245Yorum
pumpetto
08.09.2009
Filme uyarlanmış hali de insanı çok etkilemesine rağmen, kitabın yarattığı etkinin yanından bile geçemiyor. Körlük olgusunun bilinenin aksine, beyaz bir boşluk, hatta "beyaz bir süt denizinin içine düşmüş" olarak tanımlanması ile anlatımın farklılığı kendini belli ediyor. Kitap boyunca insanın kafasında aynı sorup dönüp duruyor "aslında biz de körlerle dolu bir dünyada yaşamıyor muyuz?".
reçelçe
16.05.2009
Her insanın her şeyi yapabilme potansiyeli vardır diye düşünürdüm. Bu kitap bu şekilde düşünmeyenlere inanılmaz bakış açısı kazandıracaktır. İnsanların kalıplara ve kurallara sığamıyacağını , koşulların değişmesiyle doğalarınında değişeceğini çok güzel bir anlatımla yazılmış bir kitaptır. Bazı bölümler de içiniz açacak bazı yerlerde bu kadarına katlanılmaz diye düşüneceksiniz ama bunları düşünürken sürüklenip gideceksiniz. Yazılacak çok şey var hakkında ama sadece okumayan kalmasın derim.
nescum
11.04.2009
Okuduğum en güzel kitaplardan biri diyebilirim. İnsanoğlunu kör de olsa hayvani yönlerini bir türlü bastıramayacağını anlatıyor. Körlük kavramını metaforik olarak kullanarak yaşadığımız dünyanın da aslında o körlerin topluluğundan farklı olmadığını gözler önüne seriyor. Önce açlık çekiyorlar, sonra da karınlarını doyurabilmek uğruna onlarca kadın tecavüze uğruyor. Kitapta ataerkil düzenin de eleştirisine önemli bir bölüm ayrılmış.
Pınar5935
Kitapkurdu
17.01.2009
Evet gözlerim şuan görüyor,şuan sağlıklı her insanın gözleri görüyor,ama düşününki sırayla tüm dünya birer birer körleşiyor.İnanın okuduktan sonra gözlerinize daha bir sahip çıkacaksınız.Sürükleyici anlatımı düzgün ve akıcı.Tavsiye ederim...
Serceft
Kitapkurdu
11.01.2009
kitabın anlatımı çok etkileyici değil.kimi zaman konuşulan sözleri kimin söylediğini ayırt edemiyebiliyorsunuz fakat kitap tezli bir kitap olması sebebiyle zaten ilgiyi çekerken bir de tüm insanların kör olması ve bir tek gören kişinin de bir kaç kişi hariç kendisinin gördüğünü gizlemesi gibi farklı bir konuyla ilgiyi ve okunmayı hakediyor.
simyacı1982
13.12.2008
körlük bakmanın bütün çıplaklığıyla insanı görmenin romanı .körler dünyasından yozlaşan değerlerin bütün çıplaklığıyla gözler önününe serildiği bir paradoks. "kör olmak" ile "görmek" in karşılıklı yüzleşmesi.
fgirginer
06.10.2008
Okuduğum en politik romandı bence. Örgütsüz bir topluluğun yaşayabileceği bir trajedi. Kitap toplamda karanlık duygular bırakıyor; bu işlerin böyle yürüdüğünü biliyoruz ama yok varsayarak rahatlıyoruz, Jose Saramago kaçınılmaz olanı gözümüze sokuyor. Kitabın dili zorlayıcı, ilk sayfadan alıp götüren bir hali yok. Dile alışmak gerekiyor. Dildeki zorlayıcılığın özellikle seçildiğini, toplumsal iletişimin benzer şekilde gerçekleşmesine atıf olduğunu düşünüyorum.
lider-quantum
lider-quantum 01 Temmuz 2010
Gerçekten harika bir kitaptı.Benim için Jose Saramago tanrı sıfatıyla eşdeğerdir.Düş gücü çok yüksek bir yazar.Onu kaybettiğimiz için çok üzgünüm.Işıklar içinde yatsın.
