Empedokles'in Dostları
Empedokles'in Dostları

Kitapyurdu Fiyatı: 177,10TL

Ürüne Git
190Yorum
Burcu Keskin
Bilge
19.08.2022
Empedokles'in Dostları
Atlas Okyanusu kıyısında Antioche adasının iki sakini vardır: Biri çizer Alec, diğer yazar Ève. Yıllardır yalnızlıkları farklı olan bu iki kişiyi, her türlü iletişim kanallarının kesilmesi bir araya getirir. Neden kimse kimseyle iletişime geçemiyordu? Hemen felaket senaryoları yazılmaya başlanır. Alec ise endişelerini günlüğüne yazmaya başlar. Bizler de onun günlüğü sayesinde yaşanan olayları okuruz. Önce nükleer felaketten şüphelenilir. Kente belli sayıda füze fırlatmak isteyen kişilerin olduğu öğrenilir. Tüm dünyada iletişim kanallarının kapanması mantıklı değil. Bu güce sahip kim olabilirdi? Dünyanın en büyük güçleri birbirlerinden şüphelenmeye başlar. Derken, Demosthenes çıkagelir. ABD Başkanı ile görüşür. Kendilerine Empedokles’in Dostları derler. Kendilerini böyle isimlendirmelerinin sebebi ise Antik Yunan dönemine saygı duymalarından. Herhangi bir ulus veya devletin hizmetinde değiller. Amaçları dünya çapında felaketleri engellemek. Nükleer felakette onlardan biri. Bu kitapta iki insanlık var: Biri görünür, diğeri yeraltında. O görünür olan büyük uygarlıklar bir anda çağdışı kalır. Değerler sıralamaları altüst olur. Çünkü hastalığa ve ölüme müdahale edebilen, tüm dünyada iletişim kanallarını kontrol edebilen teknolojiye sahip Empedokles’in Dostları çıkagelmiştir. Tabi yöneticiler bu kadar büyük güce sahip olan bir grubun tanrılaşma tehlikesinden korkarlar. O güçlü uygarlıkların olduğu dünya masası devrilir. Yöneticilerin güçlerinin gittiğini, halkın endişesinin arttığını, kendini gelişmiş gören uygarlıkların çağ dışı kaldığını görürüz. Peki, nasıl bu kadar güçlü hale geldi bir anda ortaya çıkan Empedokles’in Dostları? İnsanlığın kaygılarına takılmadan ilerlediler. İnsanı değil ölümü düşman bildiler ve ona karşı savaştılar. Okurken ölüme müdahale etmeleri bana başka bir kitabı hatırlattı. Saramago’nun 'Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş' kitabında ölüm bir anda ortadan kalkar ve yöneticiler ne yapacağını şaşırır. Bakımevlerinden sigortalara, maaşlara varıncaya kadar yaşlılara ne yapılacaktı? Burada da aynı sorun gündeme gelir. Tüm insanlığın elinden ölümü alırsanız neler yaşanır? İşte dünyaya yayılan bu tehlikenin farkında olan, iyilik için insanların arasına kaynaşan Empedokles’in Dostları, felaketi engelledikten sonra gitmeli mi kalmalı mı? Özetle yazar, elinde nükleer gücü bulunan devletlerin tehlikesini bizlere yansıtıyor. Yeri geldiğinde toplumsal felaketleri örtbas etmek için yöneticilerin yaptıklarını göstererek eleştirisini de yapıyor. Çoğumuzun tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu sefer geleceğe yönelik yarı distopik bir dünya çiziyor. Kitaba Empedokles’in fikirlerinin kaynaklık etmesi de insanı araştırmaya sevk ediyor. Bu sebeple kısa ve akıcı olan bu kitaba şans verin derim. Herkese iyi okumalar.
