Başlarken hemen belirteyim ki elbette okunması gereken bir eser. 1- Eserin olumlu yönlerine değinecek olursak şunları söyleyebiliriz: Oğuz Atay postmodernnizmin gereği, çok değişik bir üslupla kaleme almış bu kitabı. Yazarın anlatım biçimi çok etkileyiciydi; bir bütün halinde, içsel konuşmalardan diyaloglara geçiş, oradan da dış gözleme dayalı anlatım hakikaten takdire şayan bir durum. Selim Işık’ın, Turgut Özben’in ruh hali insanın içine işliyor. Bir de Olric’le yapılan diyaloglar keşke fazla olsaymış hissine kapılıyor insan. Bunalımlı bir kitap olması nedeniyle okuyucuda bir huzursuzluk yaratmayı başarıyor. 2- Eserin olumsuz yönlerine değinilecek olursak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki keşke yoğun olarak kitabın ilk yarısında kendisini hissettiren konuyla hiç ama hiç alakalı olmayan metinlere yer verilmeseymiş… Hakikaten sıkıcı hale getiriyor bu pasajlar… Zaten kitap bittikten sonra bunların hiçbir önemi de kalmıyor, hatırlamaya değer hususlar değil. Yazar biraz postmodern üslubu abartmış bu bölümlerde, her şeye bir parça dokunmak istemiş.(Hiç anlaşılmayan eski Türkçe metinler, kitap içinde kitap, anlatımın bir müddet sonra kim tarafından yapıldığının anlaşılmaz hale gelmesi gibi.) 3- Olumlu, olumsuz görüşlerimden sonra bir de belirtmek isterim ki bu kitabın gerek medyada, gerek internette yerli yersiz her ağızda sakız yapılmasından da ciddi bir şekilde rahatsızım. Öyle ki bu kitabı henüz okumayanlar kötü okurdur, demek yanılgısına düşmemek gerekir ve buradan hareketle bu kitabı okuyanların bunu entelektüel malzeme yapmasını gülünç buluyorum. (Hem belirtmekte fayda görüyorum ki kitabın fiyatı oldukça yüksek.) 4- Kitabın hedef kitlesine değinmeden geçmek istemiyorum. Bu romanın lise öğrencileri tarafından okunması kitabın anlaşılabilirliği ve sürekliliği açısından beklenemez, ağır gelir diye düşünüyorum. Zaten Oğuz Atay’ın da belirttiği üzere kendisi Kafka, Dostoyevski gibi yazarlardan etkilendiğine göre öncelikle bu yazarların kitaplarına göz atmakta fayda görüyorum. 5- Beni etkileyen kitaplardan biri oldu... Yazar, Tutunamayan’ların ne olduğunu, kim olduğunu kitabın pek çok yerinde belirtse de ben bu kavramı ancak romanı bitirdiğimde özümseyebildim ve sarsıldım. Okurları huzursuz edeceğini bilsem de bu “tuhaf” romanı herkesin okumasını tavsiye ederim.
Kitap güzel fakat herkesin okuyabileceği bir kitap değil.Yazar Turgut Özben karekteriyle adeta kendinden birşeyler katmış.Kitap oldukça hacimli olmasına karşın kitapta hareketlilik unsurları az ve bireysel psikolojinin derinliğine inmekte başarılı.Kimisine sıkıcı gelebilir hatta ilk on sayfadan sonra bırabilir kimini ise inanılmaz sarıp hacmine bakmadan bir solukta kendini okutabilir.
Bu kitabı elime aldım okudum okudum ama bana bir şey katmayacağını düşündüm ve bıraktım. Sonra tekrar okumam gerektiğine karar verdim. Çünkü edebiyatımızın ilk post modern romanıydı. Ama beni bir türlü içine alamıyor ya da ben onu hayal dünyama bir türlü yerleştirmesini bilmiyorum. Garip bir kitap.
