Huzursuz Bacak
Huzursuz Bacak

Kitapyurdu Fiyatı: 172,70TL

Ürüne Git
245Yorum
tarname
Kitapkurdu
03.10.2009
Mustafa Kutludan bir mükemmel eser daha. Yaşadığımız çağa modernizme dikkat çekiyor yazar.
bilgesu20
17.09.2009
içimizde bir sızı var ve diyar diyar gezdiriyor bizleri...<br />ne bırakabiliyoruz onu bir kenarda köşede ne de tam manasıyla taşıyabiliyoruz<br />gördüğümüz manzaralar dağlıyor yüreğimizi derinden <br />mustafa kutlu tiplemesiyle tıklıyor huzursuz baçak....<br /><br />kurgunuza ve onu oluşturan yüreğinize sağlık..
Hıfsullah Altaçlı
Kaşif
“Kurduğumuz medeniyet esasen tarım toplumuna dayanıyordu. Biz sanayi kuramadık. Sanayi medeniyetini inşa edenlerin fikir ve eserlerini ya ithal ettik ya da taklit. Belki vahşi kapitalizmin kurduğu bu sanayi, bu medeniyet bizim inanç ve geleneğimize uymuyordu.” Bu ve benzeri yorumlarla dolu kitabı zevkle okudum. Mustafa Kutlu hangi konudan söz ederse etsin, her zaman ustalığını, reklâmı yapılan yazarlardan üstünlüğünü göstermiştir. Ömrüne bereket, eline, diline sağlık diliyorum.
okuyucu-üye
Kitapkurdu
07.06.2009
Ömer Faruk, yurt dışında okuyup memlekete geri döndüğünde birçok şey değişmiştir.Bir de herhangi bir kötü olayda bacağı huzursuzlanıp ağrımaya ve tıklamaya başlar.Ömer Faruk' un bacağını ağrıtan nedir bilmek istiyorsanız, buyrun okuyun.
SPooKY
07.06.2009
Elimden bırakamadığım bir Mustafa Kutlu hikayesi daha. Mustafa Kutlu'nun sanki sizinle konuşuyormuş gibi anlatımı sarıveriyor sizi ve bir çırpıda okuyuveriyorsunuz. Çok geç tanışmama rağmen okumadığım hikayesi yok sanırım.Gönlüne, kalemine sağlık Mustafa Kutlu....
SALTY
20.05.2009
Gayet başarılı bir eser. Okurken keyif alacağınıza eminim. Kısa olmasıda kalın kitap okuyamayan okuyucuyu motive edecek özellikte.
masalla düşler
29.04.2009
ellerine ve yüreğine sağlık mustafa kutlu..<br />okuyanı derin derin hülyalara daldıracak usta bir kalem o..<br />bize sadece okumak düşüyor.
depresyonhali
17.04.2009
Su gibi akıcı ve zihin açıcı bir kitap. İçinde şöyle bir diyalog geçiyor;<br /><br />"Hüzün dolu bir güzellik. Tıpkı Juliette Binoche.Kalkıp yanına gittim:<br />-Merhaba!<br />Ses yok.<br />-Oturabilir miyim?<br />Ses yok.<br />Oturdum.Bir zaman bu hüzün dolu yüze baktım. Derin siyah gözler.<br />-Neden bu kadar kederlisiniz?<br />-Köpeğim kayboldu, dedi."<br /><br />Başka nasıl anlatılır. Feci halde zeki ve dertli bir adamla karşı karşıyayız;Mustafa Kutlu.<br />
sezainecip
16.03.2009
Mustafa Kutlu’ya hakkıyla yakışan bir kitap… Ustamızı tebrik ediyorum.Coşkun sular gibi akan bir üslub . Kahramanlar tamamen yerli. Memleket meseleleri ustalıkla ve yapmacıklığa sapılmadan hikayeye yedirilmiş. Memleket meselelerinde kafa yoran hangimiz Ömer Faruk değiliz ki ?... Geçmişe körü körüne bağlı kalmayan fakat yeniyi de sütten çıkma ak kaşık olarak görmeyen bir duyarlılığın mahsulü. Yazarın olaylara bakışında bir alay sezilse de okuyucu hiç gocunmuyor bilakis haklı deyip tatlı bir tebessüme gark oluyor Giriş bölümün de biraz sıkıcı gibi ne yapalım o kadarcık kusur kadı kızında da olurmuş.Hararetle tavsiye ediyorum
Fatih TÜRKMEN
09.03.2009
Başta söyleyim.Kitabı beğendim ve tavsiye ederim.Huzursuz Bacak 2008 yılının en iyi kitabı seçilmiş.Benimde bir oy hakkım olsa "evet "derdim. Toplum olarak sosyal hayatımızdaki illetler yazarın bacağını huzursuz ediyor.Bende okurken huzursuz oldum. Altı çizilecek o kadar çok yerler var ki. Yazar problemleri tespit etmiş ve kurguladığı karakterler ile çözüm yolları sunuyor. Eline sağlık sevgili Mustafa Kutlu ağabey, daha nice eserler kalem alman dileğiyle .
kagansoy
04.03.2009
Mustafa Kutlu’nun “Huzursuz Bacak” isimli eserini okudum. Halet-i ruhiyeme ne zamandır bir anlam veremiyordum. Bu anlam verememe durumu bu kitapla nihayet bulmuş bulunuyor. Huzursuzluk sadece bacakta olsa ne ala!

