Roman dönem olarak 1577 Sokullu Mehmet Paşa zamanında geçmekte... Ramazan ayının başlangıcında olan ve semalarda çok net bir şekilde görünen kuyruklu yıldızın ilahi mesaj verdiği inancıyla Azdahak Cemiyeti, türlü türlü kötülükler ile büyük kurtarıcının gelmesine zemin hazırlamak istiyor. Hem de İstanbul'da...
Hamile kadınlar ve kutsal kitaplar üzerinden yapılan fesatlıklarla gizliden gizliye büyük kurtarıcıya umutla bağlanmak Azdahak Cemiyeti için her kötülüğü mübah hale getiriyor... Önce millete sonra devlete egemen olma çabasına karşın 2 hafiyenin bu gizli örgütü bertaraf etmesi için her şey hazır...
"Azdahak Cemiyeti"nin bu kötülüklerine dur diyecek isimler ile roman okuyucusuna heyecan ve aksiyon dolu anlar yaşatıyor...
Aşk, cinayet, inanç, korku ile Osmanlı'nın merkezine yolculuk başlıyor...
İskender Pala kaleminden sürükleyici bir roman daha... Okurken, romanda yaşanılan hadiseleri okuyucusuna net bir şekilde anlatan bu roman, Osmanlı Devleti'nin (1577) dönemlerine de ışık tutuyor...
Keyif alarak okuyacağınızı umduğum bu romanı sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim... Şimdiden keyifli okumalar...
İskender Pala’nın kalemini çok severim. Yazdığı birçok kitabın karakteri, başlığı, konusu oldukça zekice ve ilgi çekicidir. Azdahak ise Şehname’de geçen bir masaldan beslenir. Astronomi, inanç, mitoloji, tarih, felsefe ve tasavvuf temaları kitabın akışına inanılmaz bir kaynak zenginliği sağlar ve Azdahak adı ile yayınlanır. İyilik, kötülük, güç, iktidar ve adalet gibi evrensel kavramları ve üzerinde durulması gereken insani karşıtlıkları dönemin de ruhunu taşıyacak şekilde aktarır. Kurgu olarak yayınlanan kitap, verilen toplumsal mesajlarla, kötülüğün toplumsal düzeyde nasıl büyüyüp, insanın kendi içindeki değerlerle yüzleşebileceğini gösterir.
Efsaneler gerçek mi?
1577 yılında, İstanbul’da Ramazan’ın ilk günü gökyüzünde çıkan bir kuyruklu yıldız, tüm halkı uğursuzluk ve başlarına kötü şeyler geleceğine dair kaygılara sürükler. Bu korkutucu derecede parlak gökyüzü olayı yaşanırken, kimileri bilime sarılırken, kimileri ise hurafelerle insanlara korku salacaktır. Ne yazık ki sapkın bir inanış uğruna işlenen cinayetler, zulümler ve bu akıl almaz kötülüklerin altında yatan sırlarla tüyler ürperten hikayenin içinde buluruz kendimizi. Ancak buna rağmen elinizden bırakmadan, soluksuz okutturan bir kitaptır.
“Biz dünyayı cennete çevirmek için onların cehennemine direniyoruz. Onlar cennete gitmek için bu dünyayı cehenneme çeviriyorlar.“
Halk bir kuyruklu yıldızın hurafelere nasıl alet edildiği, insanların galeyana getirilerek nasıl da zulümler yapıldığı ile cebelleşirken, bir de binlerce yıl önce tarihe gömüldüğü sanılan tarikatın kurtarıcısının, bir gün nurlar içinde bir gemi ile gökyüzünden inmesi için katliama başlayan bir tarikatla yüzleşecektir. Azdahak, doğu mitolojisinde başındaki yılanlarla kötülüğün ve doymak bilmez arzuların sembolüdür. Azdahak’lar ise büyük kurtarıcılarının ortaya çıkması için dünyanın kötülüğe bulanması gerektiğine inanan, acımasızlığın dozunu arttırarak bu süreci hızlandırmayı amaçlayan, sapkın inanışları ile hamile kadınları kaçıran, efendileri için kurbanlar arayan bir tarikattır. Göklerdeki bu ışığı yıllarca bekleyen bu topluluk, gökyüzündeki bu ışığın kurtarıcıyı getiren gemi olduğunu ileri sürerek gizli ayinler yapmaya başlar. Karabarut Hasan’ıyla, Sürmeli Mustafa ile emaneti Meşkure hanımıyla, Topuklu Şivanı ve daha nicesiyle soluksuz okunan muazzam bir roman olmuş.
