Git Kendini Çok Sevdirmeden
Git Kendini Çok Sevdirmeden
240Yorum
eerciyas
Kitabı büyük bir merakla aldım ve iki günde okudum. Gerçekten de oldukça sürükleyici ve hoş bir kitap. Ama oldukça acele ile yazılmış ve bitirilmiş bir his uyandırdı bende. Yakalanan konu, anlatım çok güzel ve daha çok uzayabilirdi. Hala kitap bitmemiş gibi geliyor bana ve açıp okumak istiyorum, sonuç havada. Kitabın adının içeriğine de romanın içinde rastlanmıyor. Çok daha etkileyici sonlar yazılabilir, olaylar daha ayrıntı ile sonuçlanabilirdi. Arda'ya ne oldu? Ali ne yapıyor? Ert. nerede şimdi? Peki kızı ne yapacak? Hala merak ediyorum . Bugün diğer romanı da alıp okuyacağım. Umarım o daha ayrıntılıdır. Sonuç olarak okunması gereken bir kitap...

kimger
Kitapkurdu
görsel yayınların etkisi ve bir şekilde empoze edilmesiyle kitabı okur buldum.Yazı dili açık ve bir çırpıda okunabildiği gibi konuda dağınık geldi.can sıkıntısını giderebilecek bir kitap.başka bir şey değil
Extremee_2000
Farklı duygularla okumaya başladığım fakat aradığımı bulamadığım bir kitap.Farklı iki hikayenin birbirine giderek yaklaşması ve kısmen sürükleyici bir anlatım.Zamanı olan okusun.
KY-93863
tuna kiremitçi güzel ve akıcı bir eser yazmış tabi olaylara farklı sonlar verip merak uyandırmaya çalışırken biraz kopukluklar yaşanmış geçmiş ve şimdiden kesit kesit ilerlemesi de kopukluğu destekler nitelikte duygusal ağırlık verilmiş hoş ve okunabilir bir kitap
merdudi
Eğer ki bir roman ya da bir yazar bilboardlara gazetelere radyo ve tv lere çokça çıkarak satış rekorları kırıyorsa; bilin ki o kitap veya yazar aslında pek de işe yarar bir şey değildir. Hele de Türkiye'de. Bir kitabın ya da yazarın çok empoze edilmesi sistemin okuyan vatandaş üzerinde bir hegomonya yaratmak istemesindendir. Okumayan insan zaten o hegomonyanın en derin yerindedir ki, onun için bir şey yapmaya bile değmez. Kimdir bu Tuna Kiremitçi? Tipik bir Cezmi Ersöz taklidi, arabesk bir söyleme sahip, tam da popstarlık bir imaj... başka sözüm yok, söz savunmanın...<br /><br />Irgat Şuî
Tomris banu Özaydın
Herşey iyi güzel de hikaye biraz daha devam etse olmaz mıydı?Arda'nın hikayesi ilgi çekici,yazar geçmişle bugünü birbirine çarpıcı noktalardan bağlamış.17 yaşındaki Arda'nın heyecanını, 40 yaşındaki Arda'nın düşüncelerini paylaşıyorsunuz.Hikaye benim umduğum( ya da istediğim:) yönde gelişmedi ama şaşırmak da güzel. Sonu daha farklı olabilirdi.
berel
Anlatımı oldukça etkili bir kitap, insanın yazarının bu kadar genç olduğuna inanası gelmiyor.Yazzarın erkek olmasına rağmen; kadın ruhunu, duygularını çok iyi ifade edilmiş.Okuduğum kitablar içerisinde en güzellerinden biri diyebilirim.Tek üzüldüğüm nokta ise son sayfada bir anda hayal kırıklığına uğruyorsunuz; çünkü insan kitabın bitmiş olduğunu kabul edemiyor ve devamını istiyor.Harikaydı bir solukta okunucak bir kitap....
selinka
Yazarın sade ve akıcı bir dil kullanmış olmasına rağmen, çok fazla bir lezzet alamadığım bir kitap, değişik bir konu ama, sanki tam yaşamın kıyısından geri dönüyorsunuz bir anda, yani daha derinlemesine işlenebilirdi, biraz yüzeysel buldum, sıkılmadan okunabilir, eğlenceli..
DİĞDEM Topçu
kitabı elime alır almaz okumaya başladım ve 3 günde bitirdim. Bu kadar iyi bir roman olacağını zaten tahmin etmiştim. Ancak yine de kahramanın bu kadar acı çekmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Kaan SERTER
insan biryerde uzun süre yaşar ve orayı daha sonra göremezse orayı çok özlediğini söyleyebiliriz...işte eskişehir'i çok özleyenlere çok özel bir kitap..insan kendini porsuk kenarında görür gibi oluyor..hele birde duygusal ve yalnızsanız işte o zaman arda gibi olursunuz..yani arda gibi porsukta bir ordan bir oraya savrulursunuz...
Şener K.
Kitapkurdu
Okuyacak değişik bir şeyler arayanlar için ideal... Sanki iki ayrı öyküyü anlatırmış gibi yazılan; ama aslında aynı öyküyü 2 ayrı zaman dilimine göre aanlatan; ustalıkla yazılmış bir kitap...
Meltem Erdoğan
Kitapkurdu
