İstanbul & Hatıralar ve Şehir
İstanbul & Hatıralar ve Şehir

Kitapyurdu Fiyatı: 402,58TL

Ürüne Git
99Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
İstanbul: Hatıralar ve Şehir
Orhan Pamuk dedim, devam edeyim. Ben tamamen Orhan Pamuk'un hatıralarından ibaret olduğunu sanıyordum, öyle değilmiş. İstanbul'dan yolu geçen yazarlar var kitapta. Flaubert var, Amicis var, Nerval var, onlara yansıyan İstanbul var kitapta. Madde madde gideyim, çok şeyden bahsediyor kitap. * Orhan Pamuk'un çocukluğu. Nişantaşı'nda sülaleyle birlikte yaşanan bir apartman var, kuşaklar beraber büyüyor, beraber yaşlanıyor burada. Sülale içindeki ilişkiler, çekişmeler, falan. Sonradan Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev gibi romanlarda izdüşümlerini görmek mümkün. * Orhan Pamuk'un annesiyle, babasıyla, kardeşiyle olan ilişkileri. Genel olarak. Ayrıntılar var, vereceğim. * Okul dönemi. Okulla arası nasıldı, okulda ne yapıyordu, neden okuldan kaçıyordu, okuldan nasıl kaçıyordu, neden okuldu? * Ayrıntılı olarak kardeşiyle ilişkisi. Kardeşinden yediği dayaklar, kardeşiyle çekişmeleri, annenin bu çekişmelerdeki etkisi. İlginç; sonradan annesiyle kardeşine sorduğu zaman normal şeyler olduğunu söylemişler ama kendisinde derin izler bırakmış o çekişmeler. * Beşiktaş günleri. Parasız kaldıkları zaman Beşiktaş'ta boğaz gören bir yere taşınıyorlar ve balkondan vapurlarla garip şeyler yaşıyor Orhan Pamuk. Oğlum adamda her şey iz bırakmış lan. * Annesiyle olan ilişkisi ve resim aşkı. Kendisi ressam olmak istiyor, bir gazla mimarlık okumaya başlıyor İTÜ'de galiba. Yeni Hayat'taki çocuğun kaynağı da bu olay. Neyse, sonradan annesi bunu kalaylıyor aç mı kalmak istiyorsun falan diye. Sonra okulu bırakıyor kendisi, yazar olacağım diyor. Kitap böyle bitiyor hatta. "Yazar olacağım!" falan diyerek. * Pamuk'un ilk aşkı. Lan buna resim yapsın, kitap okusun diye apartman dairesi veriyorlar amonüyom. Hayatlara, olanaklara gel. Zengin olmak varmış lan. Kendi hayatından kesitler böyle. Bir de İstanbul manzaraları var. * Şey önemli; Yahya Kemal Beyatlı, Reşat Ekrem Koçu, Ahmet Rasim ve Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında bazı mülahazatı şamildir. Demir Özlü'nün konferansı vardı iki hafta önce, ona gitmiştik. Ben pek severim Demir Özlü'yü. Beyoğlu'nu, Fatih'i, Beşiktaş civarlarını pek güzel anlatır. Varoluşçuluk kokan öykülerini, romanlarını beğenerek okudum, kendi deyişiyle yazdığı son bir kitabını da aynı şekilde, biraz hüzünle okuyacağım. Çünkü kulakları çok ağır işitiyordu, nefes alıp verirken oldukça zorlanıyordu. Yaşlılık. Son bir kitap yazıp veda edecek sanıyorum. Neyse, Tanpınar hakkındaki bir soruya, "Tanpınar benim yazarım değildir. Türkçeyi bozan bir yazardır ve romanlarında kadın yoktur," diye cevap verdi. Tartışılır; romanlarında kadın vardır, etkin bir biçimde vardır ve Türkçeyi bozma meselesi daha da tartışılır zannımca. Nereye geldik yav. Neyse, "Has Edebiyat" diye bir şey var, Tanpınar da bu edebi türün kralı olarak görülüyor. Akademik çevrenin taptığı bir Mehmet Kaplan var, iki de Tanpınar. Biraz tabulaştırılmış kendisi. Romancılığının ve görece az bilinen yönüyle hikâyeciliğinin ve şairliğinin yanında akademisyenken tuttuğu notlarından Yeni Türk Edebiyatı için kallavi düzeyde eserler de çıkarmış biri Tanpınar. Hocası Yahya Kemal sayesinde geliştirdiği bir estetik anlayışı var. Bu bahsedilen dört yazarda da bu anlayış mevcut, belki Ahmet Rasim'de biraz daha siliktir. Bunlar Fransız yazarları okuyorlar, Proust mesela. Okumakla da kalmıyorlar, Yahya Kemal Fransa'da Albert Sorel'in öğrencisi oluyor, orada on sene kalıyor. Tanpınar'ın da Fransa maceraları mevcut. Yani oranın havasını, suyunu, ebedi ortamını da yakından tanımış oluyorlar haliyle. Sonra buraya dönüyorlar. Biliyorlar ki oradaki sanat anlayışını burada olduğu gibi ortaya koyamazlar, e yapılmış çünkü. Orada yapılmışı var. Milliyetçilik havaları esiyor onların zamanında üstüne. Ne yapıyor bunlar, tarihe dönüyorlar yüzlerini. Huzur'u düşünelim mesela, eski zamanların hayaletinden kurtulamaz karakterler. Hem kendileri, hem de yaratıcıları dolayısıyla. Böylece başka bir İstanbul çıkıyor ortaya. Koçu'nun ansiklopedisi, Ahmet Rasim'in mektupları, anıları, diğerlerini zaten biliyoruz. Bir de öyle bir İstanbul var işte. * Melling'in resimleri ve bu resimlerin İstanbul'u, bu resimlerdeki İstanbul'un Orhan Pamuk'un çocukluğuyla etkileşimi. * Pitoresk İstanbul. Arnavut kaldırımı sokaklar, vapurlar, vapurların dumanları, yıkılmaya yüz tutan binalar. Bu yapı İstanbul'a özgü, bu yüzden de çok değerli. Olay şu: planlanmış bir güzellik değil, rastlantısallığın güzelliği. Eh, burada rastlantısallıktan bol bir şey yok, zengin bir yer o konuda. Doğu-Batı münakaşası, 6-7 Eylül olayları, daha bir dünya şey var kitapta.