Muhteşem bir kurgu…
Kitabın konusu çok katmanlı, merak duygusunun sürekli diri tutulduğu, şiirsel bir üslupta ve karakterleri ile güzelce zenginleştirilmiştir. Kaptan-ı derya, Şeyhü'l-İslam, sadrazamlar, defterdarlar yani Osmanlı’ya ve saraya dair her şeyi tüm incelikleri ile taşır. Ramazan ayının heyecanla beklenilişi, gelişi, hazırlıkları ve ilk iftarın açılışından, halkın mutluluğunu aktarışı, Ramazan gelmiş gibi romanın içinde hissettiriyor bizleri. Romanda yalnızca bir karakterin ya da bir halkın hikayesi anlatılmıyor, aynı zamanda insanlık tarihinin benciliği ve temel çatışmaları anlatılıyor. Felsefi derinliğiyle de İskender Pala’nın kalemine olan hayranlığımızı arttırıyor. Gönülden tavsiye ettiğim kitaplar arasındadır. Keyifli okumalar dilerim.
Sokullu Mehmed Paşa'nın son ve en görkemli zamanlarında, bir ramazan günü başlayan hikayemiz gerçek bir tarihi olay olan 1577 büyük kuyruklu yıldızının (C/1577V1) ışığı altında, kargaşa ortamına sürüklenen halkı ve aynı zamanda Azdahak örgütünün payitahtta haklın dini ve vicdani değerleri ile oynayıp, art arda cinayetler işleyerek büyük kurtarıcıyı getirme çabasını soluksuz bir serüven olarak anlatmakta.
Büyük kurtarıcıyı getirmek maksadı tabi ki de bir yerlerden tanıdık geliyor. Günümüz Evanjelist yapılanmasının benzeri olan Azdahak isimli bir örgütün hiç bir dine inancı olmamakla beraber büyük kurtarıcı için her şeyi mübah görmesi ve işin sapkınlığa varması aslında günümüze, tam da bugünlere işaret ederken mazlumlar ve zalimlerin hikayesi maalesef hep aynı.
İskender Hoca'nın herhangi bir kitabı bittiğinde, bütün serüven yanında hayata dair gerçeklerden de bazı bilgiler edinildiğini okumuştum ve aynel yakın gördüm. Bunu su gibi akan kelimelerinde sizin de görmeniz dileğiyle.
İskender Hoca'nın diğer kitaplarına oranla içerik daha yalındı. Kitap boyunca heyecanın dozu devamlı artıyor, merak duygusunu kamçılıyor ve tarihsel anlamda Osmanlı, dönemin özellikleri hakkında bilgi edinmenizi sağlıyor. Kitapta dipnot eksikliği vardı, yabancı sözcüklerin açıklaması verilse daha verimli bir okuma yapılabilirdi. Her şeye rağmen, olay örgüsü, karakter diyalogları, yazarın dili yine çok güzeldi. Azdahak ve diğer efsanevi anlatılara da sıkça yer vermesi okura kültürel anlamda katkı sağlıyor. Osmanlı dönem romanı sevenler için tercih edilesi bir kitap.
İnsan çok sevdiği bir yazarın kitabını nasıl anlatır️.
Her sene başında acaba bu romanda ne yazmış diye heyecanla bekleyen biri o kitaba ulaşıp okumayı bitirdiğinde duygularını nasıl ifade eder️.
Ben de öyle bir haldeyim.
