Çizgili Pijamalı Çocuk
Çizgili Pijamalı Çocuk

Kitapyurdu Fiyatı: 323,40TL

Ürüne Git
1413Yorum
Burcu Keskin
Bilge
23.09.2021
''Düşünme lüksüne sahip değiliz, bazı insanlar bizim adımıza bütün kararları veriyor.''
İkinci Dünya Savaşı, Naziler, Yahudiler ve toplama kampları ile ilgili birçok kitaba ve filme rastlayabilirsiniz. Ancak, tüm bunlara bir çocuğun gözünden bakmak isterseniz bu kitap farklı bir tercih olacaktır. Biri Alman diğeri Yahudi olan dokuz yaşında iki çocuğun tel örgüler ardındaki arkadaşlığını okuyoruz. Üstelik Bruno, Nazilerin önemli komutanlarından birinin oğlu. Shmuel ise Yahudi kamplarında tutsak olan bir çocuk. Kitap, bir akşamüstü okuldan eve geldiğinde babasının işi sebebiyle taşınacaklarını öğrenen Bruno’nun şaşkınlığıyla başlar. Berlin’i, sokaklarını, evini, arkadaşlarını bırakmak zorunda kalmak onu çok üzer. Yeni evleri babasının göreve gönderildiği, Nazilerin Polonyalı Yahudileri esir aldığı Auschwitz (Out- With) toplama kampının bitişiğindedir. Kâşif olmayı isteyen Bruno, yeni evlerinde mutsuzluğunu giderebilmek ve odasının camından gördüğü kampta neler olduğunu anlayabilmek için tel örgülere doğru keşfe çıkar. Kendisiyle aynı yaşta olan Shmuel ile tanışır. Her gün gizlice Shmuel ile görüşmeye başlayan Bruno, gün geçtikçe tel örgüler ardındaki çizgili pijamalı insanları anlamaya başlar. Bir gün kamp ortamının çocuklara uygun olmadığını düşünen annesi, Berlin’e geri dönmeye karar verir. Tel örgüler sebebiyle arkadaşıyla hiç oyun oynayamayan Bruno, telin öteki tarafına (Yahudi kampına) geçmek ister. Shmuel çizgili pijamalar getirir ve Bruno artık onlardan biridir. “Çizgili Pijamalı Çocuk” bizlere Nazi Almanyası’nın, Yahudilere uyguladığı ırkçılığı gösteren kitaplardan biridir. Yazar, yetişkinlerin acımasızlığının yanında çocukların masumiyetini gözler önüne seriyor. Çocuklar için arkadaşlığın ne kadar önemli olduğunu, savaşın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini de kitabı okurken hissedebiliyoruz. Sade ve akıcı bir dille yazılan kitabın, izlemek isteyenler için 2008’de çekilmiş olan bir filmi olduğunu hatırlatalım. Herkese iyi okumalar, iyi seyirler.
Nurçin Metingil
Bilge
12.12.2023
Üzerine çok şey söylenen bir konuya yeni bir perspektif sunuyor.
