Cam Irmağı Taş Gemi
Cam Irmağı Taş Gemi

Kitapyurdu Fiyatı: 222,97TL

Ürüne Git
227Yorum
melami.ce
12.11.2007
Okununca derin ve farklı bir kitap olduğu anşlaşılıyor. Herkes okumamalı,herkes anlamamalı...edebiyat eşsizdir,derindir...N.Bekiroğlu hikayeleri özeldir,güzeldir,yüksek zümre edebiyatıdır.
plumber
Kitapkurdu
02.11.2007
Olayların birbirini farklı yerlerden gelip bularak ortak bir hikaye oluşturmaları çok etkileyiciydi. Yazarın dilini zaten çok beğeniyorum.
z_elbasan
18.09.2007
farklı zamanlarda iki kere elime aldım bu kitabı - ama beceremedim bir türlü okuyamadım Cam Irmağı Taş Gemi'yi. Dilin dantel gibi inceden inceye işlenmesinden yanayım - ama dilin de kendi teorik halinde kaldırabileceği bir yükü var. Sıkıcılığın sınırları zorlanmış bu eserde. Gerçekten beğenmedim.
türkmenkızı
15.09.2007
yazarın dğer kitapları tadında diyebilirim. yazarın duygu ve hayal dünyası alabildiğine engin. bazen kendimi sığ hissettim çünkü bazı anlatılanları bir kaç defa okuyarak anlayabildim. kitabı sakin bir kafayla okumakta fayda var.bence Nazan Bekiroğlu Türkiye'nin en derin, zengin,yazar diye bahsedilmeyi hakkeden isimlerinden biri. tüm kitaplarını okudum ve hepsini beğendim. bu kitabını da tavsiye ederim
kagansoy
07.09.2007
SEVEMEDİM BU HİKÂYELERİ. “ZEYL: NİHADE’ NİN BEŞİNCİ DEFTERİ” İSİMLİ HİKÂYEYİ OKU(YA)MADIM. ZORLADIM, BAŞLADIM AMA BİTİREMEDİM BU HİKÂYEYİ. HİKAYELERİN ZENGİN BİR HAYAL GÜCÜYLE YAZILDIĞINI VE FARKLI BİR ÜSLUPLA ELE ALINDIĞINI SÖYLEMELİYİM. MAALESEF BU KİTAPTAN GERİYE PEK BİR ŞEY KALMADI BENDE.<br /> ŞU CÜMLE HARİÇ: <br /> “HİÇ OLMAZSA KARANLIK SAMİMİ” DİYE MIRILDANDI, “HİÇ OLMAZSA TEK RENGİ VAR ONUN”…<br />
nergss
01.09.2007
kalemi tutan ona ruhunuda sunar.Bu ruh;söz olur,üslup olur,su olur yatagını çizer,akar gider..Eser,beş uzun,bir kısa hikayeden oluşmaktadır ve adını dördüncü hikayeden almaktadır.her yaşayan şey tükendigi içndir eskimesi..Eser yaşananların kurulmasıyla oluşmuş aama denizden sökün eden Bekiroğlu'nun ikinci hikaye kitabı olan bu eserin hiç de eskiyebilecegini sanmıyorum.. Kendinizi bulabilmeniz umuduyla..
saidcelayir
Kitapkurdu
29.08.2007
nazan bekiroğlu benim karşılaştığım yazarların içindeki en zarif yazarlardan. denemelerinin verdiği büyük hazzı unutamadığım gibi çevreme tavsiye etmekten de geri durmuyorum. dilinin bize verdiği ipuçlar o kadar sade ve hoş ki okurken kendinizi bir başka alemde kanat çırparken göreceksiniz. tavsiye ederim.lütfen bir kere okuyun göreceksiniz.
Seval Şahin
Kitapkurdu
15.08.2007
Nazan Hoca'nın en son çıkardığı ve hayâl dünyasının genişliğinin en güzel kanıtı bu kitap!İçindeki öykülerin hepsi özenle tel tel işlenmiş.Hele bir tanesi var ki:"Mavi gül dalı".Okurken öylesine bir hisse kapılıyorsunuz ki...Böylesi hayatların varlığını vehmetmeye başlıyorsunuz...İyi ki varsın Nazan Hocam...
