Satranç (Ciltsiz)
Satranç (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 79,75TL

2297Yorum
serkan1983
29.07.2013
Satrancın derinliklerinde insan psikolojisinin kendisiyle savaşını işleyen mükemmel bir eser. Bir çırpıda okuyacaksınız.
SamiGiray
13.07.2013
Güzel ve akıcı bir kitap.Ancak satranç bilgisi de gerektirmiyor değil
kombi
11.07.2013
Yazar duygu sömürüsü yapmadan II. Dünya Savaşının psikolojik yönünü büyük bir başarıyla sergilemiş. "Tecrit" olayının, insanı yalnızlaştırmanın ne denli kötü olduğunu "satranç" oyunu üzerinden anlatmaya çalışmış. Üslup olarak sade bir dile sahip olsa da kurulan uzun cümleler dikkatinizi dağıtabilir.
smemsa
08.07.2013
bir çırpıda okunuyor. kitabı yaşıyor gibi oluyorsunuz. bu kitabı yazdıktan sonra zweig'ın intihar etmiş olması çok üzücü gerçekten.
Aziz Özkan
Bilge
04.07.2013
Satranç, kişinin gelgitlerini içerisinde barındıran uzun bir öykü. Zweig'in çok okunan yapıtlarından biri. Satranç oyunuyla ilgili fazla detaya girmeden öyküyü anlatması, satrancı bilmeyen okur için bir avantaj sayılabilir. <br />Yazar, Nazi Almanya'sından da bir panorama sunup rezaletin boyutlarını örnekleriyle anlatıyor. Böylece Nazilerden neler çektiğinin çığlığını duyar gibi oluyorsunuz. Bir nevi Orwell'in 1984'ünü andıran, gerçeklerle yoğrulmuş bir hayal gücünün yansımasıdır Satranç.
Şural
01.05.2013
Yanılmıyorsam 91 yılı idi.
Raskolnikov’un müthiş öyküsü ile tanışmıştım ilk defa Dostoyevski ile.
Suç ve Ceza’yı –hala o güzel uygulama devam ediyor mu bilmiyorum- Pazar günleri sahafların mesken tuttukları Kadıköy sokaklarındaki bir yaşlı amcadan almıştım.
Klasiklerin onlarca yayınevi tarafından basıldığını(yazarın ölümünden 75 yıl sonra telifin kalkması sebebiyle) ama aslına en yakın olanı okuma adına belli yayınevlerinden alınmasının da şart olduğunu biliyordum.
Bu bilinçle, göze hoş gelen inceciklerden değil de tuğla kalınlığındaki 2 cilt halinde olanı tercih ettim.
Ve de 2 günde bitirdim.
Aradan 20 yıl geçmişti ki, geçtiğimiz günlerde Suç ve Ceza’nın Radyo Tiyatrosu’na tesadüf ettim.
Tevafuka bakın ki, elimde de Stefan Zweig’ın Satranç’ı vardı.
Tevafuk dedim, çünkü daha çok biyografi yazarı olarak bilinen ve Balzac, Dickens, Tolstoy, Nietzche, Stendhal, Magellan, Erasmus gibi pek çok ünlünün hayat öyküsünü kaleme alan Zweig’ın belki de en hacimli ve derinlemesine tahlillere sahip eseri Dostoyevski ile ilgili olanıdır.
Bir yandan Satranç’ı okumaya, yürüyüşe veya alışverişe çıktığımda da Suç ve Ceza’yı dinlemeye koyuldum.
Kadim kuralım elbette hala geçerli.
Matbu halinde okumadığım bir eserin asla ve kat’a ne filmini seyrederim ne de radyo tiyatrosunu-sesli kitabını dinlerim.
6 saatlik tiyatro ile Raskolnikov ve ailesi-tefeci kadın ve kardeşinin başında örgülenen ve aslında Dostoyevski’nin o zamanlardaki halet-i ruhiyesinden çok derin-net çizgiler taşıyan öykü ile tekrar hatırladım yıllar önceki eseri.
Ve 70 sayfalık Satranç’ta da aslında okuduğumuz Zweig’ın kendi duygularıdır, hissettikleri ve karamsarlıklarıdır.