Bilmeniz gereken şey bunun bir çocuk kitabı olmadığı. Genç yetişkinler için alınabilir. Çocuğunuza almayı düşünüyorsanız yine de öncelikle okumanızda fayda var. Kendiniz için düşünüyorsanız konusunu bilmeden, araştırmadan alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabın arka kapak yazısında da bahsedildiği gibi elbette ki alametifarikası hikâyeyi bir çocuğun gözünden, yani her şeyden bir haber gibi, yalnızca onun gerçeğiyle görebilmekte. Yavaş yavaş durumu anlayamaya çalışmak ve onun tragic flawına, yani onun ulaştığı sona onu sürükleyen hatalarına ortak olmak gerekiyor. Ancak orijinalinde var mı bilmiyorum ama daha ilk dipnottan sürpriz bozan detaylar verildiği için tavsiyem dipnotları okumadan kitabı tamamlamak. Hoş, kitapla ilgili daha önceden bilgisi olanlar veya filmini izleyenler için bu geçerli değil. Hikâyeye aşina olmayanlar için sürpriz bozan detaylar vereceğim noktaları * arasında işaret edeceğim yorumumu yazarken. Her ne kadar bir zamanlar çocuk olsak da geçtiğimiz düşünce yollarını unutabiliyoruz. Çevremizde olan bitenlerden haberdar edilmediğimiz, fikrimizin alınmadığı ve adımıza kararlar alındığı ortamda yaşanılan her şeyin sonuçlarının da bir parçası hâline geliyoruz. Belki de bu nedenle öfkeli insanlar oluverdik, bilemiyorum. Dolayısıyla bir çocuk gözünden yeniden görebilmek bana bir şeylere yeniden bakma şansı verdi. Sade bir dilde ele alınması, herkesin gerçeği hâline gelen bir atmosferi başka bir gözden sunması elbette ufuk açıcı. O dönemde olanlara pek çok kişinin de -insana ancak zamanla daha net görüş sunan- bir çocuk gözlüğüyle baktığını düşününce bu açıyla bakmanın ne kadar aydınlatıcı olduğunu fark ettim. Kitapta da vurgusu yapılan "kendine karşı dürüst" olma konusu da epey ironik duruyor. Ancak karakter gelişimini de en çok bu noktada görüyoruz sanırım. Çünkü bunun aslında konuşulmayan şeyleri örten yapay bir kibarlık olduğu anlaşılıyor. Doğal olarak gerçeklerle yüzleştirmek tüm karakterler üzerinde farklı yansımalara sahip oluyor ve biz bunu yine bir çocuk farkındalığı kadar görebiliyoruz. Ana karakter de yeni arkadaşını tanıdıkça ne kadar benmerkezci olduğunu fark ediyor ve aslında çok daha iyi bir yaşam sürdüğünü söylediği önceki hayatındaki tatsız anılar da olduğunu itiraf ediyor -aslında okura itiraf ediyor ve bize karakterin o ana kadar aslında kendi gerçekliğini reddettiğini de görüyoruz. Bu noktada bir sürpriz bozan detay vermem gerekecek. *Bruno'nun ablasına tel örgülerle ilgili soru sorduğu sahneden alıntı yapmak istiyorum. "Neden o tarafa geçmemize izin verilmediğini anlamıyorum. Ne yanlışımız var ki, neden oraya gidip oynayamıyoruz?" Gretel ona baktı ve aniden gülmeye başladı, ama Bruno'nun ciddi olduğunu görünce durdu. "Bruno," dedi çocuksu bir sesle, sanki bu dünyadaki en açık şeymiş gibi. "Tel örgü bizim oraya geçmemizi engellemek için değil, onların bu tarafa geçmelerini engellemek için..." Bu alıntıda da gördüğümüz gibi Bruno kendini konuşulmayan gerçeklerden ötürü hapsedilmiş gibi hissediyor. Adeta dürüst olmamanın bedelini ödüyorlarmış gibi. Tel örgünün ardında ne yaşandığını bilmediği için masum bir çocuk yanılgısı gibi görülebilir başta ama alt metinde bunu okumamak imkânsız.