Seneler
Seneler

Kitapyurdu Fiyatı: 229,68TL

Ürüne Git
63Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
13.05.2026
Seneler
Övüldüğü kadar varmış, bayıldım. Bir kere teknik olarak müthiş: hiç “ben” demeden bir otobiyografi yazmayı becermiş Annie Ernaux. Kişisel deneyimini toplumsal, sosyolojik ve politik olanla ne kadar müthiş harmanlamış. Okurken sık sık aklıma Boğaziçi’nde birinci sınıfın birinci döneminin ilk dersinde bize söylenen ve sonra da unutmamamız için sıkça hatırlatılan “her şey politiktir” cümlesi geldi. 1940lardan 2006’ya dek uzanan bir zaman diliminde değişen Fransa ve dünya ve bunlarla beraber dönüşen kadın olma, hayatı deneyimleme, kendini tanımlama deneyimini anlatıyor Ernaux. Toplumsal hafızayla bireysel tecrübeyi bu zariflikle harmanlayan kitap bulmak çok zor. Sanırım kitabın son cümlesini aslında kitabın yazılma sebebi olarak okuyabiliriz: “artık asla olmayacağımız zamandan bir şey kurtarmak.” (Aklınıza Proust gelmiş olabilir, doğrudur, sıkça Proust göndermesi göreceksiniz zaten.) Kitabı yavaş yavaş okumak istedim ama yapamadım, bırakamadım zira – fakat hayatımın çeşitli dönemlerinde, kendi farklı “seneler”imde dönüp tekrar okuyacağıma ve Ernaux’nun tecrübesine ve yol arkadaşlığına ihtiyaç duyacağıma eminim. Çok etkilendim, aşırı hararetle öneriyorum ve Can Yayınları’nın basacağı yeni Ernauxları heyecanla bekliyorum. Şu çok tanıdık pasajı da buraya bırakıyorum: “(Protesto yürüyüşlerinden sonra) rozetleri eve dönüşte hatıra olarak çekmeceye koyuyorduk. İçeriğini unuttuğumuz dilekçelere imza atıyorduk, hatta imzaladığımızı unuttuğumuz bile oluyordu. (…) İnsanlar bugünden yarına yorgun düşüyordu. Coşkunun ardından dermansızlık, itirazın ardından rıza geliyordu. “Mücadele”, eğlence konusu haline gelen Marksizmin kokusunun üzerine sindiği bir kelime olarak itibarsızlaşmış, “hak savunuculuğu”ndan öncelikle tüketici hakları anlaşılır olmuştu.”
Fatma Zengin
03.03.2023
Beni çocukluğumdan aldı, gençliğime oradan yetişkinliğime bazen neşeli bazen buruk bazen hüzünlü bir yolculuğa çıkarttı. Dünyadaki siyasal gelişmelerin toplumu, toplumsal gelişmelerin bireyin hayatını nasıl birebir etkilediğini, aslında Türkiye'de yaşayan bir insanla Fransa'da yaşayan bir insanın bu bağlamda hemen hemen aynı süreçlerden geçtiğini izleyebiliyorsunuz. Nesir içine zaman zaman manzum ifadeler de yedirilmiş inanılmaz keyifli bir anlatım ortaya çıkmış. Son yıllarda okuduğum en muhteşem kitap.
Saadet Sena Öztürk
Kaşif
Okuduğum en iyi otobiyografiydi kesinlikle. Sadece Fransa'nın değil sanki 1940lar ve 2000ler arasında bütün dünyanın tarihi sahne sahne gözümün önünden geçiyor gibiydi. Kitapta bazı oryantalist ögeler olduğunu kabul etmekle beraber feminist eleştirinin Doğu toplumları için ne kadar kıymetli olduğunu da fark ettirecek düşünceler vardı. Dili, önceden Ernaux okuduysanız size de çok farklı gelecektir çünkü yazar sanki hayatına 3. tekil şahıs gözünden bakıyor ve bir kadınlık deneyimini buna göre aktarıyordu.
Gündüz Rüyası
Kaşif
10.06.2025
Bazı fotoğraf kareleri ve geçmişe açılan kapılar… O kapılardan girerek 1940’lı yıllarda doğan Fransız bir kadının yaşantısını okumaktayız. Siyasi değişimlerin kültür üzerine etkisini, teknolojinin hayata sızmasını, devrim niteliğinde ilaçları, Fransız aile yaşantısı gibi başlıkların fotoğrafları aslında bunlar. Yazarın gözlem gücüne hayran kaldım. Senelik bir kamera gibi her şeyi kaydettiğini hissettirdi bana. Ülkesine bu kadar hakim olması oldukça takdire şayandı. Ödülü hak eden bir kitap. Kendimce çıkardığım en önemli ders şu oldu: Değişmeyen tek şey değişimin kendisiymiş.
