Yazarın bu kitabı aslında 3 kitaplık bir serinin sonuncusu. İlk iki kitapta anlattığı hikayenin devamı niteliğinde bir romanla bizi buluşturuyor. İlk iki kitaptaki kadar akıcı olmadığını söylemek isterim. Zira bu kitapta daha çok yapay zeka ile ilgili bilimsel bilgi aktarımı yapılmış. Tabii ki bu bilgileri bir makale tadında okumuyoruz. Yazar roman karakterleri içine yedirerek bu bilgileri bize anlatıyor. Sinirbilim alanında yaşanan gelişmelerin hayranlık uyandırıcı olması bir yana, yazarın bunları en basit haliyle aktarması da oldukça etkileyici. Böylesine karmaşık konularda bilgi sahibi olabilmek ve güncel bilimsel gelişmeleri takip edebilmek için bu tür anlatımların olması oldukça önemli. Romanı beğendim, okurken yer yer sıkılsam da bitirmekte zorlanmadım. Zaten ilk iki kitaptan hikayeye aşina olunca bu kitapta anlatılanlar da onların üzerine eklenmiş oldu. Kitabın sonunu beğenmediğimi belirtmem gerek. Yani tüm bu anlatılanlardan sonra kitabın sonu biraz sade kalmış gibi geldi bana. Sanki hikayeyi bitirememiş olmaktan kaynaklı bir son gibi düşündüm. Böylesi serilerde hikayenin sonunu getirmek kolay olmuyor. Bu yüzden bunu da anlaşılabilir buluyorum. Yazarın kitaplarını özellikle bilime, yapay zekaya meraklı herkese tavsiye ederim.
Yazarı en sevdiğim yazarlar arasına almama neden olan kitap
Seri üç kitaptan oluşuyor, bu sonuncusuydu. İlkinden sona kesinlikle yazarın kaleminde gelişme var. Hem kendi tarzına sadık kalmış hem de ilk kitaptaki zayıf noktaları geliştirmiş. Zaten bu son kitap, en sevdiğim kitaplar arasına girdi. Bu kitapta bilimsel bilgilerin akış içinde daha başarılı verildiğini düşünüyorum. Çatışmaların çözüldüğü yerde okurun acabalarını kıracak detaylar bu kitapta daha iyiydi. Zorlama gelmedi fazla. Ayrıca hikâyenin tıkandığını düşündüğüm yerlerde doğal dokunuşlarla yeniden beni hikâyeye bağladı. Özellikle ana karakterin akıbetiyle ilgili sürüncemede kalan bir nokta vardı. “Yazar buradan çıkamıyor,” diye düşünürken aslında oraya planlı getirdiğine beni inandırdı. Sonra onunla ilgili bu çözümleme kısmının sonlarına doğru yine aynı hissi yaşarken ve “Umarım bunu çözmek için yeni karakter eklemez,” diye düşünürken yine kurduğu yapıyı severken buldum kendimi. Çok doğal geldi.
Dolayısıyla bir yazar olarak epey saygı kazandı gözümde. Zaten kendi alanında tanınan, sevilen biri. Ancak yazar olarak bambaşka bir seviyeye geldiğini görmek bu seri sayesinde mümkün. Kesinlikle diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende.
