Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bir arkadaşın tavsiyesi üzerine satın aldım. Tarih içindeki olayları bir kurgu içinde anlatmış. Güzel noktaları yakalamış. Ancak kimi yerlerde anlatılan olaylar eksik kalmış. Kimin hangi tarafta olduğu, kimin ne olduğu belirsiz. Yakın tarihten kimliği belirsiz kişiler üzerinde de bazı konulara değindiği için, okuyucu kesin yargı vermekten kaçınıyor. Olaylarda kimin kime nasıl iftira attığı, neyin içinde olduğu tam belirtilmemiş. Kitapta hoşuma giden en güzel cümle ise şu: "Bir insan devletsiz yaşayabilir, bir insan milletsiz yaşayabilir, ama bir insan haysiyetsiz yaşayamaz." Kitaptan yakın bir zaman önce okuduğum bir yazıda değinildiği için, bu sözün anlamı-derinliği ayrı bir önem arzetmektedir. Tarihi akışı içinde büyük bir boşluk bulunmakta. Bazı vermiş olduğu (altan alta) bilgilere ise katılmak pek mümkün değil.
Kitabı içerik ve kurgu açısından incelemek için birinin tavsiyesi üzeri almıstım, fakat bende içeriği, kurgusu, ve konunun sağlam delillere oturtulmayısından dolayı hayal kırıklıgı yarattı... Bu kadar yapılan reklama ve satısa ragmen dıs gorunusunden bır sey oldugunu dusundugunuz bos bır kıtap... Tavsiye Etmiyorum.. Kütüphanenizde bosu bosuna yer kaplar.Bilginize ...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
reklamına aldanıp aldığım fakat bende büyük bir hayal kırıklığı oluşturan bir kitap.yazar bence böyle güzel bir konuyu daha heyecanlı hale getirebilirdi.kitabı okurken bir yerlerde bir eksiklik olduğu hissine kapılıyorsunuz.geçmişle günümüz arasında bir kopukluk var sanki.ama yine de kurgu romanlara meraklıysanız okuyabilirsiniz
cok fazla kıtap okumayan ben bu kıtabı gercekten de hiç sıkılmadan okudum bbir solukta okuyabileceğiniz bir kitap çok iyi kurgulanmış kitabı okuduktan sonra sözü geçen teşkilat hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. anlatımı çok yalın okuyucuyu zorlamıyor.bence okunmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
şatafatlı reklamına rağmen boş çıkan kitaplardan biri daha. bilinmedik bir şey söylemiyor. hem de bunu kurgu karakterler üzerinden yapmaya çalışıyor. haliyle can sıkıcı oluyor. edebi dili de çok zayıf.
kitabı konusunda söylenebilecek çok şey var ama en önemlisi bence bir kitap içeriğinden çok kapak tasarımıyla ancak bu kadar ilgi çekebilir. Ancak bu kadar etkileyici bir kapaktan sonra artık bu konulara özel olarak özlem duyan ülkem insanı için bence tamamen bir boşlukta kalış var. her an oturacak diye beklerken kitap sona ulaşıyor ama yine de hoş bikaç saat geçirmenize yardımcı ve ayrıca özel ilgi alanınızsa okumanızda fayda var.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın yazılma safhasından önce kurgu aşamasının kısa tutulduğunu düşünüyorum, bu sebeple roman her ne kadar sürükleyici olsa da yeteri kadar karakter ve olayların yaşanış biçiminin oturmadığını düşünüyorum. Böyle güzel bir konunun çok daha iyi işlenip daha uzun bir metin haline büründürülmesi gerekirdi, ayrıca kitabın sonunda herşey havada kalıyor, kitabın sonunda Pakistandan başlayan hareketin durumunu izah eden bir bölüm olmalıydı diye düşünüyorum. <br />Selamlar
Bu kitap yazarın bildiğim kadarı ile piyasaya çıkan üçüncü kitabı. Öncelikle burada şunu ifade etmek istiyorum. Yazarın ilk kitabı olan Kafkas Ruletinde kitabın devamı olan Kafkasya operasyonu ve İlhan beyden mektuplar adı altında iki kitabı daha çıkacağı ifade edilmişti. Aradan 2 yıl geçmesine karşın halen bu kitaplar piyasaya çıkmış değil. Ben halen bu kitaplarını bekliyorum.. Yazarın kitaplarının tek ortak özelliği baş kahramanın aynı oluşu, Sungur Fırat! Yazarın bu kitabını ben beğenmediğimi ifade edeceğim. Kitapta ilgimi çeken tek husus adı geçen teşkilat ve onun tarihi uyarlaması. Yani Enver paşadan Nizamülmülke kadar başarılı bir uyarlama yapılmış. Kitapta kişilik analizlerinin yeteri kadar yapılmadığını da düşünüyorum. Kitapta analizi yapılan kişilerden sadece Hüsnü Baba karakterinin geçmişine kadar inilmiş. Sungur Fırat kimdir? Yazarın diğer kitaplarını okumayanlar için Sungur Fırat karakteri de yeterince anlatılmamış. Belki yazar diğer kitaplarını okuyan okuyucuları için tanıdık bir seda vermek istemiştir… Sevban necidir? Bu adam kim, nerden gelmiş de çaycılık yapıyor? İlerleyen sayfalarda üniversite mezunu olduğunu öğrendiğimiz bu karakterin hüsnü baba ile tanışması nasıl olmuş? Vs..vs.. Ben kitapta karakter analizlerinin eksik kaldığını düşünüyorum, kitap 330 sayfa değil de 530 sayfa olsa belki daha doyurucu olurdu. Olayların arasında da kopukluk var, okuyucu olarak kitabın seyrinden Sevbanın farklı bir yaşantısı olacağını düşünürken bu karakter tetikçi rolüne bürünüyor. Kitapta bir çok konuya girilmek istenmiş ama kanımca bir çoğu da yeterince işlenememiş, eksik ve yarım kalmış. Netice olarak yazarın bu kitabının diğer kitaplarını okumuş bir okuru olarak, beklentilerimi karşılamadığı için beğenmediğimi ifade edeceğim. Diğer kitaplardan sonra bende daha yüksek bir beklenti oluşmuş olduğunu anlıyorum. Yinede kitabın sürükleyici olduğunu da ifade etmek isterim.
