Hakkari'de  Bir Mevsim
Hakkari'de Bir Mevsim

Kitapyurdu Fiyatı: 313,50TL

Ürüne Git
66Yorum
Oğuz Yılmaz
Kitapkurdu
28.12.2023
Gerçek usul usul düşe mi dönüşüyordu? Hayır… Hiç de usul usul değil… Hatta düş, dörtnala koşan Türkmen atları gibi ayaklarını karnına vura vura gerçeğe dönüşüyordu. Yer: Hak. ili Pir. köyü Zaman: Düşle gerçek arasında sıkışıp kalmış kocaaa bir kış. Er-öğretmenlik süresi muhtemel… Pir. köyünde yoksulluk dünya ile dünya yoksulluk ile amansız bir mücadeleye girmiş. Kazanan kim gayet belli aslında. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde olaylar (aslında genel olarak durumlar) çoğunlukla kronolojik bir şekilde ilerlerken ikinci bölümde birleştirmek okura kalmış. Cümleler bülbül gibi şakımıyor sevgili okur, cümleler gece kuşu edasında… Kulaktan girip iç organlarımızın içinde kayıplara karışıyor.
murat_tprkk
Kitapkurdu
10.09.2025
Gerçek ile düş'ün paralellik gösterdiği, izlenimsel olan ile zihindeki etkisinin yer yer çatıştığı, adeta bir sinematografik etkiyle kaleme alınmış, Edgü'nün er/öğretmen olarak Hakkâri'de bulunduğu yılları da kapsayan ve yine Hâkkari'nin kışının, baharının pastoral bir anlatımla okuyucuya sunulduğu bir roman Hakkâri'de Bir Mevsim. Ferit Edgü bu romanında hemen hemen tüm roman tekniklerini bir arada kullanmış sanki, iç monolog, (iç konuşma) dış monolog, (dış konuşma) bilinç akışı ve flashback (geri dönüş) gibi roman tekniği bağlamında ele alınan anlatım şekillerine bir de şiirsel gerçeklik gibi okuyucuyu düzyazıdan çok şiir okuyormuş hissiyatına sevk eden bir anlatım katmış. Sinemaya da uyarlanan bu gerçek/düş eseri herkesin mutlaka okuması gerekiyor bence
Ömer Faruk İnceler
Üstat
Kitaba başlarken dili beni biraz tedirgin etti. Cümlelerin kısa, kopuk ve alışılmadık yapısı ilk etapta yabancı hissettirse de okudukça bu üslubun aslında anlatının bir parçası olduğunu fark ettim. Kitap ilerledikçe dilin akıcılığına kapıldım ve karakterin içine düştüğü yalnızlığı, yabancılığı ve çaresizliği daha derinden hissettim. Anlatıcının belirsizliği, mekânın uzaklığı ve iletişimsizliğin yarattığı boşluk, kitabı çok daha güçlü kılmış. Edgü, kelimelerle değil, bazen kelimelerin eksikliğiyle bile çok şey anlatıyor. Sade ama vurucu bir anlatım var; her cümle üzerinde düşünmeye değer. Bu, sadece bir adamın sürgün hikâyesi değil, aynı zamanda insanın anlam arayışı üzerine güçlü bir eser. Kitap bittikten sonra bile etkisi devam eden, derin ve düşündürücü bir eser olduğunu söyleyebilirim.
irfanyalçınkaya
Kitapkurdu
02.11.2025
Kitabı eşim okumak istediği için sipariş etmiştim. O okudu, sonra ben de okudum. Kitabın ismi bana yıllar önce seyrettiğim 'Hakkari'de dört mevsim' belgeselini hatırlattı (yazar kitapta ısrarla anımsamak, hatırlamak yerine ansımak diyor, gıcık kaptım doğrusu). Van'da 11 yıl kaldım, doğrusu bir kere bile ne Yüksekova ne de Hakkari'ye gitmedim. Hem bir vesile olmadı, hem de o yıllarda (90'lı yıllar) ürktüm doğrusu. Yazar, bir öğretmen olarak Hakkari'nin bir köyünde 70'li yıllarda görev yaptığı bir yıl içinde görüp yaşayıp hissettiklerini anlatmaya, hissettirmeye çalışmış. Gerçek kurgu, düş gerçek birbirine karışmış ama ortaya ilginç bir hikaye çıkmış. Elime almamla bitmesi bir günde oldu. Bu öyküyü, romanı okuyun derim.
