İnce Memed 1
İnce Memed 1

Kitapyurdu Fiyatı: 292,15TL

Ürüne Git
2418Yorum
Berk Ulubeli
Kitapkurdu
Yaşar Kemal - İnce Memed 1
Yorumuma geçmeden önce birkaç hatırlatma yapmanın yerinde olacağını düşünüyorum. Şöyle ki; roman hakkındaki yorumumu genel hatlar üzerinden siz kıymetli okuyuculara sunmak gayreti içerisinde olacağımı ifade etmem gerek. Aksi halde olay olay anlatarak bir özet sunmanın yararlı olmayacağı kanaatindeyim. Popüler tabir ile “spoiler” içermeyen bir yorum ile karşı karşıya olacağınızı söylemeliyim. Böylece kitabı okumak isteyen okuyucuların, bir sürprizle karşılaşıp heyecanlarını kaybetmelerine neden olmak istemem. Kitabı bundan yaklaşık olarak 12 sene önce, ilköğretim de öğrenciyken, Türkçe öğretmenimizin tavsiyesi üzerine (ve biraz da sınavda soru olarak karşımıza çıkacak olmasından) okuduğumu anımsıyorum. Tabii o zamanlar okuduklarımızı şimdiki gibi anlamadığımız çok açık. Üzülerek itiraf etmeliyim ki, ilk okumam sırasında çok sıkıldığımı da hatırlar gibiyim. Tabii ki bu deneyimin üzerinden yıllar geçti ve sonunda İnce Memed’in ilk kitabını yeniden, tam tekmil bir biçimde, bitirmiş bulunmaktayım. İlk izlenimimin anlamlı bir biçimde okumakta bu kadar geç kalmış olmanın verdiği üzüntü olduğunu belirtmeliyim. İnce Memed bana, son aylarda daha çok çeviri roman okumuş biri olarak, Türkçe düşünülerek yazılmış bir kitabı okumanın ne kadar lezzetli bir deneyim olduğunu yeniden hatırlattı! Kitabın içeriğine gelecek olursak, sanki Orta Çağ’ın dillere malzeme olmuş o meşhur “feodal” yapısının ve cehaletin 20. yy’ın başlarında ve hatta ortasında dahi Türkiye’de varlığını koruduğunu görmemize olanak tanıdığını söyleyebilirim. Roman her ne kadar Çukurova ve çevresinde geçiyor olsa da, ülkenin önemli bir kısmının romanda anlatılandan çok da farklı olmadığını söylemek herhalde çok yanlış olmayacaktır. Roman, ağaların hegemonyasında birey olmaktan uzak ve kentleşmenin beraberinde getirdiği “elitlerin” köylüler üzerinden nasıl geçindiğini, topraklarına nasıl çöktüğünü, insanların kendi topraklarında nasıl ırgat olarak çalıştırıldığını ve borç kavramı üzerinden ne ölçüde kazanım sağlandığını (üretim, iş gücü ve kölelik) tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Bu durum yalnızca ağaların eylemlerinde değil, gücü yeten sıradan bir insanın bir diğerine kurduğu tahakküm esnasında da beliriyor. Öte yandan yöre halkının eşkıyalar ile olan münasebetine de değinilen romanda insanların ağalar ve eşkıyalar arasında süregelen yaşamları hakkında da fikir veriyor. Her ne kadar romana ismini de veren İnce Memed daha anlayışlı bir portreye sahipse de “Deli Durdu” gibi diğerlerinin ne kadar acımasız olabileceğini de bizlere göstermektedir. Ağalar ve eşkıyalar dışında romanda “hükümet” olarak anılan devletin son derece aciz kaldığına şahit oluyoruz. Hatta öyle anlar geliyor ki adalet sisteminin ve kurumların, belki de henüz yeterince olgunlaşmamış olmasından ve yeterince kanıksanamamış olmasından ötürü, haklıdan ziyade haksızın yanında yer aldığını görüyoruz. Bu durum özellikle “Hatçe” ve “Iraz Hatun” ile alakalı bölümlerde kendini gösteriyor. Yeri geliyor Ali Safa gibi yarı okumuşların insanları birbirine kırdırarak ellerindeki toprağı ve mülkü aldığına şahit oluyor hatta eşkıyalar üzerinden dönen “veraset savaşlarına” tanık oluyoruz. Son olarak Yaşar Kemal’in coğrafyayı ince ayrıntılarına kadar betimlediğini ve bu durumun anlatıyı ciddi ölçüde güçlendirdiğini belirtmekte fayda vardır. Elbette bu durum bazı okuyucuları sıkabilecekse de dayanmalarını şiddetle tavsiye ederim. Kanaatimce bu güçlü anlatı ve betimleme gücü olayları zihinde canlandırmamıza fayda sağlayacaktır. Diğer taraftan karakterlerin konuşturulması sırasında yerel konuşma biçimlerinin de kitaba yansıtıldığını görmekteyiz. Ayrıca kitabın Cumhuriyet ve kurucu değerlerinin biz sıradan insanlar için ne kadar önemli olduğunu hatırlatması noktasında da kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kitabın cildi, mizanpajı ve sayfa kalitesi de son derece yerindedir. Yapı Kredi Yayınları’na, kitapyurdu’na ve Yaşar Kemal’e teşekkür ederiz. Herkese bol kitaplı sağlıklı günler!
