Satılık İmparatorluk & Lozan ve Osmanlı'nın Reddedilen Mirası
Satılık İmparatorluk & Lozan ve Osmanlı'nın Reddedilen Mirası
230Yorum
hiç!
06.05.2013
Anlatımı ve anlattıklarıyla farklı bir kitap.köşe yazılarının derlenmiş, düzenlenmiş şekli.ancak imparatorluk ismi biraz yanlış olmuş; çünkü imparatorluk sömürmek demektir, Osmanlı ise sömürmemiş cumhuriyet döneminden beri sömürülmektedir.<br />
KY-1366048
01.05.2013
Mustafa Armağan'ın okuduğum ilk kitabı sonrasıda gelecektir eminin. Kitap özellikle cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki yanlışlarını dine karşı olan tutumunu anlatıyor. Bugüne kadar tarih diye öğrendiklerimizin hepsinin yalan olduğunu görüyorsunuz. C.H.P nin millete çektirdiklerini korkmadam yazmış yazar .Yazılan olayların hepsini belgelere dayandırmış.Herkesin mutlaka okuması ve şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Kitabı elinize almanızla ona bağlı kalmanız bir kalıyor.Ve bir daha bırakmanıza imkan yok.
0sman Yılmaz
26.04.2013
Hani o malum! kanun sebebiyle istenilen her şey afaki olarak okurun mefkuresine sunulamamış olmasına rağmen yakın geçmiş - tarih diyemiyoruz biliyorsunuz- le alakalı enfes bir eser her kesin okumasını tavsiye ederim yazarın eline kalemine yüreğine sağlık....
shape
Kitapkurdu
24.04.2013
Bu kitabı okuyunca, tarihteki olaylara ideolojik yorumlarla yaklaşanların, geçmişte meydana gelen olaylar yerine hayallerinde canlandırdıkları olayları anlattıklarına üzülerek bir kez daha şahit oldum. Üfürmece düşüncelerle tarih yazılır mı? Osmanlı; Trablusgarb Harbi, Balkan Harbi ve Birinci Dünya Harbi sonunda fiilen ve fiziken zaten ortadan kalkmıştı. Tarihe din takıntısıyla bakanların önce bunu anlamaları lazım. 1914 yılında yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip Osmanlı 2.900.000 kişiyi silah altına alarak Birinci Dünya Harbine girdi. Harbin sonunda Osmanlı, Balkanları, Arap Yarımadasını, Suriye’yi, Irak’ı, Kıbrıs’ı, Kafkasları, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’i kaybederken yaklaşık 950.000 ölü, 850.000 yaralı ve gerisi harp esiri olmak üzere 2.250.000 kişiyi de kaybetti. Mecliste Mondros Mütarekesini 1 Kasım 1918 tarihinde Osmanlı topraklarının işgal edilmeyeceğini söyleyerek onaylatan Sadrazam İzzet Paşa 8 Kasım’da istifa etti. Anlaşmadaki bir aylık süre bile beklenmeden 13 Kasım 1918 günü 55 parçalık düşman donanması Dolmabahçe önüne demirledi ve Osmanlı toprakları işgal edildi. Üstelik Yunan Harp gemileri için Mondros Mütarekesinde kısıtlayıcı hükümler olmasına rağmen Averof Zırhlısı refaketinde 3 adet fırkateynle Patrikhaneyi korumak üzere Haliç girişine demir attı.
Bu kitap, milli mücadelenin neden başlatıldığı ve kimlere karşı verildiği dikkate alınmadan sadece akıl dışı bir ideolojik saplantı çerçevesinde yazılmış. Harcanan zamana ve emeğe yazık. Hem de çok yazık.