Murat GÖKÇEK
Bilge
20.10.2022
Afrikalı Leo'dan Empedokles'in Dostlarına
"... ben diyorum ki cehalet öldürür, ilerleme kurtarır. Tanrı'yı ilerlemenin düşmanı ve cehaletin müttefiki olarak göstermek isteyenler, benim gözümde dinsizdir." (s.193) Atlas okyanusunda bir ada Antioche ve bu adaya insanlardan ve medeniyetten kaçarak gelip yerleşen bir adam, Alec. Lakin yalnız değildir bu adada Alec, insanlardan kaçan bir tek kendisi değildir, yakaladığı başarı sonrası her şeyi geride bırakan yazar Eve'de bu adadadır. İşte, her şey bu ada da başlayacaktır, esrarengiz bir şekilde telefonların, elektriğin, internetin ve her türlü dijital iletişimin kesildiği bir gün karşılaşacaktır iki ada sakini. İnsanlık bir nükleer felaketin eşiğindedir bu sırada. Herkes bunu konuşmaktadır. Amerika küresel bir terör saldırısına maruz kalmıştır. Dünyada tam bir kaos hakimdir. Tamda bu sırada nereden geldikleri belli olmayan, (yazar ilerleyen sayfalarda nedense zorlama bir şekilde denizden geldikleri yönünde bir bilgi veriyor. Belki de Atlantis uygarlığına göndermedir.) farklı bir bilime ve teknolojiye sahip olan ve yıllardır normal insanlar gibi yaşayan, kendilerine Empedokles'in Dostları diyen bir grup insan, bu kaosa son vermek için ortaya çıkacaktır. Hiç bir şey artık eskisi gibi olmayacaktır. Kitap için bir distopya diyemediğim gibi, klasik bir bilim kurgu kitabı da diyemeyeceğim ama benim için, adına medeniyet dediğimiz bu varoluşun çıkmazlarını alegorik bir şekilde vurgulamaya çalışan bir roman. Kitap beni tatmin etti mi dersem çok ettiğini söyleyemem. Belki de benim beklentim, güçlü bir tarihsel bir kurgu ile klasik bir Amin Maalouf eseridir. Birde kitapta alt metinlerde vurgulanan dünyayı kurtaran başkan ve Amerika vurgusu, sanırım bende bir antipati oluşturdu. Kitap kahramanlarının Antik Yunan isimleriyle ve hatta hikayenin geçtiği adanın isminin de bu şekilde kurgulanması, belki de bir Ezoterik bir hikaye oluşturma çabalarıdır; lakin şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu kitap Amin Maalouf'un diğer eserlerinin yanında oldukça sönük kalıyor. Ancak bu tür ve kurguyu seven okurlar için uygun bir tercih olabilir.
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
12.05.2026
Empedokles'in Dostları
Bu kitaba amma haksızlık edilmiş ya. Geçen seneden beri hakkında bir dolu olumsuz yorum okudum; hiç katılmıyorum. Bir kere “Maalouf distopya/bilim kurgu denemeseymiş keşke” yorumları garip zira bu ilk denemesi değil, 92’de yazdığı Beatrice’den Sonra Birinci Yüzyıl da var, atlanmasın. Evet tarihi romanlarında başka bir lezzet var şüphesiz ama bu da basbayağı iyi bir roman. Bence bu kitabı yazarın çok sevdiğim denemesi Uygarlıklarımızın Batışı’nın devam kitabı gibi düşünmek ve beraber okumak lazım. Maalouf sanki “durun belki bu şekilde anlamamışsınızdır, ben size derdimi bir de kurguyla anlatayım” demiş ve yazmış Empedokles’in Dostları’nı. Bu kitap distopya diye kategorize ediliyor ama doğru mu emin değilim, zira asla karamsar değil hatta epeyce umutlu bir roman. Uygarlığımıza gelen bir başka medeniyetin insanlarının çözülmez gözüken sorunlarımızı çözüşünü okuyoruz kitapta, bir Deus ex machina hikâyesi. Bir bilim kurgu olarak tatmin edici olmayabilir, evet bazı şeyler biraz muğlak bırakılmış, yazar bu diğer medeniyeti ve onların mekâniklerini yeterince detaylandırmamış, bu eleştirilere kısmen katılıyorum ama o muğlaklık anlatmak istediği meseleyi güçlendiriyor bile, çünkü sanki şunu demiş oluyor: “Empedokles’ten gelenler veya başkaları veya bizzat kendimiz; bu yöntemle veya bir başkasıyla, bu gidişatı durdurmak zorundayız; gerisi teferruat.” Maalouf’un dili her zamanki gibi yalın, duru ve şiirli. Onun tabiriyle “zamanaşımına uğramış uygarlığımız”ın gittiği yere dair çok yerinde uyarılar yapan bu akıcı romandan bir temenniyle bitireyim sözlerimi: “Nereden çıktığı belli olmayan bir güç, insanların yetersiz olduklarını ilan etsin ve onları vesayet altına alsın; bombalarına, füzelerine, askeri üslerine, saraylarına, cezaevlerine, silah üreten fabrikalarına, laboratuvarlarına, mezbahalarına el koysun.” Koysun!