Mustafa Altuğ Yayla
Kitapkurdu
Orhan Pamuk’un İstanbul kitabını okuduğumda, şehre dair benzer bir bakış açısına sahip olmamız beni hem şaşırtmış hem de mutlu etmişti. Ben mesela, İstanbul’un özellikle sisli, yağmurlu ve kasvetli havalarda gerçek kimliğine büründüğünü ve bu havaların şehre bir hüzün verdiğini düşünürüm. Bu yüzden yazın bence İstanbul, gerçek İstanbul değildir. Pamuk’un, aynı nedenlerle olmasa da, İstanbul’u hüzünle bağdaştırması benim için güzeldi. Kitap, İstanbul’un sokaklarını, tarihini ve kültürünü anlatırken, aynı zamanda Pamuk’un kişisel anılarıyla da dolu. Pamuk’un Abdülhak Şinasi Hisar ve Reşad Ekrem Koçu’yu seviyor olması ise beni özellikle çok etkilemişti, çünkü bu iki yazar da İstanbul'u bambaşka bir derinlikle anlatıyor.
Bambucum
Kitapkurdu
04.04.2024
Çok severek keyifle okudum. Orhan Pamuk'un hayatına şahitlik ederken güzelim mazi de kalmış istanbul'a dair olan sokakları, dönemin kültürünü, insan yapısını, değişimin kaçınılmaz işleyişini ,avrupa'dan gelip İstanbul'u resmetme derdinde olan sanatçıları ve nicelerine dair bilgi edinmenin keyfi paha biçilemez. Orhan Pamuk un şahsi hayatını ve onun gözlerinden İstanbul 'u tanımak istiyorsanız mutlaka okuyun derim
GÜLSÜM ÖZTÜRK
29.02.2024
Orhan Pamuk ve eski İstanbul sevenler/öğrenmek isteyenler sıkılmadan okuyabilirler..
nutesyum
26.11.2023
Orhan Pamuk’u ve eski Istanbul’ u daha iyi tanıyabilmek adına harika bir kitap. Orhan Pamuk’un tüm romanlarını okumuş biri olarak, eserlerinde hayatından izler taşıdığını keşfetmemi sağladı.
sirius-12
Bilge
06.11.2022
gayet güzeldi.. ben keyif aldım..
Alparslan Türk
17.10.2022
Dönemini gayet detaylı anlatan iyi eser.
Ömer Özatila
Hezarfen
03.10.2022
Yazarın kendini "ben" olarak ilk hissedişinden, İstanbul sokaklarına açılıyor.
KY-353398
02.08.2022
Orhan Pamuk’un 22 yaşına kadar geçirmiş İstanbul hatıraları üzerine
Ahmet Fatih Sarıkaya
Kitapkurdu
müthiş bir orhan pamuk kitabı daha, istanbul hakkında yazılmış en güzel kitaplardan belki de birincisi
Poyraz Bulca
01.02.2022
İstanbulla ilgili çok atıfta bulunmuş biraz sıkıcı ilerliyor yarıda bıraktığım bir kitap oldu orhan pamuk hayranıyım ama bu kitabını beğenmedim
edanurc1
20.01.2022
Orhan Pamuk'un anlattığı o gri İstanbul'u çok net hissetti. Anılarında çok objektif ve cesurdu.
cglkrnl
Kitapkurdu
20.12.2021
Orhan Pamuk çocukluk ve gençlik yıllarındaki İstanbul' u anlatıyor. Okumanızı Tavsiye ederim.
zara su
Kitapkurdu
23.04.2021
Orhan Pamuk çocukluk ve gençlik yılları anıları ve çok sevdiği İstanbul'u tasvir ediyor. Beğendim güzeldi Orhan Pamuk sevenler severek okuyacağı bir kitap.
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
pAMUĞUN RESİM SANATI VE RESİMLİ BİR KİTAP ÖRNEĞİ İLE BİRLİKTE AZ otobiyografiden oluşan güzel bir kitap. İstanbulun eski semtlerini ve biraz da pamuğu merak ediyorsanız rahatlıkla okunabilecek bir kitap.bir de "Yıllanmış İstanbul" u ara gülerin objektifinden de görmek istiyorsanız mutlaka alın okuyun.
Sena Gödek
23.01.2021
Orhan Pamuk'tan okuduğum ilk kitaptı. Gerçekten beğendim.
baykal3457
Kitapkurdu
14.01.2021
Orhan pamuk un hatıralarını romanları gibi okurum tek farkı iç dünyasını ve düşüncelerini aracısız paylaşması muhakakk okunmalı hem yakın tarihimiz hem de bir zümrenin hayatını anlamak için
malicel
21.12.2020
istanbulu tanımak isteyen okusun. çok beğendim.
sautürkçee
Kitapkurdu
03.12.2020
Al, oku, düşün. Pamuk klasiği...
muhammed hikmet aydoğan
istanbulu orhan pamuktan okumak baskadır..