Özge
Kitapkurdu
28.04.2025
Seneler kişisel, toplumsal ve hatta global bir bellek metin oluşuyla yazarın diğer otobiyografik eserlerinden apayrı bir yerde duruyor. Cesur detaylarla otobiyografi türüne getirdiği yeni soluğun yanısıra 1940'lardan 2000lere geçişi, siyasi meselelerin toplumu ve bireyleri ne kadar etkilediğini, kadın mücadelesini, teknolojinin hayatları nasıl değiştirdiğini, tüketim toplumunun oluşumunu, sadece Fransa değil tüm dünyadaki etkilerini böylesi duru bir dille anlatmayı başararak toplumsal bellek ve yakın tarih yazını açısından benzersiz bir ilke imza atmış Ernaux. Takdir ederek, ilham alarak ve yakın geçmişe dair izdüşümlere dair hislerimizin benzerliğine şaşırarak okudum. Hem üslup hem içerik açısından kesinlikle nevi şahsına münhasır bir eser. "Kendisini hiçbir yere ait hissetmiyor, bilginin ve yazının dünyası hariç." *** "Yaşayamadıkları zamanın sızısını hep içlerinde taşıyacaklardı..."
karbeyaz_kitap
Üstat
25.10.2024
#nobeledebiyatödüllüyazar #annieernaux okumalarında sondan birinci kitaptı 'Seneler'.  Okuduğum diğer #otobiyografi türündeki kitaplarından çok farklıydı.  Bir yaşamın son görüntüsüne kadar, adım adım şimdiki zamanı yutan, mutlak, sürekli geçmiş zaman kipinde, kayan bir anlatı olacak bu.  Bu kitapta yazar kendini ana metne koymaktansa, geride durup hem kendi yaşadığı, hem dünyanın yaşadığı birçok önemli olayı, çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, sloganları, kitap alıntılarını, siyasi gelişmelerden hareketle 1940'lardan 2000'li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik.  Diğer kitaplarını okuyanlar yazarın kendisinden ve ailesinden bahsettiği bölümleri kolaylıkla anlayabilir. #seneler muhteşem bir metin.. Keşke Peygamber Efendimiz ile ilgili o tekerleme olmasaydı. Diğer eleştirim #sonnotlar kitabın en arkasında ve sürekli bakmak gerekiyor.  Bu muhteşem metin gönülden tavsiyemdir.
ŞULE SARPKAYA İREZ
Üstat
Muhteşem bir kitap. Uzunca bir yaşamın anlatımı ancak bu kadar profesyonel ve böylesine içten yazılabilirdi. Annie Ernaux‘un okuduğum ilk kitabı. Başlarda biraz zorlandım. Ancak okudukça kitabın aslında ne anlatmak istediğini tam olarak anladım; bizi anlatmak istiyordu, hepimizi, insanlığı. Kitap isim seçimi çok yerinde; Seneler. Hani bazı filmler vardır ya bir çocuğun küçüklüğünden ölümüne kadar anlatan, uzunca bir ömrü detaylı detaylı işleyen filmler. İşte bu kitap belirli bir tarih aralığını tüm ayrıntısıyla ve tüm duygularla sunuyor okura. Kitabın ortalarında sanki sürekli konuşan bir kadını dinliyormuş gibi hissettim. Hep anlatacak bir şeyleri var ama hiç dinlemeye zamanı yok gibi. Kitabın sayfalarını ardışık okuduğunuzda hafiften bir baş ağrısı yapıyor gibi. Dinleyici konumunda siz varsınız ve aralara giremiyor olmak kötü. Çok farklı bir kalem, çok farklı bir anlatı, yeterince dolu bir içerik. Çok beğendim.
EYLÜL
Bilge
06.04.2026
Okuduğum ilk kitabı,okuma devam edeceğim yazarlar arasında.Tavsiye ederim.
mindak
Üstat
14.02.2026
Annie Ernoux'un tüm külliyatını okudum. Herbiri çok içten otobiyografik anlatılar.