yeler66
Kaşif
15.06.2023
Bu kitaptan önce Ölümcül Kimlikler ve Uygarlıkların Batışı denemelerini okumak, dünyanın yolculuğunu Amin Maolouf gözünden okumak anlamında çok anlamlı olur.. Gözlem ve değerlendirmelerini yer aldığı iki denemenin üstüne umut vaat eden geleceğe ait yarı distopik bir roman geleceği şekillendiren toplumun bilinci ve iradesi olduğunu anımsattı bana. Ütopya ile distopyayı birbirine harmanlayan bir kurgu. Empedokles'in Dostları naif bir distopya. Olay örgüsünden ziyade olaya bakış açıları ve insanlık özeleştirisinin ön planda olduğu bu umut veren, iyi hissettiren nazik distopyayı ben sevdim.
Yıldırım ERDOĞAN
Bilge
Üniversite yıllarında okumaya başladığım Amin Maalouf'un benim için 7. eseri. Önceki kitaplarından farklı, yarı distopik olarak lanse edilen eserde gezegenimizin bizzat yerlileri tarafından bir yok oluşa gidişinin bilim-kurgu filmlerinden çokça tanıdığımız yabancılar tarafından engellenmesi öykülenmiş. Geçmişte ölüm düğmelerine basabilecek parmak sayısı oldukça az ve bunu yapabilecek insanlar gelecek nesli düşünen siyasetçilerdi. Günümüzdeyse insanlığı yok edebilecek araçlar daha fazla ve sorumsuz ellerin idaresinde. Ancak romanda bunu engelleyebilecek "dış güç" var. Dostumuz olmak istiyorlar ama bir şartları var: Tek düşmanımız ölüm olacak. Peki biz buna hazır mıyız?
akseliko
Kitapkurdu
03.06.2026
Ilginc bir kurgu roman, Sürükleyici oldugu kadar düsündürücü de. Bir anda kendinizi olayin icindeymis gibi buluyorsunuz.
aytahas
Bilge
16.05.2026
Eski tatları alamasam da sevdim. Yazarın önceki kitaplarından farklı tarzı başta beni içine çekmedi. Ancak içerdiği mesajlar ve önemli cümleleri ki birçok yorumda sizlere bunlaran örnekler verilmiş, dikkate değer anlamlar içeriyor.
Symbol.
Bilge
29.04.2026
Amin Maalouf bu kez distopik bir eserle okurlarının karşısında. Semerkant gibi muhteşem bir roman sonrası Maalouf'un tüm eserleri okurlarının çoğu tarafından Semerkant ile bir karşılaştırmaya maruz kalmıştır muhtemelen. Çok okunanlarda üst sıralarda olan bu kitap o anlamda benim beklentimi karşılamadı. Bu durum kitabın kötü olduğunu göstermez elbette. Öncelikle çevirisini çok beğendiğimi belirtmek isterim. Kitap genel olarak sürükleyiciydi. Distopik bir fikir, birçok öğe ile (belki de gereğinden çok) donatılmış. İnsanı düşünmeye iten güzel cümleler içeriyor. Tüm bunlara karşın sanki bir şeyler eksik kalmış, tamamlanamamış hissiyatıyla bitirdim kitabı. Belki de tüm roman boyunca merak duygusunu yüksek tutup, olayların tahmin edilebilir bir kurguya bağlanmasıyla ilgili olabilir. Bu kitabı daha iyi anlamlandırabilmek açısından yazarın arka kapakta bahsi geçen ve henüz okumadığım "Ölümcül Kimlikler" ve "Uygarlıkların Batışı" kitaplarını da okumanın iyi olacağını düşünüyorum.