Terakki tek taraflı olmaz, asla olmayacaktır. Meseleyi sadece maddi açıdan ele almak bize kaybettirir, maddiyatın galebe çaldığı yerde gerçek anlamda bir terakkiden bahsedilemez. Maddiyatı maneviyat ile desteklemediğimiz müddetçe başarılı olma imkânımız olmayacaktır.
Terakki tek taraflı olmaz, asla olmayacaktır. Meseleyi sadece maddi açıdan ele almak bize kaybettirir, maddiyatın galebe çaldığı yerde gerçek anlamda bir terakkiden bahsedilemez. Maddiyatı maneviyat ile desteklemediğimiz müddetçe başarılı olma imkânımız olmayacaktır.

Hayatta kendi çıkarının dışında hiçbir şeyi umursamayanların medeniyet inşa etmesi beklenemez. Medeniyet öyle kolayca inşa edilmez; hele sadece kendini düşünerek kesinlikle inşa edilemez. Ecdat yaşadığı yerleri güzelleştirdi, asaletini, duruşunu, fikrini eşyaya dercetti; bizse ecdadın emanetine bile sahip çıkamadık. Emanete sahip çıkmayana memleketi nasıl emanet edeceğiz?

Herkesin derdi kendi gemisini yüzdürmek. Herkes çalıştığı yerde nasıl daha başarılı olunabileceğini düşünmek zorundadır, devlet memurları da buna dahil. “Sorumluluğumuz yok” diyerek işin içinden sıyrılmak, memleketin gelişmesine engel olmak değildir de nedir? Herkesin vicdanı kendine sorumluk yüklemiyor mu yoksa? Heyhat…
derda
Kitapkurdu
20.02.2009
Bir Mustafa Kutlu klasiği daha..Gerçekten okumaktan büyük keyif aldım.Ayrıca kahramanımızın dilinden ülkemin sorunlarını tekrar okuduk ve Onunla tekrar düşündük.. Ömer Faruk'un bu ülkenin handikapları ile huzursuzlanan bacağı acaba sükunete kavuşacakmı?Kaçırmayın..
Abdullah Tosun
02.01.2009
Bizi biz yapan hassasiyetlerimizi kaybettiğimiz böyle bir dönemde keşke 'huzursuz bacak'lara sahip daha fazla kahramanımız, Mustafa Kutlularımız olsaydı. Bu roman toplumsal hastalıklarımızı tesbit eden,'tüketim ekonomisi' ve tedavi adına,kanaat ekonomisi' bu dertlere neşter vuran güzel bir roman. Deyim ve atasözleriyle süslü güzel dili harika. Yurt dışından gelip güzelim yurdunun içler acısı durumunu gören kahraman, haliyle okuyucu, nerden nereye sorusunu soruyor. Memleketi kurtarma hayalleriyle büyüyen akranlar ve abiler çoktan köşeyi dönmüş ve o dönemdeki köprüler altından çok sular akmıştır. Bu durum, ibret verici ve çarpıcı bir şekilde ifade edilmiştir. 'Pala Kahvehanesi'nin 'Palabar' olması; 'mücahitler müteahhit oldu' dedikodusu toplumsal değişmenin sadece birer örneği. Okuduğunuzda pişmanlıktan ziyade hoşnut kalacağınız güzel bir kitap. İp uçları verilen sorunların ve çözümlerin hakkıyla idrak edilip doğrusunun yaşanması dileğiyle...
