Masumiyet Müzesi (Ciltsiz)
Masumiyet Müzesi (Ciltsiz)
495Yorum
Bu romanında Orhan Pamuk beni fena halde hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim.Kitap 586 sayfa ;Kemal'in Füsun'un hasretiyle yazdığı sayfa sayısı yaklaşık 400 sayfa kavuştukları zaman dilimini anlatan sayfa sayısı 22,bunun sadece 2 sayfasında mutlak yalnızlar...(Bir Bazan başlığı atılan bölüm var ki akıllara zarar tam 136 kez bazan ile başlayan cümleyi 5 sayfa boyunca okumak zorunda kalışım sadece Orhan Pamuk'a duyduğum saygıdandı)
Kitabın yarısına geldiğimde sonunun nasıl olacağını anlamış olmaktan da hem sıkıldım hem de üzüldüm.Kitaptaki karakterlere ait çelişkileri ise; anlatırsam belki kitabı almayı okumayı düşünenleri soğuturum gibi bir düşüncem var.
Artık içinden İstanbul geçen başka bir Orhan Pamuk romanı OKUMAYACAĞIM NOKTA.
Birincisi;anlattığı İstanbul eski İstanbul yani köşkler klüplerde yaşayan hanımefendi ve beyefendilerin o sessiz havası temiz saygılı ve düzenli İstanbul'u.Orhan Bey bu İstanbul'u özlüyor olabilir eh ne de olsa kendisi Pamuk Ailesinden köklü Nişantaşılı hala eğer Türkiyede ise orada kalıyor.İkincisi;ben bu İstanbul'un bana her ne sebeple olursa olsun hatırlatılmasından gözüme gözüme sokulmasından artık çok sıkıldım.
Aaa evet yabancı okurlar bayılıyor olmalı o İstanbul'a da ben bir Kadıköylü olarak hiç bayılmıyorum sıkıldım yeter.
Kısacası KAR romanından sonra başka beğenerek okuduğum bir romanı olmadı Orhan Bey'in.Bunu da beğenmek isterdim ama olmamış.
kaliteli bir kitap. orhan pamuk'un o eşsiz üslubuyla işlenmiş...
alaya değer. kara kitap ve kar dan çok çok daha iyi değil. çünkü bir süre sonra kısır döngü haline geliyor. çoğu kişinin ortak kararında olduğu gibi sıkmaya başlıyor.füsun da füsun... buna rağmen sonu da hayal edilenden farklı çıkıyor. ama şu da var,orhan pamuk tasvirleri her zaman olduğu gibi harika. herşey gözünüzde canlanıyor,yaşamış gibi,içindeymiş gibi hissettiriyor.
füsun öldüğünde çok gözyaşı dökmüştüm..aslında böyle bir aşkın bölye bir kazayla son bulması çok basit gelmişti bana bir o kadar da ilginç.genelde aşk hikayeleri değişik ve hüzünlü kazalarla bitiyor..ve bu türler beni her seferinde harap ediyorr
hayal kırıklığı denilebilir,orhan pamuk'un reklamının çok fazla yapılmasının etkisi olabilir.diğer romanları ile kıyaslarsak çıta yükseldi diyemeyiz..
Tutkulu ve de obsesif bir aşkı o kadar içten yazmışki bir an kendimi romanın içinde yeni bir karakter olarak yürüyormuş gibi hissettim. Okuyabileceğiniz hoş bir kitap.
kitap kesinlikle okunması gereken bir eser.olaylar duygular o kadar akıcı bir şkilde sıralanmış ki okurken takılmadan peşinden gidiyorsunuz füsunun ve kahramanımızın.yer yer kahramanımıza kızdığım yerler çok oldu ama onu da anlamaya çalışınca kitabın esiri oldum.orhan pamuk bu eserle büyük ses getirdi bence.kar adlı romanı da unutmamak lazım
Orhan Pamuk'un ilk okuduğum kitabı Beyaz Kale'den çok etkilenmiş, şöhretli bir yazar olmasından dolayı da çok ilgimi çekmişti, Masumiyet Müzesini çıkar çıkmaz aldım, inanılmayacak derecede tuhaf bir alışkanlığın hikayesi gibi geldi, aşktan çok...<br />Detayları zaman zaman sıksa da , güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim...
