Fransız yazar Jean Teulé'den okuduğum ilk kitap oldu Dansa Davet. Kendisinin İntihar Dükkanı kitabı pek övülüyor ama konusu itibariyle bunu merak ettiğim için buradan başladım.
Kitap gerçek bir olayı anlatıyor; 1518 yılında Strasbourg'da yaşanan bir toplumsal histeri vakası bu. Sefalet ve açlıktan ölmüş çocuklarını yemek zorunda kalan insanların kapıldığı, ıstıraptan aklını yitiren bir kadının aniden sokaklarda dans etmeye koyulmasıyla başlayan dans salgını mevzuu. Kısa bir süre içinde pek çok kişinin katılmasıyla bu "dans vebası" tüm şehri ele geçiriyor ve pek çok insanın dans ederken kendinden geçip ölmesiyle sonuçlanıyor.
Konu çok ilginç, hatta biraz Saramagovari bence, yazar da birtakım karakterler icat edip onların öykülerini ana konuya katarak romanlaştırmış bu meseleyi ama yani, elindeki malzemeyi iyi kullanamamış sanki. Bir yandan konuyu çerçevelediği yeri ve Lutherciliği, kilisenin yozlaşmışlığını, sosyal adaletsizliği, çürümüş siyasetin etkisizliğini resme sokma biçimini beğensem de, biraz fazla sündürmüş hikâyeyi gibi hissettim, elindeki malzemeyi yeterince iyi kullanamamış bence. Hafif destansı bir tonda yazmaya çalışıyor Teule ama kullandığı süslü dil beni zorladı ki malumunuz normalde severim bu tür anlatıları. Sık sık "ah şu konuyu Saramago yazsa ne güzel yazardı" diye düşündüm okurken.
Yarattığı karakterleri yeterince zenginleştirememiş yazar, dolayısıyla bunlar hikâyeye katkı sunmak yerine yavanlaştırmış gibi hissettim, bir de çokça tekrara düşüyor maalesef. Evet konu biraz kısıtlı ama bu meseleden pekala çok daha lezzetli bir roman çıkarılabilirdi bence.
Okunması şart değil zannımca ama konuyu merak edenler buyursunlar. Böyle.
Bebeğini çaresizlikten ölüme terk eden bir annenin başlattığı dans, nasıl tüm şehre yayılabilir? Açlık, sefalet, kuraklık, kıtlık... her türlü imkansızlıkların yaşandığı bir dönem düşünün. Bu dönemde sadece din adamları refahlarından ödün vermiyor. Fakirleri cennet vaat ederek sabretmeye zorlarken kendilerinin güllük gülistanlık yaşamasına ne gerekçe olabilir? Öte yandan tam gelişmeyen tıbbın bu bulaşıcı dansa çözüm bulamaması, yöneticilerin çareyi yine din adamlarında bulmasına sebep oluyor. Ancak onların çözümü daha da içler acısı...
Yazarın intihar dükkanı kitabını okumuş ve bayılmış biri olarak bu kitabını da kesinlikle tavsiye ediyorum...
Jean Teule'nin "Dansa Davet" kitabı, tarihin karanlık ve karmaşık sayfalarında dolaşan büyüleyici bir anlatı sunuyor. Teule'nin ustalıkla kaleme aldığı bu eser, okuru sadece 16. yüzyıl Fransa'sının mistik atmosferine sürüklemekle kalmıyor, aynı zamanda insan doğasının derinliklerine de iniyor. Yazarın karakter derinliği ve olay örgüsündeki ustalığı, sayfalar arasında adeta bir dans eder gibi akıyor. Kitabın merkezinde yer alan Bal des Ardents trajedisi, sadece tarihi bir olay olmaktan çıkıp, insanın kaderle olan dansına dair evrensel bir metafor haline geliyor.Teule'nin dilindeki zarafet ve tasvirlerindeki canlılık, okuru geçmişe götürürken, tarihsel gerçeklik ve kurgu arasındaki sınırları ustaca bulanıklaştırıyor. "Dansa Davet", sadece bir roman değil, aynı zamanda tarih ve edebiyatın mükemmel bir sentezi. Bu kitabı okurken, kendinizi bir zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissedecek ve her sayfada yeni bir keşif yapacaksınız.
Tarihi roman sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt.
Tarihi hadiseler bazı durumlarda romanlar ile daha güzel anlatılıyor. Açlık sefaletin sonucunda şuurunu yitiren insanlar düşünce melekelerini yitirmişçesine dans ediyorlar. Tabi bu durumun sosyal, ekonomik ve inanç temeli de mevcuttur. O dönemin baskıcı ve reformist akımlarının arasında kalan insanların durumu, romanda ustaca kaleme alınmış. Çeviri eser olduğu için bazı kısımları sıkıcı olsa da okunması gereken bir eser. Eserden dili muhtevasından kısaca örnek vermek gerekirse: "Biri önde öbürü arkada, topuklarını, ahenkle vura vura, parmaklar iç içe geçmiş, birbirlerine bir yaklaşıp bir uzaklaşıyorlar, kendi etraflarında dönüp tekrar birleşiyorlar ve baştan başlıyorlar."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1518 Strazburg garip bir olay yaşandı.kitlesel olarak yapılan bu olayın tarihte eşi yok. Din tüccarlarının sömürüsüne değişik bir tepki bu şiddetle tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın intihar dükkanı kitabı çok ilginç ve güzel olduğu için bunu da denedim. Kızım ve ben yine beğenerek okuduk. Aykırı bir yazım stili var. Konu zaten oldukça ilgi çekici.
Dansa Davet, "dans etmek bir çığlığı susturmak mı?" sorusunu sorduran, okuduktan sonra günlerce aklınızdan çıkmayan, vicdanınızı ve midenizi aynı anda sıkan bir kitap. İntihar Dükkânı'nı sevdiyseniz ve "biraz daha gerçek, biraz daha acımasız" bir şeyler arıyorsanız tam sizlik olabilir.
Ama uyarıyorum: Bu kitap gerçekten hafif değil. Okuduktan sonra uzun süre sessizce çocuklarınıza sarılma ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Strasbourg'da kıtlık ve sefaletin olduğu dönemde bir kadın aniden dans etmeye başlar ve bu durum diğer insanlara yayılır. Yöneticiler bir çözüm bulmaya çalışsa da başarılı olamazlar. Kilise ayrımının yavaş yavaş başladığı dönemde insanlar çaresizdir. Yöneticiler kavgalı da olsa kiliseden yardım isterler ve bu garip salgın feci şekilde çözülür.