turkceci_ilker
Bilge
24.04.2013
Kitabı bilmediğim gerçekleri öğrenmek için aldım, okudum. Evet bazı şaşırtıcı gerçekleri öğrendim, fakat bu kitap nasıl tarih kitabı diye yazılmış anlayamadım. Kitap güya belgelere dayalı yazılmış; ama okuyanlar görecektir, belge denilenlerin hemen hepsi ya bir gazetede yazılmış köşe yazısı, ya da anılardan oluşuyor. Buna nasıl belge deniliyor anlayamadım. Hatta öyle ki, bir yerde yazar kendi fikrini kanıtlamak için birisinin anısını anlatmış, dipnota ise bu anıyı dinledim ama ne yazık ki yazılan defter veya kağıt kaybolmuş diyor. Tam bir komedi... Ayrıca yazarın kendi karşıtı düşünceye sahip olanlar anılarını değiştirmişler, yalanlar yazmışlar; ama ne hikmetse kendi düşüncesinde olanların anıları ise yalansız ve hiç değiştirilmemiş(!) Yazar okuyucunun buna inanmasını bekliyor. Tüm bunlardan başka, bana göre kitap çelişkilerle dolu! Mesela Atatürk ile Vahdettin anlatılırken, yazara göre Vahdettin'in Atatürk ve Milli Mücadele hakkındaki olumsuz söylemleri İngilizlerin baskısı yüzünden "mecburi" yazılmış, ciddiye almamak gerekiyormuş. Vahdettin aslında Atatürk'ün milleti milli mücadeleye davet etmesini istiyormuş. Yani Vahdettin'e gelince şartları düşünmek gerekiyormuş; ama Atatürk'ün her söylediği nedense şartlar falan gözetilmeden değerlendirilmiş ve her söylediği söz yanlışmış gibi anlatılmış. Bir de yazarın Hilafet ile ilgili düşünceleri ve anlatımı var ki evlere şenlik! Yazar Halife Vahdettin'in Cuma Namazına bile 2 İngiliz askeriyle gittiğini yazmış. Bu şartlar altında bile hala Hilafet kaldırılmasaydı, Osmanlı şahlanacaktı, yok tüm Müslümanları birleştirecekti diyor. Öyleyse adama sormazlar mı, 1. Dünya Savaşı'nda cihad ilan eden Halifemize neden kimse itibar etmedi? Yazarın da aktardığı gibi neden Mısır Müslümanları Halife'nin yönettiği Osmanlı'ya karşı ayaklandılar? Lawrence nasıl oldu da Halife'ye karşı Müslüman Arapları ayaklandırmayı başarabildi? Yani herkesin de bildiği gibi Halifelik zaten fiilen bitmişti. Aslında daha neler neler yazılabilir ancak yazmakla bitecek gibi değil, en iyisi kendiniz tarafsız olarak okuyup değerlendirin. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki yazar kendi fikirlerini kanıtlamak için bir anı derlemesi yapmış buna da tarihin gerçeklerini anlatan(!) "tarih kitabı" demiş.
adop2000
21.04.2013
mustafa armağan'ın cumhuriyete, laikliğe karşı olduğunu zaten biliyordum ama tarihçiliğini öğrenmek için bu kitabını okudum. ideoloji ile tarihçiliği birbirine karıştırdığına dair kanaatim iyice pekişti. yazdıklarını okudukça hayret ve öfke içinde kaldım...
yobazz
yobazz 27 Nisan 2013
Tarihle ideolojiye kimin karıştırdığı yorumunuzdan belli oluyor.Mustafa Armağan herşeyi belgeleriyle ortaya koyuyor ama siz tarihi nutuka uyduranlara inandığınız ya da ideolojiniz bunu gerektirdiği için bu kitap size ağır gelir.Bence hiç okumayın.
gokhan_16
20.04.2013
kitabi okumaya bile gerek yok sadece aciklama kisminda yazan once saltanat sonra halifelik ingiliz dayatmasiyla kaldirildi sozu kitabin tamamen duzmeceden ibaret oldugunu gosteriyor sayin yazar Ataturk'umuz daha ortaokul siralarinda bu dusuncelere sahipti ne ingiliz dayatmasi...
smdozbolat
20.04.2013
süper kitap! saklanmış, önemsenmemiş geçmişimizi anlatıyor.<br />
bcf
15.04.2013
Son yıllarda okuduğum yakın tarih açısından beni şok eden en etkileyici kitaplardan oldu. Yakın tarihle ilgileniyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
rasimu
Kitapkurdu
10.04.2013
önyargısız ve cesur okuyucu için yazılmış bir kitap. efsanelerle süslenmiş tarih yerine ayrıntılı ve belgelere dayanmış bir tarih severlere tavsiye ederim.
