Irazca'nın Dirliği
Irazca'nın Dirliği

Kitapyurdu Fiyatı: 360,84TL

Ürüne Git
63Yorum
fakir baykurt yazarda okunmaz mı
Umut! Var mı acaba? Bunca acımasızlığın ve cahilliğin üstüne bir de hakkının yenmesi, başına gelmeyecek şeylerin gelmesi/getirilmesine insan nasıl dayanır? Eline geçen ilk fırsata tutunup nefes almak için çırpınmaz mı? Ah Irazca, başına gelmeyen şey kalmayan ailenin yıkılmayan dağı, inatçı rüzgarı… Fırtınaya karşı duran, kora kor esen yıkan/yıkılmayan… Düşman, düşmanlığını her zaman yapar, vaktini kollar, zehrini akıtır; kötünün ardını kollayan oldukça kötülüğe devam eder… Irazca’nın dirliği bozuldu, huzur olmayan yerden kaçıp gittiği yerde huzur bulacak mı Bayram, ya Irazca? Yılanların Öcü’nün devam kitabı Irazca’nın Dirliği’nde “macera” devam ediyor. Bakalım Kara Ahmet Destanı neler sunacak. Selametle…
Köyde düşman edinirsen hayatın sürekli arkanı kollamakla geçer. Düşman, aynı bir yılan gibi sinsice senin düşeceğin anı bekler. Sen düşmezsen de, seni düşürebilmek için durmadan şeytanla yatar kalkar. Irazca ve Bayram, karşısına muhtarı ve Haceli’yi aldığı zaman başladı endişeleri. ‘Birimizden birine bir zarar gelir mi’ fikri kafalarına zikir oldu adeta. Ve beklenen kötülük bir gün ailenin en büyük çocuğu Ahmet’i buldu. Ahmet’in içi çekildi, küçüldü, ezildi, büzüldü o günden sonra. Ahmet’e kötülük edenler Bayram’ı da ölümlere götürdü, geri getirdi. Evin çocuğu, evin babası derken Irazca’nın ne dirliği ne düzeni kalmadı. Dağıldı evi barkı, torunu torbası… Irazca’dan çok daha fazla Ahmet’in hikayesiydi bu. Köylünün halini çocuk üzerinden anlatmıştı bu kitapta Baykurt.
"Yılanların Öcü Serisi" olarak da bilinen "Irazca Üçlemesi"nin ikinci kitabıdır "Irazca'nın Dirliği" kitabı. Serinin ilk kitabındaki Karataş Köyünde geçen olay örgüsü, ikinci kitapta da devam etmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarına denk gelen bu kitapa, " Ah şu zalim yoksulluğun gözü kör olsun!" diyerek başlıyorsunuz. İnsan hakları yasalarla korunmaya çalışılsa da, her çağda olduğu gibi rüşvetin dayanılmaz cazibesi ve paranın gücü ile menfaat düşkünü uyanık kara zihniyetliler, dönemininin bürokratlarını ve siyasi oyunları arkalarına alarak halkı daha şiddetli ezmeye devam ediyor. Bu uyanık zihniyete karşı yeni bir uyanış başlamış ve cahil halk bu sefaletlerini ve mağduriyetlerini, her türlü kötülüğü alt edebilmenin yolunu ancak okumakla aşabileceklerini öğreniyor. Yeni arayışlar ile göç kavramının ortaya çıkışı da kitapta yerini alıyor. Sağlam kurgusu, tasvirleri, yöresel ağız ve yöresel deyim, betimlemeler, insanların ruhsal durumlarının davranışlarına yansıması ölçülü verilmiş.
Fakir Baykurt okunmaz mı hiç...
yılanların öcü gibi bu da çok güzel ve sürükleyici bir kitap boğazım düğümlendi sonunda
Yéşilçam tadında...
Serinin ikinci kitabı , öneriyorum
Dayimda bu yazarin hayrani benide bağımlı etti kitap müthiş
harika bir kitap, ilk kitap da okunmalı.
Yılanların öcü en iyi bu şekilde devam ettirilebilirdi.
"Yılanların Öcü" "Irazca'nın Dirliği" "Kara Ahmet Destanı" Fakir Baykurt'un üçlemesi söz cümbüşü tamamı; tekerleme gibi, mani gibi türkü gibi baştan sona... Küçük Ahmet'e yetişilmiyor, Avukatlardan bilem eyice konuşuyor... Nerede Irazca'nın dirliği ? - Fakir'in renkli, zengin, toprak kokan dilinde... "Ben dünyada üç nesneyi istemem. Bir cahillik, bir yoksulluk, bir zulüm! Türkü var ya ,”Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm....” Yoksulluk olmazsa ayrılık da olmaz. Ayrılık yoksulluktan... “Ölüm !” demiş ,onu da geç ! Doğmak varsa, ölmek de var.Herkes ölüyor. En kötüsü ne biliyor musun? Zulüm! En kötüsü zulüm. ...Zulüm insan kısmına en böyük kötülük. İnsanın insana zulmü haram."
Babama en güzel hediye en sevdigi yazarın romanları olmalıydı yıllarca dinlediğim kitaplar eşsiz anadolu hikayeleri
Köy hayatını anlatan kitapları seviyorsanız tavsiye ederim.
Yılanların öcü adlı eserin devamı.Yine çok akıcı ve köy hayatını dilini yaşamını da başarıyla anlatmış yazar.
Köy yaşamını, köy ağzını çok güzel kelimelere aktarıyor yazar. Serisini okumanızı tavsiye ederim.
Yılanların Öcü'nü okuyup bunu da aldım. Fakir Baykurt köy yaşamını çok iyi anlatıyor. Çok sevdiğim bir yazar oldu kendisi.
Yılların Öcü gibi bu romanda harikaydı insan olayların içimde gibi hissediyor kendini,sana ait birşeyler mi buluyorsun yazar mı çok güzel yansıtmış ya da hayatın her anında mı var bunlar mekan ve zaman değişse de ve yahut bunların hepsinden birazcık var bilemiyorum.Bildiğim net birşey varsa o da Irazca'nın Dirliği de çok güzel olmuş...Mutlaka okuyun
harika bir kitap mutlaka okuyun fakir baykurt yine toplumsal sorunlarımızı yalın bir dille anlatmış
Türk edebıyatının tam bir şaheser eseri, kitap önerileri isteyenlere ilk bu kitabı öneriyorum