kitap hakkında pekte yorum yapmaya gerek yok..yaşar kemal kendini kanıtlamıs..ince memed'de kitap piyasasında kendini kanıtlamıs bi roman..bana sorarsanız kesinlikle okuyun derim..gerçekten adını ve bulundugu yeri hakeden bir kitap
Klasik ifadelerle "elinizden düşürmeyeceğiniz, bir solukta okuyacağınız bir kitap" demek sanırım yanlış olmaz.Kitabın belki bu kadar akıcı ve güzel olması kahramanların bizden biri olması ve olayları onlarla yaşıyormuşcasına bizi içine alması.Okurken mimiklerinizin değiştiğini, ara verdiğinizde de acaba ne yaptılar dedirtircesine kitaba dönmenizi sağlayan bir sağlamlıkta yazılmış bir kitap.
Hiç şüphesiz okuduğum en güzel romanlardan biriydi.Gerek yazarın üslubu gerek romandaki akıcılık ve bu ikisinin güzel bir şekilde harmanlanması sonucu ortaya okunması bir ayrıcalık yaratacak okunmaması bir eksiklik yaratacak bir klasik ortaya çıkmış.Ben YAŞAR KEMAL'i ilk defa ince memed serisiyle okudum ve gerçekten yazara hayran kaldım, gerçekten roman okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
Suç ve Ceza, Satranç, Kürk Mantolu Madonna, Erguvan Kapısı, Sevdalinka, Unutma Bahçesi gibi tadı damağımda kalmış eserlerin yanı başına, dört ciltlik iri gövdesiyle, Yaşar Kemal’in Adana topraklarından dünyanın pek çok memleketine yayılmış “İnce Memed” efsanesi yerleşiverdi. İnce ama cesur Memed; köy köy, dağ dağ, gece gece, ova ova dolaşırken beni de peşinden sürükledi. Bu Türkçe efsanesi romanın ciltlerini elime alınca derhal arka kapağı inceledim. Burada, Memed’in şaşmaz kurşunlarının hedefleri yazıyordu. Ve heyecanla romanı okumaya başladım. Arka kapaktaki ölümlerin vakit kaybına mahal vermeden gerçekleşmesini ümit ederek okumamı sürdürdüm. Ağalar halka zulmediyor, genç kızlar, çoluk çocuk sahibi kadınlar ağaların adamları tarafından dağa kaldırılıyor, milletin ekmeği zorla elinden alınıyor, köylüler mütemadiyen bir yerlere sürülüyor, kavruk topraklara can veren serin sulara set çekiliyor, köylerde yaşamın devamı için gerekli keçi, koyun, öküz, at ne varsa toplatılıyor, köy meydanlarında genç yaşlı bütün millet falakaya yatırılıyor, ağası, babası, kaymakamı, askeri, muhtarı, yüzbaşısı bir olmuş kim daha çok acı çektirir yarışına girişiyor… Fakat arka kapaktaki beklenen haber bir türlü gelmiyor! İnce Memed’im ince ince, kara kara düşünüyor: “Abdi gidecek yerine Hamza gelecek, Hamza gidecek yerine başka Hamza gelecek, o gidecek yerine bir başkası gelecek…”. Bin düşünüp bir vuracak belli. Düşünüyor. O gidecek bu gelecek, bu gidecek şu gelecek, giden gelen eksik olmayacak. Düşünüyor. Koşuyor, sığınıyor, içi yanıyor, dikenler ayaklarına batıyor. Düşünüyor. Ama arka kapakta müjdelenen haber gelmiyor! Ruhu ipince Memed geçmişini anımsıyor, çocukluğuna gidiyor, her şeyin ne kadar değiştiğini hayretle idrak ediyor, üzülüyor, “gidecekler, gelecekler, ne değişecek?” sorusunun çıkışını arıyor. Saklanıyor, dağların doruklarından damların kuytularına kadar her yerde, küçük bedenini daha da küçültüp bir kenara büzülüyor. Ama arka kapaktaki beklenen haber yine gelmiyor. Vuruluyor Memed’im, başka eşkıyaların kollarında ve karanlık ve soğuk mağaralarda şifa arıyor, Hürü anası gelip buluyor onu, kutsal dedikleri her şeyi bilen yaşlı ama Hürü anadan genç duran kadını getiriyorlar Memed’e, onu iyi etmesi için, iyi ediyor da. Memed her şeyi göze alıp basit bir köyde, basit