Artık klasikleşmiş eşsiz Orhan Pamuk eserlerinden biri. İçerisinde aradıgınız hersey mevcut. Zamana ve getirilerine bas kaldırmaya calısan insanlar, kısır bir döngü ve herseye rahmen siyasi perdeyi, sevgiyi, adı konulamayan bir yanlızlıgı paylasıyor adeta. Tekrar okumaktan zevk duyabilecegim ender kitaplardan.
kitabı arkadaşlarımdan duyduğumda büyük merakla aldım ama çok hayal kırıklığına uğradım çok yavaş ilerliyor, okurken çok sıkıldım.
592 sayfa boyunca Füsun,Füsun,Füsun diyor ve siz bunu sıkılmadan okuyabiliyorsunuz.Çok beğendim............
orhan pamukun yazarlığını tarafsız bir bakışla görmek istediğim için, Kar ve Benim Adım Kırmızı dan sonra okuduğum üçüncü kitabı. hiç sürükleyiciliği olmayan, hemen elinizden bırakmak isteğeceğiniz bir kitap. yine de hiç alışkın olmadğm için sonuna kadar okudum fakat hikaye kitabın yarısında bitmişti, uzatmaları oynuyordu.Kemal için hayatının en mutlu anı olabilir ama zamanı kıymetli olanlar için hiçte öyle değil.. kitapta tek etkileyici olan eşyaların hayata tanıklığını sevdiğinin(füsünun) eşyalarını toplayarak anlatması...
Kitap mükemmel değildi ama oldukça güzeldi. Ancak sonu hiç beklemediğim ve sanırım istemediğim şekilde bittiği için biraz hayal kırıklığına uğradım.
Aslına bakarsanız Orhan Pamuk takip ettiğim bir yazar değil. Nobel ödülü aldığı kitabından ötürüde ön yargılarım vardı. Fakat bu kitap var olan bütün ön yargılarımı yıktı. Kitabı elime aldıktan sonra Füsuna duyulan aşkın dünyasına kapıldım. Cok eskilerden bir türk sinemasını izler gibiydim. En büyük talihsizliğim İstanbula gidemem ve bu müzeyi gezemem oldu. İzlediğim filmi yarıda bırakmış gibiyim. Size en güzel tavsiyem bu kitabı önce okuyun Füsun ve Kemal ile tanışın sonra masumiyet müzesinde aynı günleri onlarla yaşayın.
İyi denebilecek bir roman,ancak nobel ödüllü bir yazara yakıştıramadım. İlk yüz sayfanın çok güzel, sonrasının sıkıcı olduğu yorumlarına tamamıyla katılıyorum.
Aşk romanı seviyorsunuz ve sabırlıysanız kesin okumalısınız.Gerçek aşkı ve kiabın içinde gizem dolu olaylar sizi daha merak dolu anlar yaşatacaktr.Sonunda ise iyiki okudum diceksiniz.Kitap uzundur,bazı yerlerinde çok ayrıntıya girmiş,ben sıkılmadan okudum ancak bi başkası ayrıntılardan hoşlanmayabilir.Orhan pamuk'un diğer kitaplarından daha güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Orhan Pamuk'un başka romanlarını da okuduğum için şunu söyleyebilirim ki aşkı en iyi anlatan Orhan Pamuk kitabı. Aslında okuduğum kitaplar arasında da aşkı en iyi anlatan kitap. Kitap, aşkı bir çok yönüyle anlatıyor. Bazen Dostoyevski'nin Budala'sına yaklaşıyor zaman zaman da Tolstoy'un Diriliş'ine. Bir taraftan da geçtiği dönemin siyasi ve sosyal analizini yapmayı da gözümüze sokmadan başarabiliyor. Yazarın sayesinde zengin İstanbul ailelerinin dünyasına da girme şansı buluyorsunuz.
Kitap bitip bahsi geçen kurgusal hayattan sıyrıldığınızda bile belli bir süre çevrenize Orhan Pamuk'un gözüyle bakmaya devam ediyorsunuz ve elinizin değdiği her şey bir kat daha hacim kazanıyor.
Orhan Pamuğun en iyi kitaplarından biri...
Uzun zamandır merakla okumayı beklediğim bir eserdi. Ancak beklediğime değmedi, güzel bir aşk romanı okuyacağımı zannetmiştim, aşktan ziyade abartılı bir cinsellik hakimdi, kitabı bitiremedim...