İsmail Kadare ile ilk tanışmamız ziyadesiyle heyecan verici oldu ya, üf.
Arnavutluk’un yaşayan en büyük yazarı kabul edilen Kadare’yi okumaya çok övülen kitabı Rüyalar Sarayı ile başladım. Bir tür tarihsel distopya diyebileceğimiz kitabın konusu müthiş yaratıcı: Osmanlı’nın gerileme dönemindeyiz. Devletin geleceğini öngörmek ve olası saldırıları, komploları, sabotajları engellemek için “Tabir Sarayı” isimli bir rüya bakanlığı var. Ülkenin her yerinde görülen rüyalar burada toplanıyor, eleniyor, sınıflandırılıyor ve yorumlanıyor. Qyprilli (bizim bildiğimiz Köprülü) ailesinin genç üyesi Mark-Alem bu tuhaf, tekinsiz yerde çalışmaya başlıyor ve olaylar gelişiyor.
Biraz Saramago, biraz Kafka, biraz İhsan Oktay Anar - bu üçünün harmanı gibi bir roman bu, e daha ne olsun? Saramago’nun Bütün İsimler’de anlattığı Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’ni ve Kafka’nın Şato’da tarif ettiği binayı andıran bir yer Tabir Sarayı. Şehri, sokakları, o tekinsiz, uçucu şeyleri anlatırken kullandığı dil de İhsan Oktay Anar’ı andırıyor, okurken sık sık aklıma bu üç yazar geldi. Bir de tabii Borges - çünkü rüyalar diyince aklıma Borges’in gelmemesi düşünülemez, özellikle şu cümleleri bu romanın çatısını izah ediyor gibi adeta: “Rüyalar estetik eserlerdir, belki de estetik ifadenin en eski biçimleridir. Kabusunsa çok kendine özgü bir dehşeti vardır ve bu kendine özgü dehşet her türlü senaryo aracılığıyla kendini ifade edebilir.”
Neyse, Mark-Alem bu garip binada çalışıp kendi tabiriyle koca bir dünyanın uykusuna şahit olmaya başladıkça, gerçeklikle ilişkisi de yavaş yavaş kopmaya doğru gidiyor. Dünyayı alegorilerden ibaret görmeye başlıyor ve her şeyi çözülmesi gereken bilmeceler gibi algılıyor. Bu arada ait olduğu güçlü Köprülü ailesinin hanedanla arasındaki siyasi gerilim de biçim değiştiriyor, olaylar gelişiyor. Devletlerin, özellikle güçsüzleştiği dönemlerde nasıl birer paranoya makinesine dönüşebileceklerini bence şahane biçimde anlatan, çok lezzetli ve müthiş orijinal bir roman bu.
Kadare okumaya muhakkak devam edeceğim!
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son derece çarpıcı ve etkileyici bir eser.Alegorik-tarihi bir anlatı sunan eser karamsar ve tedirgin edici bir duyguyla sarmalanmanıza sebep oluyor.Gerçek üstü bir kurguyu bu kadar sağlam ve inandırıcı bir şekilde kurması yazarın büyüklüğünün emaresi olsa gerek.Rüya tabirleri yapan bir bakanlık ,sarayın gizli saklı köşelerinde olan olaylar,üstü kapalı bir huzursuzluk hissi…Çok az rastlanır bir türde yazılmış bu eser gerçekten türünün en iyisi olabilir
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir devlet düşünün ki, rüya yorumlarına bel bağlasın. Gelecek felaketleri, ihanetleri, savaşları rüya yorumlarından çıkartmaya çalışsın. Yazar güzel bir kurguyla, keyifle okunan bir kitap yazmış. Ancak biraz daha uzun olabilirdi bence
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Okurken içine çeken farklı bir kurgusu var. Severek okuduğumu söyleyebilirim. Ayrıca yayınevini de beğeniyorum. Farklı güzel kitaplar bulabiliyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadare'den okuduğum ilk kitaptı ve çok sevdim. Gerek kurgusu gerekse konusu itibariyle beni içine çekti. Diğer kitaplarını da temin ettim, onları da merak ediyorum.