Gökyüzünde Nehirler Var
Gökyüzünde Nehirler Var

Kitapyurdu Fiyatı: 511,88TL

Ürüne Git
Yorum Özeti
Elif Şafak'ın "10 Dakika 38 Saniye ve Kayıp Ağaçlar Adası" romanlarından daha güçlü bir anlatı sunan bu roman, Arthur, Züleyha ve Narin’in etrafında gelişen olayları ve yerinden edilen insanların hikayesini anlatıyor. Mezopotamya’nın kültürel ve politik katmanları ön plana çıkarken, Thames ile Dicle arasında kültürel bir köprü kuruluyor. Tarihsel gerçeklerin büyüleyici bir uslüple kurgulandığı kitap, suyun önemine vurgu yapıyor ve okurda büyük bir etki bırakıyor. Akıcı ve sürükleyici bir anlatıya sahip olan kitap, farklı karakterlerin hikayelerini başarılı bir şekilde anlatıyor ancak bağlantının sonlara doğru yetersiz olması eleştiriliyor.

Bu değerlendirmede, Kitapkurtlarının yapmış olduğu yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilmiş ve özetlenmiştir.

98Yorum
Kitabuskurdus
Üstat
Bu romanın meydana gelmesi için yazarın ne kadar büyük emek verdiği kitabın sonunda verdiği referanslardan belli. Metinler arasılık, zamanda sıçramalar ve tüm bunları mantık hatası yapmadan harmanlayabilmek gerçekten usta bir kalemin elinden çıktığının göstergesi. Okurken içim titredi. Kalbim insanlara, yaşananlara küstü. Defalarca adaletsizliğe isyan etti. Kitap beni artık bir "lapis lazuli" bağımlısı yaptı. Bu kattıklarının, hissettirdiklerinin yanında kurgudan bağımsız olarak neler üzdü peki? Yanlılık! Evet, referanslar verilmiş ancak o verilenlerin öte yüzü nerede acaba, diye sorguladım. Günümüzde yaşananları görerek Amerika'nın katledilen bir halka -güya- uçaklardan erzak paketleri attığı söylentisinin yayıldığından bahsedilmiş. Cümledeki tek doğru sanırım bunun söylenti olması! Tarihimizle, milletimizle ilgili canımı acıtan birkaç şeyin yanı sıra eş cinselliğin normalleştirildiği cümleler okudum. Üzüldüm.
Cüneyt KÜÇÜK
Kitapkurdu
Elif Şafak’ın 10 Dakika 38 Saniye ve Kayıp Ağaçlar Adası romanları edebiyat çevrelerinde yankı uyandırmıştı; ancak bu son roman, kurgusu ve diliyle onlardan daha güçlü bir anlatı sunuyor. Akıcı üslubu sayesinde hacimli olmasına rağmen birkaç gün içinde keyifle okunabiliyor. Romanın merkezinde Arthur, Züleyha ve Narin yer alıyor; onların çevresinde gelişen yan karakterler ise anlatıyı zenginleştiriyor. Yalnızca bireysel ilişkiler değil, yaşadıkları coğrafyaların kültürel ve politik katmanları da ön plana çıkıyor. Mezopotamya, yani “iki nehir arası”, bu kez yalnızca Dicle ve Fırat ile sınırlı kalmıyor; Thames ile Dicle arasında kurulan bir kültürel köprüye dönüşüyor. Yerinden edilen insanlar, bu sürecin taşeronu olan örgütler ve yok edilen kadim kültürler üzerinden çağımızın karanlık yüzü resmediliyor. Okur, romanı bitirdiğinde yalnızca bir hikâyenin değil; kökleri geçmişe, yankıları bugüne uzanan kadim bir coğrafyanın sesini de duyarak ayrılıyor sayfalardan.
