Kuyucaklı Yusuf
Kuyucaklı Yusuf

Kitapyurdu Fiyatı: 45,53TL

Ürüne Git
4989Yorum
İzzet Eroğlu
Kaşif
04.02.2021
Taşra Gerçeği
Anne babası eşkıyalar tarafından öldürülen Kuyucaklı Yusuf’un Kaymakam Salahattin Bey tarafından evlatlık alınmasıyla başlayan ve devamında taşradaki sosyal ilişkiler ağının bir aşk hikâyesi üzerinden resmedildiği akıcı ve sürükleyici bir eser. Taşradaki kasaba hayatının önemli yönleri, güç ilişkileri bağlamında eserde canlı bir şekilde ele alınmıştır. Kasaba eşrafı ve mütegallibesinin tüm zulüm ve hukuksuzluklarına rağmen taşraya hâkim olması, Sabahattin Ali’nin ifadesiyle kaymakamları “kukla”ya çevirmesi ve adalet mekanizmasının bunların oyuncağı olması taşra hayatının belki de hâlâ çözülemeyen sorunlarıdır. Kaymakamların kasaba eşrafının oyuncağı olması ve sonunda teneke çalınarak gönderilmesi klişesi, kim bilir belki de Yaşar Kemal’in “Teneke” adlı eserine ilham vermiştir. Eser, hukuk-edebiyat ilişkisi bakımından önemli veriler sunmaktadır. Ölümle başlayan eserin ilk sayfalarında 1903 senesi koşullarında kaymakam, müddeiumumi (savcı) ve doktordan oluşan heyetin at sırtında olay yerine gitmeleri ve olay yeri incelemesi yapması ele alınır. Eserin ilerleyen kısımlarında, hâlâ taşra düğünlerinin bir vazgeçilmezi olan maganda kurşunları o devirlerde kasti olarak hedef bulmaktadır. Ancak rüşvetle kolluğun, jandarmanın etkisiz hâle getirilmesinden şahitlere baskı yapılmasına, delillerin karartılmasından rüşvete kadar her türlü araç; tüm kasabanın bildiği hakikati, eşraftan birinin oğlunun başkasını kasten öldürmesi olayını, örtmeyi sağlar. Bu durum, Jonathan Swift’in “Hukuk; küçük sineklerin yakalandığı ancak eşek arılarının delip geçtiği bir örümcek ağına benzer.” sözünün kasabadaki tezahürlerindendir. Tabii ki bunlar adalet mekanizmasına intikal eden olaylarla ilgili taşra eşrafının adaleti iğdiş etmesinin yollarıdır. Zaten olayların önemli bir kısmı kaynakta kesme yöntemiyle adalete intikal et/tiril/meden halledilir. Eserde bürokrasi, bürokrasinin çalışma anlayışı ve bürokrasiyle eleman temin edilmesi bağlamında hâlâ güncelliğini yitirmeyen konular karşımıza çıkmaktadır. Eserde günümüz Türkçesinde pek kullanılmayan az sayıdaki kelimelerin anlamlarının ilk geçtiği yerde verilmesi okuyuculara kolaylık sağlayacaktır. Edebi eserlerde yazım kurallarına uyulmasına, diğer eserlerden daha fazla önem verilmelidir. Eserde azda olsa yazım yanlışları maalesef bulunmaktadır. Tırnak içindeki ifadelerin sonunda nokta işaretinin kullanılmaması (s. 18, 24, 34, 43, vd.), bölümlerden sonraki ilk paragrafta satır başı yapılmaması ve parantez içerisindeki cümlelere büyük harfle başlanmaması (s. 24, 43, 54, vd.) görülen yanlışlardandır. Ayrıca bazı kelimelerin yazılışlarında imlâ yanlışları bulunmaktadır: (candarma/ jandarma; aptes/ abdest; ramazan bayramı/ Ramazan Bayramı; teravi/ teravih; allahaısmarladık/ Allah’a ısmarladık; Allahını/ Allah’ını; yarabbi/ ya Rabbi; düstur ve mecelle/ Düstur ve Mecelle vd.) Sabahattin Ali’nin eserlerinde hayatı anlamlandırma gayreti, arayış, bir işe yaramama ve hiçlik duygusu ile geçim kaygısı ele alınan başlıca konulardandır. Tanzimat’tan 1950’ye kadar Türk romanının ana konusu Batılılaşmanın dışına çıkarak, taşra sorununun ve taşradaki güç ilişkilerinin ele alındığı ve toplum gerçekliğini yansıtan eser, 1937’de yayınlanması itibariyle öncü konumdadır.
