Okuduğunuz kitap, sizde pozitif yönde bir etki uyandırıyorsa okumaya değer kanısındayım.<br />yaşamın neresindeyiz ve nasıl yaşıyoruz? sorularını kendinize sormanızı sağlayacak bir kitap.
okuduğumda çok şaşırdığımı söyliyemem. bizim doğrularımıza o kadar benziyor ki .. iyi düşünmek, hüsnü zanda bulunmak, tevekkül etmek, iylik yapmak bunlar bizim güzel dinimizde mevcut.. doğru heryerde doğrudur... bu güzellikleri yaşama dileğiyle... <br />
alışılagelmiş kitapların aksine okudukça insanda farklı duygu ve heyecanlar uyandıran, Kitapta önerilenlerin yerine getirildiği takdirde aranılan mutluluğa ulaşma konusunda okuyucusuna umut veren farklı bir kitap....Okumalısınız
günümüz popüler kültür çağının maddiyatçılığının gösterişçiliğinin arasında insanı ruhi yönden doyurmak da gerekmiştir. popüler kültür yine mekanizmasını çalıştırarak bu ihtiyacı bu tip kişisel gelişim, öğretiler vb. kitapları vasıtası ile yine maddi çıkar sağlayarak karşılıyor. son yıllarda uzak doğu felsefeleri, öğretileri probagandaları populer kültür insanının dini yapılmaya çalışılıyor. bu kitapta bu amaca hizmet eden sadece bir araçtır. almak istiyorsanız buyrun budizmin şefkatli kollarına....
bu tür kişisel gelişim kitaplarının bence ortak tek yanı: içerisindeki tavsiyeleri uygulamadığınız sürece okuyup bunları bilmenizin hiçbir anlamının olmayışıdır. Kitabı okurken 'evet evet bu..' diyorsunuz ancak kitap bittikten sonra herşeyin kitaplarda olduğu gibi olmadığını, ve eskiden olduğu gibi devam ettiğini görüyorsunuz..<br />Ancak tavsiyeleri uygulayabilen nadir insanları da tebrik etmeden geçemeyeceğim, onlar için Sharma'nın bu tür kitaplarının bir başyapıt olabileceği kuşkusuz...
Değişen Dünya şartlarıyla birlikte paranın ve maddiyatın giderek ön plana çıktığını görüyoruz.Yazar romanında günümüzde de maddiyatın dışına çıkabileceğimizi mutluluğu ve huzuru ferrarilerde değil yaşam felsefemizde aramamız gerektiğini gösteriyor
Bu kitap 2005 yılının en çok satanlar listesinde idi. Ama ben kitapta abartıldığı kadar ilgi çekici kitabı mükemmel yapan bir yan göremedim Ama zamanı iyi kullanmak isteyenler için her anın kıymetinin farkanı varmak için iyi bir alternatif. Çünkü bu gün kullanamadığımız zamanı yarın kullanmak üzere saklayamıyoruz kitap en azından bunun farkına varmamızı sağlayacak kadar güzel düşündürü ve akıcı satırlarla dolu. Tavsiye ederim.
"Bir ağaç tohumunu ekmek için en iyi zaman kırk yıl önceydi. Ama en iyi ikinci zaman da bugün. Hayatın her dakikasının kıymetini bilin" diyor Sharma. <br />Bu sözlerine hak vermemek mümkün değil çünkü bize her gün verilen zamanı kullanma hakkımızı asla yarına devredemiyoruz onun için bunu bilmek ve ona göre davranmak bize çok şey kazandıracaktır. <br />Sharmanın satırlarında böyle bilgece söylenmiş şu ana kadar hiç düşünmediğimiz bir çok güzel sözü farkediyoruz. İyi de yapmış Sayın Sharma ellerine sağlık<br />
çok merak ederek okumaya başladığım ama sonradan da çok sıkıldığım bir kitap oldu benim için.bu kitapta yazılanlar kaizen mesela o belki gerçekleştirilmesi mümkün olabilir.çünkü toyotanın olsun fordizmin olsun temel felsefesdir kaizen.ama bence yapılması mümkün olmayan şeyler de yer almış kitapta.bir nevi ütopya gibi.ama yine de merak edenler için tavsiye ediyorum...
