İbrahim kafesoğlu tarafında yapılmış bu eserde bazı konularda detaya inlirken bazı konularda ise pek fazla detaya inilmemişti.Örnek vermek gerekirse türklerin eski dini meselesinde çok fazla detaya girmemiştir.Yine de çok başarılı bir eserdir.
Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu bu kitabında 4000 yıllık Türk kültür tarihini ve bu süreçte Türk kültürünün gelişimini,diger kültürlerle ilişkisini ve bu kültürlere etkisini,Türk milletinin kurdugu devletleri ve birçok önemli konuyu ele alıyor.islam öncesi ve sonrası Türk Kültürü ve Türklerde bozkır kültürüde kitabın okumaya deger bölümleri arasındadır.Gerçekten kaynak olabilecek bir çalışma mutlaka kütüphanenizde bulunması gerekli.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten müthiş bir eser. Türkolojiyle ya da tarihle az veya çok ilgisi olan herkesin kesinlikle okuması ve mümkünse temin edip kitaplığında bulundurması gerektiğini düşünüyorum.
İbrahim Kafesoğlu Hoca'nın bu eseri kanaatimce hala aşılamamış dev bir başyapıttır. İslamiyet öncesi Türk tarihi ve kültürü hakkında yazılmış en değerli kitap "Türk Milli Kültürü"dür. Özellikle giriş bölümü enfes. Kültür ve medeniyet arasındaki ayrım harika bir şekilde anlatılmış. Bu değerli eseri sadece tarih bölümü öğrencileri değil Türk edebiyatı bölümündeki öğrenciler de okumalı ve özümsemeli.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
öncelikle kitabı yayına hazırlayanları tebrik etmek istiyorum...Kaliteli bir eser oluşturmuşlar...Kitap mensup olduğu milletle ilgili temel bilgiler edinmek isteyenler için bir baş ucu kitabı diyebilirim...Ben çok istifade ettim...Ve hala zaman zaman çevirip çevirip okumaktayım...
Bu kitap aynı zamanda üniversitede ders kitabımızdı. Gerçekten tüm Türk tarihinin bir özeti gibidir. Dönemin tarihçi tutumlarına göre biraz ağır bir dille yazılmışsa da tarihe meraklı birçok kişinin ihtiyacını karşılayacak ağırlıktadır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İbrahim KAFESOĞLU gibi büyük tarihçiyi bu kitabıyla tanıdım baştan sona tecessüs içinde iştiyakla okudum,TÜRKÜN MİLLİ KÜLTÜRÜ ancak bu kadar güzel ve arı bu kadar net ve ilmi anlatılabilir .Büyük araştırma ve çalışmanın eseri bu kitap aynı zamanda Türk Tarihini görmezden gelerek ,uydurmalarla çarpıtarak,gerçekleri gizleyen birtakım batılı sözde bilim camiasına da ispatlarıyla sunulmuş büyük savunmasıdır da.Türk gençliği atalarına yakışır yerlerde olacaksa onları belgelenmiş kaynaklarından yani bu gibi değerli tarihçilerimizden öğrenerek tanıyacaktır.Tüm ihtişamıyla Türk Tarihine giriş bu kitap.
bizim de tarih dersimizde okutuldu.dili biraz ağır ama anlamak isterseniz anlayabilirsiniz.ibrahim kafesoğlu tarih açısından tartışılmaz bir bilimadamıdır.
Türk kültür ve medeniyeti hakkında yazılan ilk ve tek eser dersek abartma yapmış olmayız. Üniversitelerden tutunda, geniş halk kitlelerinin hüsn-ü kabulünü görmüş bu nadide eser, öylesine bir ulvî ruhla yazılmış ki; değerinden onlarca yıl geçmesine rağmen hâlâ mücevher tazeliğinde ayakta duruyor. Bu kitap her Türk münevverinin başucu kitabı olmalıdır.
