41Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Aramızdaki Şey
Tez şu aralar canıma okuduğu için kısa şeyleri kısa kısa anlatacağım. Öyküler kısa şeylere girmiyor gerçi, başlı başına bir dünyaları var. Füsun Akatlı'nın Tomris Uyar hakkındaki yazısında birçok dünyayı görebilirsiniz, Öykülerde Dünyalar sıkı kaynak. Bunun dışında 70'li yılları öykünün zirvesi sayıyor Akatlı, Uyar'ı da biricik bir yere oturtuyor. Necip Tosun, Uyar'ı "diyaloglarla kurulan oyuncullukla" ilişkilendiriyor ama kırmızının tekrarı dışında pek bir oyun olduğunu sanmam. Kurmaca karanlığın diyaloglarla açılmasının "oyun" olgusuyla pek az ilgisi var, en azından Uyar'ın öykülerinde böyle. Calvino'nun diyaloglarla oyunları, onlar "oyun" işte. İki karakterden birinin konuştuğu, diğerinin dinlediği bir öyküde konuşan karakter, ikisinin arasında yaşananları biçimlendirir, hatta dinleyenin silah çekip konuşanı vurduğunu da konuşan tarafından öğreniriz. Uyar'daysa bilinçli bir çaba var, aydınlık yaratma çabası. Okurların kopmamaları için. Diyalogların yer yer tavsaması bu yüzden; iki insanın birbiriyle o şekilde konuşmayacaklarını biliriz, sanki tiyatro sahnesindeki oyuncularmış ve izleyici hiçbir zaman unutulmuyormuş gibi. Karakterlerin o an düşündüklerine ve yaptıklarına dair araya sıkıştırılan minik detaylar da çoğu diyaloğu kurtarmaya yetmiyor, kurmacanın sivri köşeleri bir şekilde iz bırakıyor. Aramızdaki Şey öyküsü böyle değil mesela; Uyar'ın en sonda yer alan Öykülerin Başı-Sonu bölümünde anlattıklarından yola çıkarak söylenebilir ki bu öykünün kurulduğu nokta yaşanmış olayların tam ortasında yer alır, dolayısıyla kurmacayla gerçeğin kesiştiği en geniş alanı içeren bu öykü, kitabın en başarılı öyküsü olabilir. Aramızdaki Şey, anlatıcı/Uyar açısından çözülmeye çalışılan bir yakınlığı, ilişkiyi anlatır. Girer girmez anlatıcıyla -kadın- adam -erkek- arasındaki Duras muhabbetiyle karşılaşırız. İki mesele; aşık olan kadın ve aşık olmayan adamın anlatıldığı Mavi Gözler Siyah Saçlar'ın bir benzeri, kadın tarafından yazılacaktır ama adam -kadının öğrencisi- aralarındaki ilişkinin o metindekine pek benzemediğini söyler. Buradan ikinci meseleye atlayabiliriz, birbirlerine dokunabilmişlerdir. Adamın öğrencilik zamanında ikisi arasındaki ayrıntılar, anlatıcının adamın ellerindeki inceliği ve ruhundaki acıyı görebilmesi, bazı kozaların ölümü çağırabilecek olsa da kırılmaması gerektiğini anlaması, bir sürü hassas nokta var. Çok derinlerde bir yerlere dokunan anların karşılığının bir başkasında hissedilmesi, aradaki şey bu. Anlamaya çalıştıklarınca uzaklaşan bir şey. Turgut Uyar'ın sofrayı kurduğu bir öykü bu, adam eve geldikçe salatayı hazırlıyor ve üçü yemeklerini yerlerken mutlular, bu kadarı da yeterli. Son diyalogda adamın çocukluk acılarından birinin, rakı kokan bir kadının ağzının erkeklik modelince dışlandığının son bir kez anımsanmasının ardından gelen vedalaşma faslında bir daha araşmayacaklarını öğreniriz. Belki de birbirlerini anlamaya yaklaştıkları içindir. İnce bir çizgi; aşılmaması gerek. Aralarındaki şeyi sorgulamayan insanların yıllar sonra görüştüklerinde aynı heyecanı sürdürmeleri hoşuma gider. Korkutur da aslında. Kötü bir haber, uzaklık. Üzülecek bir şeyler var. "Genellikle gülmeyen, bu yüzden içe kapanık sayılabilecek maskenin benim uğruma sıyrılışı az bir ayrıcalık değildi." (s. 7) Sıyrılışlara, maskelerden kurtulmalara yok açan şeyi bir daha bulamamanın korkusu. Sonlara doğru anlatıcı, yakın bir dostundan aldığı haberle adamın öldüğünü öğrenir. Çok incelikli, özgeci ve Tezer Özlü'yle Sevim Burak'ı sıkı okuyan biriydi. Anlatıcı son cümlesinde adamın o şeyi, aralarındaki şeyi çözüp çözemediğini merak eder. Her şeyi bir zemine oturtma çabası. Yarıda kalmışlıktan kurtulmak için. Çoğu şeyin yarıda kalmasına tepki. Bahsettiğim son bölümde yakın dostun Bilge Karasu olduğunu öğreniriz, öyküde adı verilmez. Göçmüş Kediler Bahçesi'ndeki ithafta -Turgut ve Tomris Uyar için- "tahin-pekmez" günlerinin bahsi geçer, bu bahis bu kitapta bir öykü olarak karşımıza çıkar. Bir de kırmızı meselesi vardır, başka öykülere açılır kırmızı. Aramızdaki Şey'de kıpkırmızı tül. Lal'de Kırmızı Biber nam dayının radyo programını dinleyenlerin mektupları. Farklı yazı karakterleri, harflerin farklı büyüklükleri, yazım hataları, bir sürü şey, duyguların biçimlenmesinde etkendir. Bir mektupta adamımız Biber'i tehdit eder, kadınları dolduruşa getirmek Türk delikanlısı için affedilmez bir olaydır ve karşılığı vatan için, millet için falan verilir. Bir başkası, kadın, yalnızlığını anlatır ve Biber'e yürür. Bir başkası, yazar, Biber'in ne yaptığını anladığını söyler. Herkesin bir fikri, söyleyeceği bir şey vardır, herkes kendini açık eder. Herkes kendini boşluğa bırakır, boşlukta anlatılanlar yankı bulmaz, yankı bulmayan anlatı var olmamış gibidir. Diğer öyküler de iyidir.