bir yaşamla tanışıp eşkıyalığı bırakmak istiyor, dağa çıktığından beri ilk defa tüfeğini, mermisini, bombasını yanına almadan iniyor Hürü anasının evine. İniyor Memed’im, silahsız, savunmasız… Ama arka kapakta beklenen haber bir türlü gelmiyor. Memed’im sessiz, düşünceli, durgun, vurgun… Ve dolgun. Evet, İnce Memed, köylünün durmadan değişen biçimsiz fikir tartışmaları arasında boğuluyor, düşünmemek istiyor, aldırmamak istiyor, ama elinde değil, ve doluyor zavallı. Bir kenara koyduğu tüfeğini, mermisini, bıçağını, bombasını giyitlerinin üzerine estetik biçimde iliştirip arka kapaktaki beklenen haberi gerçekleştirmek üzere yola koyuluyor. Sayfalar dolusu mülahazalarla, serim, düğüm, çözüm fasıllarıyla, ince, uzun, bazen kısa tasvirlerle süslenmiş, okuyucuyu çekmek diye adlandırılabilecek renkli yol artık nihayete eriyor. Memed’imin korkusuyla evini barkını taşımış, parasının büyüklüğünün tersine, insanlık namına küçülmüş ağalar, beyler İnce efsanenin kurşunlarından kaçamıyor. Ve arka kapaktaki beklenen haber geliyor. Ve ben, arka kapaktaki beklenen haberin üç beş sayfayla anlatılıp bitirilmesine sinirleniyorum. Öyle ya, kaç yüz sayfa bekledik. Zalim ağamın ölmeden önce biçimden biçime girmesini, küçülmesinin derecesini tüm detaylarıyla bilmek isterdik! Yaşar Kemal’im yazmış, İnce Memed’im doğmuş, İnce Memed’im daha çok yaşar… Hayallerine sağlık Kemal Yaşar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Kemal'den bir yiğitlik öyküsü...<br />Eser, son derece akıcı bir dille yazılmış, bir solukta okunuyor ve eserde Eski Türkçe'den kelimelerin olması zaten samimi bir dille yazılan esere daha samimi bir hava katıyor . Betimleme ve kurgudaki kalite, eseri okuduğunuzda hemen farkedilir . Okurken keyif almanız dileğiyle...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ince memed serilerinin tümü için söylüyorum. 1nci kitaptan sonra ben sıkıldım şahsen ve benden sonra kitapları okuyan 2 arkadaşım da aynı şekilde. tekrara fazlaca düşmüş. kitapları okurken arkasını sakın okumayın
Köy romanlarının genel havası bu kitapta da buluyorsunuz. Köylü aç ve sefil, ağasından karakol komutanına kadar herkes rüşvetçi, zalim. Anlatım olarak da dağın öte yüzü serisini yakalayamamış bir roman. Yaşar Kemal ortalamanın çok üzerinde bir yazar olmasına rağmen belki de ilk okuduğum romanlardan dolayı artan beklentim nedeniyle umduğumu bulamadım. Umarım serinin diğer romanları daha başarılıdır.
Bu kitabı alırken mutlaka diğer ikinci kitabı da alın çünkü başına oturduğunuzda ve de bitirdiğinizde elinizden bırakamayacaksınız ikinci için beklemek istemeyeceksiniz.Kitabın kapak rengide çok hoş ayrıca<br />
Çok güzel bir kitap gerçektende. Dört cildi sıkılmadan okunuyor (Bitince üzüyor bile insanı) <br />Mecbur adamın romanı, içinde isyan ateşi olan insanın öyküsü. <br />Kitabı okurken, karakterlerin gerçekten yaşadığını düşünmeye başladım. Ferhat Hoca, Hürü ana, Seyran, Topal ali, yörükler. İnce Memedin deli atı.. <br />Kitaptan dilime takılan cümleler :) “ Memedim Şahinim. Tepeden tırnağa insan, safi yürek.”<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kulanılan dil o kadarakıcı ki sayfaları çevirirken kendimi Çukurova'da İnce Memed'in silah arkadaşı olarak buldum.İlk satırlardan itibaren hikaye sizi içine alıyor.Bitirmeden eilden bırakası gelmiyor insanın.Yaşar Kemal'in eline yüreğine sağlık.