232Yorum
Ferhan Hüsem
17.10.2004
kitap gerçekten sürükleyici 3 arkadaşın sıcak doslukları ve beyoğlunun mütiş atmosferi ve tarihi geçmişi adeta sinmiş kitap üstüne.kitabı büyük bir zevkle okudum sonu her polisi ye roman gibi yazarının okuyucularına hissettirmek istediği gibi büyük bir şaşkınlık duymadım dersem yalan olur.bu yönüyle gerçekten başarılı ancak kitabın sonu bir yönüyle topal kaldığını düşünüyorum.kitbın sonu sanki yazar kitabı hemen noktalamak bir an önce basıya yetiştirmek istercesine bitirilmiş.oysaki bu derin dosluktan bir pişmanlık söylemi edecek kadar yakın tanımıştık gerçek katili.
berlineraussie
12.10.2004
Biraz ilginç bir polisiye. Belki biraz acemi bir iş olmuş. Eksikler var. Ama sürükleyici. İstanbul’u ve Beyoğlu’nu bilen biri olarak düşüncem: Beyoğlu anlatımları hoş. Daha önce dikkat etmediğim bir çok ayrıntıyı gittim gördüm. Öykü önce ünlü birilerinin yaşamı gibi geldi. Şifreli anlatımlardan dolayı. Sonra çözdüm. Sonunu biraz acelece getirilmiş gibi... Sanki sayfa kalmadı hemen bitireyim gibi olmuş. Yinede ufkumu açtığını söyleyebilirim...
Timur Karadağ
11.09.2004
Açıkcası PATASANA'nın lezzetini bu kitapta bulamadım. İkisi zengin, biri dar bütçeli Galatasaray Lisesi mezunu üç arkadaşın evlilik sonrası hayatlarının bir kesiti anlatılıyor. Farkında olmadan içine düştükleri batak. Seri cinayetler ve bu işi çözmeyi amaçlamış bir karakter, öte yanda kimi zaman onu faz geçirmeye çalışan , kimi zamanda destekleyen diğer ikisi. Karakter analizleri güzeldi. Sonu öyle ahım şahım değil. Ama yazarın dili güzel. Bu da bu kitabın okunmayı hak etmesi için yeterli zaten. Yapacak işinizin olmadığı bir hafta sonunu değerlendirmek için güzel bir seçim olur.
Okan Akıncı
08.09.2004
Akıcı bir kitap. Fakat kitabın uzun bir bölümünde kahramanların günlük hayatı anlatılıyor sonra herşey değişiyor. Yine de baştan sona güzel. Bitişi ise mükemmel. Beyoğlu ise muhteşem bir şekilde betimlenmiş.
Barış Erdoğan
Kitapkurdu
21.07.2004
Beyoğlu yaşamını öğrenmek amacıyla aldığım kitabın polisiye olduğunu bile bilmiyordum ilk başta. Sakın ilk 200 sayfalık bölümde sıkılıp yarıda bırakmaya kalkmayın. Zekice tasarlanmış, yazarın bütün eserlerinin okunmaya değer olduğu kanısına varacağınız bir finali kaçırmış olursunuz. Ben kitabın polisiye türünde olduğunu son çeyreğinde farkettim :)
jüli
27.06.2004
beyoğlu'nun kusursuz krokisini çıkarmış değerli yazarımızın yazdığı bence en iyi türk polisiye roman.her polisiye romanda olduğu gibi beyoğlu rapsodisinde de sonunda şaşıracağınızı bile bile tahmin yürütmeden edemiyorsunuz ama son agatha christie'nin zekasını aratmayacak şekilde kurgulanmış mutlaka okunmalı.
mellow84
Kitapkurdu
31.05.2004
beyoğlu rapsodisi ismindende anlayabileceğimiz gibi ;beyoğlunu anlatıyor yani,kitabı okduktan sonra beyoğlundaki her sokağa daha farklı bir gözle bakar oluyor insan,belkide farkında olmadığımız istanbulu buluyoruz oralarda.polisiye tarafı ise okuyucuyu bir çirpıda bitirmeye zorlayan farklı bir yönü.
