmış. Sadece anne-babalar değil, geçmişten gelen bağlarını çözmek isteyen herkes bu kitabı okuyarak sahte fedakarlıkları kenara bırakıp içindeki çocuğa sımsıkı sarılabilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etkisi bende bir hayli sürecek ve ara ara elime almak isteyeceğim bir kitap; İyi Aile Yoktur ya da paradoks şu ki iyi aile, “İyi aile yoktur” düsturu ile hareket edebilen ailedir. Kitap sadece anne babalar için değil kendini tanımak, anlamak, çocuğuna yol göstermek veya etrafındaki çocuklara daha hassas davranmak için, kendini geliştirmek için, tüm insanlığı anlamak için belki, diyebilirim yani herkes için özenle düşünülmüş, irdelenmiş ve yazılmış. Zamanımızın ötesinde bir kitap olduğunu düşünüyorum ve tahminim çoğu kişi tarafından epey eleştiri alan bir kitap olmuştur. Ancak belki 100 200 yıl sonra daha iyi anlaşılacağını ve hak verileceğini düşünüyorum. Bu tarz her kitapta doğruya ulaşmak adım adım kolaylaşıyor. Kendinizi tanımak ve duygularınızı analiz etmek daha da önemlisi çocuğunuzu “tam bir birey” olarak yetiştirebilmek ayrıcalığına varmak istiyorsanız önereceğim bir kitaptır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın yarısına kadar geldim ama sıkıla sıkıla geldim maalesef. dili basit ama aynı tema üzerinde ilerliyor sürekli ve bu da kitabı sıkıcı bulmama neden oldu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı çok merak ederek ve büyük beklentilerle almıştım. Elime ulaştığında ilk birkaç sayfayı o kadar çok beğendim ki… Altını çizip aynı fikirde olduğumuzu görmek bir psikolojik danışman olarak beni çok umutlandırmıştı. Ancak bölümler ve sayfalar ilerledikçe okumakta çok çok zorlandım ve maalesef bitirdiğimde hiç memnun kalmadım. Birkaç psikoterapistten etkilenmiş. Kitap boyunca sık sık bu alıntılamaları görmekteyiz. Ayrıca yazarın az da olsa kendisine ait düşünceleri(milli bayramlar, kurban bayramı, lütfen demenin istismar olması vb) o kadar sertti ki kendi inançlarımın ve yaşantımın tabiri caizse engizisyon mahkemesinde yargılandığını hissettim ve çok huzursuz oldum.
Bazen bölümlerde bağlamın o kadar dışına çıkmıştı ki kafa karıştırıcı olmuştu. Travma, istismar gibi konuların içi o kadar basitleştirildi ki.Gerektiği yerde sınır koymak istismar değildir her üzücü olay travma oluşturmayabilir. Çok fazla genelleme var, çok karamsar. Bağlar yeniden onarılabilir çok kasmamak lazım.