Ankara, Mon Amour !
Ankara, Mon Amour !

Kitapyurdu Fiyatı: 203,44TL

55Yorum
Türkiye'nin sancılı döneminin Ankara'da bulunan hayatlar üzerinden anlatıldığı bir kitap. Yer yer gülüp, hüzünlendirdi. Karakterlerden en çok Suna'yı sevdim ve Ankara hep gözümün önundeydi kitap boyunca. Tavsiye ederim.
Ankara, Mon Amour! şehre bir aşk mektubu gibi yazılmış; sakin ama duygusu güçlü bir roman. Şükran Yiğit, Ankara’nın gündelik hayatını, insanlarını ve hafızasını samimi bir dille anlatırken okuru nostaljik bir gezintiye çıkarıyor. Büyük olaylardan çok küçük anların kıymetini hatırlatan bu hikâye, şehri sevenler kadar “şehirle bağ kurmayı” sevenlere de hitap ediyor. Sade, içten ve akılda kalan bir okuma.
3 kitaptan oluşan bir seri veya 3 sezonluk bir diziye konu olabilecek bu hikayeyi az sayfaya sığdırarak bizleri bunaltmayan yazara öncelikle teşekkür ediyorum. Beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Gülay'ın mektubuna kimsenin hikayesinde yer verilmemesi oldu. Gecenin 04.25'i, az önce bitirdim okumayı ve halen Gülay'ın mektubunu düşünüyorum...
Ankara kokan bir kitap. Ankara'yi ozleyen herkese tavsiye ederim
Şükran Yiğit severek takip ettiğim bir yazar, bu kitabını da beğendim
O kadar beğendim ki hemen yazarın diğer kitaplarını da sipariş verdim
Ankaralıların ilgisini çekebilecek bir kitap. Bizi geçmişe götürmesi güzel. 3 saatte bitti. Ne mesaj verdi anlamadım.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve diline aşık oldum.Hikaye çok özgün olmamasına rağmen yazarın anlatımı,kurduğu cümleler o kadar güzeldi ki kitabın neredeyse yarısının altını çizdim.Bitirdiğimde de ağladım.Okumanızı öneriririm.
Ankara'da doğup büyüyen birisi olarak hikaye çok tanıdık geldi. Akıcılığı ve dili de çok cazip.
Yazarın Radyo Şarampol'den sonra okuduğum ikinci kitabı. Hüzünlü bir hikaye olsa da kitap sıcacık. Akıcı anlatımla hızla bitiyor. Çok güzeldi.
Canım Ankara'mda çocuk olmayı öyle güzel anlatmış ki yazar, sanki o yıllarda ben yaşamışım o çocukluğu gibi hissettim. Çok akıcı, yer yer komik, yer yer hüzünlü ama kesinlikle çok keyifli.
Ankara'lı olduğum için Ankara'da geçen kitaplara ayrı bir sevgim var. Şükran Yiğit'in Burası Radyo Şarampol'ü okumuştum. Tarz olarak iki kitabı çok benzer. Akıcı ve duru bir anlatım.
yeni keşfettiğim bir yazar, bütün kitaplarını beğendim
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Neden bu kadar geç tanıştım diye hayıflandım açıkçası ve diğer kitaplarını da aldım hemen. Güzel Ankara’mda geçen sarsıcı bir hikaye. Çok sevdim.
Şükran yiğit in kitabını barkod okutması yaptıgımda neden soy ismi farlı çıkıyor bu konuda bilgi almak istiyorum
Duygusal bir kitap ama daha yoğun Ankara'yı hissetmek isterdim. Yine de sevdim.
Yarım kalan aşkların, çocukluğun, darbenin gölgesinde yaşanan hayatların, griliğin ta kendisi. Suna, Emel, Gülay, Ömer çevresinde dönen bir Ankara muhasebesi.
Güzel Ankara… Çocukların sokakta oynadıkları, komşuluk diye bir kavramın olduğu, farklı yaşam tarzlarının belki de inceden sınıf farklarının çocuklar üzerinden hissettirildiği kısa, sürükleyici ve okuyucuyu üzen bir roman. Alıp almamakta tereddütlüydüm, iyi ki alıp okumuşum. Yazarın “Radyo Şarampol” adlı romanını da okuyacağım.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, dilini sevdim,anlatımı akıcı ve samimi..Ankarada geçmesi ayrı güzel... Önce 1960lar döneminden Suna'nın çocuk gözleriyle bakıyoruz hayata,Ankara'ya,aşka,aile ilişkilerine ve siyasete; kitabın ikinci kısmında ise Suna'nın çocukluk arkadaşı Emel'in genç kız gözlerinden bakıyoruz bu defa 1980 panoromasına...Kısa sayılabilecek bir metin zamanın ve anlattıklarının genişliği ve derinliği düşünüldüğünde ya da tadı damağımda kaldığından öyle geldi bana..
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, Burası Radyo Şarampol'den daha fazla beğendim romanı, belki de Ankarada 23 yıl yaşamış olmam nedendir buna bilmiyorum. Yazar, edebi yeteneklerini bu romanda daha güzel göstermiş. Dil işçiliği güzeldi, edebi taraf güzeldi, keyif ile okudum, tavsiye ederim, beş yıldız.