Kızıl Veba
Kızıl Veba

Kitapyurdu Fiyatı: 60,50TL

Ürüne Git
372Yorum
asirakgul
Kitapkurdu
Okuduğum ilk virüs, yayılan hastalık romanı. Dünyanın sonu geldi gibi görünen ilk kitabım. Oldukça başarılı buldum ve yazara çokça hayran kaldım. Zira 115 sene önce yazılan kitabın günümüz teknolojisini üç aşağı beş yukarı tahminlemesi, nüfus kalabalığını bilmesi, taşıtları ve iletişim araçlarını yakalaması, mikrop virüs gibi canlıların yaşam formlarının detaylı bilgisi beni çokça şaşırttı. Kitabı çokça beğendim. 2024 yılına Demir Ökçe ile başladım ve Kızıl Veba ile devam. Bu yıl Jack London yılı benim için.
karbeyaz_kitap
Üstat
Uzun zamandır yazarı okumamıştım, seçtiğim kitapla onun öngörüsüne hayran oldum. Kitap 2070'li yıllarda Profesör James Howard Smith'in torunlarına 2013 yılında başlayan #kızılveba salgınıyla tüm dünyanın ve medeniyetin yok olduğunu anlatıyor. Yabani hayat, yabani insanlar olarak geleceği tekrar kurmaya çalışacaklar mı? Direk aklıma 2020 senesinde yaşadığımız ve tüm dünyada yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanan #covid19 salgını geldi. 64 sayfalık incecik bir kitap, içinde bir salgınla "başların ayak, ayakların baş olduğunu" medeniyetin bir salgınla kaosa sürüklendiğini öyle güzel anlatıyordu ki hayran kalmamak elde değil. Gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.
Tuba Akan
Kaşif
Tek kelimeyle mükemmel bir kitap. Günümüzde çok sayıda virüs, hastalık, insanlığın sonunu anlatan kitap ve hatta film ve diziler varken bu kitabın günümüzden 100 küsür yıl önce bu kadar çok gerçekçi bir şekilde yazılmış olması, günümüzde ortaya çıkan salgınlara bu kadar yakın yaklaşımlarda bulunması son derece büyüleyici. Yazarın bu kitabı yazdığı yıllarda daha öncesinde böyle bir salgın başlamamış olması ve bu konuyla alakalı ilk yazılan kitaplardan olmasına rağmen bilgilerin bu kadar doğru olması da takdiri hak ediyor. Jack London' dan okuduğum ne ilk kitap ne de son kitap olucak. Yazar favori yazarım olma yolunda hızla ilerliyor. Kısa, sürükleyici ve muhteşem bir kitap. Bütün sevdiklerinize okuyun okutturun.
kitap.kurdu:)
Hezarfen
Jack London'ın yıllar öncesinden kaleme aldığı bu eser, bugün bile güncelliğini koruyan şaşırtıcı derecede güçlü bir distopya. Medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu, insan doğasının zor koşullar altında nasıl değişebileceğini etkileyici bir kurgu içinde anlatıyor. Kısa olmasına rağmen düşündürdüğü konular oldukça derin ve finali uzun süre akılda kalıyor. Levent Cinemre'nin çevirisi akıcı, anlaşılır ve metnin atmosferini başarıyla yansıtmış. Jack London'ın sadece macera romanları yazdığını düşünenler için güzel bir sürpriz olacak, bilimkurgu ve klasik edebiyat sevenlerin mutlaka okuması gereken eserlerden biri.
Ç.87
Üstat
Yazarın kitaplarını çok severim ama bu kitapta öngörüsüne hayran oldum
Fatma Sena Barutcu
Kaşif
Kızıl Veba, sadece bir salgın hikayesi değil; antropolojik bir yıkım tablosudur. Bugünün dünyasından bakıldığında, 1912’de yazılmış bu metnin modern küresel salgın korkularımızla ne kadar örtüştüğünü görmek, Jack London’ın dehasını ve insan doğasına dair isabetli karamsarlığını bir kez daha kanıtlamaktadır. Kitap, "Eğer her şey yok olsaydı, geriye bizden ne kalırdı?" sorusunun en yalın ve ürkütücü cevabıdır.
OLGUNGENÇ
İnsanlığın medeniyet yolculuğunun tekrardan en başa dönmesine doğru giden bir süreç,toplumsal sınıfların eşitlendiği ve yeniden şekillendiği bir son;yeni bir başlangıç.
S. Ay Güneş
Kaşif
Kısa fakat etkileyici bir hikâye. Okurken sürekli , "iyi ki covit den önce ya da covit zamanı okumadım" diye şükrettim. Yazarın , kitabın yazılmasından aşağı yukarı 100 yıl sonrasını öngörebilmesi gerçekten takdire şayan.
merve inci
Kitapkurdu
Covidi anladığımız ve yaşadığımız bir eser gibi ama yıllar öncesinde yazılmış gerçekten çok iyi bir kitap bir solukta da okunur
fırat köse
Kitapkurdu
1912 yılında yazdığı küresel salgın ile insanlığın yokoluş ve tekrar varolabilme ve gelişme gösterme çabasını çok güzel anlatmış yazar bi solukta okunuyor....