Murat Görgün
Kitapkurdu
Son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biri hatta en iyisi desem yanlış söylememiş olurum.Elif Şafak'ın kalemini çok beğenirim ancak bu eseri çitayı çok yukarılara taşıdı.Öncelikle farklı tarihlerde yasayan karakterleri tarihi bir motif üzerinden buluşturması olağanüstüydü.Gerçek olaylar üzerinden zaman zaman kurgu karakterlerle hikaye örülmeye başlanıyor ve son noktada muhteşem ve etkileyici bir buluşma. Eserde kadim mezopotamya'nın ne büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptigini,binlerce yıl öncesinde sarayları,kütüphaneleri,mimarisi ile dunyaya büyük izler bıraktığını.Binlerce yıl sonra bu kadim bölgenin nasıl toprağa gömüldüğünü tüyleriniz diken diken olarak öğreneceksiniz.Binlerce yıldır o bölgede yaşayan Ezidi lerin hayatlarina inançlarina dair birçok şey öğreneceksiniz.Nasıl yıllarca yanlış bir düşünce ile şeytana taptıklari düşünülerek zulüm gördüklerini,katliamdan geçirildiklerini okuyarak utanacaksınız.Hemde son olarak çok yakın bir tarihte 2014 yılında...
loopy//
Kaşif
ben Elif şafak'ın kitaplarının değerini okurken değil, okuduktan bir hayli zaman sonra daha iyi anlıyorum. çünkü başka çoğu kitap onun kitapları kadar tat vermiyor. Elif şafağın güçlü bir kurgu duygusu var. karakterleri çok yönlü besliyor ve onlarla tanışmışlık hissi vermeyi sağlıyor. yan karakterleri bile gözümüzde canlandırabiliyorsunuz. ayrıca uykunuzu genişletecek olaylara denk geliyorsunuz. Elif Şafak İngilizce ve Türkçe yazabilen bir yazar. bu kitabın da bazı cümlelerde anlatım bozukluğu diyemeyeceğim kadar küçük cümle düşüklüklerine rastladım ve açıkçası şaşırdım. bir de bazı konular sürekli düzenli olarak işleniyor Elif Şafak kitaplarında. artık onların rast gelmemesi insanı şaşırtıyor. dolayısıyla tekrara girdiği noktalarda belki de okuyucu şaşırtmak adına farklı yönler izleyebileceğini düşünüyorum. çok kıymetli bir yazar umarım bir gün Nobel edebiyat ödülünü alır.
banu81
Kaşif
Elif Şafak’ın Gökyüzünde Nehirler Var kitabını okurken kendimi bir hikâyenin içinde değil, adeta zamanın ve hafızanın içinde yürüyormuş gibi hissettim. Her sayfada başka bir yere, başka bir zamana savruldum ama hiç kopmadım. En çok da suyun bir metafor olmaktan çıkıp yaşayan bir hafıza gibi anlatılması beni etkiledi. Bir damlanın bile bu kadar çok şeyi taşıyabileceğini düşünmek… insanı ister istemez kendi geçmişine, köklerine götürüyor. Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir his kaldı; sanki sadece bir roman okumadım, bir şeyleri hatırladım. Belki kendimi, belki de insanlığın ortak hikâyesini… Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar düşündürmemişti. Gerçekten çok beğendim.
deniz0202
Kitapkurdu
Hikaye, kurgu, olaylar arası geçişler çok güzel. Elif Şafak bu kitabı yazarken epey araştırma yapmış bunu her sayfada hissedebiliyorsunuz. Okurken birşeyler öğrendiğim kitaplar favorimdir. Bu da onlardan biirisi
şükrann2
Kaşif
güzel bir eser.3 farklı dönem 3 farklı hayat ilgi çekici keyifle okudum.
Almila Kibar
Üstat
Kitapta doğanın, geçmişin ve kültürel değerlerin kalıcı gücünün, insanların hayatlarını ve yazgılarını birbirine nasıl düğümlediği aktarılıyor.
Kübra lök
Üstat
Gökyüzüne bakmayı çok severim. Bir de su hayatla birleşince çok güzel bir eser ortaya çıkmış. Kalemine emeğine sağlık kesinlikle tavsiye ederim.