Tuna Kiremitçiyi solistliğini yaptığı ve pekçok şarkı sözüne de imzasını attığı "kumdan kaleler" grubunun ilk ve nedense son albümü ile sevdim. Şiir kitapları olduğunu da biliyorum. Tüm bunlara ilaveten, kitabın ismi de ilgimi çektiğinden aldım kitabı.Çok büyük bir beklentiyle okumadığımdan,hayalkırıklığı olmadı pek.Oldukça sıradan,hatta "ne gereği vardı böyle bir kitap yazmanın" dedirten cinsten benim için. Betimleler çok güzel, güzel de; artık bi yerden sonra içinize daral getiriyor. Çok gereksiz yerlerde yapılmış. Yani fazla mal göz çıkarmış..Arda, Ert., Fırat,anne,v.s.. Kitabı sonuna kadar bir solukta okudum evet ne yalan söyleyeyim. Ama belki bunca sıradanlığa karşın insanı dehşete düşüren orijinal bir çıkarım olur diye...Bir baktım kitap bitmiş ve ben "ee..nasıl yani" diyorum.."bu muydu şimdi Ardanın olayı?" ..Ama yine de derim ki , hiç okumayıp ta merak edenler yine de siz bu yorumlara bakıp ta okumamazlık etmeyin..Söz sadece sahibine aittir..Belki sizi vurur bi yerden..
Ebru Sayin
KİTABIN EN ÇOK HOŞUMA GİDEN YANI YAZARIN DİLİNİ ÇOK GÜZEL KULLANMIŞTI.YANİ ORADA KENDİLERİNDEN ÇOK UZAK İKİ ZAMAN VAR VE HER BÖLÜMDE DEĞİŞİYOR AMA OKUYUCULAR BU ZAMANLARI KARŞTIRMIYOLAE.BU BENİM ÇOK HOŞUA GİTTİ.TEK ÜZÜCÜ YANI KİTABIN İSMİNE BAKIPTA KİTABI ALANLAR İKİSİNİN AYNI ŞEY OLMADIĞINI GÖRÜYORLAR.YAZARIN KİTABINI BİR OKUYUCU OLARAK TEBRİK EDİYORUM.
Hanzade Göktaş
Kitapkurdu
kitap amatörce yazılmış ama bunu söylemek komik çünkü ilk kitabı kiremitçinin. çok yalın bir dille anlatılmış olmasına rağmen ardanın geçmişi ile şimdiki zamana geçişleri oldukça karmaşık ve anlaşılmaz. ayrıca kitabın arka kapak yazısını oluşturan konu kısmında yaşanılan güzel bir aşk , ve çocuğunu kaybetmenin acısıyla anne evine sığınması yazıyor ama ben kitapta bunları detaylı anlatan bir yer bulamadım. hele oğlundan bütün kitapta bir kere bahsetmiş hiç onun acısını yaşamıyor sadece geçmişe ist. dönüyor ve ordada herhangi bir aşk yaşamıyor. kısaca yazılı konuyla çok da bir ilgisi yok. ikinci kitabını aldım kiremitçinin umarım pişman olmam. sevgiler
nestun
Bu kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri bana Eskişehir'de dolaşıyormuşum izlenimi vermesi oldu. Arda ve annesiyle beraber ben de Porsuk kenarındaki çay bahçesine gitmiş gibi oldum gerçekten. Sonra Arda ve Fırat'la beraber İstanbul'a geldim, Arda ile vapurla karşıya geçtim... Ancak yazarın konuda bir takım belirsizlikleri bilerek bıraktığını düşünüyorum. Mesela Arda ile Ert konusu.. Biraz yarım kalmış gibi geldi bana. Beni bu kadar saran bu kitaptan acı ya da tatlı ama müthiş bir final bekleyerek okudum. Yine de bu kitabı çok sevdim. Galiba kitabın sonunu biz okuyucular kendi hayalimizde tamamlamalıyız..
Esin Karagoklu
Çok övgüsünü duyduğum için alıp okudum açıkça çok etkilenmedim.Sürükleyici yönü fazla olmadığı gibi biraz olsun konuya kendini kaptırıyorsun olumlu yada olumsuz bir son beklerken konunun tam orta yerinde şaşkın vaziyette kalakalıyorsun.Geçişler çok alalade ve amatörce ama bunu söylemeye pekde dilim varmıyor.Varlık dergisi boş yere kimseye ödül vermez ama bence bu kitap ödüllü bir yazarın harcı gibi gözükmüyor.
Nur_can
Roman geçmişle şimdiki zaman arasında gidip gelen bölümler halinde yazılmış zaman zaman bölüm sonlarında insanı merakta bırakacak şekilde diğer bölümlere geçilmiş. Diğer bölümde olayların daha gelişeceğini insanda heyecan yaratacak şeyler beklerken hayal kırıklığına uğruyorsun bir anda. Yazarın yorumu güzel anlatmasına rağmen bir eksiklik var gibi geldi bana, yaşanan aşk hikayesi sıradan bir olaymış gibi geçiştirilmiş her defasında. Hatta romanda yaşanmış bir aşk varmıydı bu bile tartışılır aslında :)) Geçmişle şimdiki zamanlarda yazılan bölümlerin ortak bir noktada birleşeceğini düşünmüştüm birazda ama yanılmışım. Roman hiç beklenmedik anda sonlandırılmış. Yazarın roman üzerinde biraz daha çalışması gerektiği kanısındayım. Özetle kitabın adı Romanın içeriğine biraz ağır gelmiş. Oysa "Git Kendini Çok Sevdirmeden" başlığını taşıyan bir romanın daha farklı bir formatta olması gerektiğini düşünüyorum. Üzülerek söylüyorum Sayın Kiremitçi Roman 10 üzerinden 5 aldı. :))
Birgül Ünal
Kitabı beğendim. Özellikle okuma özürlü bir toplum olduğumuz için böyle kolay okunabilir ve akıcı kitaplara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Sanırım yazarın stili böyle, kitabın başlangıcı ve sonu olmaması bana aşağıdaki şiiri çağrıştırdı. Bir hayata bir süre tanık olduk hepsi bu...