Yasemin Karakaya
Kitapkurdu
04.09.2008
İbretlerle dolu bir kitap . Etrafımızda kör bir insan gördüğümüzde üzülüyoruz peki biz ne kadar görüyoruz .<br /><br />Jose Saramago bedensel bir körü anlatır gibi gçrünürken aslında bilinç olarak kör olan kişileri anlatıyor . İnsanların çıkarları kesiştiğinde ne kadar acımasız olabileceği ancak gören insanın her zaman sevgi ve merhametle davrandığını gösteriyor .<br /><br />Kitap içindeki duyguları size veriyor , çok güzel betimlemeler yapılmış . Bunların yanında dili akıcı .<br /><br />Okumanızı tavsiye ediyorum .
mobius
23.08.2008
Körlerden birine, Özgürsün, diyorlar, onu dış dünyadan ayıran kapı açılmış, Haydi git, özgürsün, diyorlar yeniden, yerinden kıpırdamıyor, sokağın ortasında hareketsiz duruyor, onun gibi ötekiler de korku içinde,nereye gideceklerini bilemiyorlar,çünkü tanım olarak akılcı, kusursuz bir labirent olan deliler evinde yaşamak ile bir rehberin elini ya da bir köpeğin tasmasını tutmadan kentin çılgın labirentinde, belleğin bize o kentin farklı yerlerinin yalnızca imgesini gösterebileceği ama oralara ulaşmada hiçbir yardımının dokunamayacağı o labirentin içinde kendini tehlikeye atmak arasında hiçbir bağ kuramıyorlar.
Yakında filme de çekileceğinin haberini aldığım güzel bir yapıt, tavsiye ederim
izetg
15.07.2008
Kitap salgın bir hastalık sonrasında bir karantina dönemini anlatıyor. Hasta olmayanların yaptırımları ve hasta olanların mağruz kaldıkları kötü muameleyi anlatmasıyla aslında yaşadığımız toplumdaki kutuplaşmaları, karşı tarafı anlamak yerine kendi korkularımız yüzünden "diğerlerini" izole etmeye çalışmamıza da bir örnek oluşturduğu kanısındayım. Özellikle Kafka'nın "Dönüşüm" kitabını okumuş olanların bu kitabı da severek okuyacaklarına eminim.
ismail_atan
14.07.2008
Jose Samarago'nun okuduğum ilk yapıtı. Kitabın kurgusu gerçekten çok ilgi çekici. Bir soluka okunabilecek bir yapıt olmasına rağmen maalesef çevirme yüzünden zaman zaman kitabı elimden bırakmak zorunda kaldım. Bunun yazarın bir üslubu olduğunu düşünmüyorum, tamamen çevirmenin hatası olarak algıladım. Üç yüz sayfalık roman boyunca çevirmen sanki paragrafına para ödüyormuş gibi, cimrice davranarak pararaf yapmaktan kaçınmış. bu yüzden de her şeyi birbirinin içine geçiş gibi duruyor. İkincisi yine çevirmenimiz kişiler karşılıklı konuşurlarken hep birbiri ardına ağlamış ve kimin nerde konuştuğunu, hangi cümleyi kimin söylediği belli olmadığı için biz okurlara bulmaca çözdürmeyi amaçlamış. Üçüncüsü de noktalama işaretleri. Nokta yerine her yere virgül koymuşbu yüzden de cümlelerin nerde başlayıp nerde bitiği belli değil.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen muhteşem bir kurgu ve okunması gerekli olan bir roman. Herkese tavsiye ederim.
