Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
2209Yorum
hislipalyaco
26.03.2007
Türk edebiyatının en güzel psikolojik romanlarından biri diyebilirim.Hasta psikolojisi,ergenlik psikolojisi...hastalıklı bir bacak ve hastane odalarında geçen mecburi bir çocukluk,gençlik...bu ruh karmaşasında bir aşk..ruh tahlilleri ve acının satırlara dökülüşü çok güzel,bir çırpıda okunabilecek güzel bir kitap.zaten 100 temel eser arasında,tavsiye ederim.
....EsiLa ...
19.03.2007
Peyami Safa kendisi hasta büyüyen bir insan olarak çok sıkıntılar çekmiş bu kitabına da yer yer kendi hayatından esintiler katmıştır. Hasta bir insanın gözünden hastane nasıldır satırlarda bunu okuyacak hasta bir insan tüm ümitleri bittiğinde bir aşka nasıl limanmışcasına sığınır ayrılık daha nasıl mahveder iyice hasta düşürür ama kitabın sonu da tıpkı hayat gibi gerçekleri yansıtıyor aşkta vuslat olmasa da romanın kahramanının sağlığına kavuşması en büyük mutluluğu oluyor okuyucunun. Rahat bir nefes alıyoruz...
cimbombombom
18.03.2007
Hastalıklı ve yoksul bir gencin tertemiz duygularıyla bir aşkı okuyacaksınız satırlarda. Sevilen kendinden büyük de olsa zenginde olsa yürek söz dinlemiyor ne yazık ki... En hasta anlarında hastane köşelerinde onun ismini sayıklıyor. Her hastaneye gidişinde sürekli notlar alıyor Türkçe aşığı bir genç. Güzel bir eser çıkmış yine peyami safadan her zamanki gibi
mambut
08.03.2007
bir gencin psikolojik bunalımlarını ve hayatını anlatan çok kaliteli bir eser<br />üstelik yazarın üslübu ve geniş kelime dağarcığı kültürümüze büyük katkılarda bulunuyor<br />bence herkez tarafından okunmalı
mahlas801
05.03.2007
peyami safa türk yazarlarımızdan en çok kelime kullanan yazarımız. eserde kendi çocukluğundan bahsetmektedir. farklı kelimeler bulunnmaktadır kelime dağarcığınızda gelişir
xgurko
09.02.2007
Safa hakkında pek yorum yapmaya gerek yok aslında. Hastahane koğuşunda geçen yaşam dram, bir hastalık ve bir aşk ancak bu kadar güzel ve bu kadar bütünlük içinde anlatılabilirdi. Beni tek rahatsız eden sözlükle birlikte okumamdı. Kelimelerin eski olması nedeniyle anlamlarını bilmiyordum. Fakat bu kitabın eksiği değil, benim eksiğim zaten.
ahmetyaman
01.02.2007
insanın iç halini yani psikolojik durumunu tahlil etmesi peyami safa nın en büyük özelliğidir..bu hikayede de bir çocuğun hastanede çektiklerini,kendisinden büyük bir kıza platonik aşkını ele almıştır..dili ile de sade bir yapıttır..
Kalender Güvenç
21.01.2007
İlk başa şunu söylemeliyimki gerçekten etkileyici ve sürükleytici bir kitap, özellikle insan psikolojisinin üzerinde fazla durularakda yazılmış olması kendinizi o insanların yerine koymaya sürüklüyor. Fazla uzun bir gecede bitirebilinecek bir kitap. Anlatım dili ile de Peyami Safa’yı tebrik etmemek mümkün değildir.<br />Saygılarımla…<br />
kenankara
09.01.2007
Yalnızız kitabını ilk olarak okudum.Beğendim ve bu kitabı da edindim.Bunuda bir solukta bitirdim diyebilirim.Daha doğrusu bir gecede.Hasta psikolojisi ancak bu kadar güzel anlatılır.Şimdi yazarın diğer kitabı Fatih Harbiye yi de aldım.Tam bir Peyami Sefa hayranı olduğumu söyleyebilirim.Vaktiniz varsa önereceğim kitaplar arasında...
stehelmaers
15.11.2006
Adını ve nethini çok duyduğum aslına bakılırsa çok da ehemmiyet vermediğim bir kitaptı. Ancak okuduktan sonra çok da fena bir kitap olmadığını (Özellikle uyku anındaki tasvirler karışık verilen duygular çok gerçekçiydi) öğrenmiş bulunuyorum. Kitap içindeki birkaç müstehcen ifade dışında iyi kurgulanmış ancak hala Nüzhet'e ne olduğunu merake diyorum.
durana
Kitapkurdu
13.11.2006
okuduğum en güzel psikolojik roman. hasta çocuğun çaresizliği, ümitsizliği gerçekten acı verici. bir de aşk acısı yemiştir ki bu onu ruhsal çöküntüye sokmuştur. hastanede, dokuzuncu hariciye koğuşuna giderken, camdan bakarken gördüğü ağaçların sıhhatini bile kıskanan hasta çocuğu, aylarca hastanede bilinçsiz yatan, duvarların üstüne üstüne geldiğini hisseden, sevdiği kızın hayaliyle yaşayan, yalnız, çaresiz, umutsuz hasta çocuğun psikolojik çöküntüsü, her okuyucunun zihninde kalıcı bir hüzün bırakacaktır.
ttrçpl
15.08.2006
Roman, Türk edebiyatında psikolojik roman türünün en başta gelen örneklerinden biridir.Romanda,on beş yaşındaki bir gencin hastalık ve karşılıksız bir aşk yüzünden çektiği ıstıraplar akıcı bir anlatım tekniği ile dile getirilmiş.Peyami Safa’nın bu eserinde özellikle fiziksel ve ruhsal tasvirlerin mükemmel olduğu söylenebilir.Roman kahramanının kendi içinde yaşadığı çelişkiler çok güzel anlatılmış.Romanda benzetmelerden sık sık yararlanılarak anlatım daha etkili hale getirilmiş.Bu kitabı herkese tavsiye ederim…
Dikkat !!!