ibrahim kafesoğlunun bu kiatabı üniversitelerde ders kitabı olarak yararlanılmaktadır fakat gerek lisanı gerek kaynakçaları belirtmesinden her kesime hitap etmiyor demek istediğim açık bir dil kullanılmamış.fakat konuları işleyiş yönünden bilgiyi değerlendirmesi harika
İbrahim Kafesoğlunun enfes eserlerinden biri olan türk milli kültürü, gerek İslamiyette önceki türk tarihi gerekse Türk-İslam Devlet geleneği ve anlayışını yansıtması bakımından oldukça kıymetli bir eserdir. özellikle İslamiyet öncesi Türk tarihini anlatması yönüyle, gerek bu konuyla ilgilenenlere gerekse konu hakkında bilgi edinmek isteyenlerin başvuru kitapları arasında yer alıyor. bu bakımdan eser her dem tazeliğini korumaktadır. İslamiyetten önceki Türk Devletlerinin siyasi hayatlarını, kültürlerini ve idari teşkilatlarını anlatması ve daha sonra Mete Handan itibaren oluşmaya başlayan Türk Devlet Geleneğini İslami dönem Devlet anlayışı ile birleştirerek Türk-İslam sentezini ifade etmesi eserin türk tarhinin klasikleri arasında yer almasını sağlamıştır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ibrahim kafesoğlu'nun bu eseri Türk tarihi alanında en temel başvuru kaynakları arasında yer almaktadır. üniversitelerin çoğu tarih bölümünde bu kitap okutulmaktadır. ayrıca kafesoğlu'nun da en sağlam eseri diyebiliriz bu kitap için. türk kültürünü bize teferruata indemeden ve sıkmadan anlatıyor.
Kitabın içeriğini anlatmak için yazarımız Kafesoğlu'nun bu baş eseri hakkında kendi söylediklerini bize yetecektir. " Her millet maddi imkânları ve manevi değerleri ile bir kültür bütünüdür. Bir millet yaşamakta ise onun bir kültürü olacaktır. Biz de, aşağı yukarı dört bin yıllık tarihe sahip Türk milletinin kültürünü araştırdık. Asya bozkırlarında geliştirilen bu kültürü çeşitli cepheleri ile belirtmeye çalıştık. Kültür unsurlarının da zamanın ve çevrenin şartlarına uygun bazı değişiklikler gösterdiği, fakat ana vasıflarını daima koruduğu gerçeğinden hareket ederek yaptığımız iş, bütün yönleri ile Türk milletince ortaya konup geliştirilmiş kültürün çatısını kurmak ve onun yüz yıllarca karakterini koruyan özelliklerini tesbit etmek gayretinden ibarettir. "Kitapta hem başlangıcından itibaren Türklerin siyasi tarihi, hem de hayatın her alanındaki kültürleri anlatılmaktadır ve kitap kendi alanındaki en büyük kaynaklardan biridir.
Biraz yazarımızdan bahsedecek olursak onun hayatını Türklüğü anlatmaya adamış bir insan olduğunu görürüz. Kafesoğlu, Türk milliyetçiliği tarihinde gelmiş geçmiş fikir adamları arasında Türk’ü en iyi tahlil eden, yorumlayan ve eserlerinde Türk ruhunu en iyi ifade eden adam olarak kabul edilmiştir. Ebediyete göçtüğünde arkasından bir kitaplık dolusu makale, araştırma ve yorum eseri bıraktı. Kitapları hâlâ Türk gençliğinin ve Türk insanının yolunu aydınlatmaya devam etmektedir ki daha yıllarca bir benzerinin bile kolay yazılamayacağı âbide eseri “Türk Millî Kültürü” ise hemen bütün üniversitelerimizde ve yüksek okullarımızda ders kitabı olarak okutulmaktadır. Fakat o hep sessiz ve mütevazı kalarak çalışmayı seçmiş bir yazardır. Çünkü o, İstiklâl Marşı şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy gibi “sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir...” diyenlerdendi. Bir soru üzerine Yahya Kemal’in en mukaddes tanıdığı üç temel unsur arasında sıra ile “Dil, Din ve Vatan” cevabını verdiği gibi İbrahim Kafesoğlu da "Türk milliyetçiliği nedir?"sorusuna sırası ile “Türkçe, Din, Tarih Şuuru” demiştir. Bugünkü Türkiye'mizde ilköğretim ve lise müfredatlarında yapılan değişikliklerde özellikle dil, din ve tarihin eğitim dışı bırakılmak istenmesinin ne kadar vahim bir gelişme olduğunu Kafesoğlu’nun kitaplarını okuduktan sonra daha derin bir ürpertiyle karşılamaya başlıyorsunuz.
