232Yorum
-zerdüşt-
02.08.2006
Kitaba başlarken daha önce Ahmet Ümit okumadığım için ne bekleyeceğimi bilmiyordum.İlk başlarda karşınıza çıkıcak olan bir Beyoğlu manzarı ve o manzarada kimi kendi yolunu bulmuş kimi hala bir arayış içersinde olan insanların yaşamından görüntülerdir.Öykü ilerledikce okuyucuya hissettirmeden olay ağlarını ustaca ören yazar, kitabın sonunda okuyucuyu şaşırtmayı çok iyi başarıyor.Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
hayata dair herşeyi içerisinde barındıran bu kitap beyoğlunu hemen hemen her yönüyle anlatıyor.beyoğlunun sokaklarında olanlar bir arkadaş grubunun başından geçenler ve ilşkileri de içeren bu kitap yine akıcı ve etküleyici bir üslupla kaleme alınmış...<br />her zamanki ahmet ümit kitaplarından.yani mukemmel....
SALTY
30.06.2006
Beyoğlu rapsodisi polisiye romanlarına gösterilebilecek güzel örneklerden biri. Roman polisiye tarzının dışında Beyoğlunun tarihinide çok güzel işlemiş. AYrıca yazarın edebi dili romanı polisaiyelikten yer yer çıkarmıyorda değil. Heyecan katsayısı çok yüksek bir kitap değil. Normal polisiye romanaları gibi soluk soluğa bir kitap beklemeyin. Ama bu demek değil ki kitap akıcı değil. Aksine gayet güzel gidiyor. Gerçi 200. sayfaya kadar işler biraz durağan gibi ancak sonra yazar vitesi büyütüyor. Hele hele kitabın sonunda gözlerinize inanamayacaksınız. Gerçekten süper bir final olmuş.
burcuorhan
Kitapkurdu
15.06.2006
Ahmet ümit polisiye alanında çok etkili, sürükleyici kitaplar yazıyor.Diğerleri gibi bu romanını da gerçekten güzeldi,polisiye severlerin mutlaka okuması gerektiği bir kitap..Genelde polisiyelerin ağızda yavan bir taraf bırakan kısmı kitabın sonunda tahmin ettiğiniz kişinin katil çıkmasıdır,bu kitapta böyle birşey yok!! çok şaşıracaksınız..kitap dolu günler..
kibrisli_ozgur
Kitapkurdu
06.05.2006
Ahmet Ümit Beyoğlunu da anlattığı bu kitabında inanılmayacak bir polisiye ile karşımıza çıkmış.Ben poliisiyenin insanın zamanını çaldığını düşünürüm ama ahmet ümit deyince bu düşünceden iz kalmıyor aklımda.Çünkü hem zevk alıyorum hemde bilmediğim yeni yeni şeyleyler öğreniyorum bu yuzden bu kıtabı normal bır polısıye roman gıbı gormeyın.ayrıca katılın kım oldugunu ogrendıgınızde çığlık atabılırsınız o kadar gercekcı kı bu adam kesınlıkle aklınızdan gecmıyor ama katıl omus yanı cok suruklecı ve bılgı verıcı guzel bır kıtap tavsıye ederım alın ve polısıyenın doruklarında gezının...
***Gülşah***
30.04.2006
Bu kitabı arkadaşım okumuştu ve bana mutlaka okumam gerektiğini söylemişti.Ben ise bu güne kadar hiç bir Türk yazaran polisiye roman okumamıştım.Başlarda sıkılacağımı düşünmüştüm.Arkadaşım bana kitaptan biraz bahsedince okumaya karar verdim.İyi ki de okumuşum.Bu kitabı okuduktan sonra İstanbul'a gidip Beyoğlu'nu o kafamda hayal ettiğim yerleri canlı canlı görmeyi istedim.Beyoğlu'nu muhteşem anlatmış.Kitap bitince şöyle bir durup "VAY BEE!" diyorsunuz.her şey bir anda değişiveriyor.
Açıkçası hiç bir Türk yazardan böyle etkileyici bir polisiye beklemezdim.Bence Ahmet Ümit bu kitapla bir çok yabancı polisiye roman yazarlarına taç çıkartır.
arzu38
08.03.2006
beyoğlu rapsodisini yeni bitirdim.ilkbaşta 3 arkadaşın hayat hikayesi gibi geldi.ama okudukça işin tersine döndüğü arkadaşların kendilerini cinayet soruşturmasının içinde bulduğu bir hikaye.bence çok güzel işlenmiş bir polisiye romanı.insanı kitabın sonunda hayretlere düşürüyor.birde beyoğlunu çok güzel anlatmış.çok akıcı bir kitap herkese tavsiye ederim.