12.08.2006
Yüreğine sağlık
Mükemmel kelimesi benim nazarımda bu kitabı betimlemede yetersiz kalır.Eminim ki bu konuda benimle hemfikir bir çok okuyucu vardır.Zaten Peyami Safa'nın başarısı tartışılmaz bir gerçektir.Geçmişin izlerini günümüze taşımasındaki ustalığı,günümüz şartlarında da hala aynı olayların tekerrür etmesinin de payı var ama bunu hem o gün ki dille anlatıp hem de bugün dahi anlaşılıp etkilenmemizi sağlaması da onun ne kadar maharetli ve duygularını ne kadar anlaşılır kıldığının kanıtıdır.Kitabı okumadım adeta o anlatılan olayları birebir yaşadım aynı sahnelerde görünmeyen bir kimlikle rol aldım.Eğer hala okumadıysanız hiç vakit kaybetmeyin.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
kitapta bacağında ağrıları olan bir gencin hayatı derin psikolojik tahlillerle müthiş bir üslupla verilmiş.okurken insan hiç sıkılmıyor.hastalığı için paşanın yanına giden genç paşanın genç kızı müzhet e aşık olur. genç ameliyat olur ve daha sonra nüzhet başkasıyla evlenir..<br />konu itibariyle çok sıradan gibi gözükse de kişlerin psikolojik tahlilleri büyük bir ustalıkla yapılmış.insan okurken o kadar etkileniyor ki....
Çepni55
Kitapkurdu
19.06.2006
Ne hasta bekler sabahı...<br />ne taze ölüyü mezar...<br />Ne diyordu P.Safa; beklemeyi en iyi onlar bilir yani hastalar! Peyami Safa'nın psikolojik hikayecilikten güzel pasajlar sunduğu bir başka eseriyle karşı karşıyayız.<br />
sadecekitaplar
25.05.2006
Peyami Safa''nın okuduğum ilk eseri olmasına rağmen beni kendisine ''hayran'' bıraktı.o nasıl ruh tahlilleridir,anlatımdır,akıcılıktır...çok etkilendim.bir gecede soluk almadan bitirdim.Nevzat Kösoğlu şöyle der:''9.Hriciye Koğuşu yetim,hasta ve aşık bir çocuğun harikulade şiiridir.ruhi tahlillerde romancı değil sanki hastane duvarları konuşur,kokular,renkler konuşur..hasta bir çocuğun ümitlerinin,acılarının bütün derinliğini bulduğumuz romanın asıl kahramanı yazarın kendisidir.''gerçekten edebiyatımızın etkileyici eserlerinden biridir.okuduktan sonra yazarın ddiğer kitaplarını da edeindim.okunması gerekir diye düşünüyorum.
aykoroglu
05.02.2006
BENCE DOKOZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU İNSAN PSİKOLOJİSİNİN BELLİ KESİMLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE ANLATAN YAPITLARDAN BİRİ. GEREK HASTA PSİKOLOJİSİNİN GEREKSE GENÇ VE ERGEN PSİKOLOJİSİNİN İŞLENİŞİ BAKIMINDAN MÜKEMMEL DENEBİLİR. OKUNMAYA DEĞER VE ÇOK DEĞERLİ BİR YAPIT.
meşale
09.11.2005
Kendinden yaşça büyük bir kıza olan aşkı,ilerleyen hastalığı ve anne sevgisi<br />arasında gidip gelen , erken yaşta olgunlaşmış yetim ve hasta bir çocuğun hayat hikayesi anlatılır bu romanda. Psikolojik tahliler fevkalade güzeldir. Başkarakter olan çocuğun adının hiç geçmemesi ise ayrı bir ustalığıdır Peyami Safa'nın.<br />Yayınevi eserin orijinalliğini dikkate alarak kitabın dilinde sadeleşmeye gitmemelekle bize daha keyifli bir okuma avantajı sunmuştur.<br />Peyami Safa romanlarını tanımak isteyenlere tavsiye edilebilecek ilk eserlerdendir.
mavişkız
Kitapkurdu
20.10.2005
aman allahım!hayatımda ilk defa psikolojik bir roman okudum.iyi ki de okumuşum.ya insanın inanası gelmiyor.bu bizim eşsiz yazarlarımızla şimdikiler arasında nasıl böyle uçurumlar olur.ben peyami safa gibi bir yazar daha okumadım.kitap kesinlikle insanın içine işliyor.okurken sık sık bacağımı tuttum.nedenini kitabı okuyunca anlarsınız:)<br />
ihtiyar_balıkçı
23.09.2005
Bu roman Peyami Safa'nın olgunluk dönemi yapıtlarından biri. Dersini iyi çalışmış,psikoloji kitplarıyla iyice haşır neşir olmuş. Bu romanda ve "Bir Tereddüdün Romanı"romanında bunu açıkça görürüz; ancak yer yer öğretici yanı ağır bastığından romanı okurken okuduğumuzun bir roman mı yoksa bir psikoloji makalesi mi hatta bir tıp kitabı mı olduğu konusunda şüpheye düşeriz.<br />Marcel Proust,Andre Gide etkisinin yanı sıra bunalım eğilimi taşır yazar. Kısa cümleleri onu okunur kılmakta. <br />Türk edebiyatı için bir kazanç.