Kübra lök
Üstat
Su hatırlar. Unutan insandır." mottosu okurların zihnine kazınmıştır. Şehirleşmeyle gömülen nehirler, barajların doğaya etkisi ve çevre katliamları romanda anlatılmaktadır
Zahide Akkuş
Hezarfen
Asur’un en zalim ama aynı zamanda en entelektüel kralı Asurbanipal’in başına düşen bir yağmur damlası; yüzyıllar sonra Londra’da doğan bir bebekle, Dicle kıyısında yaşayan Ezidi bir kızla ve Londra’da yaşayan Ortadoğulu Züleyha’yla buluşuyor. Bu hayatların ortak noktası yalnızca bir yağmur damlası değil; çivi yazısı, kil tabletler, Gılgamış Destanı ve Mezopotamya’nın kadim hikâyeleri… Elif Şafak’ın kitabı yazarken yaptığı araştırmalar ve faydalandığı kaynaklar hissediliyor. Gerçek kişilerden ve olaylardan esinlenerek bunları kurgu karakterlerle harmanlaması kitaba derinlik katmış. Ezidi halkının uğradığı zulüm ve kötü muameleye de değinilmiş. Diğer yorumlarda sıkça vurgulanan eşcinsel karakter meselesini ise ben kitapta o kadar bariz göremedim. Okuyan bu algıya ulaşabilir de ulaşmayabilir de. Geniş bir bilgi altyapısı sunan, uzunluğu nedeniyle bir solukta okunmasa da hikâyeleri birbirine bağlandıkça merak uyandıran ve severek okunacak bir kitap.
derya3535
Kitapkurdu
kitabı okurken anlatılan yerleri internette incelediğim, çok keyif aldığım, sonlara doğru bitmesini istemediğim bir kitaptı
İslam57
Bilge
Farklı zamanlar, farklı dünyalar ama benzer ruhların yolculuğu. Çok kapsamlı bir çalışmanın kurguya çevrilmiş hali. İlk sayfadan itibaren kitabın içine çekilecek ve sonuna kadar aynı heyecanı duyacaksınız.
Aylin Toygun
Bilge
Bu yıl okuduğum en iyi romandı diyebilirim
bake_read
Kaşif
Yalnızca bir hikâye anlatmıyor; hafızanın, suyun ve insanlığın ortak geçmişinin izini sürüyor. Farklı zamanlarda ve coğrafyalarda yaşayan karakterler aracılığıyla okuru Mezopotamya’dan Viktorya dönemi Londra’sına, oradan günümüz dünyasına uzanan etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Romanın en güçlü yanı, tarihî gerçekleri, mitolojiyi, bilimi ve kültürel mirası doğal bir akış içinde bir araya getirmesi. Özellikle nehirler, yalnızca coğrafi unsurlar değil; belleği, zamanı ve yaşamı taşıyan güçlü semboller hâline geliyor. Kısa bir dip not: Hikayelerin sonunun aceleye getirildiğini düşünüyorum… Sanki birden sezon finali kararı alınmış bir dizi gibi…
raziye kırış
Kitapkurdu
Edebi yönü güçlü bir kitap.Konusu da güzel .Etkileyici .Vay be denilebilecek ve düşündürecek gerçek hikayeler var .Eşcinsel karakter olmasa da olurdu.Kitap anlam bütünlüğünden bir şey kaybetmezdi .Zaten karakterin işlevi de konunun merkezinde değildi.Akıcı idi ve tasvirler sıkıcı değildi .
ADADOA
Üstat
Merkezine gerçekten yaşanmış olayları alarak harika bir kurgu örmüş. Okuması zevkli , akıcı, bolca tarih bilgisi içeren ama hiç sıkmayan bir kitap. Elif Şafak önyargınız varsa bu kitap onu kırar. Keyifli okumalar. Mutlaka alın.
kitapkurduuuuuuuuu
Kitapkurdu
Çok iyi araştırılarak yazılmış bir hikaye. Kurgusu ve dili çok keyifli akıp gitti, tıpkı bir nehir gibi :)
jade2well
Kitapkurdu
Konusu ve dili akıcıydı beğenerek okudum
Şeyma V.
Uzun bi aradan sonra Elif Şafak'ı gördüm. Her zaman ki gibi akıcı bir dil, sürükleyici bir kurgu (gerçek, hayal bir arada ...)