Bu kitabında da, tıpkı A-71 de olduğu gibi beni yine şaşırttı.
Öyle sürükleyici tarihsel bir hafiye / polisiye roman yazmış ki elimden bırakamadım️. Osmanlı’nın 1500’lü yıllarında geçen roman her zamanki gibi o usta İskender Pala üslubu ile bizi hem bilgilendiriyor hem de sürükleyici kurgusuyla heyecanlandırıp merak uyandırıyor; tarihe ışık tutarken bize adeta bugünkü Ortadoğu dedirtiyor. Mazlumlar ve zalimlerin hep var olduğunu muazzam bir kurguyla hatırlatıyor.
Velhasıl kitap dostlarım takılıyoruz o kapaktaki kuyruklu yıldızın peşine, caaanımm İskender Pala kaleminin ardından biz de keyifle sürükleniyoruz...
İskender hocamın hemen tüm kitaplarını okudum.. Ancak bu biraz diğerlerine göre daha sönük kalmış gibi geldi. Özellikle kurgusu çok basit olmuş, heyecan dozu güzel, ama kurguda basitliğin ötesinde çok açık noktalar kalmış.. Birde İskender Pala hocam nedense bu eserinde kullandığı dilde osmanlıca, farsça ve arapça kökenli çok kelime barındırıyor ve okurken sürekli sözlük yardımına başvurdum.. Hocam en azından dipnotta bunların anlamını verseydi çok iyi olurdu. Sonuç olarak ben hala Sayın hocamdan "Şah ve Sultan" kitabındaki performansı dili kurguyu ve akıcılığı beklemeye devam ediyorum...okuyalım...okumak sağlıktır.....
Tüm dinlerde beklenen kurtarıcının gelmesini hızlandırmak isteyen gizli ve sapkın bir örgüt, örgütün kötülükleri, üst düzey bağlantıları, çıkarlar ve tüm bunlarla mücadele etmeye çalışan iki hafiyenin heyecanlı mücadelesi.
İskender Pala'nın tarihî bilgilerden yola çıkarak yaptığı kurgulamaların en sevdiğim yönü geçmişimizle ilgili bir yönü keşfetmek oluyor. Bu kitabında da ismi zikredilmeyen müneccim kim olabilir diye bir araştırmaya yöneldim ve karşılaştığım kişiyi bu yaşıma kadar tanımadığım için mahcubiyet duydum. Bu topraklar kaosun olduğu kadar medeniyetin de beşiği olmuş ama değerlerimiz kıymet bilmeyenler tarafından hoyratça savrulmuş.
İskender Pala'nın kalemine sağlık, yine harika bir eser ortaya çıkmış.
Kuyruklu yıldız hadisesi sonucu rasat hanenin topla yıkıldığı, Osmanlı'nın bilime sırt döndüğü dönem kabul edilen 3.Murat döneminde geçen olayların büyük bir kısmı kurgudan ibaret. Azdahak(Şeytan) ve Maguşlar( Pers dönemi mistik rahipleri) kurtarıcı gelmesi için kaosu bekleyen sapkın bir tarikatın cehaletten beslenen maceralarını anlatıyor. Yazar günümüze ışık tutmaya çalışması takdire şayan olsa da eserin dili gereksiz biçimde ağır. O dönem havasını oluşturmak için illa kullanımda olmayan kelimelerin kullanmasına gerek yok. Ara ara dönem eleştirileri olması(meleklerin bacağına bakmak o dönem ulemasının uydurduğu ifadeler) güzeldi. Tarihimize merak ve ilgi uyandıran bu tip eserlerin okunmasın da fayda var.
