Kaplumbağalar
Kaplumbağalar

Kitapyurdu Fiyatı: 303,14TL

Ürüne Git
204Yorum
burcu9934
30.04.2007
köyü ve köylüyü anlatan bir roman "KAPLUMBAĞALAR".İsmine bakarak yanılgıya düşmeyin sakın.Kitabı diğer köy romanlarından ayıran önemli nokta burda bahsedilen köyün bir alevi köyü olması.Köylünün sıkıntılı günlerine doğan güneş,devlet eliyle karartılıyor ve hüzünlü bir son.okumaya değer.
yarenimx
Kitapkurdu
20.02.2007
koy romanı deyince aklıma ilk gelen kitap bu...Bir alevi koyunde geçer hikaye...çorak bir köydür tozak köyü...köy üzümü,pekmezi,şarabı dışardan almaktadır ama yokluk..bütün köyü ikna eder ihtiyar kır abbas..ikna eder çalışmaya...elleriyle taşlı toprağı işlerler,sabah akşam çalışırlar,su bulurlar ve bir bağ yetiştirirler.....artık onların köyündede kaplumbağların gölgelerinde dinlenip sevişebilecekleri bağları vardır...ama hükümet burası devlet arazisidir diye el koymaya kalkar bağa...köylü hayal kırıklığı içindedir,haksızlığa ugramıştır..elleriyle yetiştirdikleri bağı yine elleriyle sökerler..yürekleri acısada...Fakir baykurt,halkının,köylünün sorunlarına o kadar güzel eğilmişki...muhteşembir eser gerçekten...
coetzee
Kitapkurdu
14.02.2007
"En zoru, hem de en iyisi çiftçilik. Ama suyun olacak. Yeterli toprağın olacak. Atın, öküzün,motorun,mazotun olacak.Hem de hazine diye,kesinleşmiş karar diye,imar,ihya,icar diye,eciri misil diye sıkıntı vermeyecek bir hükümetin olacak.Bir devlet,baba bir devlet ki,herkesi evlat bilecek!"<br />Böyle anlatmış yazar köyü,köylüyü,devleti,devletle köyün,köylünün arasındaki uçurumları,kapanmaz yaraları,aşılmaz dağları.."halka rağmen,halk için.." zihniyetinin, kimden alıp kime verdiğinin hikayesi kaplumbağalar... Okuyun..!
tan0006
Kitapkurdu
15.10.2006
Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşanan yoksulluk ve zulüm, şu an içinde bulunduğumuz koşullardan daha hafif değildi kuşkusuz. Ama, bugün tarih kitaplarından okuduğumuz modernleşmenin insanlara ödettiği ağır bedellerinin belleklerimizde bir karşılığı yok, çünkü geçmiş hakkındaki 'bilimsel' bilgilerde geçmişin ruhunu, atmosferini, insanların acılarını hissetmemize yarayacak imgeler yer almıyor. Sayılar, istatistikler, köy ve köylülerin sayısı, tarım ürünlerinin fiyatları ve geçim standartları kaydedilmiştir elbette. Ne var ki, insanların yeni yaşam tarzlarına duydukları tepkiler, çektikleri acılar, karşılaştıkları aşağılanmalar ve açlık sınırına dayanan yoksulluk hiçbir zaman 'bilimin' nesnesi olmamıştır.
İşte bu yüzden, geçmişin uçucu imgesini yeniden canlandırmak için sanata, edebiyata -en çok da romana- başvurmak zorundayız. Cumhuriyet tarihinin nerdeyse elli yıllık bir döneminin toplumsal hayatını en iyi resmeden metinlerse Fakir Baykurt ismiyle bütünleşen 'köy romanları' kanonuna aittir.