Büyük merakla okunmaya başlanıyor ama kitaba gerçekten tutunmak zor. Çünkü gereksiz birçok ayrıntıya yer verilmesi ve gereğinden fazla uzun cümleler okuru sıkıyor. Hikayesinin ve anlattıklarındaki üslubu düşünülürse keşke daha az sayfada bu roman yazılsaymış diye akla geliyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okunması gereken türk klasiklerinden biri...fiyat biraz pahalı olsa da kitap gerçekten çok kalın ve herkesin kütüphanesinde bulunmayı hakediyor bence...
turgut özben adlı bir mühendisin, yakın dostu selim ışık'ın intiharının nedenlerini araştırmasını ve bir taraftan selim ışık'ı yeniden tanıma serüvenini konu edinmiş görünen roman, fonda türk aydınlarının eleştirisini yapmakta..anlatımda ironi kullanılması, sürekli anlatıcı değişikliği yapılması, başlangıçta okuyucuyu zorluyor..ancak, turgut'un selim'in arkadaşlarıyla yaptığı mülakatlar, onu her seferinde selim'e bir adım daha yaklaştırırken, bir taraftan da okuyucuyu merakta bırakarak, kitabı elinden bırakamamasına sebep oluyor..mutlaka okunması gereken bir kitap..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şimdiye kadar yüzlerce kitap okudum , bu kitabı herkesin önermesine ragmen merak edip okudum fakat kitabını konusunu begenmek göreceli bir kavram ben begenmedim .
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Turgut ile selim in konuşmalarında dalıp gidiyor insan, hüznün mizahla harmanlandığı ve insanı çok etkileyen bir kitap, oğuz atay a olan saygım sonsuzdur...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sosyal paylaşım sitelerinde sürekli bölük bölük alıntılar gördüğümüz kitap.o yüzden okurken meraktan çatladım.cümleler anlatım,zeka anlayışı devrik cümleler tamam hepsi çok hoş da fazla uzatılmış bir yerden sonra sıktı beni.
Hep Bu Ergenler Olric Başlığı Altında Sözler Uydurup, Bir Şiir Kitabı İzlenimi Yarattılar Sosyal Paylaşım Sitelerinde. Diyeceğim O Ki Eğer Bir Tutunamayan Değilseniz Kesinlikle OKUMAYIN.
en sevdiğim türk yazar ve türkçe yazılmış kitaptır. hayatıma çok şey katmış, kesinlikle yalnız olmadığımı göstermiştir. mizahi düşünceler de açıkıçası çok keyifliydi. mutlaka herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. türk edebiyatının altın kitaplarından biridir.
Ben 15 yasinda okudum kitabi.. Cok etkilenmistim.. Elimden dusuremedigimi hatirliyorum.. Aradan 30 yil gecti..Simdiki etkisi de bir baska !! Cok yogun ve sindire sindire okunmasi gereken bir kitap..Kutuphanemin vazgecilmezlerinden..
bu eseri okurken insanlar onyargilarini yikmali mesela sayfa sayisina bakarak harket edilmemeli ondan sonra kitap ilk baslarda cok karisik ve ne okudugunu anlayamiyorsun acikcasi ilk bolumun sonlarina dogru ve olric'in romana dahil olmasina muteakip kitabin baslari okuyucuda anlam kazaniyor ve de kitap tabiri caizse okurken akmaya basliyor ozetle bu kitabi okurken insanlar hem sabretmeli ve de onyargisiz bir sekilde okumali.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zorla bitirdim kitabı. Pek akıcı olduğunu söyleyemem. Sadece Yazarın ve roman kahramanının mühendis olması bazı yerlerde iş yeriyle ilgili anlatımları benim iş yerimle benzerlik göstermesi dikkatimi çekti. Kitabın bir yerinde ; '' Diyarbakır'ın Sivrice ilçesi '' olduğu geçmiş. Her ne kadar kitaba başlarken kitaptaki kişi, kurum ve olayların hayal ürünü olduğu söylenmiş olsa da coğrafik bir bilginin yanlış yazılması su götürür bir şey değildir. Tarihin hiç bir döneminde Sivrice ilçesi Diyarbakır'a bağlanmamıştır Elazığ'ın ilçesidir. Bir Sivriceli olarak bunu söylüyorum.
Okuduğunuzda hiç bitmesini istemediğiniz bir kitap. Sizi hikayenin içine çekiyor. Sizde bu öyküde Turgut´un, Selim´in öyküsünün bir parçası oluyorsunuz. Bence Oğuz Atay´ın kitapları içinde en iyisi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten okurken sabır gerektiren bir kitap...Kitabı başından sonuna kadar sıkılmadan okuyan kişi yok bence...Aynı kalite ya da ilgi ebatı daha küçük bir kitaba sığdırılamaz mıydı acaba diye düşünmeden edemiyor insan...Çünkü bazı kısımlar öylesine gereksiz geliyor ki insana..Ama yine de güzel bir kitap ;fakat abartıldığı kadar değil...