izzet58
Üstat
23.04.2026
Yarı-distopik romanı "Empedokles'in Dostları", nükleer bir felaketle yüz yüze gelen dünyada, iletişimden kopan iki insanın hikayesini ve kendilerini "Empedokles'in Dostları" olarak adlandıran, çok ileri teknolojiye sahip gizemli bir grubun insanlığı kurtarma müdahalesini anlatıyor.
SibelÇ
Kitapkurdu
07.04.2026
Klasik Amin Maalouf kitaplarından farklı, güncel konulara değinilmiş bir hikaye okuyoruz. Karakterlere asla ısınamadım ve cok yüzeysel anlatılmış. Konu orijinal değil tamamen popülerliğe ayak uydurmaya çalışmış. Bu yazarın hayranı olmama rağmen asla sindiremediğim bir kitap oldu.
~~~oguz~~~
Üstat
19.03.2026
yazarın tüm kitapları gibi buda okuması çok keyifli
Çocukalbi
Kaşif
22.01.2026
Sürükleyici ve ilginç bir konusu var. Kitap boyunca Empedokles'in Dostları kim acaba diye düşündürüyor.
BERRİN YİĞİT
Kitapkurdu
03.01.2026
Amin Maalouf bize farklı bir pencereden bakmış bu kitabında.Bilim kurgu tadında.Okumaya değer
faik çelik
Kitapkurdu
21.11.2025
Distopik bir bilimkurgu romanı, yazarın konu seçimi ve kurgusu güzel, bir ileri uygarlıkla, günümüz uygarlığı (ABD tarafından temsil edilen) arasında geçen bilek güreşi. Ölümsüzlük peşindeki ileri uygarlığın bu idealinin günümüzde yaratacağı kargaşalar ve sonuçlar anlatılıyor. Araya küçük bir aşk hikayesi de sıkıştırılmış. Rahat bir okuma sağlayan çevirisi var. Yoğun bir okumadan bıkanlara kafa dinlendirici bir okuma seçeneği olabilir.
okugeç
Kitapkurdu
10.11.2025
Yazarın bütün kitapları gibi. Tavsiye ederim.
drummer3426
15.04.2025
Yazarın okuduğum 3. kitabı. Hikayesi beni içine çekti dersem yalan olur. Yazarın eserleri arasında 3. sıraya koyarım.
kemham
Kitapkurdu
12.02.2025
Distopik bir eser. Tüm distopyalardaki gibi okuyucuya toplumun olaylara reaksiyonunu ikili, üçlü ilişkilerle bezeyerek anlatıyor.
İBRAHİM ÖZER
Kitapkurdu
01.10.2024
Alec ve Eve ile aynı masada oturdum, Agamemnon ile denizlere açıldım. Moro ile sırdaş oldum. Başkan Milton'un iyileşmesi için dua ettim, First Lady Cynthia Milton'un konuşmasını ayakta alkışladım. Kraliçe Elektra'yı hala gizemli buluyorum. Ve en önemlisi galiba ben de artık Platon'un mağarasından çıkan bir Empodokles'in dostuyum...
..eMrE..
Kitapkurdu
23.07.2024
yazarın okuduğum ilk kitabı..ilginç, sürükleyici ve bir o kadarda güzeldi.
Ardıl Çalışkan
Kitapkurdu
09.07.2024
Konusu çok ilginç.