Kitabın kapağını kapatıp, ses-çalarımın stop düğmesine bastığımda şöyle bir düşündüm:
Esasında Zweig’ın Satranç eseri de çok rahat Suç ve Ceza gibi 2 belki 3 cilt olabilecek içeriğe sahipti.
Ama doğru ya…
Yahudi asıllı Avusturyalı Zweig’ın acelesi vardı.
Dünyadan ümidini kesip eşi ile beraber uyku ilaçları ile intiharından sadece 1 yıl önce yazmıştı bu eserini.
Ve çok önceden planladığı intihar kurgusunda-ilk eşine de beraber intihar etmeyi teklif ettiği yazılır- bilinçli ilerlemekteydi.
Ve hiç de sürpriz olmayacak şekilde, kitaplarındaki pek çok figür gibi gönüllü ölümü tercih etmişti.
Virginia Woolf gibi ceplerine taş doldurup yürümemişti denize doğru.
Kravatını takmış, veda mektubunu yazmış ve birlikte iki kutu ilacı içtiği eşi ile yataklarında, sarılmış halde veda etmişti bu dünyaya.
Yazık, çok değil 2 sene daha sabredebilseydi; onun ve uygulamaları yüzünden intihar ettiği Adolf Hitler’in metresi ile intiharının romanını yazıyor olacaktı belki de… Hem de büyük bir keyifle.
Zaten Satranç’ın son bölümünde alt üst olmuş psikolojisinin, karamsarlığının ve ümitsizliğinin izlerini ayan beyan görüyorsunuz.
Satranç metaforu üzerinden hiç’liğe, ümitsizliğe, işkenceye, Hitler’in acımasızlığına, bir tebessümün esirgenmesine bol bol göndermeler var.
Hayatın herhangi bir safhasında iyi olanın kazansa da sonunda mutlak kötünün mat yapacağını yazar Zweig…
Keyifli, sürükleyici.
Gel gelelim, “Satranç” ın da sergüzeştinde anlaşılamamak, hatta onun ötesinde ulaşılamamak vardır.
Malumunuz, bazen eser isimleri(hatta kapakları vs.) satış ve okunurlukta ciddi etken olabiliyor.
Elbette klasik boyutuna çıkmış yazarlarda okuyucu bunlarla çok ilgilenmese de ve de adrese teslim okusa da, yeni başlayanlar için bu bir realitedir, etkendir.
Raflarda dolaşırken satranç ismini görüp pas geçen çok kişi olduğunu tahmin ediyorum.
Bizden bir örnek verecek olursam; yakın tarihimize ve edebiyat dünyamıza ışık tutmak adına çok önemsediğim Münevver Ayaşlı’ya bir bakmanızı rica edeceğim.
Münevver Hanım’ın en bilinen ve de okunan eseri “İşittiklerim, Gördüklerim, Bildiklerim” dir.
Okuyucu, bunun bir hatırat olduğunu bilir ve hemen alır.
Hemen hemen aynı formatta bir eseri daha vardır ki hiç bilinmez.
“Geniş Ufuklara ve Yabancı İklimlere Doğru”
Çünkü bu ismin ne çağrıştırdığını okuyucu kavrayamaz ve tabir-i caizse pas geçer.
“Efendim, kapağını açıp şöyle baksa” diyenleriniz olacaktır muhakkak ama ben de size derim ki Bkz. İnternet üzerinden satış rakamları…
İşte; Yahudi kökenli Avusturyalı Dr.B, köyünün sınırlarını aşamayan asosyal dünya şampiyonu Czentovic, zengin ve para ile her şeyi yapabileceğinin doğrultusunda yaşayan McConnor ve yine Avusturyalı “ben-anlatıcı” nın bir gemide geçen hikâyesinin eseri “Satranç” da şahsi kanaatimce aynı sıkıntıdan muzdarip/tir.
Hulasa…
Bu sıcak yaz günlerinde evinizin balkonunda veya şöyle serin bir kafede, ister soğuk bir soda veya sıcak bir çay eşliğinde 2 saatinizi ayırın…
Satranç’ı elinize alın ve bitirin.
