257Yorum
keremozbilgic
Kitapkurdu
24.02.2010
"Beyaz Geceler" gibi bir başyapıtı okuyup da iç geçirmeyen, boğazında bir şeyler düğümlenmeyen, birbiri ardına sökün eden anı kırıntılarıyla boğuşmayan birileri var mıdır acaba, gerçekten merak ediyorum...
fufuga
Kitapkurdu
15.02.2010
Bu kitabı okuyun! Seneler önce okudum ama hala etkisindeyim. Bir insanın bir anda hayatında bir ışık belirir fakat beklenilenden farklı bir son yaşanır.Hayal kırıklığı bu kadar güzel anlatılır! İnsan okurken duygudan duyguya geçiyor..
emir07
10.02.2010
İçine kapanık, hiçbir bayanla iletişim içerisinde olamamış bir erkek, hiç ummadığı anda aşık olur. Kitabı okuyanların görüceği bir yolla kızla arkadaşlık kurar ve kız ile kızın sevgilisi arasında köprü görevini görür. Bir süre sonra birleşince kızın ihanetine uğrayan adam şaşkına döner. Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" tadında her kelimesinin ruhunuza işleyeceği bir eser ve bir dünya klasiği. Herkes okuyabilir, dili ağır değil ve mükemmel bir eser. Şiddetle tavsiye ederim... Emin olun bir günde biticek mükemmel bir kitap.
İbrahim Şahin
Kitapkurdu
08.02.2010
Petersburg’da Hayalperest bir erkek ile Nastenka isimli bir kızın tanışması ve geçen olaylar anlatılıyor. İlgiyle okunan çok güzel bir duygusal roman.
devrim1986
16.11.2009
Beyaz Geceler Dostoyevski'nin diğer eserlerinden çok farklı,fazlasıyla yalın ve son derece anlaşılır,kafa yordurmayan,detaylara girilmeden yazılmış.Bu sebepten herkesin okumaktan büyük keyif alacagını ve 1-2 saatte bitireceği bir eser.Ben beğendim her zamanki gibi yazar beni yine çok etkiledi.
ümit demirbaga
03.10.2009
okuması gereken bir kitap, hediye de edilebilinir...
lehçe
29.09.2009
bu kitabı gördüğümde içimde bir sıcaklık hissettim çünkü;<br />bu kitapta insan biraz kendini buluyor en azından benim için böyle...<br />gerçekten yalnız olan insanın,hiç çarpıtılmadan olduğu gibi kendini okuyucuya sunması,belki haykırması ve elinden tutmasını istediği bir kıza yakarış...<br />yıllar önce okuduğun kitaptan aklımda kalan etkileri bunlardı.
deepbluedream
16.09.2009
Bana göre kahramanımız hayalperest, Nastenka'ya gerçekten aşık değildir,kendi ağzıyla söylediği gibi o sadece uzun zamandır birini arıyordur(sf 47 can yayınları) , gerçekliğe ve gerçek yaşama okadar susamıştır, yalnızlıktan ve yalnız olmaktan okadar korkmaktadır ki ,nastenka onun için sadece bir çıkış kapısıdır..proust'un dediği gibi henüz ilk kadına bağlıyken mutluluğumuzun onun şahsına bağlı olduğunu zannederiz, halbuki mutluluğumuz kaygılarımızın bitişine bağlıdır..hayalperest içinde durum aynen böyle o yüzden nastenka doğru olanı yapıp aşık olduğu adama gitmiştir..hayalperest henüz kendi varoluşunun temellerini bulamamış, zayıf,silik, korkak, kendine saygı duymayan bir karakterdir.Çok enteresandır ki aynı kurgu hemen hemen dostoyevskinin ev sahibisi romanındada kendini gösterir.bakalım insancıkları okuyunca yazarın o dönemdeki ruh haliyle ilgili bir yorum yapabiliriz sanırım.
tdgn82
05.09.2009
Daha duygusal bir kitap okumamıştım, kısa ama çok etkiyici bir hikaye. Dostoyevski'nin romantizm akımından etkilenerek yazdığı tek eser, 100 sayfa falan bir kere alınca elinize zaten bırakamıyorsunuz bir içim su yani..
