Jonathan Swift'e gore Buyuk Britanya'nın yetiştirdiği en "erdem"li adam olan Thomas More, 1478'de dogmus ve 1535'te kafası kesilerek idam edilmistir. Yasadıgı devir, Medici'lerin "Yeni Hristiyanlık"ının İngiltere'de lansmanının yapıldıgı zamanlardı. Katolik olarak bilinen Thomas More, bu Protestan hareketine karsı olan tavrıyla yargılanmıs ve daha sonra idam edilmistir.
Bu Utopya adlı eser, yazarın "butun halkın mutlu olması icin nasıl bir duzen gereklidir?" sorusuna aradıgı cevaptır. Mulkiyetin kaldırılması, yiyecegin adil dagıtımı, olculu eglence, dıs mihraklardan savunacak kadar savunma sanayi gibi pek cok seyin listelendigi hayali mutlu bir ulke tasarımıdır Utopya.
Mina Urgan'ın kitabın basındaki uzun degerlendirmesi metine oldukca guzel bir acıklama olmustur, ancak bu bolum kendi bakıs acısından yazıldıgı icin hic utopya kitabı okumamıs olanlara, ilkonce kitabın kendisini okumalarını tavsiye ederim.
Kitabın Devlet'le mukayesesini ilginc buluyorum. Cunku Sokrates'in devleti, dunyada olması bekledigi (ve bugun itibarıyla aynen dedigi gibi gerceklesmis olan) yonetimsel sureclerin zararlarından kacınmak icin ideal bir devlet yonetimi nasıl olmalıdır sorusuna cevapken, Thomas More, hristiyanlıgın katolik tarafının Vatikan'ın kendi elleriyle bitirildigi ve yerine carpık bir hristiyanlık olan protestanlıgın lansmanının yapıldıgı bir devirde, bireysel mutlulugu saglamak icin devlet nasıl olmalıdır sorusuna verdigi cevaptır. Sokrates'in veya Platon'un Devlet'i muhtesem bir kitaptır, insana dusunmeyi ogretir.
Bu kitabı utopya kitapları okumak isteyen kisilere, baslangıc kitaplarından birisi olarak tavsiye ederim. Diger baslangıc kitapları: Jules Verne'nin Begum'un 500 Milyonu, Thomas Campanella'nın Gunes Ulkesi, Francis Bacon'un Yeni Atlantis'i olarak sayabilirim.