kişisel gelişimin bir roman içinde dile getirilmiş hali bu kitap. Okuduktan sonra insan durup bir yaşamını irdelemeye koyuluyor.7 erdemden bahsediyor kitap. budizmin izleri var eserde. fakat kişinin hayatını yeniden düzenlemesine, durup neden yaşadığını sorgulamasına yönelik düşüncelere yönlendiriyor insanı. fakat bence bu kitaptan daha yakın bi hayat düzenleme sanatı var yanıbaşımızda: İSLAM DİNİ tabiki.bence bu kitabın önerdiği yedi erdem bir insanın hayatını düzenlemesi için yeterli değil. yani bir insan hayatı sadece 7 erdem etrafında mı geçiyor? bence en mukemmel yaşama islam dininin gerekleri yerine getirilerek ulaşılabilir. zaten islamı çok iyi bilen öğrenen kişi tüm ibadetlerin insan için insanlık için. daha doğrusu insanın insanlığın daha iyi daha mükemmel olması için konulduğunu görecektir. saygılarımla
kitabın bana verdiği ilham daha dogrusu gösterdiği yol, açıkcası hayatını iyi yönde değitirmek istersen hisettidigim gibi çok zorluklarla karşılaşmayacağımdı , çokta fazla bişey yapmamın gerekmediği sadece günlük bir takım basit kurallara sadık kalıp bunları iyi kavramamın yeterli olduguydu ve işe yaradı kitabı okurken hafiflemeye başladım bittiğinde ise ucuyordum :) okuyun ve anlayın
Kitap çok doğru uzun yaşamanın sırlarını gerçektende anlatıyor aslında hindistana ait bir özellik değil diyafram nefesi kullanmak,az yemek yemek,insanın kendisini dinlemesi,kendisini sıkmamasını anlatan güzel bir kitap...Ben bunları uygululanmasını destekliyorum herkesin yapması gereken davranışlar iyi okunmalı...Hele bizim insanlarımız kesinlikle okumalı...
Ferrarisini satan Adam Bizim toplumumuza uzak bi kahraman olduğu için beni pek etkilemedi gibi... Ayrıca kişisel gelişim kitabının yeterince roman havası yakalamadığını da görüyoruz.. Mesela bi "sadece aptallar 8 saat uyur" gibi romanlaştırılamamış kitap.. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum bu kitabı okuduktan sonra; bu Ferrarisini satan Bilge var ya hani... İşte o bilgeye Ferrariyi ben satmıştım...
bence kitap çok güzeldi.kitaptan sonra kendimi çok geliştirdiğime inanıyorum.yani içinde güzel sözlerde var kendinize bir ders çıkarabilirsiniz.zaten fazla sayfa da değil ki.ikinci kitabı da güzel zaten birinci kitapla aşağı yukarı aynı fikirleri veriyor
"Öğretirken keyif de veren büyüleyici bir öykü" Paulo Coelho, Simyacı'nın Yazarı Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı. Onu 17 yıldır tanıyordum.Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu.Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti:Yıldızlara varan mesleki şöhret,milyonlarca dolarlık banka hesapları,en pahalı semtte olağanüstü bir malikane,özel bir jet,tropikal bir ada ve orada yazlık bir ev ve de çok değer verdiği varlığı-evinin özel yolunun ortasına parkettiği kırmızı bir ferrari. Şimdi ise Büyük Julian kalp krizi geçirmiş,çaresiz bir bebek gibi yerde kıvranıyor ve deli gibi sarsılıyordu.
Bütün bunlar üç seneden fazla bir zaman önce yaşanmıştı.Son duyduğum Julian'ın Hindistan'a gittiği idi.Ortaklardan birine hayatını sadeleştirmek istediğini,bazı yanıtlara ihtiyacı olduğunu ve onları bu mistik ülkede bulmayı amaçladığını söylemişti.İşine son vermiş,malikanesini,adasını ve jetini elden çıkarmıştı.Hatta Ferrari'sini bile satmıştı. Birgün ofisimin kapısı yavaşça açıldı.Kapının ardında canlılık ve enerji yayan,genç ve iyi görünüşünden fazla neredeyse kutsal diyebileceğim bir huzura sahip,gülümseyen bir adam kapıda göründü. "İşimi elimden almaya niyetli hızlı bir avukat herhalde"diye düşündüm. Genç adam sevdiği bir öğrencisini izleyen Buda gibi gülümseyerek bana bakmayı sürdürdü.Dayanılmaz sessizlikle geçen uzun bir aradan sonra şaşırtıcı bir biçimde emredici bir ses tonuyla konuştu: "Tüm konuklarına böyle mi davranırsın John,hele sana mahkeme salonlarının sırrını öğreten birine" "Julian?Bu sen misin?İnanamıyorum !Gerçekten sen misin?" Güçlü kahkahası kuşkularımı doğruladı.Önümde duran genç adam uzun süredir kayıp şu Hintli Yogiden başkası değildi:Julian Mantle.İnanılmaz değişimi karşısında şaşkına dönmüştüm.
