"Yazı masasının çekmecesinden tabancayı aldım ve ateş ettim. Alnının ortasına ateş ettim."
Spoiler değil, Natalia Ginzburg'un "İşte Böyle Oldu" romanı bu cümlelerle başlıyor ve sonrasında anlatıcımız olan kadını, adamı öldürmeye götüren süreci okuyoruz. Natalia Hanım ile tanışma kitabım oldu bu kitap, çok da güzel oldu.
Kadın yazınının önemli kalemlerinden biri Natalia Ginzburg, Italo Calvino onun için boşuna "Natalia Ginzburg yeryüzünde kalan son kadındır. Öbür insanların tümü erkektir" demiyor. Bu tekinsiz kitap da mutsuz bir ilişkinin içindeki mutsuz bir kadının öyküsünü epey derinlikli biçimde anlatıyor. Kadınların toplum tarafından beyinlerine kazınan ezberlerin, tanımların, sosyal zorunlulukların ne kadar yıkıcı olabileceğine dair bir anlatı bu.
Her ne kadar bir kadın hikâyesi olsa da, ben asıl erkek karakterden bahsetmek istiyorum, Alberto'dan. Çünkü Alberto çok tanıdık biri. Kıymeti kendinden menkul, sevmeyi bilmeyen, kendini gerçekleştiremediği için hayatlarına girdikleri tüm kadınları mutsuz eden erkekler sürüsünün maalesef ki çok tanıdık bir örneği o. Büyümemiş, büyümeyi reddetmiş, inisiyatif almaktan aciz, acı çekmekten ve aslında çektirmekten haz alan erkekler onlar. Maalesef onları tanıyoruz ve zaman zaman kendimizi onlardan korumayı başaramıyoruz. Ginzburg'un ta 1947'de yazdığı bu kitaptaki bir adamın bunca tanıdık olması ne hüzünlü diye düşündüm okurken.
Yazarın kısa, kesik cümlelerle kurduğu anlatı, kitabın her yerine bir huzursuzluğun ve noksanlığın sinmesini sağlamış ki kitabın anlattığı öyküyü düşününce müthiş tamamlayıcı oluyor bu dil.
Ben epey sevdim ve Ginzburg ile sonunda tanışmış olmaktan ötürü çok memnunum. İşte böyle (oldu).
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sade ama çarpıcı anlatımıyla öne çıkan bu eser, ilk kez tanıştığım İtalyan yazarın insan ilişkilerini ve içsel çatışmaları son derece yalın bir dille ele alışını gösteriyor. Büyük olaylardan çok küçük anların ve sessiz kırılmaların üzerinden ilerleyen hikâye, okura güçlü bir duygusal yoğunluk bırakıyor. Az sözle çok şey anlatan bu tarzı sevenler için oldukça etkileyici bir okuma deneyimi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sonunu başından bilmenize rağmen bir çırpıda okuyacağınız ne yazıkki her daim güncelliğini koruyacak bir eser. Ancak karakterlerin kitap boyunca kapak resmindeki kadar gülümsememeleri tezatını anlamsız buldum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birbirinden kopamayan İlişkiler, kaçıngan kişiliklere karşı kaygılılar. Bir insanın yaşayacağı en zor zamanların duygularla dolup taşan anlatımı. Zorlukları beyaz şapkayla, yalın ve özüne dair fardkındalıkla dinlediğiniz tek solukta okunacak bir öykü. Herşey “İşte böyle oldu”.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öylesine başladığım bir kitap olmasına rağmen beklentimin çok üzerinde çıktı. yazar olayı hiç dramatize etmeden çok yalın ama vurucu anlatmış. yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Mutsuz bir ilişkinin içindeki mutsuz bir kadınla, çok şık karşılaştığımız sevmeyi bilmeyen, hayatındaki bütün kadınları mutsuz eden bir erkeğin öyküsü.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapak fotoğrafının içeriği tam yansıtmamasının dışında kitap gayet akıcı ve yalın. İnceliği sebebiyle tercih konusu olmasıyla beraber konusu gündelik yaşama uygun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel bir kitaptı, anlatımı etkileyici buldum. Fakat okurken öfkelenmekten kendimi alamadım, kadın neden bu kadar sabretti anlamıyorum :)) fakat kapak resmindeki adam hic romandaki karaktere hic uymuyor:)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Natalia Ginzburg, toplumun kayıtsızca azap çekmeye terk ettiği bir kadının çekmecedeki tabancaya uzanışının hikâyesini, öfkesini hiç gizlemeden ya da tatlandırmadan, oldukça yalın bir şekilde ifade ediyor: İşte Böyle Oldu.
çok yalın, sade bir bir yazım tarzı var. Sanki yazarla bir bankta oturup, günlük konuları konuşur gibi; ama hayatın tam da özündeki konuları dertleşir gibi; yalnızlık, kadın hakları, ailevi ilişkiler, duyarsızlık gibi insana dair şeyleri paylaşmak gibi... ileri döneme ait bir anlatım tekniği ve dil...