Kalgançı çak
Kitapkurdu
10.04.2013
Adının önünde tarihçi yazıyor olmasından utandığım,yeni Osmanlıcı ama Osmanlıyı hiç bilmeyen ve yazar olduğunu iddia eden eden birinden ancak böyle bir kitap beklenir.
Osmanlıyı sanki M.Kemal yıkmış gibi anlatıp milli mücadelenin değerini düşürmeye çalışıyor.Hep çamur hep leke inşallah bir gün o çamurun içinde boğulursunuz.
Olmayan bir milletten bir devlet inşa etmenin ne demek olduğunu bilmeyen google tarihçileriyle dolu bir ülkede yaşıyoruz artık Osmanlıyı bilseydiniz cumhuriyetin ne kadar değerli olduğunu anlardınız.
Bütün parası ipotek altında olan,girdiği savaşları kaybeden,yönetimin basiretsizleştiği,halkın cahilliğinin paçadan aktığı bir toplumdan bu günlere geldik çok şükür ama yok siz adam olmazsınız
fenerfatihi
08.04.2013
Yazarın bilgi düzeyi ve araştırma seviyesi asla bu denli bir eser yazmaya yeterli değildir. Eser çok sığ ve belirli bir seviyenin altındadır. Bilinmelidir ki; konjoktür yazarı değil, gerçek araştırmacılara, bilim adamlarına ihtiyacımız vardır. Gerçek araştırmacı ve düşünen beyinlerin bu esere ihtiyacı yoktur. Bence bu eseri okumayı düşünen birçok kişi yazar kadar tarihini bilmektedir.
sonkann
04.04.2013
mustafa armağanın ilk defa bir kitabını okuyorum şu an kitabın yarısındayım ve ne kadar geç başladığımı anladım sadece alın ve okuyun diyorum yakın tarihin yalanlarını ve gerçekleri görmek için...
auk__12
30.03.2013
Bu kitabı George Orwell'ın 1984 'ünü okuyarak bir daha okuyun. Sanki orada anlatılanlar bir daha yaşandı gözümün önünde. İktidar ne olursa olsun ister sosyalist ister komünist neticede kendi açıklarını örtbas etme çabasına giriyor. Armağan'ın son kitabı da bu kanıyı destekler nitelikte.
Fatih Orhan
Kitapkurdu
27.03.2013
Silokon tarih, tapu kabul edilmiş balon kahramanlar ve aldatılan nesiller...Doğru bildiğimiz yanlış bir tarihin belgelerle anlatıldığı gerçeklerle yüzleşmek isteyen herkesin okuması dileğiyle.
Evren Polat
24.03.2013
Musatafa Armağan ne zmandan beri yazıyor bir bakın biranda bukadar sert tespit ve sonuçlara nasılvardığını anlarsınız günümüz siyyasetine ayak uyyduran bir yazardır.bir kere herşeyi ingilizler istediği için olmuştur demesi buna yönlenmesi ingilizleri bile güldürmüştür.damat feritin ali kemalidir mustafa armağan .bu arada cumhuriyet döneminde camiler satıldı muhabbetiyle yobaz kesimide kucaklamış bir klitap lütfen şu yorum yazan arkadaşlar sinan meydanın cumhuriyet tarihi yalanlarını okusunlar orda gerçek belgeleri bulurlar..
websman
Kitapkurdu
22.03.2013
Bu kitabı okuyanlar bir de Cumhuriyet Tarihi Yalanları (sinan meydan) okusunlar<br />Kim doğru söylüyor? Mustafa Armağan'ın kökeni nereden geliyor? Osmanlı benim ecdadım bunu kabul ediyoruz ancak; acaba mustafa armağan, nazlı ılıcak gibi tayfanın ecdadı osmanlı mı?<br />Haybeye kitap okumakla olmuyor; kütüphanenizi eşit kollu terazi olarak kullanırsanız iki gözünüzle de görebilirsiniz.