Müthiş keyif alacaksınız…
Garantimdir efendim.
sidre
Kitapkurdu
10.03.2013
çeviri ve yayınevi olarak ben de bu yayınevini okudum. Gayet güzeldi. Çok kısa bir roman. Bu sebepten uzun bir hikaye gözüyle de bakılabilir. Hemen okunan, çok keyif veren harika bir romandı. Satrançla ilgili böyle takıntıları olan insanların bir romana konu olabileceği hem de bu kadar güzel anlatılabileceği hiç aklıma gelmezdi. Muhakkak okumalısınız.
bfl103
09.03.2013
bence satrancın güzelliğini ve aslında hayatla ne kadar benzediğini ortaya koyan bi kitap . kütüphanemde olan en güzel kitaplardan biri. kısa olması bence okuyacak kişiyi etkilemesin. okuyunca içine giriyorsunuz sanki
satract06
26.02.2013
işyerinde olmama rağmen bir günde bitirdim ve okurken yoğun duygular yaşadım.insan profili,ruhsal durumun aktarımı ve satrancın insanın doğasını nasıl değiştirdiğini anlatan en başarılı romanlardan biridir.başucu kitaplarım arasına yerini aldı bile.tavsiye ederim...
Can_B
25.02.2013
Çok ince işlenmiş psikolojik bir roman.Yazar, okurken fark edilmeyecek derecede akıcı ve bilimsel bir dil kullanmış.
peride3
17.02.2013
Tek solukta biten kitaplardan. İnsan psikolojisine dair çözümlemeleri çok güzel. <br />Önce ben okudum, okurken eşime alıntılar yapmamak için kendimi frenlemek zorunda kaldım. Sonra eşim okudu. Şimdi her akşam satranç oynuyoruz.
bilgi-onur
Kitapkurdu
04.02.2013
muhteşem bir eser..Kitap diğerlerine göre kısa gibi geldi,ama buna aldanmamak gerekiyor.Kitap gerçekten yoğun olduğunu ve beni etkilediğini söyleyebilriim.Gerilim dolu bir hikaye olduğunu söyleyebilirim.
tluleci
23.01.2013
neden bu kadar tavsiye edildiğini,abartıldığını anlayamadığım bir kitap.kitap için kötü,can sıkıcı diyemem ama okumazsanız çok şey kaybedersiniz de diyemem
yuzde100
22.01.2013
Zweig in muhteşem eserlerinden biri daha. Zweig in insan psikolojisinin tahlili harika.
BuGalaDaşlıGala
Kitapkurdu
11.01.2013
Kitabı bitirdiğinizde bu kadar yoğun bir hikayenin nasıl olur da bu kadar kısa ve ustaca işlenebildiğini anlayacaksınız. Kesinlikle tavsiyelerim arasında.
elfideee
08.01.2013
insanın çaresiz kaldığı bir anda elindeki tek çıkış yoluna delice bağlanmasını hatta bu uğurda aklını yiştirecek duruma gelmesini anlatan gerçekten çok çok güzel bir kitap özellikle karakterlerin ruh halleri ve içinde bulunduğu durumlar çok güzel yansıtılmış okunmaya değer çok güzel bir kitap
karakule99
06.01.2013
Kitap betimlemeler harikai kısa bir öyü okunabilir..
m3sut
Kitapkurdu
01.01.2013
Bir çırpıda okuduğum bir öykü. Kitabın mükemmel bir kurgusu var. Hele bir de satranç oyununa karşı bir ilginiz varsa kesinlikle okumanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
KY-504901
29.12.2012
muhteşem bir kitap.. insan kitap bittikten sonra bir süre etkisinden çıkamıyor.. satranca karşı farklı bir bakış açısıyla bakmamı sağladı.. okumayı düşünenlere tavsiye ederim bir şey kaybetmezsiniz..
yasmin...
Kitapkurdu
25.12.2012
Bir an önce satranç öğrenme ve oynama duygusu uyandıran,bir solukta okunabilecek bir kitap "Satranç".Bu oyuna duyulan tutkunun yanı sıra o dönem Avrupa'sında başgösteren faşizm tehlikesine de vurgu yapan kitap, yazarın intiharından kısa bir süre önce tamamladığı son yapıt olma özelliğini de taşıyor.