Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
2209Yorum
Rasim Erez
10.09.2005
Peyami safanın en önemli eserlerinden biri olan bu roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesut olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatan bu önemli eseri kitaplığınızda mutlaka bulundurmalısınız........
Abdurrahman Sefa
28.06.2005
Müzmin olan hastalığını,küçük yaşına rağmen sanki hayatın bir parçası gibi büyük bir olgunlukla kabullenen,bu yükü tek başına omuzlamaya çalışan bir çocuğun sizi etkileyecek öyküsü.Yazarın akıcı ve yalın bir dil kullanması sebebiyle okumaya başladıktan sonra elinizden bırakamayacağınız bir roman.Bu arada kitapta anlatılan olayın yazarın hayatından bir kesit olduğu öne sürülmektedir.<br />
ginza
03.05.2005
Bu kitabı boşuna okulda okutmuyorlar (herhalde her okulda hocalar tarafından okunması zorunlu tutulan bir kitap bu) Okurken içine giriliyor kitabın. Melankolik bir başyapıt. Peyami Sefa'nın neden Türk edebiyatında bu kadar önemli bir yerde olduğu sadece bu kitabıyla bile anlaşılıyor. O nasıl bir anlatım ve tasvir gücü, o ne vurucu bir üslup öyle!
mtg
19.04.2005
Usta yazar Peyami Safa, bu romanda bir gencin içine düştüğü acınılacak durumu o kadar güzel kaleme almış ki, gerçekten insan hayran kalıyor.Hiç abartmıyorum, hasta çocuğun kurumuş ve bacağına yapışmış sargılarının sökülüşünü öyle bir anlatmış ki, o satırları okurken sanki benim bacağım sızlıyormuş gibi hissettim.Herkesin okuması gereken muhteşem bir eser.
hatice_ates
14.04.2005
bir çok insanın gibi ortaokul yıllarında öğretmenlerimin tavsiyesi ile okuduğum bir kitaptır peyami safa'nın dokuzuncu hariciye koğuşu kitabı..zaten peyami safa denince akla ilk gelen kitaptır..ve onun en güzel kitabıdır..<br />konuya gelince hasta bir çocuğun duyguları, hissettikleri,yaşadıkları çok etkileyici şekilde anlatılmış.. <br />sürükleyici bir kitap aynı zamanda..<br />sıkılmadan okuyabilirsiniz..<br />tavsiye ederim..
berlineraussie
01.04.2005
Peyami Safa'nın ortaokulda okuduğum bir eseridir bu kitap. Ve de en beğendiğim eseri. Kitabı ilk okumamış insanların aklına hapishane anıları gelebiliyor ama bacağı kesilmek zorunda olan bir çocuğun hariciye koğuşunda yaşadıkları anlatılıyor!
Ömür Karahan
23.03.2005
anlatim ve konu olrak cok surukleyici bir kitap.icindeki bulmacaları,kitabın icinde cozumune gelmeden siz kafanızda cozmeye ugrasmakla yoruluyorsunuz bir yandan.bir solukta okunabilecek bir kitap
Ramazan Turan
04.03.2005
romanda anlatılan çocuk insanı gerçektençok etkiliyor.insanlara bakış açınız değişiyor.kitabın sonlarına doğru yakalanan anlatım peyami safayı ortaya koyuyor.çok etkilendim.
Mustafa Öztürk
19.02.2005
Peyami Safa'nın en ünlü romanlarından biridir.Hatta en ünlüsü diyebiliriz dokuzuncu hariciye koğuşuna.Romanın ele aldığı konu ilginç olduğu kadar güzeldir.Hasta bir çocuğun psikolojisini ve temiz aşkını ele almasını ve daha önce örneğine rastlamadığım bir ruh hali yansıttığı için bu roman bana ilginç gelmektedir.<br />Peyami Safa'nın kimi zaman romanın kahramanına kimi zaman arka plandaki karakterlere kendi kişiliğini yansıttığını biliyoruz.Kitaplarınının çoğunda da karamsar bir ruh hali vardır bu karakterlerin.Nitekim bu romanında da Peyami Safa tarzının dışına çıkmamıştır.
semanaz
31.01.2005
Edebiyatımızdaki ilk romanlardan biri olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, mutlak okunması gereken eserlerdendir. Yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukca aşkını ve kıskançlığını, bir genç kızın tertemiz sevgisini içinizden gelerek hissetmek istiyorsanız Peyami Safa'nın bu romanı idealdir.