Ağustos konuğu
Odama bir an giren uçucu bir böcek
-Arıdan irice, kanatları renkli-
Dolaştı bir süre, vızıldamadan.
Sonra bulup yolunu pencerenin
Çıkıp gitti

Bir öykü çeviriyordum Çehov'dan
Masamda bira bardağı
-Odam, kitaplarım,olağan dünyam-
Tül perdede ağustos ışınları

Tanık oldu yaşamıma
Bu uçucu böcek, sadece bir an
Çıkıp gitti sonra
Tıpkı yaşamıma bir an katılan
Sonra yitip giden bir sevgili gibi


Ataol Behramoğlu
Serasu Duran
rahatlıkla okunabilen sürükleyici bir roman. Bir başucu kitabı olmaya aday. Yine de fazla yüzeysel ve okurken insanı düşünmeye ittiğini söyleyemem. Fakat basit anlatımlardan hoşlananların çok seveceğine eminim. Tuna Kiremitçi'nin ilk romanı olduğu düşünülürse gayet başarılı olduğunu kabul etmek lazım.
Selcuk Aksoy
Bence kitap büyük bir çoğunluğun ismi yüzünden okumuş olduğu bir kitap ben bu kitabı alırken ilk önce bu kadar baskı yapmasına ve ismine kapılarak aldım ve okuduğumda çok da beni etkilemediğini gördüm özellikle müthiş bir son bekleyenler okumasınlar son tam anlamıyla bir fiyasko çıktı.şimdi ikinci kitabını alıp almamakta tereddütteyim.açıkçası benim beklediğim gibi bir kitap çıkmadı.inşallah diğerleri daha iyi olur.