murat_tprkk
Kitapkurdu
Her hastalık (pandemi) sadece ortaya çıktığı yerin değil tüm dünyanın sosyoekonomik, sosyolojik dengesini altüst ediyor. Toplum bilinci ile hareket eden kitleler zamanla özüne dönüp ben merkezli hareket etmeye başlıyor, bu da dolayısıyla sınıfsal farkları doğuruyor fakat hastalık ne zengin ne de fakir dinliyor. Jack London kurguladığı bu metinde tüm dünyayı saran bir salgın üzerinden insanlığın yitirilişini, değer yargılarının nasıl yerle yeksan olduğunu, yeni düzen ile eski düzen arasındaki uçurumsal farkları ortaya koyuyor. Dolayısıyla buradaki salgını bir metafor olarak düşünmek daha doğru olacaktır kanımca, London yüz on yıl önceki tespitleriyle günümüzü ışık tutuyor adeta ama görüyoruz ki hala bundan bir pay çıkaramamışız.
stepwolf78
Üstat
Jack London'un arkadaşı gibi onu tanıyan ve eserlerini,dilimize kazandırmış, Çevirmen Levent Cinemre ne çevirse okuyacağım çevirmenlerden.Herkesin okumasını öneririm.
zisniko
Kaşif
roman distopya türünün en güzel örneklerinden biri bu edebi türe ilgi duyanlar muhakkak okumalı
hülya kaya
Kitapkurdu
Jack London çok sevdiğim bir yazar..Bir solukta okudum bu kitabını da..Zamanının çok ötesinde bir yazar..
Ayla YİĞİTOĞLU
Kaşif
Bir günde bitirilebilecek kısa ama etkileyici bir kitap.1910 yılında yazılmış olan Kızıl Veba , 1912 yılında İngiltere'de London Magazine'de yayımlanmış.1915 yılında da Macmillan Yayınevi tarafından kitap olarak basılmış. Kitapta ,2013 yılında başlayan Kızıl Veba salgınını anlatıyor.Profesör James Howard Smith 60 yıl sonra torunlarına yaşadıklarını anlatıyor.Milyonda bir kişide bulunan bağışıklık Granserde de ( Profesör) vardır ve o hastalığa yakalanmaz.İnsanlar marketleri yağmalar, birbirini öldürür.Zengin ile yoksul arasında fark kalmaz.Dünyanın en zengin on kişisinden birinin karısı köle durumuna gelir.Zengin birinin şoförü söz sahibi olur.Artık herkes eşittir. Daha neler ,neler hepsi kitapta...
sureyyaf
Kitapkurdu
Jack London'ın klasik çizgisinden çok farklı bir kitap. Yazar, vebanın yıkıcı etkisini güzel bir senaryo ile vermiş.
Berkay Şenlik
Kaşif
Jack London’ın 1912 yılında kaleme aldığı Kızıl Veba, insanlığı yokoluşun eşiğine getiren bir hastalık sonrası, uygarlığın çöktüğü ve sadece birkaç yüz kişinin hayatta kaldığı distopik bir dünyayı anlatır. 2013 yılına dair öngörüleriyle dikkat çeken bu eser, teknolojinin unutulduğu, insanların tekrar iptidai yaşama döndüğü bir geleceği gözler önüne serer. Roman boyunca, geçmişin görkemiyle bugünün çöküşü arasındaki büyük fark, hayatta kalan bir adamın torunlarına anlattıklarıyla çarpıcı biçimde aktarılır. Jack London bu eseriyle, modern distopyaların öncüsü olmuş ve türün temellerini atmıştır. Atların hâlâ kullanıldığını varsayması gibi bazı detaylar dönemin bakış açısını da yansıtır. Sürükleyici dili ve düşündürücü temasıyla Kızıl Veba, sadece bir felaket hikâyesi değil, aynı zamanda insanlık ve medeniyet üzerine derin bir sorgulamadır. Özgün yapısıyla mutlaka okunması gereken eserlerden biridir.
SAMET GÜR
Kitapkurdu
Okurken The Walking Dead dizisi, I am Legend, Contagion, Ölümcül Deney filmlerinin tadını alacağınız, saydığım bu yapımlardan yaklaşık 90 yıl önce yazılmış post apokaliptik (kıyamet sonrası kurgusu) türde bir eser. Bu kitabın türünde çoğu film, dizi, hikaye ve romana ilham kaynağı olduğunu düşünüyorum. Jack London'ın başyapıtı Martin Eden da dahil olmak üzere birçok romanını severek okumuştum. Yazar Kızıl Veba'da bu türde de ne kadar başarılı olduğunu ispatlamış. Keyifle tek seferde okunacak kitap. Açıkçası kapağını kapattıktan sonra acaba yazar romanı detaylandırıp uzun tutsaymış daha mı iyi olurmuş diye düşünmeden edemedim.
Miraç İlteke
Jack London kalitesinde bir öyküydü. Harika gelecek tahminleri ve distopya içeriyor. Herkese tavsiye ederim.
Emina NARİN
Kitapkurdu
Jack London beğendiğim bir yazardır fakat Kızıl Veba kitabını duymamıştım taaki Cavid-19 pandemi dönemine kadar. Kitapta hastalıkların insanların davranışları üzerinde mikro etkilerin makro etkilere dönüşümünü, uygarlıkların bir anda nasıl çöktüğünü ve bunca bilgi birikimin aktarılamadıgı takdirde çarkın en baştan dönmeye neden olduğunu anlatıyor. En çok etkileyici kısım ise Jack London'un bu kitabı yazdiginda yaşamı boyunca herhangi bir salgına şahit olmamasi buna rağmen bu denli öngörülü olmasıdır. Kesinlikle tavsiye ederim özellikle Covid-19 pandemisine şahit olmuş bizler için ayrı bir anlam taşıyacaktır.