kitap gerçekten çok sürükleyici ve okuyucuyu etkisine alan bir üslupla yazılmış. ama sonu biraz değişik bitiyor sanki eksik gibi. ama bir günde bitirdiğim sayılı kitaplardan herkese şiddetle tavsiye edilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap tartışmasız şekilde sürükleyici, bu konuda sanırım herkes hemfikir ancak kitabın genel temasında sanki biraz kavramlar havada kalmış gbi geldi, yazarın tarih konusndaki bilgi ve deneyiminin çok iyi yadsınmaz olduğu bir gerçek. öyle ise ya yazar mevcut düzen içinde daha fazla bilgilendirmeyi sakıncalı buldu ya da amaç sadece sürükleyicibir eser yazmaktı(ihtimal vermek istemiyorum). yazarın rus ruleti isimli eserinin etkileri göz önüne alındığında birinci seçenek dah mantıklı duruyor, yine de romanda olsa TÜRK milletini ve devletini sonsuza kadar korumakla görevli bir oluşumun varlığıyla ilgili bu eserin okunmasını tavsiye ederim
konu olarak gayet güzel kurgu olarak da vasata yakın bir kitap. kitabın başlangıcında kitap sonu heyecanla beklenirken sonunda hayal kırıklığına uğruyorsunuz. yazar sanki bir serinin ilk kitabıymış gibi hazırlık aşamasından çıkaramamış. bu seri ise eğer 2. kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. SAYGILAR
Okuyup bitirdiğinizde verdiğim paraya ve zamana değdi diyorsunuz. Türklerin köklü bir millet olduğunu, kimlik bunalımı yaşamaması gerektiğini çok güzel anlatıyor. Kahramanlardan birinin romanın sonlarına doğru bir profesör tarafından yönlendirilebilmesini ve bilmeyerek suça sürüklenmesini istemezdim. Olabiliyor demekki.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir kitabı methetmek için, "harika, müthiş, mükemmel" kelimelerini kullanıyorsanız, bu kelimelerin altyapısı olan "Niçin, nasıl, neden" sorularının da yanıtlarını vermelisiniz.
Burada yazarı değil, kitabı eleştiriyorz, salt okuyucu kimliğimizlie.
Teşkilat adlı "politik bilim kurgu" olduğu söylenen kitapta, bilim yok, kurgu zayıf, politik kısmı da, üç beş haber izleseniz televizyonda, kendinizin de aklınızda oluşacak türden sorular - cevaplar.
Teşkilat kitabı, içerik ve bakış açısıyla, zengin bir hayal gücü ve zihinsel zekanın eseri. Maalesef, kitabı ve yazarını eleştireceğimiz üç temel husus olmalı :
a- Edebi anlatımda, tarihi menkıbeler anlatınız fakat roman, yazmayınız. Roman, Batı'da 300 yıllık, Türkiye'de 30 yıllık mevzuudur. dinamik toplum yapısı ve tarihi gerçekleri - kurguları buluşturmak, bu iddiada bulunan bir yazar ve eseri için, zorun zorudur ve maalesef Selman kardeşimiz, bu eserinde başarısız olmuştur.
b- Uslub, bir yazar için, en öncelikli ve fevkalade değer arzeden niteliktir, meziyettir. Bu nitelik ve meziyet, maalesef yazarın kaleminde henüz netlik ve kesinlik kazanmamış. Deprem görmüş ve artçı şoklarla sarsılırcasına, kah kitaba gömüldük, kah hala aynı kitabı mı okuyorum acaba (?) demek zorunda kaldık... Uslub, aynıyla vaki, yazarını hatırlatmalı ve hissettirmeli.
c- Ciddiyet. Romanınız mizahi ise, mizahi oluşunu mihenk noktası yapınız. Yok, romanınız politik ve gerilim içeriyorsa, bu konuya yoğunlaşın. Konuda özgürsünüz, tıpkı karakter oluşurmakta olduğu gibi. Fakat "Sevban" karakterini, adi bir tetikçi yaparken ve hoş bir lokantaya gönderirken, oradaki garsonu dahi teşkilata (karşı teşkilat) dahil ediyorsanız, kurgunuzda önceki halkalarda eksiklik var demektir.
Eyzün isim olarak harika da, iki dakika geçmedi, Hüsnü babanın ellerine yapışıyor... Nedir bu? Nurculuk kokuyor diyeceğim ama, Nurcular el öpmez, öpecek olsa da, şakirt şakirtin elini öper. bir kızı, iki dakikada efsunlanmış gibi tanıtmak, Eyzün karakterine de hakarettir, Hüsnü Baba karakterine de, SEvban'a da... Niçin? Çünkü zeki insanları, el öpmek için bana 30 saniye ver, mahfiline sokma hakkı, Selman Bey Kardeşimiz, hiçbir yazarın haddi değildir. Haddimdir diyen, sanırım milletini ve toplumunun dinamik yapısını tanımadığını da inkar edecektir...