"Onun kafa yorduğu şey edebiyattı ve bu çığlık çığlığa yüzyılda hiçbir yazar, edebiyatla olan ilişkimizi değiştirme konusunda Borges kadar önemli olmadı."
Alberto Manguel imzalı Borges'in Evinde, bu büyük yazara kendi halinde, içten ve son derece gerçek bir saygı duruşu niteliğinde bir kitap. Bence bu kitabı Borges okumaya başlamadan önce bir kez ve Borges külliyatını tamamlayınca bir kez daha okumak gerekir. Ben külliyatı tamamlamaya çok yaklaşmışken okudum ve muazzam bir haz duydum.
Alberto Manguel'i azıcık okuyunca kendisinin zamanında Borges'in evine gidip, gözleri görmediği için ona kitap okuyan insanlardan biri olduğunu öğrenirsiniz. Bunu sürekli dile getiriyor kendisi ki çok haklı, ben Borges'e kitap okumuş olsam alnıma dövme filan yaptırırdım herkes duysun diye, son derece anlaşılır... Manguel'in Borges'le kurduğu özel ilişkiyi ve ona dair gözlemlerini, yazarın hayatına dair bilgilerle beraber aktardığı bu kitap; hem bir biyografi, hem de bir kişisel dostluk anlatısı. Bu ikisinin kurduğu usta-çırak ilişkisinin (halef-selef de diyebiliriz zira bu satırları yazarken henüz haberi yok ama Manguel de tıpkı Borges gibi Arjantin Ulusal Kütüphanesi'nin başına geçecek yıllar sonra) nasıl kıymetli olduğunu en iyi anlayabildiğimiz eserlerden biri bana kalırsa.
Bu kitabı Borges'le tanışmadan okursanız sizi nasıl bir sihrin beklediğini sezer ve heyecanlanırsınız, Borges'le hemhâl olduktan sonra okursanız ise geri dönüp onun sizde bıraktığı izleri anımsar, sizi nasıl değiştirip dönüştürdüğünü bir kez daha fark eder ve gülümsersiniz - yani her durumda heyecan verici, her durumda şahane bir deneyim bence.
60 sayfada Borges ne kadar iyi anlatılabilirse o kadar iyi anlatmış Manguel - bunu da kendisinden başkası yapamazdı herhalde. Borges'e dair yeni bir temel bilgi edinmedim belki ama çok tatlı anekdotlar dinledim, İspanyol dilini ve dünya edebiyatını dönüştüren bu adamla birazcık daha yakınlaştım, ne iyi oldu.
Yazarın kitapta alıntıladığı, Arjantinli romancı Manuel Mujica Lainez'in şu şiiriyle bitireyim:
"Genç Şaire: Boşver, ilerleyeceğim diye / Heveslere kaptırma kendini / Denizler kadar yazsan bile / Borges çoktan yazmıştır hepsini."
Çok, çok, çok sevdim!
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
manguel gerçekten üslup sahibi bir edebiyatçı. borges in yanında geçirdiği zamanlari anlatırken , bunu daha da belli ediyor. borges ise edebiyatın bilgesi ve yazarlığından önce tam bir okur. kısa ama harika bir kitap. manguel keşke daha çok hatırlayabilir ve daha çok şey yazabilseymis.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ellili yaşlarının sonlarından beri kör olan Borges, kendisine kitap okuyan insanlarla buluşuyordu evinde. 1964’ten 1968’e kadar Jorge Luis Borges’e okuyan insanlardan biri olma şansına eren yazarımız, ona kitap okumaya başladığında henüz on altı yaşındadır.
Borges’inki özel bir körlüktü, doğumundan beri -babası ve büyükbabasından kalan bir hastalık olduğu için- bekleniyordu. Bu yönüyle bana Aşık Veysel’i hatırlattı. Dünyaya kapalı gözleri, kalbini iki kat açmıştı. Evi kitaplarla dolu bu yazarın, çocukluğundan beri kaplanlara olan özel ilgisi ve bir arkadaşının evcil bir kaplanla onu yan yana getirmesi ise kitapta en unutulmaz anılarından biriydi benim için. (Borges’e ait hiçbir kitap okumadım henüz. Sadece bir kitapçıda ayaküstü#alçaklığınevrenseltarihi kitabının bazı kısımlarını okudum. Ve o satırların büyüsü ile onu okumaya karar verip, öncesinde biraz bilgi edinebilmek bu kitabı aldım. Yazarın evinde şöyle biraz gezindim, sıra kitaplarında)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Borges'in ve onun okurluğu hakkında, Manguel'in şahitliğinde kaleme alınmış bir eser. Borges okurları ve gerçek okurlar için mutlaka okunması gereken bir kitap.