filizden
Kitapkurdu
31.12.2005
Ahmet Ümit, ağır ağır işlediği ve satır aralarına serpiştirdiği polisiye kurgusuna, kitabın sonlarına doğru ivme kazandırıyor ve finalde bombayı patlatıyor. Ama insan yine de düşünmeden edemiyor: "Kitap boyu bu kadar candan, bu kadar derin işlenen arkadaşlık teması bile, aslında kendi çıkarlarımız söz konusu olduğunda, tek kurşunluk bir ölüm kadar ucuz mu?" diye...<br />Anlatılan onca şey mi yapaydi, yoksa final mi sarsıcıydı açıkçası çözemedim. Ama bu yinede kitabın kalitesinden ve keyif alınırlık oranından pek birşey kaybettirmiyor. Tavsiye ederim.
eylüle isyan
16.11.2005
Bir arkadaşımın tavsiyesi ile almıştım kitabı.Ofise gelip kitabı elimden bıraktığımda onbirinci bölüm bitmişti.Gerçekten sürükleyici bir roman olmuş.Başlarda herşey o kadar normal gidiyor ki hep böyle normal devam edecek sanıyorsunuz.Sonra karmaşık bir cinayet soruşturması çıkıveriyor ortaya.Kitabın otuzikinci bölümünü okuduktan sonra hiç tahmin etmediğiniz bir sonla karşılaşıyorsunuz.Ardından hiçkimsenin tahmin edemeyeceği bir son. Kitabın kapağını kapatınca etkisinden bir süre kurtulamadım. Eline, yüreğine ve hayal gücüne sağlık Ahmet Abi. Bir tek 'kül rengi' tamlamasını fazla kullanmışsın. Biraz göze batıyor. İstanbul'u ve Beyoğlu'nu bilen herkesin okumasını tavsiye ederim.
sanemcan07
13.10.2005
Kitabın sonuna doğru polisiye olduğunu bu kitabın baya iyi kurgulanmış olduğunu anladım.Kendimi Beyoğlu''nda yaşıyormuş gibi hissettim.Ahmet Ümit''e bir kez daha hayranlık duydum.Çünkü ilk kez bir kitapta bu kadar şaşırdım ve üzüldüm.Karakterler çok iyi oturtulmuştu. Sıradan bir polisiye kitabı değil daha çok bir sıradan yaşam kitabı gibi tabi sonu hariç.Ahmet Ümit bir kez daha bana edebi polisiye olabileceğini gösterdi
oz_kar
27.09.2005
ahmet ümiti ilk kez okudum. kitabı, bir tv kanalında yazarın yorumlarını dinledikten sonra aramaya başlamıştım merakla. biraz geç oldu ama okudum. kitabın polisiye yanından çok etkilendiğim söylenemez, çoğu kişinin dediği gibi sonu biraz aceleye gelmiş gibi ve bazı bölümlerde saçma gelen şeyler oluyor ama meraktan bir çırpıda bitiriyorsunuz..Agatha Christie hayranlığıda kitabın her bölümünde göze çarpıyor.yazarın kendi deyimiyle politik bir roman bu. bencede polisiye değil sadece politik olarak değerlendirilebilir..kenan aslında günümüzdeki ün peşinde dolaşan kitleyi canlandırıyor,selim ise kapitalist düzeni ve işleyişini... Bence ahmet ümit Polisiye değil o müthiş betimlemelerle ya şiir yazmalı ya dram yada aşk romanı.. kitapta ki beyoğlu tasvirlerini, mimari bilgiler ve anlatımları okurken bir yeri öğrenmek için yaşamak veya tarihini okumak gerekli değil, böyle yaşayan romanlar gerekli diye düşünüyor insan... okumaya değer..
cigdema
18.08.2005
çok güzel bir polisiye roman. başta biraz sıkıldım ve olaylar arasında bağlantı kurmakta zorlandım ama sonunu o hiç beklenmeyen ve yazarın ustalıkla sakladığı sürpriz sonu okuyunca olaylara daha iyi anlam verebildim. yazar beyoğluğlunu o kadar güzel anlatmışki hiç bilmediğim halde gitsem kaybolmam artık. okumanızı tavsiye ederim.
solhanna
Kitapkurdu
02.07.2005
ahmet ümitin adını ilk duyduğumda fazla abartılıyor gibi gelmişti.o yüzden de kitaplarını okumamak için epey direndim.ama en son dayanamayıp beyoğlu rapsodisini okudum.kitabı polisiye diye bildiğimden ilk başlarda hayal kırıklığına uğradım.ancak teselli bulduğum nokta diğer polisiye romanlarda olmayan edebi tasvirlerin okuyucuyu sıkmadan bu kitapta olmasıydı.özellikle cinayetler işin içine girince kitap hareketlenir zannettim ama olmadı.tam herşey bitti dediğimde kitap müthiş bir finalle son buldu.özellikle son 10 sayfası harika.ancak bence ahmet ümit müthiş sonu biraz daha detaylı olarak yaymalıydı.sonuç olarak şunu söyleyebilirim ahmet ümit edebi açıdan bir çok dünyaca ünlü yazardan daha iyi.ayrıca kitabının kurgusu da harika.biraz daha aksiyonu kitaplarınba yayabilirse dünyaca ünlü bir yazar olabilir bence.kendi adıma ahmet ümit gibi bir yazarın türkiyeden çıkmasından dolayı sonderece gururluyum.