resul68
Kitapkurdu
07.05.2026
Ferit Edgü; 1964’te askerliğini yedek subay öğretmen olarak yapmak için ülkeye döndüğünde Hak. Kenti dediği Hakkari iline görevlendirilir. İşte bu kitap, o günün şartlarında Hakkari’de yaşanılan yoklukları (kırık kalemle yazması, görevli ilgililerin olmaması), yoksullukları (ellerinin çırpmasıyla zil sesinin ortaya çıkması), doğayı (başından geçenleri anlatması için ilham kaynağı), hastalıkları (ölüleri de aşılayacak mısınız?), tarifi olmayan yalnızlığını (çilesini burda çekecek bir derviş gibiydim), cahilliği (kitapların ateşe verilmesi), bürokrasiyi (sürekli uyarılan bir varlık haline dönüşen insan), yaşam tecrübesini (kitaplarda yazılanlar, okullarda öğretilenler her zaman doğru değildir) insancıl bir deneyin damıtılmış parçalarını şahrem şahrem anlatır şiirsel bir dille. Toplum tarafından anlaşılamadığını da dile getiren yazar, toplumun hiçbir zaman kendilerine kulak kabartmadığından bahsetmiştir. Okurken yanınıza lütfen bir kalem alın. Çünkü her kalem yazabilir.
NUR Seymen
Kaşif
02.05.2026
beğenmek ve beğenmemek arasında kaldim. dili farkliydi ve cümleler çok kısaydı.
cigye
Kaşif
30.04.2026
filmi ile birlikte kitabı takip etmek ayrı bir duyguydu metinler ifadeler gerçek yaşam öyküsü okunmaya değer kalıyor kitabı
miraç  bayraklı Yagiz
Üstat
Yazarın tarzı çok farklı. Herkese tavsiyemdir.
HAKAN DEMİR
Kaşif
03.04.2026
Dili çok sade olan 1-2 günde okuyup bitirebileceğiniz bir kitap
ikosi
Kitapkurdu
26.03.2026
Samimi bir dille yazılmış. Genele hitap eden bir içeriğe hâkim.
Merve Nemutlu
Bilge
21.02.2026
bir oturuşta okunabilecek güzel bir kitap. şiirsel dili okuyucuyu içine çekiyor.
veli topşir
Kaşif
01.02.2026
yazarın okuyacağım ikinci kitabı bu. tarzı tavsiye edilir
BradPittt
Hezarfen
20.01.2026
Çok derin bir eser
Merve Nemutlu
Bilge
10.01.2026
farklı tarzda bir kitap, sonu kestirilemeyen, düş mü gerçek mi bilemediğim bir solukta okuduğum bir kitap. okuması kolay. yer yer insanı ümitsizliğe ve çaresizliğe gömüyor.
Vuslat Kahraman
Üstat
10.01.2026
Gerçek mi düş mü?Var mı yok mu?Harika bir tarz.Okurken de sonrasında da içinize işliyor.
Kadir_HAN
Kitapkurdu
20.12.2025
Ne yazayım şimdi…en iyisi yıldız sayısına bakın.
KIZIM VE BEN
Kaşif
10.12.2025
Er,, öğretmen olarak Hakkari de öğretmenlik yapan bir gencin 1 yılının özeti. 10 Aralık 2025 Hasan Ballı Erzurum
malumatfurusluk
Üstat
08.10.2025
Tarzı ile çok değişik bir kitap. Ama okuduktan sonra içinize birşey oturuyor.
Vahap Tuğba Çanak
Bilge
22.09.2025
Sosyal medyada gördüğüm bir paylaşım sonucu ilgimi çekti eser ve yazar aldım.Farklı bir tarzı var anlatım ilk etapta gözümü korkutsada ilerledikçe akıcılığı ile bir çırpıda okudum. Hakkari'de bu kültüre uzak birinin gözlemleri orda yaşanan imkansızlıklar doğal şartların zorluluğu halkın kendince yollar bulması yazarın deyimiyle o halka halk da ona çok şey öğretmiş.Tavsiye ederim.
M_KRMZRK
Hezarfen
08.09.2025
ferit edgü'nün şiirsel bir dille kaleme aldığı bir kitap. başlangıçta tarzı biraz yadırgatıyor ama ilerledikçe insanın ruhunu okşuyor; adeta şiirlerle yazılmış bir roman gibi. coğrafyanın kader olduğunu insanın yüzüne çarpıyor. çünkü bu kitapta; yanlızlık ve sessizlik, kardan kesilen yollar, doktor ve ilaç yokluğundan ölen bebekler var. tüm bunların arasında öğretmenlik yapmaya çalışan bir adam.