B.K.
24.07.2009
sırf Dostoyevski'nin pek çok kitabında bahsettiği Rusya'nın ünlü beyaz geceleri için bile okunabilecek bir kitap. olay örgüsünden ziyade daha çok diyaloglara dayalı bir kitap.
emele
09.07.2009
Klasikler içinde iyilerden bir eser. Merakla acaba sonuç ne olacak diye sürüklüyor insanı. İnsanın hayatında neler olabileceği konusunda bir anlatım. Bazen duygusal bazen düşündürücü ve bazen de insanın yüzünde hoş bir tebessüm bırakabiliyor.
KY-610001
20.06.2009
Kitap oldukça soyut. Nerede ise tamamen kahramanların duygularına yer verilmiş, ama hayatlarının geçtiği yerler fazla tasvir edilmemiş. Okuyunca insanın zihnini doldurmuyor.
Kitapı okuyup kitabın başındaki eserle ilgili değerlendirme yazısını okuyunca(okuyacaklara da böyle yapmalarını tavsiye ediyorum) biraz daha kafama oturdu.
Buradan anlıyorum ki kitabın adı konmamış hayalperest kahramanı ''Eylemliliğe, doğrudan yaşamaya, gerçekliğe susamış, ama zayıf, kadınsı, kibar karekter...'' cümlesi ile tasvir edilen bir karakter. ''Bu insanlar hayalperest olurlar ve kibir, sıkıntı, yalnızlık yüzünden hayali kalelerine kapılırlar.'' Cümleleri ile etrafını çevirdiğimiz bu karakterler ''Bütün fantastik yıllarını gerçek yaşamın bir günü ile değiştirmeye hazırdır.''
Bütün bunlar bana aslında Orhan Pamuğun Kar'ındaki Ka karakterini hatırlatıyor. Orhan Pamuk bence bu işi Kar'ında Dostoyevski'den daha iyi yapmış, bu kitaptaki eksikliklerin hepsini doldurmuştur. Yine kitabın başındaki yorumda dili lirik deniyor. Belki Rusça sı öyledir. Kar çok daha lirik ve çarpıcıdır.
ferrou
Kitapkurdu
06.06.2009
beni sıkmayan bir kitap oldu...<br /><br />iyi okumalar...
nyvfkykyk
Kitapkurdu
31.03.2009
bireydeki yalnızlık olgusunu çok güzel bir şekilde anlatmış.Aşkın yaşamımızdaki yerini çok güzel belirtmiş.ihanetle sonuçlansa da 4 gün sürse de değere layık görülmenin coşkunluğu burada kahramanımızı mutlu etmeye yetiyor.
kitapkurdu:)
Üstat
14.02.2009
gerçek manada güzel bir kitaptı. ruz edebiyatı zaten güzeldir.arada uzun cümlelerden bunalmış olsamda severek okudum.çevirisi akıcı ve güzeldi . felsefeyi seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
makedonyalı
Kitapkurdu
08.02.2009
büyük ustanın varoluşçu bir yaklaşımla insan ilişkileri ve psikolojisini etkileyici bir dille anlattığı öyküler çok akıcı bir eser.<br />Özellikle psikoloji ve felsefeye ilgi duyanlara tavsiye ederim
summer_wine
22.01.2009
İlk okuduğumda ki o zamanlar lisedeydim gerçekten bir solukta bitirmiştim ve öyküye hayran kaldım. Ardından üniversite yıllarımda tekrar elime geçti bu kitap yine 1 gece de bitirdim fakat bu sefer etkileyici olmadığını düşündüm; belki geçen yıllar belki de ikinci kez okumanın getirisiydi hoşnutsuzluğum fakat yine de klasikseverlere tavsiye ederim.