Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önsözünde yer alan sansür süreci günümüz siyasetçilerinin sanata ve sanatçıya bakışını anımsatıyor.Gerçeklere olan düşmanlığın kökeni eskiye dayanıyor.
Fakir Baykurt’un 1954 yılında yazdığı ve köy hayatını anlatan romandır. Yazar köy hayatını, ezilen köylüyü çok iyi yansıtmıştır kitabına. Kitabın dili de köylünün konuşma dilidir. Eser toplumcu gerçekçi eserler arasında dikkat çeken bir yerdedir. Roman 1985 yılında başrollerini Kadir İnanır ve Fatma Girik’in oynadığı film ile sinemaya da uyarlanmıştır. Fakir Baykurt’a bu romanından dolayı 1959 yılında soruşturma açılır ve görevinden uzaklaştırılır.
Yazar eserinde "Köy Yaşamına" ayna tutarak, gerçekleri bizlere sunmuştur. Eserde, o dönemin iktidar-güç ilişkisinin nasıl olduğuna cevaplar bulmakla beraber, köyün iktidar sahiplerini ve gücün kimin elinde bulundurduğuna dair ipuçları bulmaktayız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sinemaya da aktarılan bu eserde o zamanı o zamanın insanları sanki çevremizden biriymiş gibi yaşayarak okudum,hissettim.Fakir Baykurt ' un edebiyatımızda belli bir yer etmesinin kanıtı bu kitaptır bence.
Baykurt köyü ve köylüyü iyi tasvir eder. Türk köyünün tarihi - sosyolojik arka planlarına pek gitmez ama iyi resimler çeker. Bunların en iyilerinden birisi de "ylanların Öcü"dür. Hepimizin bir kaç kuşak gerisinde köy var. O köyü tanımak için okumalı.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı.Daha önce Tırpan'ı okumuştum.Dili sade,açık ve anlaşılır.Küfürler olmasa daha iyi olacak.Irazca'nın muhtara,Deli Haceli'ye karşı koyuşu var.Cesur bir Anadolu kadını örneği.Romanın sonu iyi bağlanmamış.Bu romanın devamı yazılabilirdi.Yine de başarılı bir eser.Okumanızı tavsiye ederim.
yazarın okuduğum ikinci kitabı. kitaplar arasında birçok benzerlik bulunmakta. dili çok akıcı. fakir baykurt genel olarak sorunların insanlardan çok sistemden kaynaklandığını anlatmış. Yazarın yaşadığı dönemin demokrasiye geçişin zor zamanları olması nedeniyle anlaşılabilir bir durum diye düşünüyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okuduğum ilk Fakir Baykurt romanı. aynı zamanda da çok başarılı bir eser. bu kadar geç tanıştığım için hem buruk hem de şanslı hissediyorum. devam kitabını henüz okumamış olmanın heyecanı var içimde.<br />kitabı bir solukta okudum, devam kitabı ırazca'nın dirliği'ni okumak için sabırsızlanıyorum. karakterler tahlilleri çok iyi, çok gerçek. yöre ağzıyla yazılması ayrı keyif vermiş. romanda <br />genel olarak burun sızlatan olaylar gerçekleşse de, yer yer gülümseten olaylar da mevcut. <br />tavsiye ederim.<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anadolu'daki bir köy üzerinden zengin-fakir, güçlü-güçsüz, ezilen-ezen, karşıtlığından yararlanılarak genel-geçer bir roman yaratılmaya çalışılmış. Bir dönemin romancısını tanımlamak için ne kadar çok köy romanı yazdığına bakıldığını göz önünde bulundurursak bu çabayı beyhude olarak değerlendiremeyiz fakat bu tarz romanların ülke sınırları pek kolay aşamadığını da önümüze koyduğumuzda en azından bir döneme gömülü kalmış bu düşünceyi tartışabiliriz. Fakir Baykurt da kendisini bir dönemin bu "moda" konusundan fazla uzak tutamamıştır. Yine de roman, o döneme ait romanların içinde ayrı bir yere sahiptir.
bu kadar sade bu kadar güzel bir eser.. bu ırazca üçlemesinin ilk kitabı yılanların öcü.. bayram ve sonraki kitaplarda baş karakter olacak ahmet,en önemlisi ıraz hala içinize işliyor.. sadece yılanların öcünü değil üçlemenin diğer iki kitabı ırazcanın dirliği ve kara ahmet destanını da şiddetle tavsiye edeim...