* Diğer bir konu da güçlü bir otorite figürü olarak resmedilen babanın çocuğun olayları idrak etmede gecikmesine neden olması. Gerçeklik arayışımızda bir onaylanma ihtiyacı duyuyoruz ve yeterince bilgi sahibi olmadığımızda tecrübe ettiğimiz kadarıyla güvenilir -ve en önemlisi güçlü- gördüğümüz kaynağa sığınıyoruz. Bu nedenle aslolanın peşine düşmekte ya gecikiyor ya da buna hiç vâkıf olamıyoruz. Ancak kitapta da görüleceği gibi belki içgüdüsel olarak belki de saklanması güç ifadelerden ve olaylardan yola çıkarak bir rahatsızlık hissedilebiliyor. Bu anlamda harekete geçmek, araştırmak ve kitapta vurgulandığı gibi "büyüyünce -hatta büyümek için- bir kaşif olmak" gerekiyor. Gerçeğin peşine düşmek ve ne pahasına olursa olsun ona ulaşmak gerekiyor. Bu her şartta cahilliğe kıyasla çok daha iyi bir seçenek. Hikâyede bahsi geçen, tasvir edilen iki ev de ana karakterin bakış açısındaki değişikliklere foreshadowing bir element görevi görüyor. Her iki evde de odasından bakınca gördüğü şeyler karakter değişiminde şahit olacağımız şeylerin bir habercisi. *Bu çift yerleştirme konusu bir aynayı çağrıştırdı bana okurken. Sanki tel örgünün öte tarafı bir ayna gibi aslında gerçekliğimizi yansıtıyor gibi. Çünkü sadece ev meselesinde değildi. Çocukların doğum tarihleri, kardeşlerin sahip olduğu yakın arkadaş sayısı... Sanki hikâye de bir tel örgüyle ayrılmış gibiydi. Öyle bir denge kurulmuş ki çiftlerden biri mutlaka çitin bir tarafını temsil ediyor görünüyor. Bu konuda daha fazla düşünmek, bu dualitenin nedenini anlamaya çalışmak gerek. Bu konuda fikri olan varsa yorum bırakırsa sevinirim.* Yazarın bu kitap için eleştirildiğini de belirtmek gerekiyor sanırım. Naif bir şekilde anlatılan atmosferin kısıtlı bilgileri nedeniyle genç okurlar tarafından anlaşılamayacağından ve işaret edilen hassas döneme dair gerekli bağlantıları kuramayacağından çekindiklerini belirtmişler. Bir de tasvir edilen durumdaki bir takım yanlışlar problematik yanlış düşüncelere neden olabileceği de söylenmiş. Ancak yazar bunun ileri okuma yapmadan önce çocuklara yumuşak bir geçiş görevi görmesi için yazıldığını söylüyor. Not kırdığım birkaç nokta oldu benim de. Bunlardan biri kitabın edisyonu. Okumayı bölecek kadar rahatsız edici ne yazık ki. Sonraki basımda tekrar bakılmasında yarar var. Başka bir nokta da kurgudaki inandırıcılık gücü. Mesela 9 yaşındaki bir çocuğun, özellikle okumayı ve araştırmayı seven bir çocuğun, daha açık bir bilince ve farkındalığa sahip olacağını düşünmem gibi. Sürpriz bozan bir detay daha geliyor. *Özellikle tarih ve coğrafya öğrenmeleri için tutulan o taraflı hocanın anlattıklarından sonra ve bununla birlikte Gretel'daki değişime rağmen... Eve askerler girip çıkmasına, pek çok sohbete ve olaya alenen tanık olmasına rağmen... sanki 5 veya 6 yaşlarındaki bir çocuk bilinci vardı. Başka bir konu da elbette yanlış telaffuz edilen kelimeler. Çocuğun bir Alman olarak onları neden İngilizce bir kelimeyle karıştırsın anlamak güç. Yazarın bu konuya neden böyle yaklaştığını bilmek isterdim. Kendi dilinde yazdığı için bir yanılsama yaşadığını düşünüyorum. Almanca bir kelime seçip ona dipnot verilmesi daha iyi olurdu belki de. *
Hüseyin Derya Keçici
Kitapkurdu
Dostluğun Gücü