Serinin bu son kitabını okuduğum sırada anneme bir doktor muayenesine refakat ettim. Doktorun rafında serinin ilk kitabını görünce gözümü alamadım, hâliyle doktor da bunu fark etti. Bu sayede bir doktorla bu serinin bir kitabı hakkında konuşma fırsatım oldu. Yazarın değerli bir isim olduğunu ama kurgunun içine giremediği için seriye devam etmediğini söyledi. Buna üzüldüm çünkü serinin diğer iki kitabı kesinlikle bu konuda çok daha başarılıydı. Ancak o da benim gibi nöroromanın sadece edebiyata değil aynı zamanda toplumun gelişimine de faydalı olacağını düşünüyordu. Zira bu, akademik bilgiye ve bilimsel konulara merakı artırmanın başarılı bir yolu. Çok karmaşık bilgileri herkesin anlayabileceği bir dilde vererek aslında bize çok yabancı gelmemesi gereken şeyleri öğrenmeye teşvik ediyor. Bedenimizin nasıl çalıştığını aslında merak edip öğrenmeli ve yaşam kalitemizi artırmalıyız. Ancak bana göre bu serinin mesajı bu değil. Yani en azından sadece bu değil. İnsanın kendini diğer canlılardan üstün görmesiyle ilgili fazlaca vurgu ve örneklendirme vardı ve ben bunun pek çoğuna katılıyorum. Sürpriz bozan detaylar vermek istemediğim için bu örneklerden bahsetmeyeceğim ama bu kitabı okuyup içselleştirmenin teknolojiyle ve diğer canlılarla ilişkimizde bir değişimi tetikleyebileceğine inancım var. Özellikle kitabın son birkaç bölümü bu anlamda çok çarpıcı bana göre.
Bu arada bu seriyi yeniden okumak istiyorum. O kadar doluydu ki hemen sindirmek mümkün değil. Birkaç kez okunabilecek kadar zengin kitaplar. Bir de bir kez de kitabın sonunu bildiğimden izleri takip ederek okumak istiyorum.
Seri boyunca paralel ilerleyen hikâyeler var ve kitabın sonuna kadar arka planda bırakılmış, bizi aç susuz gibi hissettiren, bir türlü sonuca bağlanmayan bir kısım var ki bu kısım kitabı sonuna kadar okuma konusunda sizi kesinlikle teşvik ediyor. Bir sayfa çevirme etkisi var yani. Ancak son kitapta o kısımların fazlaca geri planda kaldığını ve diğer hikâyenin çok fazla öne geçtiğini düşündüm. Kitabın sonunda çözüme kavuşan o hikâyeyi arka planda birazcıcık daha fazla oynatabilirdi gibi geldi bana. Çünkü sonu çok hızlı bağlanmış gibi hissettirdi. En azından benim önerim, orada bir yavaşlama etkisi yaratabilirdi. Ayrıca başka hikâyeler de vardı ve onlardan bir tanesine yapılan vurgunun nedenini sonuna geldiğim hâlde anlayamadım. Yeniden okumak istememin nedenlerinden biri de bu, kaçırdığım noktalar varsa o bütünü daha net görebilmek.
Bana kalırsa devamı gelebilir serinin. Yani bittiği yer bize bir son verse de gayet de sonrasını merak etmeden duramıyorsunuz. Ancak serinin sonlandığı noktada verilen mesaj, seri boyunca tartışılan şeye çok anlamlı bir gönderme yapıyor bence. Öyle göze sokmadan, usulca çok güzel bir nokta koymuş yazar. Bu mesajı vermek için seçilen kişi de bence mesajı daha da anlamlı kılıyor. Sürpriz bozan detaylar vermeden bunu açıklayamıyorum ama okuyanlarla bunun üzerine konuşmak keyifli olur.
Tesla’nın annesi Eva’nın gerçekten ölüp ölmediği ile ilgili çok çarpıcı olaylar ile karşılaşıyoruz. Sayfa 504’e geldiğimde okuduklarımdan ağzım açık kalıp garip sesler çıkarmaya başladım. Acaba bu kitabı yazan yapay zeka olabilir mi? Aslında Serkan Karaismailoğlu acaba hayatta mı?
Kitapta şuan dünyada olan ve 160 yaşına kadar yaşayacak olan insanların artık dünyaya geldiğinden bahsediyor. Bu insanların nasıl deha fazla yaşamasını da hücreler bölünürken belli bir bölünme sayısına hücre ulaştığında artık bölünmüyor. Ama bu insanlarda bu bölünme limiti daha fazla ve bu insanlar yaşları artsa da dış görünüşleri değişmiyor.