Batuhan  Çetin
Batuhan Çetin 28 Ekim 2023
Hocam emeğine sağlık, çok teşekkür ederiz bu düşünceli ve kıymetli yorumun için
Ali Riza Malkoç
Kitapkurdu
Doğal, insani ve yiğit bir yaşam mücadelesi
Yaşar Kemal’den daha önceleri 294 sayfalık, “Binbir Çiçekli Bahçe” adlı kitabını okuyunca hayran kalmıştım. Birinci cildi 436 sayfa, dört cildin tamamı ise (436+459+629+639): 2163 sayfa olunca, çok arzu etmeme rağmen, “İnce Memed” adlı romanı okumayı ertelemiştim. Sonunda bir başlangıç yaptık. 32 yılda tamamlanabilen bir eserin tüm ciltlerini, sanırım ancak iki ayda okuyup yorumlayabiliriz. Okuduğum ilk ciltten nasıl bir toplumsal kazanım edindiğimi aktarmaya çalışayım. Romanın kurgusundan, içeriğinden, diyaloglardan bahsedip, alıntı yapacak değilim. Amaçlanan, hedeflenen, verilmek istenen ana tema üzerine odaklanacağım. “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” der dururuz ama yaşam sürecimizin bir döneminde, bazen kanunsuz, bazen yasal nitelikte haksızlıklara, modern eşkıyalıklara maruz kalırız. “İstemediğiniz ot burnunuzun dibinde biter” misali, siz ne kadar uzak durmaya çalışsanız da, bela geliyorum demez, size bulaşmaya çalışır. Bu durumda karar vermek çok zordur. Uzak dursanız; “korktu kaçtı” derler. Aynı cinsten karşı koysanız, kuralların/yasaların dışına çıkmak zorunda kalırsınız. İlkelerinizle çelişirsiniz. En tehlikeli/gereksiz mücadele ise, kaybedecek bir şeyi olmayan şahsiyetlerle yapılandır. Cumhuriyet döneminden önce geçtiği anlaşılan, Çukurova bölgesinde yaşanan; ağalık, derebeylik türü sömürü ve işkence çarkının nasıl döndüğü betimleniyor romanda. Bir kurgu olduğunu bile bile, anlatıma kendinizi kaptırıyor, hüzünleniyor ve hiddetleniyorsunuz. Anlatım dilinin asıl başarısı da burada aslında. Coğrafi konum tasvirleri; okuru o an orada yaşamışlık doyum ve duygusuna ulaştırıyor. “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” denir ya hani, eşkıyalığın kimsenin yanına kâr kalmadığını görüyor ve “adalet yerini buldu” diyorsunuz. Her şey zıttı ile bilinir ve mukayese edilir. Roman kurgularındaki yaşamdan daha iyi haldeysek, şükür makamında yaşarız. Elimizdekilerin kıymetini biliriz. Anlatılanlara denk bir ortam ve zamanda yaşıyorsak, en azından verilen mücadeleden ders alır, rol çalmaya çalışırız. Gözyaşı, kan ve alın terinin birbirine karıştığı, heyecan veren, yüreğime dokunan, yaşamın gerçeğini önümüze seren bir romandı. İnce Memed yani başkahramanımızın diğer ciltlerde eşkıyalığa karşı nasıl bir mücadele verdiğini merakla okuyacağım.
kurdcobain
İnce Memed’i bu kadar yerel ağızla yazılmasına karşın Yaşar Kemal usta kalemiyle hikayeyi evrensel boyuta taşımış, yerel olunmadan evrensel olunmaz sözünün kanıtı diye sayabiliriz bu romanı. henüz serinin ilk kitabını okumama rağmen verdiği mesaj çok kutsal, İnce Memed de olduğu gibi insan onurunu kıran kavramlar karşında ancak hep birlikte olunduğu takdirde onur kavramımızı kurtarabiliriz, insanlık tarihi boyunca onurumuzu zedeleyen kavramlar karşında hep birlikte hareket edildiği takdirde daha adil, insancıl, eşit, erdemli sonuçlar elde edildiğini romanda da tanık olabiliyoruz, günümüzde de belki feodal yapılarla bu formatta olmasa başka versiyonlarda insanlık onurunu kırmak için hala çaba içerisinde, bu yüzden bu insanlık çıkmazına ancak hep birlikte olunduğu takdirde ilerleme kat edileceğini gösterdiği için İnce Memed çok değerli ve evrensel. İnce Memed’in serinin devamını okumak için sabırsızlaştıran bir hikayesi var.