"Çizgili Pijamalı Çocuk" her ne kadar çocuk veya genç romanı olarak raflarda yer alsa da aslında yetişkinleri odağına alan bir eser. Eserin alt metni "yahudi soykırımı". Bilindiği üzere Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası döneminde, SS güçleri tarafından işgal edilen topraklarda 6 milyon insan sistemli şekilde öldürülmüştü. İrlandalı yazar John Boyne bu soykırıma, hayattan bihaber iki çocuğun dostluğundan bakış atıyor. Ana karakter henüz 9 yaşında bir erkek çocuğu. Adı Bruno. Asker kökenli bir babanın oğlu. Berlin'de iyi şartlarda büyümüş. En büyük hayali: kaşif olmak. Sevgi dolu bir yüreği var ve çok akıllı. Babasının resmi görevi yüzünden sevdiği her şeyi gerisinde bırakarak Auswitch bölgesine gitmek zorunda kalıyor. Yeni taşındığı yer "toplama kamplarının" olduğu bir bölge... Aile bireyleri ve evin hizmetlileri dışında görüşebileceği kimsesi yok. Özlem duyduklarına üzülüp içine kapanıyor. Ta ki "telin ardındakiler"i görene dek! Bruno'nun hayatı, tam da bu noktada değişmeye başlıyor. Tel örgünün ardındaki kampta yaşayan, kendi gibi çocuk olan Shmuel ile tanışıyor. Bu iki temiz yürek, aralarındaki tel örgüye rağmen dostluklarına sımsıkı sarılıyor. Johne Boyne, hikayesini anlatırken ajite duygularla hareket etmiyor. Karakterlerini güçlü göstermek için kalemini cesurca sallıyor. Perde arkasında yaşananları, çaktırmadan, satır aralarında anlatıyor. Hitler dönemindeki Nazi Almanyasının acımasız, karanlık yüzünü nakış gibi işliyor. Romanın sade bir üslubu var ve oldukça akıcı. Savaşın yıkıcı etkileri ve ırkçılık öyle güzel anlatılmış ki, atılan mermi hedefine tam isabet gidiyor! "Tam olarak fark neydi? Kendi kendine düşündü: Hangi insanların çizgili pijama, hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti?" İyi okumalar...
M. Furkan Doğruyol
Kitapkurdu
22.04.2022
Savaş… Su geçirmez bir gerçektir ki dünya üzerinde görmek isteyeceğimiz en son şeylerin başında gelir. Peki savaştan kimler etkilenir? Sadece askerler ya da devletler mi? Aileler ve küçük çocuklara ne olacak peki? 2. Dünya Savaşı zamanında hiçbir şeyden haberi olmayan, 9 yaşında küçük bir çocuk olduğunuzu hayal edin. Babanızın askerlik mesleği yüzünden oradan oraya savrulan bir hayata tutunmaya çalışırken, tek arkadaşınızın hiç mi hiç anlaşamadığınız ablanızın olduğunu da işin içine katın lütfen. Ve bir gün Out-With’de,tel örgünün karşı tarafındaki karşılaşacağınız polonyalı arkadaşınız ise hayatınızın dönüm noktası olduğunu da….
Kevser acar
Kaşif
01.04.2026
Çizgili Pijamalı Çocuk kitabını yeni bitirdim ve içimde buruk bir his bıraktı. Masumiyet ile insanlığın en karanlık dönemlerinden birinin bu kadar sade ama etkileyici anlatılması gerçekten çok çarpıcıydı. Özellikle çocuk bakış açısıyla anlatılması, yaşananların ağırlığını daha da derinden hissettiriyor. Kitabı okumadan önce filmini izlememenizi şahsen tavsiye ederim. Bu tamamen benim okuma alışkanlığımla ilgili; ben kitapları kendi hayal dünyamda canlandırmayı seviyorum. Ancak filmi önceden izlediğim için, okurken sahneleri zihnimde özgürce kurmak yerine filmden kesitlerle ilerlediğimi fark ettim. Yine de hikâye o kadar güçlü ki, her şeye rağmen etkisini kaybetmiyor. Okudukça insanın içini sızlatan, uzun süre akılda kalan ve üzerine düşündüren bir kitap. Kesinlikle okunması gerekenlerden.
