Çiçeklenmeler
Çiçeklenmeler

Kitapyurdu Fiyatı: 202,91TL

Ürüne Git
123Yorum
Minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü.
“Birinden o kadar uzun zamandır, belki de hiçbir zaman bir şey istememiştim ki, sorarken sesim titredi çocuk gibi.” Melisa Kesmez’in son romanı Çiçeklenmeler’i Mart ayının başlarında okudum. Minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü. Kocasını kaybeden bir kadının; Türkan’ın kocasını kaybedip kendini bulmasının öyküsü aslında. Bulmasının ve çiçeklenmesinin öyküsü. Kitap iki bölümden oluşuyor, gördüğüm kadarıyla çoğunluk ilk bölümü, yani Türkan’ın aslında hiçbir zaman gerçek bir ilişki kuramadığı kocası Orhan’ın yasını tutuşunun anlatıldığı kısmı sevmiş. Bu kısım bana kendi kişisel tecrübemden de ötürü epeyce dokundu ama ben kitaba ismini veren ikinci bölümü de çok sevdim. İçimi umutla, çiçeklerle doldurdu. Kendi hayatının figüranı olmuş bir kadının hikâyeyi baştan yazmasının öyküsünü okuyoruz ikinci bölümde. Pek çok insana ikna edici gelmemiş bu bölüm, anlıyorum ama ben insanların bu denli büyük dönüşümler yaşayabileceğine, kendilerini bile şaşırtacak biçimde davranabileceklerine inanan biri olarak yazarın anlattığı hikâyeye teslim olmayı seçtim ve iyi geldi bana bu. Belki biraz temenni gibi de okudum bu bölümü - hepimiz mümkün olduğunu hayal edersek, inanırsak olur çünkü, olmaz mı? Yine de bu ikinci kısım daha uzun olsa, Türkan’ın dönüşümü, kafa karışıklığı, çekincesi, kaygısı, korkusu, ürkek adımları daha detaylı anlatılsa roman çok daha zenginleşirdi diye düşünüyorum. Buradaki hikâye bir novelladan daha fazlası olmayı hak ediyor bence, Türkan’ın iç sesini daha çok duymayı isterdim, bu kısmın daha geniş tutulması ikna edicilik sorununu da aşmasını sağlardı bence. Ezcümle, temel meselesi kısalığı olan bir roman bence Çiçeklenmeler. Ben sevdim. Keşke Melisa Kesmez daha uzun yazsa, zaten kelimeleri yumuşacık; insanı okşuyor gibi, anlattıkları tanıdık - uzun uzun yazsa da okunur, hem de ne güzel okunur.
Kitabı elime alır almaz okumaya başladım ve bitene kadar bırakamadım. Sanki sizi büyüleyen bir anlatım, elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Sürükleyici polisiye bir roman gibi, etrafında dönen bir olay yok ama öyle etkileyici, içine çeken bir anlatım ki daldığınız yerden çıkmak istemiyorsunuz. Halbuki yaşanan zor bir psikolojik durum var, bunun sizi belki boğması gerekir ama öyle değil, anlıyor ve empati yapıyorsunuz. Bilmiyorum belki kadın okurlar için ekstra çekici gelir yazarı da bir kadın çünkü ama dantel gibi işlemiş ince bir ifade biçimi bir şeyi tarifi öyle güzeldi ki dönüp cümleyi tekrar okudum ve böyle çok cümleler var. Misal: “Ayşe’nin sanki kuştan yapılmış elinin hafif ağırlığının altında gevşediğimi fark ettim. Bu, bir geminin iskeleden uzaklaşmasın diye ne zamandır sımsıkı tuttuğum halatını bırakmak gibi bir şeydi.” Ben her iki bölümü de bayılarak okudum ve gözümde canlanan bir film gibiydi keşke bağımsız film tadında yapılsa gerçekten. Bir kadının çiçek açma hikâyesi..