papatya_figen
Üstat
11.05.2025
Bu kitap hakkında öncelikle vermem gereken bazı bilgiler var. Bu kitap Sabahattin Ali'nin yazmış olduğu ilk roman. Aynı zamanda kitabın başkahramanı olan Yusuf edebiyatımızın ilk romantik kahramanı olarak görülür. 3 cilt olarak yazılması planlanan bu eserin sadece ilk cildi yazılabilmiş. Kitabın kendisine gelecek olursam; romanın dili sade bir dille yazılmış ve akıcı bir anlatım hakim. Tüm duygular yoğun bir şekilde aktarılmış durumda. Dönemin taşra profili iyi tahlil edilmiş ve okuyucuya aktarılmış. Bu sebeple kitaplığınızda mutlaka bulunması gereken biri olduğunu düşünüyor ve okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Berkay Şenlik
Üstat
25.04.2025
Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna’dan sonra okuduğum ve “keşke daha önce okusaydım” dediğim Sabahattin Ali’nin bir diğer başyapıtı. Roman ilk bakışta klasik bir Anadolu hikâyesi gibi görünse de, aslında derin toplumsal eleştiriler barındırıyor. Osmanlı’nın şer’i hükümlere dayandığı bir dönemde bile torpil, rüşvet, adam kayırma gibi etik dışı uygulamaların nasıl sıradanlaştığını ustalıkla yansıtıyor. Rakı sofralarında memurların, subayların bulunması ve kadın-erkek ilişkilerinin, dönemin dinî yapısıyla çelişen biçimde ele alınması şu soruyu sorduruyor: “Şeriat bile gelse, içinde iman olmayan insanı ne değiştirebilir?” Romanı bu yönüyle sadece edebi değil, ahlaki ve sosyolojik bir metin olarak da değerlendirmek gerekir. Özellikle dinle şekilsel bir bağ kurmuş gençlerin bu kitabı okuması, düşünsel dünyalarında ciddi kırılmalar yaratabilir. Kuyucaklı Yusuf, hâlâ yaşadığımız pek çok sorunun köküne ışık tutan güçlü bir eser.
soner bal
Bilge
19.05.2026
girişinde bu kadar ağır dramı beklemiyordum… 9 yaşında ki yusuf geldi gözümün önüne. parmağı kesik, olayların ortasında buz gibi kalmış. neredeyse her sayfası kalbime dokundu. bizlere bu harika eseri bıraktığın için sonsuz teşekkürler Sabahattin Ali
vizharan
Üstat
05.05.2026
Kürk mantolu kadar değil
Asmer32
Bilge
02.05.2026
dil çok çok iyi
Efeecenil
Bilge
29.04.2026
yeğenim için aldım şuan okuyor
firdosss
Bilge
20.04.2026
ne harika bir anlatım ve sürükleyici bir roman, türk filmi tadinda
ali sarı
Bilge
19.04.2026
Genç yaşta kaybettiğimiz yazarımızın en iyi eserlerinden biridir. Hiçbir zaman raflardan inmeyecek bir eser
إرم
Bilge
19.04.2026
rvet her kitaplıkta bukunmalı ama brnimkinde değil. sarmadı
Nurlan Mustafayev
Kitapkurdu
18.04.2026
Orta bir eser. tavsiye ederim.
eser1984
Üstat
16.04.2026
hayatın sertliği karşısında içine kapanık ama onurlu bir karakterin aşk, yalnızlık ve adaletsizlikle mücadelesini anlatıyor.
şennur ulusoy
Kitapkurdu
16.04.2026
Sabahattin Ali'nin kalemini çok seviyorum,lisedeyken okuduğum bir eseriydi Kuyucaklı Yusuf ama kitaplığımda bulunması gerekli diye düşünüp uygun fiyata aldım.
gülcan yalçın
Kaşif
14.04.2026
Okuduğum en güzel romanlardan biri kesinlikle
Hüseyin Öz
Kaşif
14.04.2026
Bir yetimin hikayesi, bu kitabın bu kadar sevilmesini okuyunca iyi anlıyorsunuz.
derin_düsünce
14.04.2026
bu nasıl güzel bir kitaptır sabahattin alinin her kitabı gibi bu da mükemmel ötesi
)-(ülya
Kitapkurdu
13.04.2026
Okıduğm en güzel kitaplardan biri
ankyer6
Kaşif
13.04.2026
Bu zamana kadar okumadığıma pişman oldum. Çok etkileyici.
ES
Bilge
31.03.2026
Muhteşem bir kitaptı..Ama benim favorim "Kürk Mantolu Madonna" Zaten Sabattin Ali'den bahsediyoruz Yusuf'un kaynanasına sinirlenip ofkesine yenik düşmeden kitabı sonuna kadar okuyan okuyuculara selam olsun:)
trinitya
Bilge
10.03.2026
Cumhuriyetten önce Anadolu. Anlatımıyla o dönemi çok net hayal edebiliyorsunuz, çok iyi yazılmış, akıcı bir roman. Bazı insanlar ne zorluklarla hayata tutunurken bazı insanlar da şatafat peşinde. İş yok aş yok adalet yok hukuk yok zor zamanlar kısacası. Severek okudum tavsiye ederim