HAKAN DEMİR
Kaşif
20.05.2026
Çok basit bir dille yapılmış Yahudi toplama kampları ile ilgili küçük bir çocuğun başındna geçen olayları anlatıyor. Kitabı okurken çok merak duygusu uyandırmadı bende. Bir anca önce bitmesi için okudum
Gökçe  Genç
Bilge
07.05.2026
kizim icin aldim. ben filmini izledigim icin okumadim çünkü o son sahne hala hafizama kazindığı icin bir de okuyup mahvolmak istemedim.
İBRAHİM OYUNLU
Kaşif
27.04.2026
Yahudi soykırımına yapılan güzelleme... Filistin meselesi bu kadar gündem değilken ne kadar da etkileyici bir kitap diye okuduğumuz bu kitabı bu defa aynı gözle okuyabilecek miyiz? Evet savaşlar kötü evet çocuklar bu durumdan en çok etkilenen gruptalar ve evet soykırıma uğrayan bir millet hitler i de geçecek bir tutum içerisindeler.
Ayşenur Yıldız
Kitapkurdu
17.04.2026
Filmi de var ama kitap harika
gülcan yalçın
Kaşif
14.04.2026
Şahane bir kitap. Olan hep çocuklara oluyor dedirtiyor. Hele sonu...
55özlem
Üstat
06.04.2026
olan çocuklara oluyor
Emine İlknur DENİZ
Bilge
kesinlikle okunmasi gereken bir kitap. Duygu dolu
Nükhet  Yaylı
Kitapkurdu
28.03.2026
En sevdiğim kitap sonu çok sürpriz oldu.Sonunu anlamayabilirsiniz ama anlamayanlar filmini izlerse kitabı daha anlamlı kılar.Alanlar için iyi okumalar. (kızımın yorumu)
cgdm33
Üstat
11.03.2026
çok güzeldi sonu gerçekten sürpriz oldu…
ceydaaozeen
Kaşif
14.02.2026
John Boyne’un romanı, tarihin en karanlık sayfalarından birini çocuğun bakışıyla yeniden kurarak masumiyet ile vahşet arasındaki uçurumu sarsıcı bir sadelikle görünür kılar. Anlatı, büyük olayları doğrudan betimlemek yerine, anlamı eksik bırakan bir bilinç üzerinden ilerler; okur, söylenmeyeni sezinleyerek metnin ahlaki gerilimini kurar. Bu bilinçli “eksiltme” tekniği, dilin yumuşak yüzeyi ile arka plandaki sert gerçeklik arasında çarpıcı bir tezat yaratır.
DÖNE İNAL
Kitapkurdu
18.01.2026
kötülüğün cezası elbette bir şekilde sizi bulur bu kitabta ise kötülüğün cezası masum bir çocuk üzerinden çıkıyor,bu kitabı herkes okumalı ilk defa okuyacak olan herkesi kıskanıyorum çok duygusal tüm gece ağlattı
gkn.kalyoncu
Üstat
18.01.2026
Nazi kampında, tel örgünün bir tarafında olan yahudi çocuk Shmuel ile tel örgünün diğer tarafında bulunan Nazi çocuğu olan Bruno’nun arkadaşlıklarını ve savaşın çocukların gözünden anlatıldığı güzel bir eser.(Filmi daha etkileyiciydi.)
Aslıhan Ercan
Kitapkurdu
16.12.2025
Çok etkileyici insanın tüylerini diken diken eden bir kitap mutlaka herkes okumalı
GÜNEŞ
Üstat
13.12.2025
Filimini de izlemiştim ama kitap daha çok etkileyici geldi... Okunması gereken bir kitap... Okumak güzel...
Evren Aslan
Kitapkurdu
12.12.2025
Yüreğinize dokunacak.