kitapçı19761
Kitapkurdu
21.03.2013
Mustafa Armağan'ın kaynak göstermeden kitap yazdığını söyleyenler hangi kitabını okumuşlar merak ediyorum. Adam bütün kitaplarında tek tek kaynaklarını yazıyor isteyen gider bakar kaynaklara bir çoğu ortada olan ulaşılamsı kolay kaynaklar internetten bile ulaşabilirsiniz. Ama size gerçek değilki size Pelin Batu gibi Fatih'in eşcinsel olduğunu fantazilerine dayarak söyleyebilenler lazım.Bir çok gerçek ortaya çıkmışken hala ortaokulda lisede size dayatılan şeylere inanmanız hayret verici bırakın tüm kaynakalrıda size rahatlıkla ılaşabileceğiniz bir şey söyleyeyim internetten bulunda okuyun bi şu Lozan Antlaşmasını bunu bari yapın eğer kör değilseniz orada türk tarafınının sadece vazgeçtiğini hiçbirşey almadığını göreceksiniz.
Sybaris
17.03.2013
Tarihi kendi ideolojisi paralelinde yorumlayıp, günümüzün tartışmalarında kendi kampına avantaj sağlayacak şekilde zorlama ve sübjektif tezler üreten bir "tarihçinin (!)" aynı tornadan çıkardığı bir başka eseri daha. Sanki ortada bir "imparatorluk" kalmış da, Cumhuriyeti kuran kadrolar onu bilerek yok etmiş veya satmış. Ben bu tür sübjektif kitaplarla "hayali bir Osmanlı imajı" yaratıp bunun üzerinden Cumhuriyete saldıran yazarlara sadece gülüyorum. Sağlam ve inandırıcı belge yok, sağlam referans yok, sadece bir fiskede yıkılacak klişe yorumlar var. Bu ve benzeri kitapları yazan ve "her şeye gücü yeten aslan parçası Osmanlı" imajı yaratmaya çalışanlara tek bir eser okumalarını öneriyorum: Falih Rıfkı Atay'ın muhteşem "Zeytindağı". Bir bakın bakalım oraya, acaba o din kardeşimiz Araplar o Halife'yi zerre dikkate alıyor muydu? Ortada sadece adı kalmış, idari ve sosyal yapısıyla Ortaçağ artığı olan o ırklar ve halklar aşuresinin “elini kaldıracak mecali bile” kalmamıştı. Kim kimi satıyor Allah aşkına? Dua edelim ki Atatürk ve arkadaşları tarih sahnesinde belirip de o küflü enkazdan son anda bir devlet yarattılar ve Türklük tarihten silinmedi. Ha bu arada, madem Sn. Armağan komplo teorilerine çok meraklı, ben de kendisi gibi sözde revizyonist tarih yorumları yapan İslamcı yazarların “İngiliz istihbaratının dezenformasyon ve yanlış veri tohumu ekme” kampanyalarına bilerek veya bilmeyerek alet olduğu yönündeki –giderek yaygın kabul gören- bilgiyi ileteyim. Acaba bu kitapların son tahlilde neye hizmet ettiğini ve Türk ulus-devletinin temellerini yıkmaya çalışarak, kimlerin Ortadoğu politikalarına hizmet ettiğini lütfedip de söyler mi bize?
ömek
15.03.2013
kitap klasik bir MUSTAFA ARMAĞAN kitabı güzel bir çalışma araştırılmış ve güzel çıkarımlar yapılmış azda olsa söylenemyeni söylenmeye çekilineni izah etmeye çalışmış bir günde okudum ve güzel farklı ilginç yeni bilgilere ulaştım içinde bahsi geçen gazete ve kaynakları tarıyorum şuan son derece güzel bir kitap tarihi sveen herkese tavsiye ederim özellikle yakın tarih için güzel bir çalışma olmuş