Bu kitap, Sezai Karakoç’un 1975 ve 1976 yıllarında Diriliş dergisinde yayımlanan yazılarından oluşmaktadır. 'Amentü' kelimesi Arapçada 'İnandım' ve 'İman ettim' anlamına gelmektedir. Nasıl ki, Amentü Duası imanın esaslarını anlatıyorsa ve bir Müslümanın kalpten inandım diyerek tasdik etmesi gereken şartları ifade ediyorsa, bu kitapta da yazarın kendi ifadesiyle diriliş sitesinin imarı için diriliş neslinin hangi noktada yer alması ve nasıl bir yol izlemesi gerektiği ifade ediliyor diyebiliriz.
Fikir-zihniyet, özgürlük, hakikat, ekonomi, erdem, barış, medeniyet-uygarlık, tarih-sosyoloji, saygı ve sevgi gibi birçok konuda Müslümanın tutumu ve takınması gereken tavır işleniyor. Çünkü yazarın ideası olan -ki bu ideanın sadece yazara değil, büyük bir inanç sistemine ait olduğunu düşünüyorum- diriliş sitesinde, diriliş medeniyetinde toplumu ve bireyi etkileyecek birçok mekanizmanın nasıl işleyeceğine ya da işlemesi gerektiğine dair cevaplar veriyor. Okurken birçok noktada yalnız olmadığımı bir kez daha anladım ve yazarak ya da konuşarak bu kadar güzel ifade edemeyeceğim birçok fikrin ne kadar güzel yazıya döküldüğünü gördüm.
Sezai Karakoç’un daha önce okumuş olduğum kitaplarında da Diriliş Nesli ve Diriliş Medeniyeti sıkça değinilen fikirlerdi. Bu kitaba dair naçizane ufak bir eleştiride bulunmam gerekirse, 68 sayfadan oluşan bu kitap aslında 50 sayfada bitebilirdi. Yazar sanıyorum ki, konuyu pekiştirmek ve zihinlerde daha iyi somutlaştırmak adına birbirine benzeyen ya da birbirini özetleyen çok fazla cümle kurmuş. Belki de daha önce okuduğum iki kitabının zihnimde çok yer etmesinden ve sürekli okurken önceki kitaplarından yazıları hatırlamamdan dolayı böyle hissettim.
Okuduğum bazı incelemelerde, kitapta kullanılan dilin ağır olduğu şeklinde eleştiriler gördüm; ancak bu eleştirilere katılmıyorum. Sadece biraz yavaş okumayı gerektiren bir dili var diyebilirim. Yazarın düşünceleri o kadar yoğun ki, zihinlerde somutlaştırmak adına ortaya koyduğu yazılar yavaş yavaş işlendiği için bir düşünce havuzunda buluyorsunuz kendinizi. Kitabın dilinin ağır olduğu yönündeki eleştirileri buna yoruyorum.
Bu kitap sayfa sayısı olarak bakıldığında ince bir kitap olsa da içeriği açısından oldukça etkili bir rehber niteliğinde. Kitabın ismi de içeriğini çok güzel yansıtıyor bu bağlamda düşününce. Nasıl ki Amentü İslâm dininin iman esaslarını ana hatlarıyla ifade eden bir terim ise Üstad Sezai Karakoç da islamı üzerinde layıkıyla taşıyan diriliş erlerinin nasıl olması, nasıl yaşaması gerektiğini özetliyor yazılarıyla.
İslamın yaşandığı bir şehrin nasıl olması gerektiğinden bahsederken “İman haykıran, sessizliğinde iman çınlayan şehirlerin mimarı olmalıyım” diyor aslında geleceği kuracak nesillere ben diliyle seslenirken.. Bu ideal şehri, diriliş sitesini ve toplumunu öyle güzel çiziyor ki gözlerimizin önünde umudumuzu yeniden çiçeklendiriyor Üstad..
Arada bir okunup her seferinde bir güzellik bulunacak kitaplardan..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sezai Karakoç'un biraz ağır bir dili var ama okunmaya değer, günümüz yaşanan maneviyat eksikliğini ve nasıl çözüleceği hususunda çok güzel önermeler
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslamı yaşamak hayata tatbik ve hayata hayat yapmakla olur. Bunun içtimai hayat ta nasıl şevkle uygulanacağını kendine has bakış açılarıyla anlatmış çok fazla adı geçtiği için okudum. Fakat bana hitap ettiğini söyleyemem
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tüm insanlığa İslami referans göstererek ümit var olmayı telkin eden dirilise çağıran uyaran uyanık kalmayı sağlayan kuvvetli bir iradeyle yazılmış bir eser
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel bir eser anlatılmak istenen okura az ve öz bir şekilde sıkmadan anlatılmış tekrar tekrar okunması gereken bir kitap..Sadece naçizane bir görüşüm var ki oda çok bu kadar diriliş aşılanması istenen kitapta çok fazla Türkçe olmayan kelime olması(Fransızca,ingilizce gibi)
kitabın en güzel cümlesi "kuran ve islam kıyamete kadar mahfuzdur. Allah buna söz vermiştir. Ancak bu mahfuzluğu yanlış anlamamam ve bu smzü kendi anlamından başka bir yoruma bağlamamam gerekir. Evet, kuran ve islam mahfuzdur , fakat hiçbir kişinin veya toplumun imanını koruyabilmesi taahhüt edilmemiştir."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diriliş, bir topluluğun ayağa kalkmasından önce tek bir insanın vicdanında başlar.
Aslında Karakoç’un derdi, “yeni bir tür insan” fikridir. Sistem içinde kaybolmamış, ruhu kurumamış, hikmetle yaşayan, iyiliği zor şartlarda bile seçebilen insan. Yani Diriliş İnsanı.