KY-73283
06.01.2005
edebiyatımızın büyük ustalarından peyami safa'nın, herhangi bir olgunun psikolojik dokusunu ortaya çıkararak anlatageldiği uslubunun zirveye çıktığı, gerçekçilğin nimetlerinin sonuna kadar kullanıldığı roman. pekçok diğer klasik eserin akıbeti gibi, günümüz insanlarının klasikler arasında olduğu için malesef okumadığı roman. hayatın sadece zevk-i sefa ve mutluluktan ibaret olmadığını; insanların başına her türlü bedeni ve ruhi travmanın gelebileceğini bir ibret vesikası olarak göz önüne seren, özellikle ergenlik çağındaki insanların okuyup hayattan dersler çıkarmasını sağlayabilecek eser. okurken gözlerimin ister istemez dolduğu ve roman kahramanının yerine çok kereler kendimi koyup üzüldüğüm roman...
anemonn
01.10.2004


Peyami Safa bu kadar kucuk bir eserde nasıl bu kadar buyuk mesajlar verebiliyor insan şaşıp kalıyor... Annelerle dertlerimizi paylaşmanın sonuçlarına onu açısından bakmanız eminim yararlı olacaktır. Türk diline ilişkin kahramana söylettiği enfes fikirler insanın ufkunu açıyor. Tabii bir insanın dünyasını öyle bir tasvir ediyor ki, onun derinliklerine o kadar sade bir dille inebiliyor ki, bu kelimeyle anlatmak mümkün değil. Ben Türkiyeli değilim, ama onun bu gibi eserlerini okuduğum zaman Türkiye'li dostlarimin beni böyle büyük bir yazarla niye bu kadar geç tanıştırdıklarından dolayi yadirgiyorum. Ilginç bir şeyi daha belirtmek istiyorum, belki yorumun içeriğinden taşacak bir şey olacak ama, bu kitabi okuduktan sonra bana da ilham gelmeye başladı. Tetikleyici ve aynı zamanda adeta damakta tad bırakan bir eser, hemencecik de bitiveriyor , ben iki kere okudum, ileride daha da okumayı düşünüyorum. Sizlere tavsiye ederim. Mutlaka okuyun ve irdeleyin...
KY-155909
04.09.2004
Bilim ilerlese de insanın sosyal yaşantısı ve psikolojisi değişiyor mu?İnsan bir hastane köşesinde mutlu olabilir mi? Bilim bunu başarabilir mi?Ufacık bir rahatsızlığı olanın Allaha inanmama gibi bir lüksü varmı?Peyami Safa Türk Edebiyatının en Büyük Na'sırı.
Erdinç Türkoğlu
13.05.2004
Dokuzuncu Hariciye koğuşu. İlk önce 13 yaşında okudum bu kitabı. Çocukken geçirdiğim hastalıktan sonra ilk kez o zaman aklıma gelmişti o hastane. Karanlık koridorlar, beyaz çinko alet tepsileri ve bunların çıkardığı iç gıcıklayıcı sesler. Beyaz önlüklü bir ruh gibi dolaşan doktorlar, aciz yatan hastalar, alt katta sırada bekleyenler, çıkan yemekler, sessizlik... sessizli... sessizlik...
Şimdi 24 yaşındayım. Geçen ay bir yakınıma refakatçılık ettim devlet hastanesinde... dedeme...