Kitabı okuduktan sonra düşüncemde ve hayatımda meydana gelen değişikliklere değinmek gerekirse bunu birkaç başlık altında toplayabiliriz. Kitabı daha okumadan sayfalarını karıştırmaya başladığınızda fark edeceğiniz ilk şey kitabın yarısından daha fazlasının bibliyografyaya ayrılmış olmasıdır. Buda kitabın ne kadar geniş bir araştırmanın sonucu olduğunun bir eseridir ki, bu tür yayınlar insanları araştırmaya iter çünkü yazar yazdığı her şeyi sayfanın altında size ispatlar ve siz o konuda derinleşmek istiyorsanız o kitabı okursunuz. Bende yazarın yazdıklarından etkilenerek yazarın diğer kitaplarını okudum ve internette Türk kültürü ile ilgili araştırmalar yaptım yani kitap beni araştırmaya itti. Kitabı okumadan önce sizde olmayan kültürünüzü tarihinizi araştırma duygusu kitabı okurken sizi sarıp sarmalıyor. Böyle kitaplar toplumda Türk insanları, bilim adamları, tarihçileri Türk tarihini yazamıyor Türkiye’de yaşayanlar tarihini yabancı yazarlardan öğreniyor sözüne en iyi cevaptır. Fakat kitap bize bilimsel bir eser yazmanın ne kadar zor olduğunu her yazılanın bir temele dayandırılması gerektiğini de gösteriyor ve bir eseri yazmadan önce o konu ile ilgili geniş bir bilgiye sahip olunması gerektiğini size öğretiyor. Bilmedikleri konularda kitaplar yazıp bu konular hakkında yorumlar yapan insanların kendilerini aldatmaktan ileriye gidemeyeceğini size kanıtlıyor.
Ben bu kitabı okuduktan sonra tarih konusunda ilgili ve kültürüne bağlı bir insan olmama rağmen kendi öz tarihim ve kültürüm hakkında bilmediğim birçok husus olduğunu anladım. Ama kitabın beklide bende yarattığı en büyük etki ve değişiklik tarihim ve kültürümle gurur duymam ve artık günlük hayatta kendime daha fazla güvenmemdir. Kitabı okurken tarihimle ilgili birçok önemli husus gözüme çarptı bunlar; yabancı kelimelerle adeta sarılmış olan Türk dilinin ne kadar köklü ve zengin bir dil olduğudur, demokrasi yi diğer kültürlerden aldığı söylenen Türklerin dünyada bu sistemi uygulayan ilk kültürlerden biri olduğudur, ve beklide en önemlisi birçok tarihçi ve araştırmacı tarafından öne sürülmeye çalışılan Türklerin göçebe bir kültüre ait olduğu hususudur ki gerçekle hiçbir alakası olmayan bu husus Türk düşmanı insanlar tarafından Türkleri anayurtlarından sürmek için ortaya çıkarılmıştır ve bu konu kitapta geniş örnek ve ispatlarla kanıtlanmıştır ve Türklerin bozkır kültürüne ait bir kültür olduğu ispatlanmıştır ve Türklerin yerleşik hayatı uygulamaları, bozkır kültürünün iki ana unsuru olan demir ve atı hayatlarının temel unsurları olarak uygulamaları bunun en önemli kanıtlarıdır. İnsanlar tarihleri ilgili bu denli güzel konuları okuduktan sona kendi atalarını daha iyi tanıma fırsatı buluyor ve bu onlara günlük hayatlarında kendilerine güvenleri geliyor. İnsanlar atalarının yaptıklarını örnek alarak onlara yetişmeye onlar gibi olmaya çalışıyor ki; halk söyleyişi gibi “Herkes aya Türkler yaya” sözüne karşı gençlerin kendilerine güveni gelir ve daha çok çalışmaya başlarlar.