KY-360657
16.07.2007
Sevgili Nazan Bekiroğlu,benim vageçemediğim en sevgili yazarım... Bu kitapta da herzaman ki gibi kelimeleri ikindi yağmurları gibi usul usul kalbime indi, o kadar derin etkiledi ki tarifi ne mümkün...Yine büyülendim ifadelerde. özellikle Elif'in Be'ye aşkı, cam ırmağı taş gemi ve isimle ateş arasında adlı kitabınızdan aşina olduğum nihade'nin öyküsü. Çoğu zaman kendimden haller buldum cümlelerde, ruhumun perdelerini birer birer araladı sanki her bir kelam. Kaleminize kelamınıza sağlık. <br />Üslubu fevkalade olan bu sevgili yazarımızın kitabını herkese tavsiye ediyorum
hatcam
Kitapkurdu
28.06.2007
Nazan Bekiroğlu'nu arkadaşımın doğumgünümde hediye ettiği "Yusuf ile Züleyha" kitabıyla tanıdım ve hayran kaldım. Değişik bir kalem:Anlatımı bambaşka.<br /> Bu kitabı da yine olağanüstü.Hikayelerin birbiriyle gizemli bağı... Esrarengiz büyüleyici yerler(kuzey buz ülkesi, beyaz mermer şehir)... <br />Klasik hikayelerin çok dışında bambaşka bir anlatım.Harika bir üslup, akla hayale gelmeyecek ilgi çekici konular.<br />Mutlaka okuyun derim.
mrt84
05.05.2007
Hikayeler alışılmışın dışında.Her zamanki gibi. Ama bence bu kitabında Yusuf ile Züleyhanın akıcılığı ve kendine özgü betimlemelerini yakalayamamış, Mavi Lale'deki aşırı ağır anlatımdan da sıyrılmış. Keşke bazen de yeni kitap okumaya meyilli okuyucu kitlelerini de dikkate alsa ve anlatımı biraz daha soyutlukta sıyırmaya çalışasa. Herşeye rağmen kalbine kalemine sağlık büyük yazıcı. Bu güzel eser için binlerce teşekkür.
seyyah_58
02.05.2007
Siz hiç camdan ırmak taştan gemi gördünüz mü?Ben gördüm hatta o ırmağın üstünde taştan bir gemide seyahat bile ettim.O zevki sizin anlayabilmeniz için önce görmeli sonra yolculuğa çıkmalısınız ve yanınıza yüreğinizden başka birşey almamalısınız.O zaman anlayabilirsiniz beni ve yüreğiniz o zaman yumuşar belki!..Taşlaşmadan ve kırılmadan yaşar gidersiniz.Yine o zaman yaşamınız renklenir...
Mavi Seyyah
13.04.2007
"Cam ırmağı taş gemi"...
cam ırmakta taştan gemi yüzdürmek ve ona ateş deryasında mumdan kayıkla eşlik edebilmek bir hayalin peşinden bakakalmak ve boş uzun bir yolu kimsenin gelmeyeceği aşikar olsada bir umut beklemek günlük yaşantıların kenarından nice imkansızlıklar imkan kazanıp yoluna devam ediyor değil mi? Taştan gemiler cam ırmaklrda yüzdürülüyor ve mumdan gemiler ateş deryasının girdabında cebelleşiyor... Nazan hocamdan eşsiz bir yapıt daha onu anlatmaya kelimeler yetmiyor...
Önceleri hep merak etmiştim acaba aydın insanların yaşantıları nasıl olur diye. Nasıl olurdu kitleleri peşinden sürükleyen bir sanatçının, yazarın kelime imbiğine düşünce menbağına yön veren hayatı? Yazdıkları gibi mi resmettikleri gibi mi yada ezgileri gibi mi? Çocukluk hayalimin gerçekleştiği bu günlerde bir yazarla aynı havayı soluyorum çoğu insan ondan imza alma yarışına girmişken ben haftada iki saat de olsa onu en yakınımda hissediyorum önce bunun için şükrediyorum sonra da bana lutfedilen bu nimete layık olamama düşüncesiyle eziliyorum. Evet bu yazar dünyalar tatlısı hocam Nazan Bekiroğlu. Cemil Meriç'in bu ülkenin aydınları kendilerini fildişi kulelerin ardına hapsedip oradan halka bakmaya alışıktır sözüne binaen onu ilk gördüğümde çok daha dikkatli baktım ama büyük ustanın deyimini hocamda bulamadım yani o fildişi kulelerin ardında değil bizimle beraber tebeşir tozu soluyor kara tahtayı siliyordu. Eserlerindeki akıcı ve şiirsel üslübu o kanuşurken rahatlıkla farkediyorsunuz sanki kelimeler onun konuşmasıyla canlanıyor ve sizi "bitimsiz bir ezginin eşsiz güzellik vaadi" ne doğru sürüklüyor. Kelamının da kalemi kadar güçlü ve sürükleyici olduğunu da söylemek gerek. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var iyi ki varsınız hocam muhabbetle...
magoksu
06.04.2007
Hani bazı kitaplar vardır bir solukluk işi vardır. Bu kitap için de, bir solukta en yakıcı, sıcak bir günde içtiğiniz bir bardak soğuk suyun tadını hissettirecek kadar güzel olduğunu söyleyebilirim. Değerli hocamızın kaleminin güçlü olduğunu bilenler zaten kitabın hakkını verecektir. Ancak Nazan BEKİROĞLU ile yeni tanışacaklar için bu kitabın bir fırsat olduğunu söyleyebilirim. Devamını getireceklerdir.