celkun
Kitapkurdu
19.12.2008
tam bir mustafa kutlu tarzı... bu tarzı sevenler mutlaka okumalı
ZOSMANOGLU
19.12.2008
Mustafa Kutlu , eserlerini çok geç okumaya başladığım yazarlardan birisi .Bu hatamdan dolayı o kadar üzgünümki.Onun her eseri gibi bu eseri de bana büyük bir mutluluk verdi .Sanki hayata daha güzel bakmamı sağladı.Sadece Huzursuz bacak değil,tüm eserleri okunmalı
Çepni55
Kitapkurdu
11.12.2008
Mustafa Kutlu'ya yakışan güzel bir hikaye daha... Kutlu, uzun yıllar yurt dışında yaşamış ve 12 Eylül Öncesi İslami kesimde yer almış olan bir kişinin İstanbul'a gelişiyle birlikte yaşadığı 4-5 günü anlatıyor. Çok şeyin değiştiğini, eski dostlarının değiştiğini kahvehaneden, iş görüşmesine, seminerden, üniversite ortamına kadar tahkiye ediyor. Hikayenin sonunda ise babadan kalan çiftlikte organik tarım yapmaya karar veriyor. Çiftlik kahyasının isminin Adem olması, eşinin olması ve yalnız yaşamaları güzel bir gönderme oluyor tabii. En başa dönmek! <br />
Çepni
Kitapkurdu
10.12.2008
Huzursuz Bacak, ismiyle dikkat çeken ve isim içerik bağlamında ilginç bir benzetmeyi havi bir hikâyedir. Türkiye'deki ilme, ticarete, üretime, eğitime, medyaya vb. alanlara dair önemli "değinmeler"in yer aldığı kitap okuyucuyla hasbihâl tarzına yakın bir üslupla kaleme alınmıştır. Dikkatle okunması gereken bir eserdir.
KY-649492
04.11.2008
Huzuru kaçmış bir nesiliz biz. İki arada bir derede herşeyi berheva etme eğiliminde kendimizin uzağına savrulurken meseleye bir göz atalım. Ne, nedir? Bu gidiş, nasıl bir gidiş? Bu hikâye Mustafa Kutlu'nun diğer hikâyelerine göre daha bir aktüellikle ve düşünceyle iç içe kurgulanmış. Bu kitap çok tartışılacak kanaatimce.
gastrooy61
21.10.2008
Çok ince bir anlatımla ve bi çoğumuzun dillendiremediği o malum Türkiye gerçeğini seriyor önümüze yazar.Düzen ve insan.Hangi düzen? hangi insan?
AGÜ
14.10.2008
Huzursuz Bacak özellikle BÜYÜKLERimizin okuması gereken bir hikaye kitabı. Huzursuz bacaklara ihtiyacı var memleketin.Ve Mustafa Kutlu gibi sosyal konulara dikkat çeken ve çözüm önerilerinde bulunan, toplumcu, büyük yazarlara.