Kitabı büyük bir keyifle okudum. Tarihte yaşanmış bir doğa olayı üzerinden muhteşem bir kurgu sunulmuş. Olay örgüsü içinde dini inançlar üzerinden gizli yapılanmalar ve devlet içindeki gizli örgütlenmeler yakın dönemde yaşadığımız paralel devlet yapılanmasını hatırlattı. Her sayfasında heyecanı dorukta tutmayı başaran yazar, tarihsel macera üzerine uzmanlaştığını bir kez daha ispat etmiştir. İskender Pala okumanın en güzel yanlarından biri kuru macera okumak yerine dönemin sosyal dokusu, sanatı, devlet teşkilatı gibi birçok alanda bilgiler sunmasıdır. Her bölümde internet üzerinden doğrulama yapıp 'gerçekten böyleymiş' dedirten yapısı roman türünü sadece eğlence olmaktan çıkartıyor. Bu hasiyetleri İskender Pala okumalarını hem keyifli hem de merakaver kılıyor. Yazarın ilk dönem eserlerinde görüp tenkit ettiğim orijinal kelimelerin yerine sadeleştirilmiş hallerini kullanma eğilimi ortadan kalkmış, bu sayede lügatiniz de okudukça genişliyor. Tavsiye ediyorum. Muhakkak okunmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gök bilimiyle iç içe geçmiş, gizem ve gerilim dozu hiç düşmeyen, soluksuz bir macera… İskender Pala, bu kez okurunu gizli ayinlerin, karanlık inanışların ve acımasız suçların gölgesinde ilerleyen bir soruşturmanın içine çekiyor.
Üyeleri engelli bireylerden oluşan gizli bir örgüt; dünyadaki zulüm ve karmaşa ne kadar artarsa büyük kurtarıcının gelişinin de o kadar yaklaşacağına inanıyor. Bu inanç uğruna işlenen korkunç suçlar, örgütün karanlık yüzünü ortaya çıkarırken, onu çökertmeye çalışan iki hafiye omuz omuza veriyor.
Gökyüzündeki işaretlerden yeryüzündeki cinayetlere uzanan bu hikâyede bilim, inanç, hurafe ve suç ustaca iç içe geçiriliyor. Tarihin kadim şehirleri, karanlık örgütler ve geçmişin gölgesinde saklanan gerçekler… Pala, tarihî atmosferi güçlü anlatımıyla öyle canlı kuruyor ki kendinizi hikâyenin içinde hissediyorsunuz.
Gizemli atmosferi, tarihî göndermeleri ve hiç dinmeyen temposuyla merak duygusunu son sayfaya kadar diri tutan etkileyici bir roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk defa bir İskender Pala kitabını yarım bırakmak zorunda kalıyorum.
Çünkü Azdahak kelimesinin Yılan manasına geldiğini öğrendim ve kitabın başında da yılan kelimesi ve bir çok tasavvur belirgin bir şekilde belirtildiği için daha fazla okuyamadım. Her insanın korktuğu, adını bile duymaya cesaret veya tahammül edemediği şeyler vardır benimkisi de Azdahak...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1577’de görülen kuyruklu yıldız üzerinden kurgusunu yapan yazar,bizi payitahtın sokaklarında dolaştırıyor.Cinayetler meydana gelirken bir yanda kuyruklu yıldızın oluşma hadisesinin halktan Saray’a, Saray’dan halka nasıl yansıdığını okuyoruz.Dünyayı ele geçirmek adına yeryüzünde kötülüğü çoğaltmak için çabalayan sapkın akıllar bize hiç de yabancı gelmiyor.Sözlük kullanmak zorunda kalsak da kitap merak uyandırıcı ve akıcı.Eserin kapağında Şecaatname’de yer alan kuyruklu yıldız minyatürü yer alıyor.Romanın sonunda kaynakça sayfasının bulunması yazarın eseri nasıl ciddiyetle yazdığını gösteriyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı polisiyesi... İskender Pala kalemini konuşturmuş desek az kalır,coşturmuş. Aksiyonun sürekli olduğu, yer yer dehşete düşüren enfes bir kurguya sahip.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Azdahak ilk okuduğum İskender Pala kitabı. Ben çok beğendim. Eski Türkçe kelimeler olması bazı kişileri zorlayabilir ama bu kitabı hikayeyi daha doğal ve gerçekçi kılıyor. Bu tarz romanları sevenlerin okumaktan keyif alacağı bir kitap.