Tospitti
Yaşar Kemal gerçekten çok çok üst düzey bir yazar. Karakterlerle özdeşleşiyorsunuz. Onlarla öfkelenip, onlarla seviniyorsunuz. Yalnız şunu söyleyeyim her ne kadar çok keyif almış olsam da diğer ciltlerini almakta acele etmeyeceğim. Bunun iki sebebi var. 1. Hikayeyi, karakterleri çok uzun süre unutmayacağıma eminim. 2.Yaşar Kemal bugünün dizilerinin bölüm sonları gibi bırakmamış hikayeyi. İnanılmaz bir merak içinde kalmıyorsunuz. DipNot: İnce Memed çok sevimli bir çocuk, çocukluğunu, Süleyman'ın yanındaki maceralarını bir kitap olarak uzun uzadıya okumak isterdim :)
uldızhan
Kaşif
Uzun zamandır merak ettiğim serinin ilk kitabıydı. Bir taraftan memleketimi nasıl anlattı bir taraftan neler anlattı diye merak ederek başladım. İlk sayfalarda yapmış olduğu öykülemeleri betimlemeleri bana çocuklar için diye düşündürdü ama haksızlık yaptığımı sonraki sayfalar olsun serilerde olsun anladım. Zaten Yaşar Kemal'in o memleketimi anlatmasının güzelliği ve anlatmış olduğu konu akışı serinin tamamını 1 hafta içinde bitirmemi sağladı. Benim için Türk Klasiklerinin baş köşesinde yer alacak
Gamze Yalçın
Kitapkurdu
O kadar muhteşem bir eser ki, okudukça yazarın Nobel almamasına aşırı şaşırıyorum. Dünya edebiyatı alanında uzman bir akademisyen olarak birçok eser okudum ama bu kitap bambaşka. İlk başta kitap aşırı sürükleyici; fakat yalnızca kurgusuyla değil, anlatımsal sanatsallığıyla da resmen keyiften beyninizi patlatacak noktada. Bir noktasında Marquez, bir noktasında Dostoyevski, bir noktasında Mark Twain ve daha birçok yazarın etkisini görüyorsunuz. Fakat bu etkileri o kadar özgün bir şekilde anlatıyor ve edebî türlerin hepsini o kadar ustaca kullanıyor ki, okurken dopamin patlaması yaşamanıza sebep oluyor. Nobel alan tüm yazarları ve Türk edebiyatının hemen hemen bütün yazarlarını okumuş biri olarak diyorum ki, bu kitap bambaşka. Özellikle üçüncü kitabında yazar adeta ilahi bir sanatsallığa ulaşmış. Toplumsal eleştiri, destansılık, masallaştırma, büyülü gerçekçilik, realizm; ne ararsanız hepsi iç içe ama o kadar doğal akıyor ki gerçekten inanamayacaksınız.
Beyza Nurgül MERT
Kitapkurdu
Annem için almıştım , beğendi
ikosi
Kitapkurdu
Söz konusu Yaşar Kemal ise sorgulanmaz, okunur
Hülya Karagöz
Kitapkurdu
Uzun zamandır alıp okumak istediğim bir kitaptı ilk ikisini aldim bitirdim. Kesinlikle okunmasi gereken kitaplardan. Dili akici sade sıkmıyor .Yaşar Kemal, Çukurova’yı sadece bir mekan olarak kullanmamış toprağıyla, kurduyla, kuşuyla, dikeniyle ve insanıyla adeta yaşayan bir karaktere dönüştürmüs. Kelimelerle adeta resim çizer. Bölgesel deyişler, ağıtlar ve halk kültürünün unsurları dile o kadar muazzam yedirilmiştir ki, okurken kendinizi o coğrafyanın sarı sıcağında, dikenlerin arasında yürürken bulursunuz.
ZEYNEP GÜL
Kaşif
klasik bir eşkıya romanı ama sürükleyici. en başından sonunu biliyorsun ama acı acı okumaya devam ediyorsun. her devirde zalimlerin ve mazlumların olduğunu ve ne olursa olsun bedeli hep mazlumların masumların ödediğini acı acı öğreniyorsun. hassas kalpler için dünya gerçekten bir cehennem
Eser Uslu
Kitapkurdu
bildiğimiz, tahmin ettiğimiz o usta kalem mükemmel bir kitap.
sb66
Kitapkurdu
Resmen sürükleyip giden bir kitap. Anlatımı mükemmeldi. Aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen hatırlıyorum.
Barışbaş
Kaşif
Yaşar kemalin 30 yılda yazdığı ve benim dinleyerek okuduğum bir kitap zamanın ne kadarda acımasız olduğunzu sürükleyici anlatımıyla gözler önüne seriyor, diğer seri kitaplarınıda heme okuyacağım , tavsiye ederim
redfanatic
Üstat
Tam bir betimleme üstadı
Classic01
Bilge
böylesine güzel bir anlatım ben görmedim, okumayan kalmasın dilerim.
arif burak yılmaz
Kitapkurdu
türk edebiyatının en iyi kitabı olduğunu düsünüyorum herkese tavsiye ederim.
Özgür
Kaşif
Türk Klasiklerinin mutlaka okunması gereken sayılı eserlerinden.
Fatih Furkan
Bilge
Edebiyat tarihimizin mutlaka okunması gereken sayılı eserlerinden birisi.
Gülsüm Yıldız
Kitapkurdu
efsane bir kitap serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum
Yasmins
Kitapkurdu
okuduğum en güzel kitaplardan seriyi tamamlayacağım