Birkez daha aklıma geldi o kitap, o yıllar çocukluğum ve kitabı ilk okuduğum o yıllar. Değişen ne var... Bilmiyorum. Bilimin ilerlemesiyle ilerleyen hastalıklar... Aynı karanlık koridorlar... Aynı koku... Bu kitapta birşeyler var bilemiyorum.......
Ne Balzac'ın Eugeni Grande'sindeki basit kelime ve anlam hataları, ne Victor Hugo'nun Sefiller'indeki Hristiyan propagandaları... Belki bu yazıyı okuyanlar bana kendini ne sanıyorsun diyebilir. Ama bence Peyami Safa tasvirde hepsinin üstünde... ve yalınlıkta... ve anlatımda.
müge
02.01.2004
ortaokulda Türkçe derslerinin bir gereği olarak zorla okutuldu bu kitap bana ama kim derdi ki artık hayatımdan artık kitap eksik olmayacak,yani Peyami Safa'nın ilk olarak bu kitabı sayesinde okumayı sevdim.Şuanda ismini hatırlayamadığım romana konu olan fgencin yaşadıklarını hissederek okuyunca daha çok etkilendim kitaptan ve Peyami Safâ'dan ve diğer eserleriyle devam ettim okumaya...
Gürkan Çalışkan
26.11.2003
Bir yazar hasta bir çocuğun yaşadıklarını ve çevresiyle ilişkilerini,ruhi durumunu kelimelere ancak bu kadar güzel dökebilir.Olaylar istanbul çevresinde geçiyor.kitapta aynı zamanda istanbuldaki semtlerin güzelliğini de yaşıyorsunuz.Gizli bir aşk ,yaman bir hastalık ve davranış olgusunun işlendiği kaliteli bir roman.
KY-105726
17.10.2003
Bu kitabı okuduktan sonra,insan sağlığın önemini birkez daha anlıyor.Bir gencin sağlık problemleriyle paralel gelişen aşkı konuyu oluşturuyor.Dil va anlatım güzel.Herkese tavsiye edilebilir.
taflan77
02.10.2003
<br />Bir aşk, bir ızdırap, koridorlarda yankılanan hıçkırıklar ve en önemlisi hiç bir yerde yankılanamayuarak, yürekte sıkışan duygular ve acılar... Sessizce ama hıçkırık haykırışlarıyla yaşanan bir dram. Peyami Safa'^nın en ünlü ve en iyi romanlarından biri. Mutlaka okumalısınız, esere hayrankalacağınızı garanti edebilirim... Saygılarımla...
animakom
Kitapkurdu
05.06.2003
mrhaba aslında bu kitabı anlatmak bu kadar kısacık yere sığmaz neyse... kitabı çok beğendim peyami safa nın en güzel romanlarından biri.eserde sadelikten ayrılmamış yalın bir anlatım yapmış.genelde kişileri konuşturarak romanlarını yazıyor bu da onlardan biri.<br />kitabı okumanızı tavsiye ederim,çok şeyler bulacağınıza eminim.......
fonemi
16.04.2003
Kitap bir psikolojik roman olarak çok güzel bir kitap. Peyami SAFA'nın en güzel kitabıdır sanıyorum. Her yazarın, kendi yazdıklarıyla küçük de olsa bağlantısı olduğu gibi, Peyami SAFA'nın da romandaki 15 yaşındaki çocukla bağlantısı var. Örneğin Peyami SAFA da ayağından rahatsızdır. Fakat kitabı okurken bazı eski dil sözcükler ve bazı fransızca sözcükler (özellikle tıp terimleri) beni sıkmadı değil. Fakat yazara da hak vermekten kendimi alamıyorum. Psikoljik bir roman yazmak öyle kolay bir iş olmasa gerek. Hem ayrıca zamanının edebiyat diline göre kelimeler basit ve tam yerlerinde kullanılmışlar. Bir sözcüğün yerine başka bir sözcüğü koyarsanız, cümlenin anlamı bozulur, hiç bir şey olmasa ahengi bozulur. Bu, bütün cümlelerde böyledir.