MESUTHAN
26.03.2007
Usta kalemin son kitabını Türk edebiyatı dergisindeki röportajından öğrendim ve çok sevindim. Cümle kapısı adlı deneme kitabını okuduktan sonra tasviri, benzetmeleri bol bu kitabı okumak zevk verdi bana. <br />Taş ustasının çalışma azmini ve aşkını anlatışı bana hattatlarımızın gözlerini kaybedene kadar çalışmalarını anımsattı. Bunun yanı sıra günümüz gençliğinin yaşadığı aşkları ve aşıkları düşünürsek bu kitaptaki aşığın sevgilisi için yaptıkları günümüzdekilere nispeten damlanın yanında deniz gibi. Bütün kitap kurtlarına tavsiye ederim.
gulsevdam
07.03.2007
Cam ırmağı taş gemi ... Okurken bu kitabı, elimde bir kurşun kalem çizmediğim yer kalmadı... elifin be ye aşkı... kül rengi küçük kuşun beyaz mermer şehre sitemi... mavi gül dalı ... her hikayeden bir diğeriyle kurulan bağ... Nazan Bekiroğlu tarzını sevdiğim ender yazarlardan Yusuf ile Züleyhayla başlayan tanışıklığımız bu kitapla devam ediyor... yontucunun hikayesindeydim kitaba ismini veren hikaye...Kalemine kuvvet... Okuyun mutlaka derim...<br />
meczub
05.02.2007
Nazan Hocam,yüreklerimizin çağlayanlarını gözlerimize serpmeye devam ediyor.Zevkle okunası akıcı öyküler..Elif..Be..Külrengi kuş...Okunması şiddetle tavsiye olunur,vakte değer katmak için!
PlatNumTurk
24.01.2007
Romanın güzeli, kalemlerin yücesi Nazan BEKİROĞLU'nun hikayenin kıyısındaki gerçeklik dolu bir yaşam öyküsü. her ne kadar konu ile ayrılmış olsalar da birbirine bağlı 5 hikayeden oluşuyor roman.<br /><br />Kitap için birbirine zıt dengelrin birbiri olmadan yapamayacağı ve ancak zıt olurlarsa ve ikisi olunca anlanm kazanılacağı anlatılıyor. Nazan BEKİROĞLU'nu, kalemin üstadını bir kez daha kutluyorum bu nadide eser vasıtasıyla.
Murat Aydın
Kitapkurdu
15.01.2007
Nazan Bekiroglu yine tarzini belli etmis, ve hos bir kitap ortaya çikmis. Öykülerden olusan bir kitap. Lakin kitabi bir solukta okumak gerek. Ben parça parça okuyabildim, ve anladim ki kitabi kisa sürede bitirebilseydim daha güzel olacakti. Kitaptan bir alinti:

“Yaşanma ihtimali sonsuz kere tıkanmış ama bir kez söze dökülünce de önü tümden açılmış bir akışa kendilerini bıraktıklarında, düşünmek gibi bahsetmek de suç olmaktan çıktı. Her ikisinin de anlattıkları, ancak yaşamadıkları kadar çoktu. Yaşanan, yaşanmamışlığının tanığını yekdiğerinde bulunca baş başa vermiş iki suretten biri diğerine aşkın kelimesini sordu; diğeri gülümsedi ve ona aşkın, bu dünyadan olmayan bir zamanda, bütün ruhların toplandığı mekânda, ruhun, sözleştiği ve seviştiği tanışını bu dünyada hatırlaması olduğunu anlattı. Ama, dedi biri, hesapta ruhun, tanışını bu dünyada hiç bulamaması, ona rastlayamaması var. Diğeri, buldum zannedip de yanılmak var, diye ekledi. Bulup da tanıyamamak var, dedi biri. Ve ki bulup da onun tarafından hatırlanmamak var, diye tamamladı diğeri. O gün orada, biri aşkın ne olduğunu anlatıp da öbürü ne olmadığıyla tamamlayınca…”

balaban28
05.01.2007
Saygıdeğer öğretmenimin yeni eserinin doğujşunu edebiyat dergisinden biliyordum.Kitap halinde ulaşmak çok daha sevindirci oldu .Cümle Kapısı gibi bir çalışmadan sonra bu hikayeler diyecek lerin övgü dolu olmasını istemediğni tahmin ettiğim için samimi teşekkürle noktalıyorum.Kaleminiz yazmaya devam ettikçe,dilnizi anlatmayı sürdürdükçe Türkçe'adından çok söz edilecek eserler bırakacaığınıza inacım tamdır.