writepoetry
24.04.2004
Kitabı sadece polisiye olarak değerlendirmek yanlış olur, içeriğinde daha çok arkadaşlık ve dostluklar üzerine durulmuş. Benim ilgimi çeken önemli noktalardan biri de, Beyoğlu hakkında tarihi bakımdan birçok anlatıma yer verilmesidir. Beyoğlu sokaklarında dolaşırken, gördüğünüz yerlerdeki yapıların eski isimleri ve yeni halleri üzerinde incelemeler, akıcı bir dille anlatılıyor. Ağır tasvirler yapmadığı için, kitap sizi alıp götürüyor. Bu nedenle polisiye türünden hoşlanmayanların bile zevkle okuyacağını düşünüyorum. Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı, bence bu kitap iyi bir başlangıç olabilir.
Oya Oğuz
19.02.2004
İlk baslarda üç delikanlının serüvenleri; sıradan ve acıklı hikayeler ve beyoğlu konusunun büyüsüne kapılıp aldığım ve okurken de aynı duyguyu yaşadığım bu kitap inanılmaz sürükleyici; beyoğlu ve birazda tarihi ile süslü keyif veren bir roman okurken birden polisiye ve heyacan verici bir hikaye ile başbaşa kalıyorsunuz. İşte o noktadan sonra insan kitabı elinden bırakamıyor.
yarkin
28.12.2003
Bu kitap sadece polisiye roman olmaktan çıkmış bir anlamda Beyoğlu'nun tarihçesini anlatan bilgi kılavuzu olmuş.Kitap sonuna kadar ne çıkacak diye beklenerek okunuyor. Romanda şu günlerde birçok insan tarafından unutulan sosyal değerlerede dokunuyor arkadaşlık, dostluk, vefa, aile hayatındaki <br />tıkanıklıklar özürlü coçukla yaşam bunun ilişkileri nasıl etkilediği. Roman hiç tıkanmadan okuyucuyu hiç sıkmadan akıyor.
Zehra Sisli Batmaz
Ahmet Umit'i ilk okudugum kitap.. Betimlemelerini ve anlatim dilini cok yalin buldum. Samimi bir anlatim havasina sahip. Anlattigi karakterler ve verdigi mimari bilgiler arti kazandirabilir. Ama okudugumda cok pisman oldugum bir kitap. Tamamen sacma kurgulardan ibaret. Insana duygu yada dusunce bakimindan hic bir sey kazandirmadigindan boyle dusunuyorum. Bir solukta okunuyor kabul cunku basit ve anlattiklari merak uyandiriyor. Merak olmasa sonuna kadar okunmaz zaten.. Ama son sayfalari resmen kitabi bitirmek icin uydurulmus satirlardan ibaret.. Daha guzel yazilara Ahmet Umit..
Karalaca
23.10.2003
Bu kitabı okuduktan sonra, "bir solukta okumak" dedikleri bu olsa gerek diye düşündüm. İlk kez Ahmet Ümit okuyorum ama aslında bu kitap hakkında yazılacak çok şey var. Çünkü bu kitabın hissettirdiği çok şey var. Gerçek mekanlar, bu mekanlardaki gerçek insanlar ve Beyoğlu'nun tarihi... Kitabın kahramanlarının, her zaman önünden geçtiğimiz pasajlarda, bulunduğumuz mekanlarda gezmiş, konuşmuş olduklarını bilerek, bu gözle yeniden Beyoğlu'nu gezmek, "onlar buradaydı" demek... Tuhaf ve farklı bir his...
Bu kitaptan sonra, Beyoğlu'nda özellikle görülmesi gereken çok mekan olduğunu düşünüyorum. Bu arada,son 15 sayfa, özellikle de son sayfa, tuhaf bir burukluk hissetmenize ve gözyaşlarını bırakmanıza yetecek...