Zaman Sığınağı
Zaman Sığınağı

Kitapyurdu Fiyatı: 305,23TL

Ürüne Git
39Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
07.05.2026
keşke bu kadar beklemeseydim okumak için...
“Hafıza seni terk edemeyeceğin tek bir kişinin sabit sınırları içinde tutar, seni oraya zamklar. Unutkanlık seni özgür kılmak için gelir. Özellikler keskinliğini ve kesinliğini kaybeder, belirsizlik ise şekilleri bulanıklaştırır. Tam olarak kim olduğumu hatırlamıyorsam, herhangi biri, kendim bile, hatta küçükkenki kendim bile olabilirim.” Bir Gospodinov yorumuna daha izninizle yine “Of!” diye başlamak istiyorum, çünkü yani, ne diyebilirim ki, of sahiden; müthiş. Geçmişin geçmeyişi ve bugüne sızması meselesi benim zaten edebiyatta en sevdiğim konulardan biri, bu meseleyi bu kadar oyuncaklı biçimde ele alan bu romanı sevmesem bunun daha çok haber değeri olurdu sanırım. Yazarın daha önceki kitaplarından gayet iyi tanıdığımız “zaman yolcusu” Gaustin bu romanda da baş rolde. Anlatıcımız ve Gaustin, hafızasını yitirmekte olan insanlar için “geçmiş klinikleri” kuruyorlar, hatırladıkları dönemde yaşamaları için yaratılmış suni mekânlar bunlar; sanki 1970’te bir evdeymişsiniz gibi sanacağınız bir ev örneğin. Bu mesele gitgide büyüyor, bütün Avrupa’ya yayılan bir çılgınlığa dönüşüyor ve nihayetinde Avrupa kolektif olarak bugünde değil bir başka zamanda yaşamak istediğini anlıyor, tüm ülkelerde “geçmiş referandumları” yapılıyor, her ülke hangi onyıla dönmek istediğini oyluyor. Muazzam, muazzam bir fikir ve fikrin hakkını ziyadesiyle veren muazzam bir anlatım. Bir Saramago romanı gibi başlıyor, bir Borges labirentine dönüşüyor anlatı ve sonra da bir Kundera, bir Gary romanı gibi bir Avrupa sorgulamasına evriliyor, daha leziz bir şey olabilir mi? Üstüne o toplumsal ve siyasi katmanı koymasa bile müthiş olabilecekken bunun da eklenmesiyle bambaşka bir düzeye geliyor, bir hesaplaşma romanı, bir kimlik ve aidiyet kurcalaması, bir yüzyıl anlatısı biçimini alıyor. Finali de bence böyle bir kitaba yazılabilecek en muazzam final olmuş. Spoiler olmasın diye fâş etmiyorum ama tarihi tekerrür ettirme konusunda insanlık olarak ne kadar zavallı olduğumuzu anlatıyor, diyeyim. Bayıldım. Keşke bu kadar beklemeseydim okumak için.
tubiiiikkk
Kaşif
24.04.2026
Bir tefekkür biçimi olarak roman türü üzerine eğitim aldığım bir döneme denk gelen enfes bir okuma serüveniydi bu kitap. Zira yazarımız, insanı insan yapanın -şahsiyetinin ve mevcudiyetinin- ancak bir zihinde kendisine dair kalan şemalarda olduğunu, en keyif aldığım yazar üslubu olan “edebiyat yapıyorum bakın” çığırtkanlığı yapmadan, dupduru ve vurucu bir dille gerçek bir sanatla edebiyat parçalayarak yapıyor. Yönelttiği sorular, geçmişin izlerinin kimliğimizdeki derin yerine dair sorgulamalar insanı alıp tefekkür ettirecek derin felsefe odalarına alıyor adeta. Gospodinov’u çok sevdim, sırada Hüznün Fiziği olacak.
berrakguler
Kaşif
04.03.2026
Nasıl güzel bir yazarla tanıştık, çok mutluyum. Bahçıvan ve Ölüm ile ilk kez okumuştum yazarı. bu kitabına da bayıldım. zaman kavramı üzerine düşünceleriniz varsa bambaşka yeni boyutlar da katmanız için bu kurguyu da okumalısınız. ayrıca kitaptaki zaman sıgınagı fikrine bayıldım.
Tuba Coşar
Kaşif
16.02.2026
Kolektif hafızanın nasıl siyasallaştığını gösteren sert bir metni. Bireysel hafıza ile ulusal hafıza arasındaki paralelliği açığa çıkarıyor: Geçmişe dönme arzusu masum değil, çoğu zaman bugünün sorumluluğundan kaçış. Karrekter üzerinden kurulan belirsizlik, anlatıcının güvenilmezliği ve zamanın lineer olmaktan çıkarılması; hepsi bilinçli bir tercih. Roman olay anlatmıyor, hafızanın nasıl kurulduğunu gösteriyor. Ülkelerin “en mutlu” on yıllarına dönme isteği, romantik bir geri dönüş değil; demokratik bir görünüme bürünmüş kolektif bir gerileme arzusu. Toplumların travmayla yüzleşmek yerine seçilmiş anılara sığınması, bireyin kendi geçmişini idealize etmesiyle paralel ilerliyor. Çağımızın en tehlikeli eğilimini — geçmişi güvenli bir sığınak olarak yeniden inşa etme arzusunu — berrak biçimde ortaya koyuyor. Benim açımdan bu kitap, “geçmiş güzel miydi?” sorusunu değil, “geçmişi kim seçiyor ve neden?” sorusunu sordurduğu için önemli. Çünkü mesele hatırlamak değil; hatırlamanın iktidarı.