Hayat yolunu bir patikaya benzetecek olursak illaki zaman içinde yolun sağında solunda yaşamın bahar aylarına denk gelen çiçeklenmeler göze çarpacaktır. Yürümeye yüklenen anlamın doğasında bu vardır. Hayatın insanı koyduğu yer ve insanın bu tepkisi ise farklı farklıdır. Melisa Kesmez’in karakteri Türkan da hayat yolunun kenarına çiçek tohumları serpmeye niyetli bir kahraman… Kendi ayakları üstünde durmanın, var olmanın, yaşama umut beslemenin bir kadın için değil erkek için bile zor olduğu günümüzde Kesmez’in karakteri mücadelenin ruhunu taşıdığını her satırda ispat eder. Toplumun dar kalıplarına sıkışmış binlerce insana örnek olacak bir hikayeyi vadeden Kesmez kadının kendi kabuğunu kıran dişil gücünü göstermeyi de ihmal etmez. Kaderin ağlarına rağmen umudun hep olduğu, kırgınlıkların, Ayrıca güzel, akıcı ve yalın bir Türkçe eseri okurun zevkine hitap edecek bir hale sokar. Son olarak bir çiçekle bahar gelmez diyenleri yanıltacak çiçeklenmenin gözden kaçırılmaması lazım.
Eser daha ilk sayfasından merakınızı celbederek sizi içine çekiyor. Kurgunun kahramanı aracılığıyla duyguları konuşturmuş yazarımız. Kahramanımızın yaşadığı, hissettiği, esere konu olan kısa zaman dilimini nasıl geçirdiği hızlı ama ince ayrıntılarıyla aktarılmış bizlere. Hayatını hiç istediği şekilde yönetememiş, eline geçene razı olmayı seçmiş, kendisi ve hayatı ile ilgili herhangi bir arayış içinde olmamış, olamamış bir kadın anlatılıyor eserde. Canını çok acıtan ancak sonrasında her şeyin değişmesine vesile olan, yaşanılan her şeye anlam bulduran bir kayıp sonrasında yaşama ve yaşamaya dair neler yapılması gerektiğinin sorularıyla yüz yüze gelen kahramanımızın kendinin farkına varması ve radikal kararlar almasıyla son bulan bu esere okumayı seven herkesin vakit ayırmasını tavsiye ederim …
Melisa Kesmez'in öyle bir kalemi var ki başladığınızda bırakmak istemiyorsunuz. Bir sonraki sayfada ne olacağını, karakterin ne hissedeceğini merak ediyorsunuz. Bir olayı, bir duyguyu ya da bir düşünceyi anlatma şekli o kadar güçlü ki okurken siz de onun içindeymişsiniz gibi oluyor. Sanki onun üzüntüsünü siz de hissediyor, yaşadıklarına siz de ortak oluyorsunuz. Melisa Kesmez'le ilk olarak Nohut Oda’da tanışmıştım. O kitabı okurken insanların yaşadıkları beni biraz etkilemişti galiba çünkü ilk başta çok sevemedim sanmıştım. Sonra durup düşününce aslında beni etkileyen şeyin tam da yazarın kalemi olduğunu fark ettim. Bu kitapta da yas sürecinde, hayallerini belki geride bırakmış, belki de hiç kuramamış, zamanla biraz kendini unutmuş bir kadının yeniden yaşama dönmesini okuyoruz. Ben gerçekten çok etkilendim. Bitirdikten sonra bir süre daha kitabın içinde kaldım sanki hatta birkaç gün daha Türkan’la yaşayacağım gibi duruyor. Çok sevdim, tavsiye ederim.
zor bitirdim. hayatı kıyısından yaşayan kadının yaşama dönüşü. konu güzel ama karakterin yaşadıklarını kısa kısa geçiyor düşündüklerini uzun uzun dinliyoruz. bu açıdan zor okunulan bir kitap
Hikayesini kendim yaşamışım gibi hissettiğim bir kitap. Çok öner iki yordu. Kesinlikle haklılarmış.