Halil İbrahim  Karakoç
Kitapkurdu
Tomris Uyar'ın hikâyeleri bana her zaman çarpıcı gelmiştir.
Onur Biçer
Kitapkurdu
11.08.2023
Tomris Uyar'ın hikâyeleri bana her zaman çarpıcı gelmiştir. Külliyatını tamamlamaya çalışıyorum. Büyük bir değer.
ümit evirgen
29.11.2022
Çok keyifli,kolay okunan bir kitap.
Gamze Öy Terzi
Kitapkurdu
21.05.2022
Özellikle kitaba adını veren öykü sarsıcıdır, keyiflidir.
teodor21
04.04.2022
sade bir dille yazılmış, kırmızı simgesinin baskın olduğu öykülerden oluşuyor.
melidu82
31.05.2021
Çok farklı bir tadı var Tomris Uyar öykülerinin. Bugüne kadar okumayan öykü severlere tavsiye ederim.
burçin.tolga
Kitapkurdu
17.03.2021
Tomris Uyar’in Gündökümlerinin ardindan bu kitabini okumak oldukça güzel bir deneyimdi.
Sükut Ehli
Kitapkurdu
02.02.2021
Sürükleyici ve etkileyici olduğunu düşünüyorum.
Melisa Parlak
Kitapkurdu
24.11.2020
Tomris Uyar'ın kırmızıdan geçen, insanda başlayıp insanda biten birbirinden güzel, sade ve anlaşılır sekiz öyküsünün olduğu kitabı. Benim bu kitaptaki favori öykülerim şunlar Tazı Payı, Güz Kızılı, Yavruağzı, Tahin - Pekmez Günleri. Bu kitaptaki öyküleri diğer öykülere kıyasla biraz daha kolay okunabilir buldum. Elbette her birinin taşıdığı derinlik kalpten hissediliyor. Öykülerin zihnimde bıraktığı kalıcı ve keyifli tadı söylemeden geçemeyeceğim.
Dilan KAYGISIZ
Kitapkurdu
03.07.2020
Kısa olduğu için çabuk bitti ama sanırım Tomris Uyarla kimyamız uyuşmadı. Beni çok etkileyen bir öykü olmadı kitapta.
emine_akkoyun
Kitapkurdu
05.05.2020
Öykü türündeki ince bir kitap.Keyifle okunacak bir eser.
Biber_
Kitapkurdu
24.03.2020
Tek renk birden fazla hayat... Muhteşem tasvirlerle muhteşem benzetmelerle...
ayseduygue
19.02.2020
Öykü türünün çok keyifli bir örneğiydi.
ozdemirr1
Kitapkurdu
11.01.2020
Kısa fakat etkileyici öyküler.
esperan
22.10.2019
Tomris Uyar bi harika arkadaslar. Mutlaka okuyun.
Aytaç Armağan
06.05.2019
Tomris Uyar'ın kırmızı öyküleridir. Belli bir tema üzerinden ilerleyen bu öyküler bana göre Uyar'ın en iyi ve verimli eserleridir. Bir Tomris Uyar kitabı seçecekseniz o Aramızdaki Şey olmalıdır.
Ayşeeeeen
22.04.2019
Yazarın diğer kitaplarından bir tık aşağıda kalsa da yine de beğenerek okuduğum bir kitaptı. Yazarı sevenlere tavsiye ederim.
skxnyn
21.04.2019
Hayatın içinden manzaraları yalın bir dille anlatmış.
Halise Orak
Kitapkurdu
28.03.2019
İçinizi ısıtacak sıcacık öyküler.