Gökhan KÖROĞLU
08.07.2008
Jose Saramago'nun okuduğum ilk kitabıydı.Bir kadın haricinde bütün insanların kör olmasıyla başlayan ve sebebi meçhul şekilde tekrar insanların bir şekilde görmeye başlamasıyla son bulan ilginç bir kitap.Gören gözlere sahip kadının bakış açısıyla yaşanan bencillik,ahlaksızlık gibi durumları yansıttığı hoş bir kitap.Kitap için tek eleştirim gereksiz cinsellik ve romanın daha kısa yazılabilceğidir.
akik
Kitapkurdu
08.05.2008
Körlük'ü okuyunca gözleri açılıyor insanın.Fiziksel anlamda yaşanan bir körlük hikayesinden yola çıkarak kalplerin körlüğüne göndermeler yapıyor Saramago.Sanırım hakiki körlükte düşülen karanlığın aksine bembeyaz bir körlüğü anlatmak bundan.Yani ki gerçekte körler değildir kör olan,kalpleri kör olanlardır.Böylesi sürükleyici bir romanı satır aralarını okumadan geçmemeli.Bencilliğin hakim olduğu bir dünyada görmek öyle acı vericidir ki..
lacertus
20.03.2008
Kitabın konusu çok özgün. Verilen mesaj, anlatım, sonuç hepsi harika. Maddi dünyaya kapılıp maneviyatı unutmuş bir hayatta yaşadığımızı hatırlatıyor. Gören gözlerimizin aslında ne kadar kör olduğunu çarpıcı bir hikayeyle gözler önüne seriyor. Gördüğümüzü sandığımız şeyin görüngülerin kendisi olduğunun farkına vardırıyor. OKumanızı tavsiye ediyorum. Hatta okuyup bir süre tekrar okuyun!
jeanpardaillan
20.04.2007
bir adamın sebepsiz, aniden körleşmesi ve bu körlüğün başvurduğu doktara, ardından da salgın gibi tüm kente yayılmasını, tüm ahlaki değerlerin nasıl yokolduğunu inanılmaz bir biçimde anlatır.toplumun görmeyen gözlerle cinayetlere,tecavüzlere nasıl tanık olduğunu gösterir. yalnız bu körlükten niyeyse 1 kişi kurtulmuştur, doktorun karısı. ama neden? merak ederseniz, alın mutlaka okuyun
kitap/kurdu
04.04.2007
Tek kelime ile MUHTEŞEM... Öncelikle konu harika. Anlatım bambaşka... Hikayenin akışı, üslüp sizi okurken sürükleyip gidiyor. İnsanların, bulaşıcı hastalık misali; beyaz kör bir çukura düşmelerini ve yaşadıkları dehşeti yazar harika kaleme almış. Eleştirebileceğim tek yer, yazarın en sonunda işi Hırıstiyanlığa bağlamasıydı. Kitap tam manasıyla seküler olsaydı daha vurucu olacaktı....
ahmet4275
25.12.2006
Bir adamın sebepsiz, aniden körleşmesi ve bu körlüğün başvurduğu doktara, ardından da salgın gibi tüm kente yayılmasını, tüm ahlaki değerlerin nasıl yokolduğunu inanılmaz bir biçimde anlatır. Toplumun görmeyen gözlerle cinayetlere,tecavüzlere nasıl tanık olduğunu gösterir.
oturan
30.06.2006
"Hangimiz kör değilizki" ya da "Hepimiz biraz kör değil miyiz" sorularının insanlık açısından önemini ve felsefi açıdan cevaplanamazlığını ancak böyle bir hayal gücü, böyle bir kurgu yeteneği kafamıza yerleştirebilirdi. Hayatın "bakabildiğimiz kadarına" bakışımızı değiştirebilecek bir roman...
breuer
Kitapkurdu
03.01.2005
bu kitabı okuyup saramago'ya hayran kalmamak mümkün değil.keşke imkanımız olsada toplumumuza yön verebilme şansına sahip tüm körlerimize okutabailsek.zorla okutsak da olmaz değil mi?çünkü onlar anlamazlar,ama belki okusalar körlükten kurtulacaklar.onların zihni gün ışığınada karşıdır zaten:)
Murat EREREN
07.09.2004
yazara ait okuduğum ilk kitap ve yazarı sevmemi sağlayan ilk yapıtı. muhteşem bir edebiyat eseri olmuş. yazılanların her sahnesini hissedebiliyorsunuz. "körlerin dünyasında tek gözlüler kral olur" lafının ne demek olduğunu, ne derece doğru olduğunu anlayacaksınız. muhteşem bir eser olmuş gerçekten. eline sağlık saramago.