Alper Oysal, yaratının kaynağını bütün parıltısıyla ortaya koyan bu eseri sunarken Rollo May'i ve varoluşçu psikoterapiyi iyice bir açar. Bu bölümde mevzunun özünü sezersiniz, sonrasında yaratma ve cesaret ayrı ayrı incelenir ve birleştikleri noktada tanrılar, nevrozlar, yıkımlar yer alır. Yaratma bir meydan okumadır, insanın daha iyisini yapabileceği düşüncesiyle tanrılara kafa tutmasının ardında nevroz olsun veya olmasın, bir güç gösterisine şahit oluruz. İnsan yanar da yine üretir, içten patlamalı motor olur da yine üretir ya da üretemez, duvara çarpmış gibi olur, akıl sağlığını kaybetmeye başlar, yıkıcı bir kişiliğe kavuşur ve yaratıcılığı o şekilde göstermeye kalkar. İnsanın tekliğinin ve tekliğin getirdiği derin kaygının açacağı yollarda yaratı, bir karşılaşma ve üstün gelme çabasıdır. Hayata karşı, sanatçının yarattığı -Kant'ın algı dünyasından hareket ediyor burada May- yaşama karşı bir mücadele. Nevrozlar bir silah olabilir ve bu silahın namlusu kişiye çevrilmiş olabilir ama mücadelenin özünde ciğerlerin bir karga tarafından her gün deşilme tehlikesini göğüslemek vardır. Her şeye karşı yaratı, benliği sürdürmek için.
May, kuramla içeriğin birbirini destekleyip desteklemediğini inceler öncelikle, varoluşçuluğun ve psikoterapinin etkileşimini incelerken varoluşçuluğa göre içeriğin kuramı belirlemesi gerektiğini belirtir ve yaratmayla cesareti eyicene bir açımlar. Sonrası tam bir şenlik. Cézanne'ın ağaçlarından gerçekliğin sanat formunu görürüz; sanatçı için gerçeğin benlikle yoğurulduğu noktada ve anda tam olarak ne olmaktadır, neler yaşanmaktadır? Nevrozun bu mevzudaki yeri nedir, bilinçaltı nerede dahil olur falan, May'in okuru yaratıya doğru çıkardığı yolculuğun duraklarıdır. Bu duraklarda Einstein, Shaw, Kant, Joyce ve pek çok yaratıcıyla karşılaşırız.
Çok kabaca anlattım, aynı kabalıkla bitiriyorum. "Vecd" der May. Yaratının özünde vecd vardır. Trans değil, karanlığın ardından gelen pırıltı. Yürüyüş mesela; Woolf'un yürürken tasarladığı romanlar geliyor aklıma. Herkes için farklı bir tecrübe bu. Kafada parıldayan bir lamba. Çözüm anı. İdrakın tepe noktası. Yeteneğin yanında yaratı için olmazsa olmazdır bu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Senelerdir okumak istediğim bir kitaptı.Not tutarak okudum.Yaratıcılığı insanın varoluşsal bir gerekliliği olarak ele alıyor. Kitapta, yaratıcı sürecin sadece sanatsal alanlarla sınırlı olmadığı, yaşamın her alanında kendini gösterebileceği vurgulanıyor. May, yaratıcılığın ortaya çıkması için bireyin belirsizlikle yüzleşmesi ve korkularını aşması gerektiğini savunuyor. Cesaretin, sadece korkusuzluk değil, korkuya rağmen harekete geçme olduğunu söylüyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rollo May’den okuduğum ilk kitap. Yazarı okumaya başlamak için yanlış bir tercih. Varoluşçu olarak çok ilgimi çeken Rollo May’i anlamak için başka bir raftan başlamak gerekiyor.
Sanat, felsefe, psikoloji, biraz mitoloji bilgi alt yapısı gerektiriyor kitap. Çeviri, zaten anlaşılması zor olan konuların anlaşılmasına destek vermiyor maalesef. Okurken, başınızı ellerinizin arasına almak zorunda kaldığınız satırların sayısı az değil.
Yaratıcılık, vecd, tutku, biçim, mit, bilinçdışı, sınırlar, kaygı gibi kavramlara başka bir yerden baktırıyor adeta. Farklı disiplinler arasında dolanan bu kavramlar, başka ve daha geniş bir oluşa zorlanmış sanki.
Anlatmakta zorlandığım bir aşkınlık buldum satırlarda. Okunması tavsiye edilir.