Geri Verilen Kız
Geri Verilen Kız

Kitapyurdu Fiyatı: 183,44TL

Ürüne Git
77Yorum
Okurken Sessizleştiğim Bir Roman Geri Verilen Kız’ı okurken sanki bir hikâye değil de birinin iç sesini dinliyormuşum gibi hissettim. Büyük olaylar anlatılmıyor ama satır aralarında insanın içine dokunan çok şey var. Arminuta’nın iki aile arasında kalmışlığı, sevilmeyi bekleyişi ve sessizce güçlü kalma çabası bana çok gerçek geldi. Özellikle Adriana ile olan bağı; sert, kırılgan ama bir o kadar da sahici… Kitap bittiğinde içimde hafif bir hüzün ama aynı zamanda derin bir yakınlık kaldı. Duygusu olan, sakin ve gerçek hikâyeleri sevenlerin seve seve okuyacağını düşündüğüm bir roman.
İsmi ve kapak tasarımı da dikkat çeken bir kitap.Arminuta hikayeyi anlatan ve yaşayan kişi. Bebekken çocukları olmayan kuzenlerine verilir. Çocuk büyüdüğünde ise doğru düzgün bir açıklama yapılmadan, ailesinin geri istediği söylenerek geri gönderilir. Hep geri eski yaşantısına döneceğinin hayallerini kuran Arminuta bu dönemde sorduğu sorulara cevap alamadıkça da öfke ve hayal kırıklığına uğrar. Olaylar bu şekilde devam ediyor .Olay örgüsü aslında dili sade ve akılcı olması bakımından Türkiye'de yaşanan olaylara da benzemektedir. Bu hikaye daha farklı tarzda anlatılabilirdi. Hikayedeki karakterler eksik anlatılmış bana göre .yaş sınırlaması da olması gerektiğini düşünüyorum .
Kitabı beğendim. Akıcılığı çok güzel.
Kahramanın konforlu kent yaşamından kırsaldaki sefalet dolu ve kalabalık ortama savruluşu, kimlik arayışı ve hiçbir yere ait olamama sancısını derinden hissettiriyor.
ktiabı rüyamda gördüm o yüzden aldı
Geri Verilen Kız, başından sonuna kadar merakımı canlı tutan, akıcı ve düşündürücü bir kitaptı. Hikâyenin ilerleyişi ve karakterlerin yaşadıkları beni içine çekti. Yer yer duygusal olsa da anlatımı oldukça sade ve sürükleyiciydi. Etkileyici ve uzun süre akılda kalan bir kitaptı.
İçinize dokunacak bir kitap. İnsanın kendini bir yere ait hissetmemesi ne kadar kötü bir his. Keyifli okumalar.
Kimlik, aidiyet, geçmişle yüzleşme… ama hepsi abartısız, süssüz, tam yerinde. Her cümle sanki fazlalıklardan arındırılmış gibi net. Ve en çok da şu hissi bırakıyor: Bazı bağlar seçilmez… ama en derin izleri onlar bırakır. 10/10. Kısa ama ağır. Sade ama vurucu. Okuyup geçilecek değil, hissedilip içine çökecek bir kitap.
Okunması kolay,içe dokunan güzel bir kitap
Donatella Di Pietrantonio’nun bu sarsıcı romanı, 13 yaşındayken evlat edinildiği zengin aile tarafından aniden öz anne babasının yoksul ve sevgisiz evine "iade edilen" isimsiz bir kız çocuğunun hikayesini anlatıyor. Bir anda aidiyetini, düzenini ve bildiği tüm sevgiyi kaybeden bir çocuğun hissettiği o devasa terkedilmişlik ve bocalama duygusu gerçekten çok güçlü işlenmiş. Yazar hiç ajitasyon yapmadan, o kadar yalın ve bıçak gibi bir dille yazmış ki, kızın o çaresiz kabullenme süreci insanın içini burkuyor. Yeni evindeki o sert coğrafya, yoksulluk ve kız kardeşi Adriana ile kurduğu o tuhaf ama sarsılmaz bağ hikayenin en güzel yanı. Kısa, temposunu hiç düşürmeyen ve ebeveynlik, aidiyet ile "yuva" kavramlarını sertçe sorgulatan çok başarılı bir anlatı.