Pia hem şaşkınlık hem de hayretle izliyordu. Dura’nın ihanet gibi büyük bir insani olayı matematiksel bir basitlikle açıklaması, hissettiği karamsarlığa bir kat daha koyulaştırmıştı. Kendisini yaratan kişiye böyle davranan bir makinenin, insanlığının geri kalanına neler yapabileceğini tahmin bile edemezdi. (481)
Yazarın üç ciltten oluşan seri romanlarının üçüncü ve son cildi Dura Mater.
Bu cildini okumadan önce ilk iki cildi okumanız gerekiyor.
Yazar ayrıca kurgusunu gerçek olaylar üzerine kurguladığını belirtiyor.
İlk ciltte, duyuların insan algısı üzerindeki etkilerine yer vererek bu etkilerin yaşam sürecimizi etkileme biçimi ele alınmıştı.
Serinin ikinci kitabında da; Serüven kaldığı yerden devam etmiş,
Olaylar daha da büyümüş pek çok kişiye etkiler hale gelmişti.
Üçüncü ve son kitapta ise işlenen konu, eksikliği duyulan varlıkların ve duyguların beyin tarafından üretilebilmesi.
Bu şekilde, beyin tarafından üretilen kişilikler ise, o kişiyi çok farklı şeyler yapmaya yönlendirebiliyor.
Sonunda ise çok gerçekçi ve ürkütücü bir son bekliyor okuyucuyu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
seriyi bitirdim. ilk iki kitap daha heyecabmi ve surukleyici. 3. kitap cozumlemelerle dolu guzeldi fakat sonu cok havada kalmis. cogu karakter havada kaldi
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin sonuna çok geç geldim. Ama kesinlikle tavsiye ederim. Baya bilgi olmasına rağmen insan bunalmadan okuyabiliyor. Son beş bölümü bitmesin diye yavaş yavaş okuyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seriyi tamamlamakta biraz geç kaldım.Okunması gereken muhteşem bir seri.Okurken hem kitabın içinde o heyecanı yaşıyorsunuz hem de beyini öğreniyorsunuz.Sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz bir kitap keyifli okumalar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İkinci kitaba nazaran daha yavaş akıyor. Bilimsel açıklamalar özellikle yapay genel zeka ile ilgili kısımlar çok detaylı işlenmiş. Sonu çok ilginç ve beklenmedik bir şekilde bitti.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel ve büyüleyici bir seri olmuş. Yazarı okumak her anlamda çok iyi geldi bana bilgisine kurgusuna bayıldım. Okuyucuya harika bilgiler ve azim kattığını düşünüyorum ve teşekkür ediyorum bilgilerini bizlere de kitaplarıyla ulaştırdığı için.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin üçüncü ve son kitabı. İlk iki kitaptan daha yoğun çünkü bilimsel bilgiler daha fazla. Seriyi okuyacaklara tavsiyem kitaplar arasında fazla ara vermeyin.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin son kitabı. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da beyini biliş ile ilgili bilgiler yer alıyor. Zaman zaman sıkılsam da kitabı tamamladım. Kurgusu güzeldi. Tavsiye ederim.
Serinin ilk kitabını çok beğendim. İkinci kitapta yeni karakterler ve olaylar olsa da iyi olacağına dair umudum vardı. Son kitap ise sadece bilgi verilmek için yazılmış gibi olmasının yanı sıra tüm hikayenin bir güce bağlanması ve tüm olaylara kılıf gibi geçirilmesini abartılı buldum. Serinin diğer kitaplarını boşuna okumuş, karakterlerle boşuna bağ kurmuşuz gibi hepsine öylesine bir son yazılmasını beğenmedim. Özellikle ikinci kitapta yer verilen onca yeni karakter ve durum madem bir bölümde yok olacaktı neden ayrıntılı bir şekilde bize anlatıldı? Sonunu hiç beğenmedim. Serinin ikinci kitapta bitmesini ve yapay zekanın tehlikesini yine anlatmakla beraber daha makul bitmesini isterdim.