çok güzeldi elimden bırakamadım mutlaka okunmalı
Gerçeklerle yüzleşen Türkan'ın hayatını yeniden kurma hikayesi bir çırpıda bitti okunmaya değer Melisa Kesmez'in ellerine yüreğine sağlık
Melisa Kesmez duyguları çok güzel aktaran, okuduğum her kitabında kesinlikle kendimden bir şeyler bulduğum bir yazar. Bu kitabıni da çok beğendim.
Bazı kitaplar bittiğinde “ne güzel bir hikâyeydi” demekten çok, içinizde sessizce bir şeyleri yerinden oynatır. Çiçeklenmeler bende biraz böyle bir his bıraktı. Melisa Kesmez’in daha önce de kitaplarını okumuştum. Bu kitabında da onun o sade ama duyguyu eksiltmeyen, akıcı ve incelikli kalemini yeniden sevdim. Büyük cümlelerin peşine düşmeden, hayatın içindeki küçük ayrıntılardan kocaman duygular çıkarıyor. Türkan’ın hikâyesini okurken kayıp, yalnızlık ve değişimin yanı sıra insanın kendine yeniden bir hayat kurma çabasına da tanıklık ediyoruz. Belki de kitabı benim için kıymetli kılan şey, bütün bunları büyük laflarla değil, oldukça sakin ve doğal bir anlatımla hissettirmesi oldu. Kısa bir kitap ama bence bıraktığı duygu sayfa sayısından daha uzun sürüyor. Melisa Kesmez’in kalemini sevenlerin seveceğini, henüz tanışmamış olanların ise güzel bir başlangıç yapabileceğini düşünüyorum.
Tek seferde bitecek bir kitap.
pozitif birşeyler hissetmek istediğinizde, güç bulmak istediğinizde okunabilecek bir kitap. başı biraz dramatik ama sonrası güzel bitiyor.
Başlarda dramatik kendine çeken bir kitaptı son yarımda çok sıradan tahmin edilebilir alelade bir şeye dönüştü okumasamda olurdu.
O kadar güzel bir anlatımı var ki içine dalınca çıkamıyor bir oturuşta bitiriyorsunuz.
Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan'ın "her şey mümkün"lerle, yeşeren umutlarla "dünyaya doğru" attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor. Çiçeklenmeler, bir büyüme hikâyesi...
Kitabı en son kitap siparişimde 2025 kitapyurdu okur ödülleri hikaye kategorisinde yılın en iyi 3. kitabı olduğu için almıştım. Gün içinde okuyup bitirdim. Sürükleyici ve edebi yönden güçlü bir kitap. Yıllarca süren tekdüze bir evlilik sonunda kocasını yitiren bir kadının eşinin gözü gibi bakıp hiç kullanmadığı karavana binip Ege kıyılarında bir yere gidip orada yine eşi tarafından terk edilmiş karavanda yaşayan genç bir erkekle hikayesini anlatıyor. Hikaye bir yere kadar belli bir mantık örgüsünde geldi ama sonu tuhaf ve anlaşılmaz bir şekilde bitti. Çerezlik kabilinden vakit geçirmek için özellikle kadınlar okuyabilir, beni pek sarmadı, ille de okuyun demiyorum, paşa gönlünüz bilir.
kitabı çokta iyi hissetmediğim bi dönemde okumuştum. su gibi aktı. yazarın diğer kitaplarını da mutlaka alacağımm
Yazarın başka öykülerinide okumuştum. Sanki gelişme ve sonuç çok oturmadı gibi yada ben oturtamadım.
Yazarın okuduğum 2.kitabı .Nohut Oda daha iyiydi bence.Bu kitapta sonlara doğru kurgu bozuldu.Kitabın başlarında kadının kendini ve çevresini anlaması fark etmesi güzeldi.Ama sonlarda bi hızlandı ve kitabın büyüsü kaçtı .Basitleşti ve dil,kurgu çok zayıfladı.Sonu çok rahat tahmin edilebiliyor şaşırtmadı .Aceleyle yazılmış gşbiydi son maalesef. Hele katıldıkları dügün falan yaz filmi gibi hissettirdi .Çok beğenemedim .