köy edebiyatının mihenk taşı bir eseridir.Anadoluyu ve Anadolu insanını içinden çıkan bir yazar tarafından yalın bir şekilde anlatıldığı edebiyatımıza köy gerçeğini sokan gerçekçi bir eser yılanların öcü anadolu köylerinde yaşanan binlerce acıdan bir tanesi kara bayram ve anası ırazcanın mücadelesi
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her sayfası Anadolu kokan bir kitap... Kara Bayram'ı , Irazca Ana'yı , Haççe'yi , Haceli'yi unutamayacaksınız. Kara Bayram'ın evinin önüne ev yapmak isteyen Haceli'ye karşı verilen mücadele ,yapılan haksızlıklar,yoksulluk okurken derinden etkiliyor insanı. Eserin dili çok sade ve akıcı. Fakir Baykurt'un bu eseri mutlaka okunmalı diye düşünüyorum.
Kitap,yıllar önce bir köyde geçmiş toprak kavgasnı anlatır. Bu köyün yitik kahramanı Bayram ve onun haklı mücadelesi.<br /> İnsan sırlar içinde yaşar ve bunu farkedemez.Fakat,etrafındaki insanlara ilgi gösteren sosyal insanlar bunu keşfederler ve hayattan tat almaya başlarlar.ne şekilde olursa olsun insanların hakkını yememeliyiz. Çünkü eninde sonunda adalet yerini bulacaktır.<br />Filmi de ünlüdür zaten ama HER ZAMAN OKUMAK AHA KEYİFLİDİR...
Kadının neredeyse erkeğin önünde durduğubir kitap, hem de 1958 yılında yazılmış-ilginç. Müstehcen diye yasaklanmış-tabii 2008 yılında bize hiç de müstehcen gelmedi ama basıldığı yılı düşününce olabilir. Toplumun düzenini bozacak aşırılıkta yayınlara ben de karşıyım-sansür yanlısı değilim ama her üyesinin aynı seviyede eğitimli ve kültürlü olmadığı bir toplumda-yani her toplumda-kitlelere ulaşacak yayınların, tvnin vs kontrol altında tutulması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunun derecesi çokiyi ayarlanmalı ve mükün olduğunca hafif tutulmalı. Bir çok kitapta köylerde cinselliğin garip bir serbestisi olduğunu okudum-bu kitapta da öyle. Ama böyleyse de böyle-durum buysa kitaplara da geçebilir, saklamanın anlamı yok, aksine ülkenin bazı yerlerinde olan biteni, ülkenin başka yerlerinde farklı hayatlar yaşayan insanların da öğrenmesinin zararı değil yararı var bence. Ben bu kitabı çok beğendim, düşüncelerimi tam olarak toparlayıp yazamıyorum ama herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edilebilecek, ve herkesin de zevkle-ve üzüntüyle-okuyabileceği bir kitap bu. Bu ülkede hala bu kadar azla yaşayan insanların yaşıyor olması utanç verici bizim için.
Bayram,köyünün doğru sözlü, bileği kuvvetli delikanlısıdır. Yıllarca bu köyde yaşamış,ömrünü bu topraklarda çalışmaya adamıştır. Az miktardaki toprağıyla geçinmeye,ürününün mahsülünü almak için uğraşır. Fakat birgün gelir köydeki arkadaşlarından birim olan Haceli,Bayram’ın evinin önündeki boş araziye ev yaptırmak ister. Bayram buna karşı çıkar. Köyün muhtarı bu boş arazinin satılmasına menfaati için,daha olaylar başlamadan önce karşı çıkmadığından,sürekli Haceli denilen o adama destek çıkmak zorunda kalır. İş öyle bir duruma varır ki muhtar Bayram’ı razı etmek için ayarladığı birkaç adamla dövdürtmek zorunda kalır. Buna rağmen Bayram hakkını savunur. Ve yanında her zaman ona destek çıkmış annesini bulur. Bu olaydan bir hafta sonra kaymakamın köye geleceği haberini duyan muhtar onu memnun etmek için bütün hazırlıkları yapar. Bayram’ın annesi haberi duyunca daha kaymakam gelmeden bir gün önce onun geleceği yolda,dövüldükten sonra sakat kalmış olan oğlunuda götürerek beklemeye başlar. Ve onu gördüğünde olup biten herşeyi anlatır. Kaymakam köye geldiğinde,köy muhtarı başta olmak üzere herkesi tersler. Bayram’ın evinin önüne ev yapılmaması için bir belge çıkartarak Bayram’a verir. Fakat,bu olayların şokunu üstümden atlatamayan Bayram’ın annesi delirir.
Filmini izlemeyenler bu kitaptan daha çok keyif alacak düşüncesindeyim.