gerçek hayatta olma ihtimali yüksek güzel bir konu işlemiş yazar çocuğun duygularını anlatabilmiş bence hikayeyi anlatan kendisi olduğu için geri verilen kız bazen gelecekten de ufak ufak diyorlar vermiş ama bence daha güzel bitirilebilirdi sanki yarım kalmış gibi
Eser aidiyet, reddedilme, annelik ve kimlik arayışı kavramlarını sarsıcı bir dürüstlükle masaya yatıran ödüllü bir romandır. Okuyucuyu derin bir sorgulamaya itiyor. Roman, anneliğin sadece biyolojik bir bağ mı yoksa emek mi olduğunu sertçe sorguluyor. Kahramanın psikolojisinde iki tarafta da tam olarak kabul görememek, derin bir kimlik krizine yol açıyor. Şehirli burjuva hayatı ile kırsalın sert yoksulluğu arasındaki tezatlık, karakterin içsel çatışmalarını daha da görünür kılıyor. Yazarın dili bilinçli olarak mesafeli, süssüz ve soğukkanlıdır. Ajitasyona düşebilecek bir konuyu 13 yaşındaki bir çocuğun gözünden, abartısız ama vurucu bir gerçekçilikle aktarıyor. Derinlemesine psikolojik tahliller yerine olayların doğrudan sonuçlarına odaklanılması da bazı okurları tatmin etmeyebilir. Çağdaş İtalyan edebiyatını seviyorsanız, aidiyet bağlarınızı sorgulatacak, bir günde okunabilecek kadar akıcı ama etkisi uzun sürecek bir roman arıyorsanız bu kitaba kesinlikle şans vermelisiniz.
Konu ilgi çekici ama karakterler ve duygular çok yüzeysel işlenmiş.
13 yaşına kadar biyolojik olduğunu sandığı ailesiyle yaşarken bir anda baba sandığı kişi, gerçek ailesinin evine bırakıp gidince orada yaşamaya çalışan bir kızın hikayesini anlatıyor.13 senedir yabancı olduğu anne baba ve kardeşlerine alışmaya çalışırken neden bırakıldığını sorguluyor liseye geçtiğinde de cok sevdiği kizkardesinden şehirdeki annesinin bebeği olduğu için onu verdiğini öğrenmiş oluyor.Hem bu durumla başa çıkmaya çalışıyor hem de kendi hayatını daha iyiye goturebilmek için çabalıyor. Gayet akıcı ve kolayca okunan bir kitaptı.Keşke devamıda gelseydi ileride bu kızların hayatıyla ilgilide bilgi verilseydi,sonunu bize bırakan dizi-filmler gibi bitiyor.
“Yaşayan iki annenin biricik yetim kızıydım. Biri beni daha ağzımda sütü kurumamışken evlatlık vermişti, diğeri de beni on üç yaşımda ilk anneme iade etmişti. Ayrılıkların, yalancı ya da gerçeği söylemeyi reddeden akrabaların, mesafelerin kızıydım. Kimin kızı olduğumu artık bilmiyordum. Aslında şimdi bile bildiğim söylenemez.” Kitap özetle bir kızın öz ailesine verilmesiyle başlıyor ve sonlara kadar neden verildiği sır olarak kalıyor. Kızımız çocuk aklıyla tüm bu olanlara bir mana vermeye çalışıyor ve yeni (ama aslında öz) ailesine alışmaya çalışıyor. Öz ailesi, yetiştiği ailesinden farklı. Fakir, kalabalık, görgüsüz ve temelde yabancı. Bütün bu yabancılık çerçevesinde kız kardeşiyle kurduğu bağ ise sanki ezelden beridir var gibi. Romanda çocukluktan ergenliğe geçen zeki bir kızın adaptasyonunu ve ruh halini okuyoruz. Çok rahatsız edici ögeler barındığı için puan kırdım. Konu itibariyle hayata farklı bir perspektiften bakılan özgün bir roman.
Gündelik olayları yönetme sorumluluğunun bile zor olduğu düşünüldüğünde hayatı alt üst olmuş, yeni ailesine yine de adapte olmaya çalışan, eskisi için ise içinde fırtınaları susturmaya çalışan minik bir kızın hikayesi. Hissiyatları nasıl da güzel işlemiş yazar. Bir nevi mücadele hikayesi..
Çok ince nüanslara değinen, ayrıntıları insanın içini burkan, hüzünlü ama güzel br kitaptı.....
tam bana hitap etmese de okudum kısa sürede beğendim
Okurken insanın yüreği burkuluyor...Acaba neden geri verildi diye sonuna kadar sizi sürükleyen bir kitap.Okurken bütün sahneler gözünüzde canlanıyor film izliyorsunuz hissi yaratıyor.Çok beğendim.Okumanizi tavsiye ederim.
çok severek okudum,kitap ve çeviri harika