Jülide Uysal
Bilge
11.01.2026
Zaman Sığınağı, demans hastaları için kurulan ve her biri farklı bir dönemi yeniden yaşatan “zaman klinikleri” fikriyle başlıyor. Geçmişin birebir canlandırıldığı bu sığınaklar, hastalara güven ve huzur vaat ediyor. Ancak roman ilerledikçe bu klinikler sadece bir tedavi yöntemi olmaktan çıkıp, hafıza, etik ve kaçış üzerine düşündüren güçlü bir metafora dönüşüyor. Gospodinov, geçmişe sığınmanın ne kadar şefkatli ve ne kadar tehlikeli olabileceğini ustalıkla sorguluyor.
Nurselva Ünsur
Kitapkurdu
30.12.2025
okunması zor olsa da iyi bir kitap. Zaten yazarın tarzı zor konular.
I.Levent Akkoyunlu
Kitapkurdu
17.06.2025
Dili ağır, anlaşılması biraz zor bir kitap.
zinedka
Kitapkurdu
09.03.2025
Kopuk, cok kopuk betimlemeler dahi cok kopuk. inatla surekli ben nerdeyim bu kimdi gibi dusundurtsede kitap en iyi ihtimalle belki de demans hastasinin kafasiyla yazmak istemistir yazar diyebilirim , akmıyor kisacasi.
Sahilde Defne
Kaşif
30.12.2024
Bir yazar ve yarattığı karakterin etrafında şekillenen bir kurgu, geçmişi yaşamak isteyen insanlar için hazırlanan atmosferi ilgi çekici ve özgün buldum. Buna rağmen maalesef kurgunun içine giremedim. Çoğunluk sevdiğine göre sorun bende demek ki.
Çamay Özalp
Kitapkurdu
28.10.2024
Başlarda içine girmesi kolay olmasa da girdikten sonra ilerliyor. Geçmişi yeniden yaratıp odalamak hatta belli bir yılı seçip orada takılmak ilginç gelse de neden geleceği geçmişten yaratmayı tercih ediyor insanlar diye soruyorsunuz. Geleceğe dair umudun global olarak uçup gittiğinin düşünülmesi ve geçmişe yapışıp kalan roman insanları bizden farklı değiller. Belki de böyle olmaması gerektiğini ayna tutarak gösteriyor kitap bize
şark-ilm
Kaşif
22.10.2024
Her insan geçmişte yolculuk yapmak ister. Ancak bu yolculuğun olmasını mümkün görmeyiz. Çünkü gerçekte oldukça uzak, distopik bir hayaldir deriz. Ancak Gospodinov, hiç de öyle sandığınız gibi değil, diyor. Tarihlere göre dizayn edilmiş odalar, eşyalar, hatta parfüm kokuları ile zihniniz bir anda 70'lere, 60'lara gidiyor. Güneş huzmeleri dahi o tarihten fışkırmış gibi parlıyor adeta. Gördüğünüz bir nesne nice anıları çağrıştırıyor. Bir kokuda mazinin gizli yanlarını buluyorsunuz. Gospodinov cidden bir sığınak inşa ediyor.
Levent1436
Kitapkurdu
12.10.2024
Anlatımı ve kurgusu ile harika bir yapıt. Yazarın diğer 2 kitabını da çok beğenmiştim.
eserdrm
Kitapkurdu
20.09.2024
Romanın ağır akması bir yana, gerçekten çok iyi bir yazarla karşı karşıya olmak insana mutluluk veriyor. İlginç bir konunun Avrupa'nın yakın tarihi perspektifğnden işlenmesi gerçekten etkileyici.
kebruk
Bilge
17.09.2024
Bayıldım mükemmel bir kurgu hemen yazarın diğer kitabını sipariş ettim
BarutPaşa
Kitapkurdu
10.08.2024
Ben hiç sevmeyenler arasındayım.
merveköroglu
27.03.2024
Doğal Roman kitabindan sonra okudum.Neden ödül aldığı anlaşılır. Akıcı ve etkileyici bir kitap.Yazari tanıyın bence
Semra  Özkan
Kitapkurdu
19.03.2024
Yazarın hayranıyım. Bütün kitaplarını alın okuyun.
MEO_
Kaşif
15.03.2024
Güzel bir çeviri güzel bir anlatı
İmperium Literary
Kitapkurdu
13.03.2024
Zaman Sığınağı bir geçmişle hesaplaşma kitabı. Bulgaristan'da sosyalist rejim döneminde yaşanmış olayların anlatıldığı bölümlerden bir hayli etkilendim. Bununla beraber sıkıldığım bölümleri de oldu.
S.Ulu
30.01.2024
uzun süredir elimde.. çok kopuk geldi bana bölümler arası.
1 2