Yekbun Özmalkoç
Kaşif
15.07.2025
Okuduğum dördüncü kitabıydı. Dili güçlü değil, kurgu da aynı biçimde ama orta seviyede beğendim.
Tuba Coşar
Kaşif
01.07.2025
İlk başta kitaba girmek zor oldu.Ancak kitap teknik olarak çok yeni ve özel, kolektif hafıza ve bireysel hafızaya yaslanarak bize dünyada var olduğu zamanı anlatıyor.Dilli sade ve etkili, metafor kullanmadan ajitasyon yapmadan duru bir anlatımı var.
corpus medicor
Kitapkurdu
14.03.2025
Annie Ernaux bu kitabında 1940’tan 2000’li yıllara kadar olan dönemde Fransa’yı, Fransız toplumunu toplumdaki fikirleri, kişileri, yaşayışları, inançları ve bunların değişimini, kendi yaşantısından yola çıkarak anlatıyor. Dönemsel olarak bakıldığında savaşlar, göçler, ırkçılık, siyaset, medya, tüketim, feminizm, kadınları tüketen düzen gibi olayların hepsi ülkemizdeki yaşanan o zamanın gündemiyle parelellik gösterdiği için bir Fransız ve kadının gözünden bunları okumak gerçekten etkileyiciydi.
naakoc
24.02.2025
yazar okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi yine bir kadın hikayesi anlatmış. en sevdiğim yanı ağdalı bir dil kullanmak, zorlama cümleler kullanmak gibi bir derdi yok. yalın bir şekilde anlatmak istediğini anlatıyor. işlediği konunun ağrlığına bir de dilin ağırlığını katmıyor. bu kitap size geçmişi çok sorgulatıp hafif depresif bir etki oluşturabilir. stresli bir zamanda okunmasını tavsiye etmem
SERDAR BERK
12.01.2025
nobel ödüllü yazarın edebi ve akıcı bir dili var, başarılı bir eser
Ş.     ÇD
Kitapkurdu
20.11.2024
Annie Ernaux’a 2022 Nobel Edebiyat ödülü takdim edilirken şöyle dendi: “Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden ötürü.” Bu sözün karşılığı olan bu kitapta 1940 ile 2000’li yıllar arası Fransa tarihini yazarın hayatı üzerinden okuyoruz. Yazar kendi hayatında işçi sınıfından başka bir sosyal sınıfa geçiş yaşadığından her şeyi politik ve yerinde tespitlerle aktarıyor. Fakat bunu bireysel hafızayla kolektif hafızayı akşam yemeği sofrası, reklamlar , dönem şarkıları, sloganlar, haberler aracılığıyla birleştirerek işliyor. Yazdıklarının gerçekliğinden olsa gerek başta Reneudot Ödülü olmak üzere daha pek çok ödüle de layık görülmüş. “ "Teşekkürler erkekler, kadınları sevdiğiniz için “ diye kapak yapıyordu bir kadın dergisi."
KY-964845
27.09.2024
Yazarın külliyatını bu kitapla tamamladım. Son yazdığı eser bu olmasa da ben sona bırakmıştım ve iyi de olmuş. Bir kere diğer kitaplarına göre oldukça farklı. Yazar kendine 3. kişi gözüyle bakarak olayları anlatıyor. Hafızasına şaşmamak elde değil. Olaylar ise dünyanın her yerinde aynı diyorsunuz. Bazıları Fransaya mahsus olduğu için yabancı gelse de bir çoğu bilindik. Ve ülkece ne kadar geri kalmış olduğumuzu düşündüm ben okurken. Kısaca güzeldi. Okuyun.
libert
Kaşif
13.08.2024
okuduğum anı kitapları içinde ayrı bir yeri var artık bu kitabın.
BURAK KUŞCU
Kitapkurdu
06.08.2024
Ernaux Nobel'i kazandığında, başyapıt eseri olarak Seneler gösteriliyordu. Her kitabında hayatının belli bir kısmını işleyen yazar, Seneler'de tüm bu yaşantıya, keskin hafıza ve kıvrak kalemiyle yeniden vücut veriyor.
Kawaiii
Kitapkurdu
27.03.2024
Severek okudum öneri üzerine almıştım
metinbilgin
Üstat
01.03.2024
Seneler'de yazar, Fransa’yı, Fransız toplumunu, toplumdaki fikirleri, kişileri, yaşayışları, inançları ve bunların değişimini, kendi yaşantısından yola çıkarak anlatıyor.