Ferrarisini satan bilge her insanın okuması gereken bir kitap. hayatın anlamını ve başarının sırrını çözmek isteyen herkes bu kitabı en az bir kaç defa okunması gereken bir kitap. hatta öğretim kurumlarında bu kitap tavsiye edilmeli ve özellikle genç yaştaki öğrenci arkadaşlarında okuması sağlanmalıdır.
Açıkçası o kadar da beğenmedim bu kitabı.Çok konuşuldu çok ses getirdi ama bana tarzı yakın gelmedi açıkçası ve bahsettiği teknikler de komik geldi.Sırf bitirmek için okdum yarım kalmsaın diye.Ben tavsiye demeyeceğim bu kitabı arkadaşlara
Kitap okunabilir ama mutlaka tavsiye edilmeli diye düşünmüyorum. Kavramlar ve kalıplar bize yabancı. Simgeleri çözmek için alim olmak da yetmez, hatta bazı simgelerin açılımlarıyla örtüşmediğini düşünüyorum. Bir kişisel gelişim kitabı ama evrensel bir dille yazılmamış. Kendime örnek alabileceğim bir şey olmadı. Çünkü örnekler uygulanabilirlikten uzak. Yine de her kitabın okuyana bir şeyler katacağını düşünüyorum. Belki yazarın bile yazarken üzerinde durmadığı ama çok güzel bir konu var; pozitif yaşam bakışı ve bunu kitaptaki en değerli cümlelerle anlatmış; ‘…yaşamdaki tüm başarılar, maddi ya da spritüel anlamda olsun, omuzlarının arasındaki bir buçuk kiloluk kütleyle başlıyor. Veya daha spesifik olarak her gün, her dakika, her saniye zihnimizde oluşan düşüncelerle. Dış dünyan iç dünyandaki durumu yansıtır. Düşüncelerini ve yaşamındaki olaylara tepki verme biçimini kontrol etmekle, kaderini kontrol etmeye başlarsın…’ Kitabı okurken en çok takıldığım diğer şey de; her türlü dış etkenden uzaklaşmış bir biçimde bir güle saatlerce bakma kısmı. Deneyen varsa bundan ne elde ettiğini lütfen yazsın. Çünkü bence bu İslamiyet’te ve Mevlevi anlayışındaki maddeden manayı bulmaktan başka bir şey değil. Yani yazarın dediği gibi bir zihin boşaltma yöntemi değil Yaradan’ı bulmadır.
<br />Kitap üslub baımından oldukça sıkıcı ve sıradan geldi bana.<br />Vermek istediği mesajları vermekte de pek başarılı olduğu söylenemez.<br />Kitaba ön yargılı yaklaştığımı kabul edebilirim ancak malesef kişisel gelişim kitaplarına ön yargılı yaklaşmaktan kendimi alamıyorum.<br />ama kişisel gelişim kitaplarını sıkıcı bulanlar için bu kitabın diğerlerinden farklı olduğunu söyleyebilirim..<br />
ilk 9-10 sayfada bekleyişim devam ediyordu..hani? konuya nezaman girilecek? esas adam nerde? konu ne? eee? peki sonra? sabırsızlığım galip geldiğinde..kitapta bilmediğim,tanıdık gelmeyen hiç bir şeyin yer almadığına kani olmuştum ve daha yarısı dahi bitmemişti... böylesine zengin geçmişi olan bir ülke insanı için medyaca abartılmış bir kitap bence.. çevirisinin başarılı olduğunu kabul etsemde..kurgusu başarılı olmayan bir kitap..konu..akış..aktarım..nede vermek istediği mesaj net...
daha fazla dayanamayıp bıraktığım yerinde, aklımda şu aklmıştı: üzerimde herhangi bir etki bırakmamış, kazanç getirmemesi de bir yana..onun yerine ayırabileceğim bir başka kitapdan da, zamanından da beni alıkoymuştu..