KY-73283
02.04.2005
Beyoğlu rapsodisi çabuk okumanın yanında Ahmet Ümit in gerçekten okuyucuyu kitabın sonunda şoka sokacak derecede mükemmel bir kurguyla mükemmel bir tasvirle yazdığı kitabı çok beğendim.Herkese tavsiye ederim.Kitabın her sayfası okudukça akılda kalıyor.Gerçekten o Beyoğlu semtinde o olayları anlatan yazarın yerinde olayları yaşadığımı zannettim bi an
q6Lii
03.03.2005
ahmet ümit'in kukla'dan sonra okuduğum ikinci romanı.<br />kukla'yı okumadan önce "türk yazarlar polisiye yazamaz" gibi bir izlenime kapılmıştım.ama kukla'dan sonra fikrim tamamen değişti.<br />kukla'yı çok beğendim.sonra da bu kitabı okudum.kukla her ne kadar bu kitaptan daha sürükleyici olsa da yine de okunmaya değer bir roman.<br />herkes okumalı...
Hale Karlıtepe
27.01.2005
Okuduğum ilk Ahmet Ümit kitabı..Açıkçası ilk başta sıkıldım..Ama sonra bir solukta da okudum bitirdim. Kitabı okuduktan bir gün sonra Beyoğlu'na gittiğimde, sanki Küçükparmakkapı sokaktaki kebapçı Musa'nın dükkanında romanın kahramanları oturuyor hissine kapıldım.Mekanlar, diğer pek çok kitabın aksine adıyla sanıyla yaşamla birebir bağdaştığı için, tuhaf bir duygu da yaşattı bana.. İstiklal Caddesi boyunca, acaba hangi bina onların mağazasıydı diye bakındığımı da itiraf etmeliyim..<br />Tekrar Ahmet Ümit okur muyum? Sanırım..
Muhammet Aslanhan
21.01.2005
türkiyede polisiye roman türünün önde gelen genç ve etkili kalemlerinden olan ahmet ümit bu romanında beyoğlunun tarihi geçmişini, kozmopolit yapısını, siyasal kültürel analizini verirken bunu okuyucuyu sıkmadan yapıyor. olay üç insanın hikayesiyle başlıyor. olay diğer arkadaşlarından mizaç karakter huy ilgi duyduğu alanlar bakımından ayrılan kenanın ölümsüzlüğü yakalamak için beyoğlunda değişik zamanlarda işlenen cinayetleri yeniden tasarımlayıp fotoğraflayarak kültür sanat ve magazin çevrelerinin dikkatini çekmek için girişimlerde bulunmasıyla başlıyor romanın ana örgüsü dışında kalan unsurların romanın hacmini kabarttığı(gereksiz ayrıntılar, hayat biçemleri) ilkanda göze çarpıyor ama romanın kendini iyi bir polisiye roman okuru gören kitleyi şaşırtacak biçimde sonuçlanması bu romanın en büyük başarısıdır diye düşünüyorum
Murat Polat
26.12.2004
Ahmet Ümit'in sıkı bir okuru olarak öncelikle şu ana kadar okuduğum en iyi kitabı diye bilirim okurken etkilendim,şaşırdım ve sonunu hiç kestiremediğim ilginç bir kitap herkese tereddüt etmeden okumasını tavsiye edebirim.
cikolata080
07.12.2004
yazar beyoğlu'nu sanki beyoğlu'nda yürüyormuşçasına sade ve akıcı bir dil kullanarak anlatmış. kitap yarı sürükleyici yarı dinlendirici ilerlerken birden inanılmaz bir sonla bitiyor. !!! keyifli bir tad alıyorsunuz okurken sizi bıktırmıyor...
v.n.oilkan
11.11.2004
kitap ilk başlarda günlük hayatlarını izlediğimiz üç arkadaşı konu alıyor. satır aralarında beyoğlunu , istanbulu ve zengin hayatı anlatıyor..ayrıca bi noktadan sonra öyle hızlanıyorki , ilk başlarda seni sıkan ve ne olacak sonu dedirten kitabı elinden bırakamamaya başlıyorsun.. katya kenan melek derken olayı anlatan baş kahramanımız ne hikmetse ne kendinden ne de eşi gülizden ip uçları vermiyor... babasının ona bıraktığı büyük servet uğruna yaptıkları gerçekten şaşırtıcı.. ama en şaşırtıcı olanı da baş kahramanın katil çıkması!! kitap bittiğinde kendimi kandırılmış gibi hissettim... çünkü anlatanın tarafsız olması gerekiyordu.. ama yinede okuyayım gerilim yaşıyayım diyorsanız mutlaka okuyun... şaşıracaksınız!!!